Tüm Aktiviteler
Bu akış otomatik güncelleniyor
- Geçen saat
-
Q5i eleyin 2.0tfsi olarak.
-
Bosver gitmeden dönmeyi dusunme bile keyfini cikar keyifli zaman gecirecegine eminim deneyimle sabit.
-
3.4 litre yaktıran adam ,aşağı salıyor zaten
- 11 cevap
-
- 1
-
-
Bisikletim ve Motosikletim
Ali Cihangiroğlu, Ahmet Kiriş'in konusunu cevapladı - Bisiklet ve Motosiklet
yok oda uymaz, show motoru o, ama 4 zilindir CB750Four uyar baba motorların yanında öyle dedim canım, yoksa buda dediğin gibi, öyle ha diyince alınmıyor.... -
TOGG Kullanıcı Deneyimlerinde Öne Çıkan Sorunlar ve Çözüm Yolları
Mehmet Göktürk, Zonno Usta'in konusunu cevapladı - Teknik Sohbet
Bu bir denemeydi. Problemi olanın okuması lazım. Bunu edindiği bilgilere göre üretti ve buraya kalıcı kaynak bıraktı. Arama motorlarından foruma gelen olabilir onu düşünmek lazım. Ben begendim. Ama stili biraz daha usta arkadaş havasında mı olmalıydı bilemedim. Bu aslında birebir konuşma için değildi. Daha çok dokümantasyon oluşturma gibi bir görevdi. - Bugün
-
40tan sonra yokuş aşağı, boşa frenleme, akışına bırak
-
Ücretsiz bisiklet rotası yaratıp gpx olarak indirdiğim site. https://brouter.de/brouter-web/#map=15/40.9907/29.0200/Esri.WorldImagery Bisiklet yollarını bulduğum site https://www.bikemap.net/
-
TOGG Kullanıcı Deneyimlerinde Öne Çıkan Sorunlar ve Çözüm Yolları
Murat Sürmeli, Zonno Usta'in konusunu cevapladı - Teknik Sohbet
Akü, lastik yarılması ve şarj sorunu sıkıntılı, diğerleri aracı kullanmaya engel değil ama konforu etkileyen unsurlar. Aküler tüm elektrikli araçlarda kısa ömürlü, DC/DC dönüştürücü ile araç aküleri şarj ömrünü hızlı tüketiyor ama TOGG'daki sorun başka. Şarj etmiyor bazı koşullarda, algoritması yada donanımı kusurlu tasarlanmış gibi. Lastik yarılması konusunda opsiyonsuz tek lastik ebatı sunulması da çözümsüzlüğü artırıyor, ince yanak bizim yollar için hem de 2 tonluk bir araçla birleşince hiç uygun bir seçim olmamış. Şarj kontrolcüsü de gördüğüm kadarıyla genellikle AC OBC ünitesi kaynaklı, topraklama sorunu olabilir gibime geliyor, elektronik devre kalitesi de yeterli olmayabilir. Lastik sorunu T10F için, OBC arızası ise genellikle T10X için karşılaşılan sorunlar. Çözümleri basit ama TOGG ne yazık ki yazılım güncellemelerinde değişik bir mantık yürütüyor. Eminim bu işleri hızlıca çözebilecek çok sayıda mühendisleri vardır ancak yönetimsel sorunlar nedeniyle yapılamıyor diye düşünüyorum. Vestelden geçme bir yönetimsel sorun diye düşünüyorum. Kendi duyduklarıma göre bu şekilde yorumum. -
Münih BMW museum çıkışlı aracım
-
Herşey önce Yürüyüş ile başladı. Hep aynı yerlerde yürümeyi sevmediğim için Sıradan ulaşabildiğim tüm yürüyüş yollarına gittim. Neşet Suyu Yürüyüş parkuru Çekmeköy Doğa park Polonezköy Yürüyüş Parkuru Caddebostan Sahili Ve daha niceleri.
-
Takipteyim; örnek almaya çalışacağım @Ali Darbaz
- 11 cevap
-
- 1
-
-
Metni yazıp imla için yapay zeka kullanıyorum. Ne bilsin yapay zeka benim şu kadar km yol gittiğimi yada kaç kadans ile sürdüğünü
-
Ali bu metni yapay zekaya yazdırmadın demi.
- 11 cevap
-
- 1
-
-
TOGG Kullanıcı Deneyimlerinde Öne Çıkan Sorunlar ve Çözüm Yolları
Ahmet Hasan Şendağ, Zonno Usta'in konusunu cevapladı - Teknik Sohbet
Bu kadar uzun yazıyı sabırla okuyan varsa tebrik ederim -
Aile istatistiklerime göre benimle aynı gen havuzuna sahip bireylerin yaş ortalamasını Ömür boyu geçirdikleri sağlık sorunlarını incelediğimde teorik olarak 50 yıl daha ömrüm var. Bunu neden 55'e çıkartmayalım. Yaşlanma hızımı 1.0 dan 0. 7'lere düşürmek istiyorum.
-
Şu anda bizimki de büyüdü koleksiyon yapıyor. Kutusundan açılmamış onlarca hotwheels, matchbox falan var. Hatta oyuncakçıdan oyuncakların toptan geldiği kutulardan almış geçen gün içine diziyordu. 😁 Oyuncakçıların sevkiyat planlarını falan öğrenip takip ediyorlar, gidip yeni çıkanları hemen alıyorlar. Ama küçük kardeşi açıyor anında. "Ben golegşiyon yapmıyoyum." diyor. 😁 Benim en sevdiklerimden.
-
40 ı geçtim diye panikleme len. Bişey olmuyor 😇
-
Kırklı yaşlara adım atmak, insanın hayatında her zaman sessiz bir dönüm noktasıdır. Gençliğin o bitmez tükenmez enerjisinin yerini, daha oturaklı ama bir o kadar da "bakım isteyen" bir dönemin aldığı yıllar... Benim için bu dönüm noktası, 42. yaş günümde doktorun ağzından dökülen o cümlelerle tam bir uyanışa dönüştü: Şeker hastalığı başlangıcı ve karaciğer yağlanması. Doğum günümde bir kutlama beklerken, bedenimin bana kestiği bu faturayla yüzleşmek sarsıcıydı. Yılların getirdiği hareketsizlik, belki biraz ihmal ve değişen metabolizmam, artık bana "dur ve bir şeyleri değiştir" diyordu. Karamsarlığa kapılmak en kolayıydı ama ben başka bir yolu, harekete geçmeyi seçtim. Her şeyin bir anda değişmeyeceğini biliyordum. En dipten, en temelden başlamam gerekiyordu: Yürüyüşler. İlk başlarda zor gelse de, adım attıkça açıldığımı hissettim. Ancak sadece yürümek bir süre sonra monotonlaşmaya başlamıştı; bana hem hareket ettirecek hem de içimdeki o çocuğu yeniden canlandıracak bir şeye ihtiyacım vardı. İşte tam bu noktada hayatıma scooter girdi. O emektar Oxelo Town 7XL ile attığım turlar, bana sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda müthiş bir özgürlük hissi verdi. Rüzgarı yüzümde hissederken, İstanbul'un sahil yollarında süzülmek o "hastalık" psikolojisinden sıyrılmamı sağladı. Hareket etmek artık bir zorunluluk değil, günün en keyifli anı haline gelmişti. Scooter ile kazandığım kondisyon ve hareket alışkanlığı, beni asıl dönüm noktama, yani bisiklete hazırladı. Kendimi hazır hissettiğimde bir seviye daha atlama vakti gelmişti. Kron FD 2100 katlanır bisikletimle tanışmam, sağlık yolculuğumun en güçlü adımlarından biri oldu. Sadece pedal çevirmiyordum; bedeni dinlemeyi, nabzı takip etmeyi öğrenmiştim. Özellikle "Zone 2" (Bölge 2) düşük tempo nabız aralığında yaptığım o uzun sürüşler, hem karaciğerimdeki yağları yakmak hem de insülin direncimi kırmak için tam olarak ihtiyacım olan reçeteydi. Bugün geriye dönüp baktığımda, o 42. yaş gününün aslında bir son değil, muazzam bir başlangıç olduğunu görüyorum. Şeker hastalığı ve karaciğer yağlanması, beni korkutan canavarlar olmaktan çıkıp, beni kendime getiren rehberlere dönüştü. Önce yürüyüşle atılan adımlar, scooter ile hızlanan rüzgar ve en sonunda iki tekerlek üzerinde bulduğum denge... Kırkından sonra hayat bitmiyor; aksine, ona nasıl bakarsanız ve onun için ne kadar pedal çevirirseniz, size o kadar güzel yollar açıyor. Eğer siz de benzer bir teşhisle karşılaştıysanız, pes etmeyin. Sadece ilk adımı atın, belki bir yürüyüşle, belki bir scooter ile... Göreceksiniz ki, bedeniniz sizin ona uzattığınız bu zeytin dalını asla geri çevirmeyecek. Sekiz aylık bu sürecin sonunda tartıya çıktığımda giden 9 kiloyu görmek güzeldi ama asıl derin nefesi tahlil sonuçlarını elime alınca aldım. Şekerden ve karaciğer yağlanmasından eser kalmamıştı. Bedenim, ona verdiğim bu küçük emeğe fazlasıyla karşılık vermişti. Fakat bu iyileşme sürecinin bana miras bıraktığı tuhaf ve bir o kadar da güzel bir alışkanlık oldu: Kendi gücümle bir yerlere gitmenin verdiği o tatlı "kafein etkisi". Artık yürümeden, hareket etmeden duramaz hale gelmiştim. Zamanla yürüyüşler ve kısa mesafeler yetmemeye başladı; bari mesafe uzasın dedim. Scooter ile yollara düşüp toplamda 100 kilometreyi devirdim. Tek seferde en fazla 16 kilometre yapabilmiştim. Benim için fena sayılmazdı ama insan bir kere o hareket etme zevkini alınca, bu kadarı kesmemeye başlıyor. Daha uzağa, daha rahat nasıl giderim diye düşünürken kendimi bisikletin selesinde buldum. Başlangıçta her şey deneme yanılmaydı. İlk gün hevesle 6 kilometre, ikinci gün biraz daha zorlayıp 10 kilometre sürdüm. Fakat işin sadece pedal çevirmek olmadığını anlamam uzun sürmedi. Oturup epeyce okuma yapmaya başladım; "Bu işin doğrusu nedir, en verimli sürüş teknikleri nelerdir, bedeni yormadan nasıl mesafe katedilir?" diye araştırdım. Öğrendiklerimi yolda uygulamaya başladığımda, bisikletle tanışmamın henüz 6. gününde kendimi 52 kilometre pedallamış halde buldum. Açıkçası, bedenin doğru teknikle yönlendirildiğinde bu kadar kısa sürede neler yapabildiğine en çok ben şaşırdım. İşte bu yüzden, bu başlık altında devasa başarı hikayeleri anlatmak yerine, kendi halimde bir günlük tutmaya karar verdim. Her turumda yollarda neler yaşadığımı, o okuduğum makalelerden neler öğrenip uyguladığımı, hatalarımı ve doğrularımı buradan paylaşacağım. Belki benim gibi kırkından sonra sağlığıyla yüzleşip "Nereden başlasam?" diyen birilerine ufak da olsa bir faydası dokunur.
- 11 cevap
-
- 5
-
-
İş Arkadaşım Fünf : 2025 Hyundai i20 1.0 T-GDI DCT
Ali Darbaz, Ali Darbaz'in konusunu cevapladı - Arabam
Onları ben sevmiyom arka makam koltuğunda güzel oldu. Kızımda kullanır. -
İş Arkadaşım Fünf : 2025 Hyundai i20 1.0 T-GDI DCT
Selçuk Bakış, Ali Darbaz'in konusunu cevapladı - Arabam
Direksiyona takılanı yok muydu, Arka koltuğa geçmek zor iş -
Ailenin Yeni Üyesi Zwei: 2012 Citroen C3 1.4 VTi EGS
Ali Darbaz, Ali Darbaz'in konusunu cevapladı - Arabam
An itibari ile Arabayı almak için aldığım krediyi kapattım. Kredi kartı da biriken tüm tamir ücretlerinide kapattım. Şu an tamamen borçsuz faizsiz kredisiz araba oldu. Bu gün itibari ile benim için en güzel araba oldu. Dert yok tasa yok. Sadece benzini koyup gideceksin. Vay bee . -
Hayırlı olsun
- 64 cevap
-
- 1
-
-
Geçmiş olsun, döşemeyi sökmeden olmaz sanırım. Geçen yıl Mitsubishi L200'de aynı problemden çok yaşadım. Hatta döşemeyi söküp açtıktan sonra bu sefer de kilit tutmaz oldu, kapı kapanmıyordu. Daha kötü olmuştu yani anlayacağınız. Kilit mekanizması parçası da çok bulamamıştık, eğer parça bulunabiliyorsa siz veya direkt bir usta ile değişimi düşünmenizi öneririm. (Benim yaşadığım senaryoyu yaşamamanız için)
