İçeriğe Yönlendir

Skor Tablosu

  1. Çağlar Bayur

    Çağlar Bayur

    Gold Üye


    • Puan

      734

    • İçerik sayısı

      70.181


  2. Mehmet Ozyurek

    Mehmet Ozyurek

    Yönetici


    • Puan

      559

    • İçerik sayısı

      65.481


  3. Servet Aydın

    Servet Aydın

    Bölüm Sorumlusu


    • Puan

      458

    • İçerik sayısı

      37.883


  4. Tansu Kalafatoğlu

    Tansu Kalafatoğlu

    Üye


    • Puan

      330

    • İçerik sayısı

      6.445


Popüler İçerik

26-06-2021 'den beri en çok beğeni alan içerik

  1. Eski aracımdan memnundum, ama gönlümden X1, GLB tarzı araçlar geçiyordu. Fiyatlar çok fazla olunca vazgeçmiş, araç alma işini unutmuştum. Aslında hiç aklımızda yokken, arkadaşım “senin arabaya müşteri buldum, hadi satalım “demesi, öte yandan da başka bir arkadaşımın neredeyse sıfır ayarında satılık Tiguanı olmasıyla bir anda araç değiştirmeye karar verdik. Öyle hızlı oldu ki, öğlen eskisini verdik, akşamüstü yenisi bizdeydi. Aracı 2 Haziran’da aldım ama bir türlü yıkatıp resimlerini çekememiştim. Yeni Tiguan’ımız 1.5 TSi Highline DSG ACT model. 1256 km’de aldım, 2200 km civarına geldi. Eskisi Lounge Paket idi. Highline’a eşdeğerdi geri görüş kamerası yoktu. Bunda eskisine ek olarak hayalet gösterge, geri görüş kamerası, kendi kendine park etme, ısıtmalı koltuklar, elektrikli kolay açılır kapanır bagaj kapağı, Apple CarPlay, ACT silindir kapatma, 3 bölgeli klima gibi özellikler var. Eskisi daha arazi aracı gibi iken bu daha asfalt arabası tarzında. Fotoğraflara geçelim.
    41 Puan
  2. 2 aylık araç arayışımızı 2008 ile sonlandırdık. Gerek pert aşaması, gerekse araç arama aşamasında Emminin emeği çok geçti, hatta bıktırmış bile olabilirim 😅 emeğinin karşılığı ödenmez. Sürece 5008 ile başlayıp 3008de karar kıldık ama gönlümüze göre bulamadığımız için alamadık. Alınacak aracı ağırlıkla hanım kullanacağı için seçimi birazda ona bıraktım. Oda 2008 istedi ve alım sürecini sonlandırdık. Hatta pazarlık aşamasında bulunmadım bile 😀 kayınpeder ile birlikte hallettiler sağolsun. Araç hakkında kısaca bilgi vereyim, 2014 model 1.2 Puretech Allure start stop donanımı ile zamanında alınmış. 2 gündür sadece işe gidip gelirken kullanabildim çok inceleme fırsatım olmadı. ETG5 diye adlandırılan yarı otomatik şanzıman var. Şanzımanı sevdim, genel olarak titreme vs yok ama bazen park ederken olabiliyor. Motor atmosferik imiş aldıktan sonra öğrendim 😅 ama gidişinde sorun hissetmedim. Koltuklar yarı deri, çift bölgeli dijital klima navigasyon ve en sevdiğim Jbl ses sistemi mevcut. Zamanla yine güncelleme yaparım inşallah 😊 Tavanımız bu şekilde Araç hakkında ilk aklıma gelenler bunlar, zamanla yeni eklemeler gelecek inşallah 😊
    33 Puan
  3. Konunun çıkış noktası derin, Mercedes camiasında efsane bir isim vardır lakabı Gudikcik, kendisi ile bir kaç kez görüşmüştük, bir seferinde Furkan bir fikrim var dedi. Dedi ve girdik işin içine gerekli bilgi, fikir ve donanımlar ondan, fikri yazılıma çevirmek benden. Az sabahlamadık ama sonuç çok güzel oldu, yapamazsınız diyen ruslara ve çinlilere de çok güzel kapak oldu Konunun özeti burda, ben sizinle de paylaşmak istedim. http://mbclubtr.com/duyurular/51510-bizde-online-scn-kodlamas-var-yalanlar.html
    23 Puan
  4. Superb'i ev için sattıktan sonra bütçeye uyacak uygun bir araç bakıyorduk. Araç favorimde duruyordu ama bir türlü arayamamıştım. Bugün aradım, Mehmet abiden de onayı aldıktan sonra gidip aldım. Bakım için ustama bıraktım, yarın alacağım. 2005 model 1.6 atmosferik motor, otomatik, bazı yerlerde tam otomatik diye okudum, 6 ileri şanzıman, büyük bir kazası yok, yanlarda sürtme kaynaklı boyaları mevcut... Bir süre bununla devam edeceğiz, hakkımızda hayırlısı olsun... Resim alamadım, 1 tane çekmiştim onu ekliyorum, yarın bakımdan sonra temizlik sonrası resim çekerim...
    20 Puan
  5. Merhabalar arkadaşlar çoğu konumda fotoğraf az olduğu için bu sefer nerdeyse bütün detaylarına kadar çektiğim uygulamamı sizlerle paylaşıyorum[emoji51] Sökmeye başlıyorum genel durumu bı şekildeydi Kapı sökümü çok basit cam açma kapama plastiğini yukarı doğru kaldırıp soketleri çıkarıyoruz altın da yıldız vida var sonrasında hafif yukarı kendimize olacak şekilde çekiyoruz tırnaklar hemen bırakıyor Burdan çekebiliriz E beklediğim gibi tamda Devam edelim Ön koltuğu sökerken arkadaki plastik kapağı çıkarıyoruz Ve altta airbag koltuk ısıtma vb soketleri söküyoruz Parmağımla göstermiş olduğum plastik klips koltuk demirinin içinde yanlarından tırnakları kastırmazsanız tırnaklar kırılır Kol dayama vb yerleri söküyorum El freni körüğünü de söktüm Biraz dağıtıyorum Geçeyim temizliğe koch green star kullanıyorum Vites çerçevesini söküyorum Kenarlarındaki pislikleri temizledim Devam edeyim Söktüğüm torpidoyu temizliyorum Devam edeyim fotoğrafları elimden geldiğince sıralı koymaya çalışıyorum [emoji4] Emniyet kemeri üzerinde malum press yazıları hep kirlidir bende komple içini söküp temizledim Emniyet kemerlerinin hepsini söktüm içini açıp temizledim Arka hoparlör pandiztounu söktüm El freni körüğünü ve isofix bağlantı plastik kapaklarını temizledim Söktüğüm kapı pandizotlarını temizliyorum Kapı pandizot fitili Kapı açma butonlarını söktüm sokerlerini ayırıp temizledim diğerleri de aynı şekilde Tam bu halde köşeye takmak için koyacakken cam yön tuşları arasında toz gördüm Onuda söktüm Yavaş yavaş içine geçiyorum 2.gün olduğu için artık fotoğrafları kısa öz çekmeye dikkat ettim çok fotoğraf olacaktı yoksa Aslında gaz pedalını da söküyordum çünkü üstünde herhangi bir lastik yoktu ama bir tane somun boyun ağrımdan dolayı beni alt etti onuda üzerinden temizledim Bu parçayı da söküp güzelce temizledim İç temizliklerden bir kaç fotoğraflar Koltukların öncesi ve sonrası ancak sonrası biraz geceye kaldı Ön koltuk arka kapakalarını temziledim Plastik aksamlara Meguiars plastik supreme shine kullandım Sonax ile fitilleri koruma altına aldım Son olarak koku tercihimi chemical guys new car smell kullandım izlediğiniz için teşekkür ederim İnstagram @mantisdetailing
    19 Puan
  6. Merhabalar bugün rengiyle beni benden alan bir golf uygulaması ile karışınızdayım fotoğrafa boğmadan konuyu başlatayım Bu aşamalarda vpsonewfoam combo2 Koch chemie fb demirtozu temizleyici Ve bilthamer kil kullandık Son fotoğraf bizden önce yapılmış işleme ait zaten bir iki yeri açılmıştı boyanın ilk göreselde final attım öncesi sonrası belli olsun diye sonraki görseller ise ilk kat uygulamalara ait yün ped+orbiatal makine Bu şekilde aracı bitirdim Makine seçimim 21mm orbital +yün ped Türtle wax t10 Dar yerlerde rupes ibrid polish +final ped Koruma olarka soft99 fusso coat kullandım Fotoğraflar canon 77d + sigma35mm art serisi le çekildi Geçelim final fotoğraflarına İzlediğiniz içi teşekkür ederim
    19 Puan
  7. Arkdaşlar hatırlarsanız uzun bir tartısma sonrası 3008 almıstım. 2 sene once. Şimdi 3008i takasa verip üzerine 550bin kusur lira vererek 520i aldık. Umarım 3008i aramayız Luxury line executive paketi + Opsiyonel olarak anahtarsız giriş ayakla acılan bagaj otonom sürüş siyah tavan (hiç sevmiyorum)
    19 Puan
  8. merhaba arkadaşlar, ne zamandır gözüme batan hatali montaj yapılmış enjektör ve hortumlarini düzeltmek, ayni zamanda da enjektörleri gizlemek istiyordum. bugüne kısmetmiş. performans veya kullanim açısından sorun yoktu fakat yanlış yapılmış birseyi bile bile kullanmak içime sinmiyordu. şimdi içime sindi görüldüğü gibi enjektör kütüğü en kolay görülen yere montaj yapılmış. hortumların hepsi ayrı boyda. üstündeki nozullar da manıfold sökülmeden kolay görülen yerlerden delinmiş. hepsinin yönleri başka başka [emoji20] düzgün işlem yapabilmek için manifoldu söküyoruz. eski delikleri ve nozulları iptal edip doğru şekilde yanma odasına hizalı biçimde montaj yapıcaz. yanma odası ufaktan görülüyor [emoji4] çıkan parçaların bir kısmı [emoji4] eski nozulları söktük. delikleri kapatmamız lazım kapatmak için M6x10mm setskur civata kullanıcam sağlam olması için güçlü mukavemetli civata sabitleyici kullanıyoruz eski delikleri kapatıyoruz ki yenilerini açabilelim[emoji4] yeni nozzle yuvasını maktakpla zor da olsa delip, M6 klavuz yardımıyla açıyoruz. (plastik manifold olsa ne vardı [emoji4] ) yeni nozullar da tamam lpg enjektör kütüğünü gizlemek için manifoldun arkasına sabitledim. hortum boylarımız da eşit evett montaj bitti sayılır. şimdi içime sindi işte [emoji4] şu an gaz tepkileri bi tık iyileşti diyebilirim. tekrar pc de ayar yaptırmaya gerek var mı bilmiyorum ama yolum düşerse yaptırabilirim..
    19 Puan
  9. Gider kalemlerini basitçe listelersek : - Ev kirası - Elektrik - Su - Isınma - İnternet - TV vergisi - Cep telefonu - Sorumluluk sigortası Tahmin edebileceğiniz gibi büyükşehirlerde en büyük gider kalemi ev kirası. Yaşadığım şehir olan Stuttgart’tan örnekler vererek anlatmaya çalışacağım. Stuttgart ve çevresinde imara açık alan eskiden neyse aynı şekilde kalmış diyebiliriz. Bu oldukça yeşil bir çevre sağlasa da, aynı zamanda 3-4 katı geçmeyen ve maksimum 8-10 daire barındıran apartmanlara mahkum olmanıza sebep oluyor. Evler oldukça eski. Şu anda oturduğum bina 1950’de yapılmış. Yakın çevremde 1900’lerde yapılmış binalar var. Son birkaç senedir belli binalarda kentsel dönüşüm faaliyetleri başlamış durumda. Ancak dönüşüme giren dairelerin kiraları da otomatik olarak oldukça yükseliyor. Almanya’da kira iki ödemeden oluşuyor. Soğuk kira ve sıcak kira olarak adlandırabiliriz. Soğuk kira, bildiğimiz ev kirası diyebilirim. Ancak bunun haricinde binanın temizliği, kış bakımı, çöp vergisi vb. gibi yan ödemeleri içeren aslında aidat olarak da adlandırabileceğimiz bir ödeme daha mevcut. Ev ilanlarında ev kirası ve ödenecek aidatı ayrı olarak belirtirler. Aidat içine su bedeli de genelde eklenir, ısıtma türüne göre örneğin merkezi ısıtmaysa yine aidat içine eklenir. Bunlar sizden önceki kiracının kullanımlarından ortalama bir değer çıkarılarak aidata eklenir. Yıl boyu ödemeyi bu şekilde yaparsınız, yıl sonunda su kullanımı ve ısınma bedeli sayaçlara bakılarak hesaplanır ve kim kime borçlu ise diğer tarafa ödeme yapılır. Eğer öngörülenden fazla su kullanıyorsanız ya da ısınma bedeliniz yüksekse, sonraki senenin aidatına bu şekilde hesaplanarak eklenir, yani aidatınız otomatik olarak artar. O nedenle sizden önce bekar birinin oturduğu eve bir anda aile olarak taşındığınızda bazen hesaplaşma zamanı sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Eğer ısınma merkezi değilse örneğin kombi varsa, bu durumda doğalgaz faturasını üzerinize alırsınız. Elektrik ise her zaman size aittir. Bu iki fatura için, enerji sağlayıcı firmalarla süreli sözleşme yaparsınız. Evin metrekaresine ve yaşayacak kişi sayısına göre ortalama bir bedel hesaplanır ve her ay o ödenir. Senenin belli dönemlerinde sayaç durumunu telefonla ya da internet üzerinden kendiniz bildirirsiniz, sene sonunda yine hesaplaşma yapılır ve tüketiminiz az ise ödediğiniz fazla tutar size iade edilir, fazla ise sonraki seneye daha yüksek bir aylık ödeme için anlaşırsınız. Burada en büyük avantajınız, sözleşme sonunda firma değiştirebiliyor olmanız ve bunun karşılığında o firmayı seçtiğiniz için 100-200 Euro gibi hediye geri ödemeler alabiliyor olmanızdır. Internet konusu Türkiye’den çok farklı değil, seçenekler benzer. Bulunduğunuz bölge merkezden uzaksa ve kırsalda kalıyorsa bazen sadece DSL seçeneği oluyor, biraz şanslıysanız kablo TV üzerinden internet de olabilir. TV vergisi konusuna gelirsek, bu maalesef her daireden en az bir kişinin ödemesi gereken bir vergi. Devlet televizyonlarını desteklemek üzere aylık 17,5 Euro ödemeniz gerekiyor. Almanya’da ilk adres bildiriminizi yapmanızın ardından onlar size ulaşıyor 😊 Kaydınız yapıldıktan sonra nereye giderseniz sizinle geliyor. Cep telefonu mantığı Türkiye ile aynı. Sözleşmeli olarak bir hat alabilirsiniz. Yıllık sözleşme yenileme zamanlarında ya da ilk sözleşme yaptığınızda cihaz kampanyasına da katılabilirsiniz. Genel kanı olan son model iPhone 1 Euro’ya verilmiyor olsa da, ciddi bir indirimle verilebiliyor. Alternatif olarak daha eski bir cihazı ücretsiz olarak hediye edebiliyorlar. Bana 24 ay için Samsung A70 hediye etmişlerdi, sonrasında satmıştım 😊 Sorumluluk sigortası konusuna gelirsek, bunu gider kalemleri arasına yazmamın nedeni, her ne kadar zorunlu olmasa da, kendinizi bunu yaptırmaya zorunlu hissetmeniz diyebilirim. Mehmet Bey’in de söylediği gibi Almanya tam bir kurallar ülkesi. Kurallar kanunlara dönüştüğünde, farkında olmadan yaratabileceğiniz risklere karşı savunmasız kalıyorsunuz. Basit birkaç örnekle açıklamaya çalışayım. Örneğin sizden kaynaklı bir sebeple binanızda yangın çıktı ve bina ve komşuların evleri zarar gördü. Sorumluluk sigortası bunu belli bir üst limite kadar ödüyor. Benzer şekilde içinde oturduğunuz eve zarar verdiniz, iyi bir sorumluluk sigortanız varsa yine ödüyor. Kaldırımda yürürken yaptığınız bir hata nedeniyle bir bisikletlinin düşmesine sebep oldunuz, yaralandı ve tedavi masrafları çıktı. Bu ve bunun gibi bir çok olayda, zarar sizden kaynaklanıyorsa, zararın bedelini tamamen ya da poliçe teminatları doğrultusunda karşılıyor. Bu arada pahalı bir sigorta da değil, evliyseniz eşinizle beraber yıllık 60-70 Euro civarında bir bedelle yaptırabilirsiniz. Şimdi en üstte saydığım kalemlere ortalama ne ödeniyor, bunları da yazmaya çalışayım. - Ev kirası (55m2 için ortalama 800 Euro – 100m2 merkeze uzak bir ev için ortalama 1100 Euro) - Aidat ( Su giderini de içine katarsak, ancak ısınmayı katmazsak çok değişken olmakla beraber 100 – 200 Euro) - Elektrik (50-80 Euro) - Isınma (50-120 Euro) - İnternet (20 Euro) - TV vergisi (17,5 Euro) - Cep telefonu (5-15 Euro) - Sorumluluk sigortası (5 Euro) Tutarları yazarken hem kendi giderlerimi, hem de çevremdeki arkadaşların giderlerini baz almaya çalıştım. Bu hesaba göre 55m2 1+1 evde yaşarken ödenecek toplam bedel, eğer düşük tutarlardan hesaplarsak yaklaşık olarak 1070 Euro civarı oluyor. Seçimlere ve yaşam tarzına göre, biraz daha aşağı gidebilir ama çok gidebileceğini düşünmüyorum. Yukarı yönde tabii ki sınır yok. Ev kirası için, merkezden uzaklaştıkça biraz düşebileceğini, küçük ve kalabalık olmayan şehirlerde çok daha ekonomik olabileceğini söyleyebilirim. Ancak ilk mesajda yazdığım gibi böyle şehirlerde de aldığınız maaş paralel olarak düşüyor. Çünkü firma size bir teklifte bulunurken, bölgedeki barınma masraflarını da dikkate alıyor. Küçük şehirlerde 400 Euro'ya bir ev bulmak da mümkün. Bu tamamen bölgedeki arz ve taleple alakalı diyebilirim. Eğer şehir çok göç alıyorsa, yani çalışmak için gelen çoksa ev kiraları da inanılmaz değerlere çıkıyor. Gayrimenkul sitelerinde son 5 yıllık satış ve kiralama bedellerindeki değişimlere baktığımızda inanılmaz bir yükseliş görüyoruz. Bu nedenle de bekarlar ve öğrenciler, genel olarak ortak ev kiralama yöntemini seçiyorlar. Bu arada Almanya’da bahsettiğimiz metrekareler net olarak veriliyor, yani odaların iç metrekarelerinin toplamı ilana yazılıyor. Balkon varsa ona ait olan alanın da yarısını toplam metrekareye ekliyorlar. Evlerin çoğu 1900-1950 arasında yapıldığı için, ciddi izolasyon problemleri var. Bu tabii ki ısınma masrafına yansıyor. Almanya zaten ortalama olarak sıcak bir ülke değil, her ne kadar burada yaşamaya başladıktan sonra insan soğuğa da alışıyor, ama yine de karda kışta ısınma tararrufu yapmak imkansız. İlk hesabımızda referans aldığımız 3900 brüt ortalamalı ve eline 2480 Euro net maaş geçen arkadaşımızı baz alırsak, 1070 Euroluk ödeme sonrası elinde net 1410 Euro kalıyor. Benzer şekilde, işe yeni girmiş bekar mühendisi (4700 brüt) baz alırsak, 2890 net maaşından eline 1820 Euro kalıyor. Müsaadenizle bugünlük burada noktalıyorum. Sonraki mesajlarda ev bulma zorluğu, araba ve masrafları ve Almanya’da genel yaşamdan bahsetmeye çalışacağım.
    18 Puan
  10. Merhaba, Evin minnak tatlı şirin yeni üyesi. Öteki araçtan sonra gitmesede baya bir eğlenceli geldi. Sevdim açıkcası uğraş çıktı bana, ötekinin motoruna saracaktım yoksa yine İlk önce aydınlatma ve elektrik aksamı bayramda boş zamanımda hemen elden geçirdim. Yanan bir kabloyu değiştirmek yerine neden üzerini bantlarsın ki Bakımı yapıldı dendi ama bir hava filtresi çıktı evlere şenlik simsiyah olmuş. Bayramdan sonra ilk işim yag bakımı, buji, benzin ve hava filtresi değişimi olacak. Sıkıntıları direksiyon pompası bozuk, ses yapıyordu yağ tamamlayınca kesildi fakat damlatıyor tamir edilmesi gerekecek. Boyası iyi değil ama çokta sorun değil hanım kullanacak Şanzıman tarafından da yağ damlatıyor gibi geldi. Bayramdan sonra lifte kaldırınca onuda sökmem gerekebilir. Açıkcası baya uyguna alınca bu arızalar pek gözüme gelmedi. 5 günde 500 km yol yapmışım bile Çağlar abiye burdan teşekkür ederim başını şişirdim. Birde komple kendim tamir etmeye karar verdim.
    17 Puan
  11. Bu arabanın hemde bu rengin bende ayrı bi yeri vardır. Sünnetçim aynı renk bi 12 ile gelmişti, evin camından gördüğüm anki korku hala içimde. 😁
    17 Puan
  12. Açık ve net. %99.9 u mallık.
    17 Puan
  13. Arkadaşlar merhaba bugün araç beni kendine hayran bıraktı ve ne kadar doğru karar verdiğimi bir daha anladım. Bugün mersinden Sivas kangala gidiş dönüş yaptım. Toplam 1250 km yaptım. Gece yarısı 4 gibi yola çıktım. Gece 22.30 da evime girdim. Giderken Allah ne verdi ise basarak gittim. 5 saatte mersinden Sivas Kangal ilçesine girdim. Dönüşte ise hanım arabada olduğu için 120 bandında giderek 7 saatte Mersin’e vardım. En ufak bir yorulma belirtisi olmadı ki bu benim için çok önemliydi. Benim araç almamda ki en önemli etken bir güvenlik ikincisi konfor. Bu ikisini de karşıladı fazlası ile. Yakıt olarakta toplam 500 TL lik mazot yaktı gidiş gelişte. Birde iki senedir bindiğim bir araçta yeni bir özellik öğrendim. Dönüş yolunda şanzımanı ekonomi modda kullandım. Aracı kullanırken ayağımı gazdan çektiğim de tek kavrama aktif uyarısı çıktı. Böylelikle aracın salınımı dahada rahat ve kendi ağırlığı ile süzülmesi daha iyi hale geliyor. Yakıta çok etkisi olduğunu düşünüyorum. Bir başka konuda konfor olarak Mercedes’i tek geçerim demiştim. Bu kadar uzun yol yaptıktan sonra a6 nın e 250 den konfor olarak bir farkının olmadığını gördüm.
    16 Puan
  14. Merhaba, Bugün @Mert Gulkokan Bey'in gönderisini okurken yurtdışındaki kazançlara ve alım gücüne dair farklı görüşler olduğunu gördüm. 2019 sonundan beri Almanya’da olan biri olarak fikir vermesi açısından bir şeyler yazmak istedim. Konu çok detaylı olduğu için elbet eksik kalan bir şeyler olacaktır, bu nedenle eksik bıraktığım ya da tam anlaşılmayan detaylara dair sorulara da konu içinde cevap vermeye çalışırım. Çalışma şartları ve kazançlar için mecburen kendi sektörümü (otomotiv) baz alacağım, aslında benim sektörüm için geçerli olan kriterler üretime dair çalışan birçok sektörde de geçerli diyebilirim ancak tüm sektörler için genelleme yapmak doğru olmayacaktır. İyi kazanıldığı düşünülen bir sektör olduğu için en azından sizlere bir fikir verecektir. Geri kalan konular (kira, fatura, market, vergi, sigorta) herkes için geçerli olduğu için genel olarak kabul edilebilir. Özellikle maaşlar konusunda ön bir bilgilendirme yapmam gerekiyor. Almanya’da özel sektörde maaşlar bölgesel olarak çok değişken olabiliyor. Yaşamın pahalı olduğu bir büyükşehirde daha çok kazanıyorken, küçük bir kalabalık olmayan bir şehirde daha az kazanıyorsunuz. Aslında bu açıdan Türkiye’den çok farkı yok. Bildiğiniz gibi Mercedes, BMW, Audi, VW, Porsche gibi ana üreticiler ve bu firmaların bazı yan sanayileri burada. Bu firmalar büyük ölçekli oldukları için, çok fazla lokasyonu ve buna bağlı olarak çok fazla çalışanı (mavi ve beyaz yaka) olduğu için ve bu kadar kişiye ödenen / teklif edilen maaşları belirleyebilmek için memuriyet kademesi ve seviyesi içeren bir maaş tablosu kullanıyorlar. Yapılacak her işin bir hedef kademesi yani şirket için maksimum bir değeri var, ancak size işe girdiğinizde direk olarak o kademeyi vermiyorlar. Daha aşağıdan başlayarak deneyim ile hedef kademenize ilerliyorsunuz, bu da tabii ki zaman içinde maaşa yansıyor. Yıllar sonra hedef kademenize vardığınızda maaş açısından artık gidecek pek bir yolunuz kalmıyor. Sıkıldınız biliyorum ama şimdi anlatacaklarım için bu girişi yapmak zorundaydım 😊 Peki bu maaş tablosu nasıl belirleniyor? Burada her firmada olmasa bile, özellikle üretim yapan firmalarda mavi yakanın ve Türkiye’den farklı olarak beyaz yakanın da bağlı olduğu bir sendika var. (bkz. IG Metall : https://www.igmetall.de/ ) Bu sendikalar da firmalar kadar büyük ölçekliler ve aynı anda birçok üretici ile çalışıyorlar. Örneğin otomotiv sektöründeki birçok firma ve tedarikçileri aynı sendikaya bağlı olabiliyor. İşte bu maaş tabloları, bir zamanlar firmalarla oturulup sektörel bazda oluşturulmuş. Yani X bir işi yapan çalışanın alması gereken minimum maaş belirlenmiş ve tabloya eklenmiş. Firmalar da bu ana tabloyu alıp kendileri de performansa ya da şirkete katkıya göre bazı ek ödemeler belirliyor ve nihai bir maaş tablosu oluşturuluyor. Bu tablolar normalde 2 yılda bir firmalarla masaya oturularak enflasyon zammı uygulanıyor. Almanya’da enflasyon mu var demeyin 😊 Az da olsa var, %2 – 4 arası bir artış yapılabiliyor. Tabii burada şöyle bir sorun var. Aynı sektörde çalışan ve bu sendikaya bağlı tüm firmaların bu artışı onaylaması gerekiyor. Bu da çekişmeli bir sürece sebep oluyor ve tabii ki hedef oranın altında bir zam oranında anlaşılıyor. Tabloları merak edenler için : https://www.igmetall.de/tarif/tariftabellen Link Almanca, kusura bakmayın. Ancak aşağıdan herhangi bir sektörü seçip ardından da PDF dosyalarına bakabilirsiniz. Belirlenmiş aylık brüt maaşları göreceksiniz. Evet tablolar halka açık 😊 Bunun haricinde zam alınabiliyor mu? Evet, performans zammı adı altında bir zam var. Senelik olarak 0 ile 2,5 arasında alabilirsiniz. Tam olarak performansa bağlılığı soru işareti, daha çok ekipler içindeki maaşlar arasındaki orantısızlıkları gidermek için kullanılıyor. Çok yazdın ama hala bir maaş görmedik diyenler için hemen hesaplamaya geçiyorum. X bir firmanın mühendislik için tanımladığı kademelerin 1-2-3 ve 4 (en yüksek) olduğunu varsayalım. Mühendislik yöneticilerinin de 5 ve 6. kademe olabileceğini düşünelim. Haftalık çalışma saatlerini haftalık 35 olarak baz alacağız. Özel durumlar haricinde ana üreticiler 40 saatlik sözleşmeler yapmıyorlar. Tabii ki 40 saat çalışan sektörler de mevcut, ancak şirket çok büyük ölçekli değilse, büyük ölçekli firmada 35 saat çalışan biri ile aynı maaşı alabiliyorlar. Detay tablolara girip baktığımızda, ( burada bakılmışı var 😊 ) bugün otomotiv sektöründe büyük ölçekli bir firmada işe yeni giren bir mühendis (kademe 1’e ait ilk seviye) için 4700 brüt maaş alırken, deneyiminin zirvesine gelmiş, artık emekliliğe doğru giden bir mühendise (kademe 4’e ait son seviye) ise 7500 brüt maaş verildiğini görüyoruz. Bu arada emekli olmak üzere olan ya da çok deneyimli olan herkes tabii ki bu maaşı almıyor, alamıyor. Bu maaş sistemin teorik olarak izin verdiği en yüksek maaş diyebiliriz. Bu hesaplar tablonun bugünkü durumu için geçerli. 2 senedir bir yapılan enflasyon zammı kararları bu maaşlara belli oranda uygulanıyor. Aynı firmada maksimum deneyimli yönetici ise teorik olarak 8500 Euro brüt kazanca sahip diyebiliriz. Deneyimsiz yönetici için hesaplarım doğruysa, 5900 Euro brüt diyebiliriz. Yöneticiler bir noktada daha şanslı, çünkü 40 saatlik sözleşmeye sahip olabiliyorlar. Bu durumda yukarıda yazdığım maaşları 35’e bölüp 40’la çarpabiliriz. Yani minimum maaş 6750 brüt – maksimum ise 9700 brüt oluyor. Tablolar incelenirse aynı tecrübeye sahip mavi yaka – mühendis ve yöneticinin birbirine yakın maaşlar aldığını görebilirsiniz. Bu nedenle Almanya’da, Türkiye’nin aksine iyi kazanmak için yönetici olmak (en azından müdür olmak) gerekli değil diyebiliriz. Buna benzer olarak da aynı firmada çalışan imalat bandında görevli mavi yaka ve ofiste görevli beyaz yakanın yaşam koşulları arasında da uçurum bulunmuyor. Yöneticiler kadar işinde uzman çalışanlara da ihtiyaç var ve firmalar herkesin yönetici olmasına fırsat tanıyamayacağı ve deneyimli çalışanlarını kaybetmek istemediği için kazançlar arasında aşırı bir fark yok. Yukarıdaki örneği baz alırsak, çok deneyimli bir mühendisin çıkabileceği en yüksek maaş 7500 brüt iken, bir yönetici maaşı 5900 – 8500 aralığında dolaşıyor. Maaşların kesiştikleri ciddi bir aralık var. X firma için maaş tabloları bugün için böyle diyor. Almanya geneline dönersek, 2020 ortalamasına göre tam zamanlı bir çalışan için Almanya’da ortalama kazanç 3900 Euro brüt olarak hesaplanmış. Bu ortalama maaş devlet tarafından açıklanıyor. Resmi olmayan kaynaklara göre de 3600 Euro brüt diyebiliriz. Almanya’da yaşayanların %30’unun bu ortalama brüt maaştan fazla kazandığı, geri kalanın ise ortalamanın altında olduğu söyleniyor. Bu ortalamanın çok üstünde kazanan meslekler tabii ki mevcut, örneğin deneyimli doktorlar. Tabii burada klinik şefi gibi konumlardan bahsediyoruz. Hatırladığım kadarıyla sıralama doktorlar, bankacılar, IT sektörü, mühendisler, hukuk, sigorta uzmanları, satın alma, zanaatkarlar olarak gidiyor. IT sektörü ve hukukun sıralamadaki yerlerinin daha üstte olması gerektiğini düşünsem de, sıralama böyle açıklanmış. Peki çalışanların aldığı ek ödemeler var mı? Şirkete göre değişen bir durum olmakla beraber, bazı firmalar her yıl aylık brüt maaşın %60’ı ile 80’i arasında bir noel ikramiyesi veriyor. Aynı şekilde yılda bir kez brüt maaşın %60’ı kadar tatil parası ödeyen şirketler de mevcut. İkisinin alınması durumunda ortalama 1,3 brüt ek maaş gelmiş oluyor. Bunların hiçbirini ödemeyen şirketler olduğu gibi, her sene sabit bir brüt ek prim veren şirketler de mevcut. Maaş tablolarından bağımsız çalışıp, istediği maaşla çalışanları transfer eden ve ciddi oranlarda zam yapabilen şirketler de mevcut, bunu genel olarak IT sektöründe görüyoruz. Proje bazlı çalışan şirketler bu konularda biraz daha esnek olabiliyor. Yine büyük ölçekli firmaların 40 saatlik sözleşmelerini denk getirip daha iyi kazanmak da mümkün. Gençler genelde bu sözleşmeleri kovalayıp başlarda iyi kazanmayı hedeflerken, belli bir yaşın üstünde olan çalışanlar 35 saatlik sözleşme ile kazandıklarını yeterli buluyor ve daha fazla çalışmak yerine o zamanı ailesine veya kendisine ayırmayı tercih ediyor. Şu ana kadar hep brüt kazançtan bahsettim. Bunun nedeni Almanya’da Türkiye’den çok farklı bir vergi sisteminin olması. Bir sonraki mesajımda da vergi mantığını biraz açıklamaya çalışayım.
    16 Puan
  15. Odunun çözmeyeceği hiç bir problem yoktur. Dayak bir iletişim şeklidir. Bazı insanlar bu şekilde iletişim kurarlar. Dil bilmek önemli.
    15 Puan
  16. Kaza mahalinin biraz daha ötesinde Kumburgazda bi mukellefin yanında oturuyorum, çay söyledik, çaycı E5 ten geçerken peşine takılan köpek üst geçitten geçti... Olaya bak dedim bende köpek üst geçidi kullanıyo çaycı yoldan geçiyor dedim... Mükellef bana dönüp " köpeğe bi kere araba çarpti, çaycıya daha çarpmadı " dedi... İnsan hayatı elbet önemli ama ben araç sürücüsüne üzüldüm, sorumsuz biri yüzden vicdan azabı ile yaşamak zorunda kalıcak...
    15 Puan
  17. Kazaların %99.9 ü mallıktan demiştim. Oranda güncelleme mi yapsam.
    15 Puan
  18. Sağlık standardı açısından bir kaç kelam edeyim. Soran arkadaşlar için. Türkiyede sağlık sistemi halk açısından gerçekten hiç fena değil. Bunu yurt dışından buraya gelip sağlık hizmeti alan herkes zaten dile getiriyor ama doğru olanın bu olup olmadığı gerçekten tartışmaya açık bir konu. Hangi açıdan bakıldığı burada ana konu. Hasta açısından bakılınca sosyal devlet hastanın tüm sağlık giderlerini karşılıyor. Burada eksik olan kısmımız halkımız ne kadar sosyal halk ona bakmak lazım. Yurt dışı kongrelerde konuştuğumuz arkadaşların ifadesini aktarayım bir hasta elinde dosya, hastane hastane, doktor doktor koşmaz, koşamaz. Kendine çizilen yolda ilerlemek zorundadır. Bizde ise elindeki sivilce için tıp fakültelerinde hoca hoca gezen sürüyle insan ve bunu hak zanneden bir kitle mevcut. Sonuç; gereksiz hastalarla dolup taşan hastaneler, gereksiz tetkikler, asıl hizmet alması gereken hastalar için boşaltılamayan yataklar ve devletin sağlık harcamaları konusunda sürekli kısıtlamaya gitme mecburiyeti vs vs liste uzayıp gidiyor. Diyelim doğum yapacaksınız. Kanada da uzman doktora muayene olmanız ciddi anlamda zor. Takibiniz tecrubeli ebelerle yapılır ancak ihtiyaç olursa bir doktor muayenesi istenir. Sonuca bakalım doğum oranları bakılınca bizden daha düşük bebek ölüm oranları olan bir ülke. Doktor görmedi diye bebekler ölmüyor. Bizde ise ebeye bağıran, doktor neden gelmedi kardeşim karım ölsün mü diye kavga çıkaran bir kitle. Sağlık hizmetinin bu kadar kolay ulaşılabilir olması bir sürü ülkede modellenmiş bir sistem ve bir sürü ülkede de geri dönülmüş bir sistem aslında. Eskiyi düşününce elbette sistemin şu anki hali çok daha iyi. Acil müdahale kalitesi, yoğun bakım, ameliyathane şartları, ambulans hizmetleri vs vs çoook daha iyi. Ben asistanken yurtdışına ameliyat öğrenmeye giderken şimdi İngiltere'den bana bile ameliyat izlemeye hekimler geliyor. Hekim ve sağlık personeli açısında bakılınca ise bu sistem ciddi olalrak yorucu ve yıpratıcı. Dediğim gibi emeğinizin çok da bir değeri yok. Ama buna da şükür o ayrı. PAndemide bunu açıkça gördük. Fransa'da hekimler isyan etti. Sebep 20 üzeri hasta bakmaları. Biz bir acil gecesi hekim başı 300 hasta baktığımız için bize vız geldi tırıs gitti resmen . Pandemi döneminde de gördük ki özellikle Amerika'da özel sağlık sigortası olmayan vatandaşlar resmen ölüme terk edildi. Bunu orada çalışan devre arkadaşım enfeksiyon uzmanından dinledim. Ağlayarak anlattı. Sigortası olmayan zencileri resmen ölüme terk ettiler dedi. Bizde ise herkese evine kadar ilaç, evinde tetkik, evinde aşı vs vs bir sürü hizmet verildi ki ben bunları da ciddi olarak takdir ediyorum ve hep de ettim. Ha hekimler, sağlık personelleri ezildi korunmadı bir sürü aksayan kısım da var tabi ama bu bir savaşsa bu kaçınılmaz sondu zaten. Yurt dışı demişken mesela gurbetçi hastalarımız yazın bizim hastaneyi resmen talan ediyorlar. Bizde 4 saatte yapılan tetkikler için Fransa'da 3 hafta git gel yaptıklarını ve bunun için en az 400 -500 Euro para harcadıklarını ifade ediyorlar. Biz özel hastane olmamıza rağmen ceplerinden 500 TL bile çıkmıyor. Böbreğinde en ufak ağrı olsa bırakın ameliyat sadece muayene için uçağa binip gelip ilacını alıp dönenler bile var. Yani özetle her iki sistemin de hem iyi hem de kötü tarafları mevcut. Nereden baktığınıza bağlı.
    15 Puan
  19. Giulietta için ben biraz abartı buluyorum bunu ama hastası olan da oluyor. Yoksa aynadan görmek istemediğim yegane araba şu. Tırsıyorum yeminle. Böyle araba mı yapılır
    15 Puan
  20. Geyikler torosu görse ona göre vaziyet alır zaten. İcinde avcı var diye
    14 Puan
  21. Hayvanların doğal ortamlarına konulan gizli kameralar ile canlı yayın izleme fırsatı sunan bir site. https://explore.org/livecams
    14 Puan
  22. Çok bilmişlik.. Aşırı öz güven. Bunun dışında, bakımsız araçlar. Örnek, geçenlerde bir yağmurda trafikte kaldım, aracım durmak istediğimde durmuyor, kalkmak istediğimde patinajda kalıyordu.. Yağmurda resmen buz efekti veriyordu.. Yağmuru görene kadar fark etmemiştim lastiğin bu kadar kötü olduğunu.. Hemen gidip bir takım sıfır lastik aldım..
    13 Puan
  23. Trafik sigortası hariç poliçesi olmayanı Allah esirgesin.. Trafik sigortası bu araca sadece 43,000 lira ödeme yapar. Bu aracın hasarı 43,000 liradan yüksek ise, artan kısım için mağdur araç sahibi veya varsa mağdur aracın kasko şirketi çarpan araç sahibine/sürücüsüne rücu eder. Bu gibi durumlar için, kasko poliçelerindeki ihtiyari mali mesuliyeti yüksek tutmaya özen gösteriyoruz. Kasko tercih edilmiyorsa, trafik poliçesine ek teminat olarak eklenmesini tavsiye ediyoruz. Bunun da yetersiz geleceğini düşündüğümüzde haricen ihtiyari mali mesuliyet poliçeleri yapıyoruz. Trafik sigortası teminat limiti şu şekilde.. Araç başına maddi tazminat 43,000 Kaza başına maddi tazminat 86,000 lira. Sağlık giderleri kişi başına 430,000 Sağlık giderleri kaza başına 2,150,000 Sakatlanma ve ölüm kişi başına 430,000 Sakatlanma ve ölüm kaza başına 2,150,000
    12 Puan
  24. Yetkili serviste triger, gergileri, V kayışı, gergileri ve devirdaim pompasını değiştirmiştim. Teknik olarak her şey yolunda idi.. Ancak, aracın motor sesi arttı. tekrar gittim servise, her şeyin normal olduğunu söylediler. Tabi ki normal değildi. Çağlar'la yaptığımız istişarede motor kulağının bozuk olduğu ve triger değişimi sırasında söküp takılınca yerinden oynadığı bu sebeple sesin arttığı kanaatine vardık.. Bunların sağ üst motor kulağı iki parçadan oluşuyor. armut ve çekiç Genelde armut bozuluyor. Orijinalini 400 liraya buldum ve aldım. taktırdım. Motor sesi eski haline döndü.
    12 Puan
  25. Dur kalk trafik içinde manuel modda, yoğun ama akan trafik içinde S modu, normal akan trafik D konumu. Durk kalk trafikte start stop kapalı olsun bitti
    12 Puan
  26. Merhaba arkadaşlar bugünkü konuğum seat leondu zaten arkadaşım kendisi yıkamacı ve çok özenli yıkıyordu o yüzden haresi yoktu Geçelim fotoğraflara demir tozu yok denecek kadar azdı Kilin durumu Aracın boya durumu herkese nasip olsun [emoji28] direk finallere geçeyim Bi sn öncesinde chemical guys m seal nano tech kullandım üstüne öylesine Meguiars nxt 2.0 attım Neyse finaller
    12 Puan
  27. Merhaba arkadaşlar. Sorunum servise gitmeden çözüldü Allah'a şükür. Start&stop şimdi tıkır tıkır klima açıkken bile çalışıyor. Hiçbir parçada sorun yokmuş arkadaşlar. İstanbul maslakta Atatürk Oto Sanayi Sitesi var. Burada Garaj 58 isminde sadece Peugeot ve Citroën araçların elektrik&elektronik arızalarına bakan bir yer varmış. Bir arkadaşım tavsiye etti. Makineleri felan servis düzeyinde orijinalmiş. Neyse aradım burayı yoğun olduğu için randevu alınıyormuş. Usta gel hallederiz dedi. Sabah 8 de dükkan açılırken vardık oraya. Aracı makineye bağladı önce hiçbir arıza kaydı çıkmadı. Akü durumu felan her şey normal gösteriyor. Usta makineden Start&stop un 20-40 ve 40 kmler üzeri neden devre girmediğini gösteren bir bölüm var oradan da 40 km kısmına girince "şanzıman motorun durmasına izin vermiyor" isimli arıza şak çıktı. Usta şanzıman alıştırması yapılacak dedi. Makine üzerinden yaklaşık 10 dk süren şanzıman alıştırmasını yapınca deneme sürüşüne çıktık. Daha ilk ışıkta Start&stop devreye girdi Böylece Start&stop un bizim araçlarda otomatik şanzıman olanlarda alıştırma yapılmamış veya yarım kalmışsa çalışmadığını da öğrendik.
    12 Puan
  28. 2010 yılında tanıtılan Giulietta, ufak tefek trimler hariç hiç değişiklik görmeden 2021'de bir reklam filminde oynuyor. Hiç görmeyen birine 2021'de çıktı bu araba desek, inanır mı? Rengi de ayrıca güzel. Alfa'nın renk skalası çok iyidir. https://www.youtube.com/watch?v=aP_vl_uqbDQ
    11 Puan
  29. Rota Eskişehir Edirne 555 km 100 110 ile geldim Sabah 5 te yola çıktım İstanbulu 2. Köprüden trafik olmadan rahatça geçtik İstanbula 60 km kala klima açıldı 2 yetişkin bagaj dolu 4.4 ortalama
    11 Puan
  30. Siyaset ise siyaset. Mevcut iktidar aklımız ile oynuyor bitti. Yiyene afiyet olsun yemeyecek olana selamlar olsun Doğalgaz bulduk hikaye araba yaptık hikaye petrol bulduk hikaye süper güç olduk hikaye hep yalan hep dolan
    11 Puan
  31. Bütün herşeyi eşit yapsan adam gelir onun karısı benim karımdan daha güzel der. Toplumsal eşitlikten değil toplumsal ahlaktan kaynaklı durumlar bunlar. Arabama tekme atan da gördüm benden daha çok parası olan birisiydi (nadir bir durum) sorduğumda çok sık yıkıyormuşum biraz gıcık olmuşmuş. Yaptığının yanlış olduğunu anlattık o da ikna oldu. Bu hanım efendiyi de ikna etmek gerekir.
    11 Puan
  32. Vergi var=Gelecek kaygım yok ,kazancım az da olsa yeterli beslenebiliyorum ,tatilimi yapabiliyorum ,işten çıkarılırsam güvenebileceğim kurumlar var..Haksızlığa uğrarsam mahkemeler var ,Gece istediğim saatte sokakta huzur içinde gezebiliyorum ,hormonsuz gıda tüketiyorum ,yöneticilerimin doğru söylediklerine inanıyorum vs....Ayrıca yol yapıyorlar..(Almanya) Vergi var=Yol yapıyorlar..(Türkiye) Kusura bakmayın çok klişe oldu ama son yaşadığımız bir takım şeyler kendimi iyice üvey evlat gibi (başka türlü tabir edecektim aslında) hissettirmeye başladı.. Paylaşımınız için ayrıca teşekkürler..
    11 Puan
  33. Merhaba demeyi unuttuk
    11 Puan
  34. Sırayla gidelim, tank içinde çalışan pompalar az yakıt sebebiyle bozulmaz. Evet ısı oluşur ancak motorun yanması için 150 200 derece gerekir ki araç yürüyen bomba olur. Soğutma pompadan geçen yakıt ile sağlanır ve ister 1ton ister 1kg sonucu çok değiştirmez. İkincisi depo daima dolu olmalı. Acil durumda gram bile lazım oluyor. Başıma geldi biliyorum. 99 depreminde damla mazotun faydası vardı bana.
    11 Puan
  35. Yan camlar 1 numara film idi, bir çılgınlık yapıp ön cama da 0,5 numara film çekildi. Filmlerin markası solar bilmem ne.
    10 Puan
  36. Geçmiş olsun. Güzelce dinlenin. Gündüzün şerri gecenin hayrından iyidir
    10 Puan
  37. bu konuda bilgi kirliliği had safhada. rant güzel ondandır. kesin bilgi aşağıdaki konudadır, bizzat kendim yaptırdım, yaptırana kadar beni de 1 ay uğraştırdılar. kimseye muhtaç değilsiniz kendizin yaptırabilirsiniz. sıralamayı bilirseniz çok da basit. Tabii rakamların ne kadarı eksik ne kadarı şaibeli vs. değişir ancak sizdeki de muhtemlen yılların verdiği bir aşınma. Bulunuduğunz ildeki ilgili üniversiteyi bulmanız kafi. yazıdaki her cümle önemli
    10 Puan
  38. Hem ruh sağılığı, hem beden sağlığı hem ömür uzunluğu açısından görmemeye ve duymamaya çalışın kendi yolunuzda gidin kimseye bulaşmayın şimdi adam vurmak moda aman dikkat emanetsiz gezmiyor gençler ha bir de iki adam yaralaması olmayana, sabıkası olmayana kızlar bakmıyor artık herkesi kendiniz gibi beyefendi sanmayın. İstanbul trafiğinde kuralsızlığın en büyük iki tetikleyicisi bir yapanın yanına kalması iki başkası yapıyor ben de yapayım mantığı... Herkese kazasız, belasız, cezasız ve kavgasız sürüşler dilerim.
    10 Puan
  39. Bazı şeyler para ile değişilmez. Sekiz yaşındaki kızımı sokağa gönül rahatlığıyla salıp, akşam eve gelecek mi telaşı yaşamıyorum. Biliyorum ki o araba yaya geçidinde duracak, biliyorum ki kızım kaza ile yola atlasa bile yoldan geçen şöför bunu hesap edecek, biliyorum ki kızıma kötü gözle bakılmayacak. Kızım isterse pateniyle, isterse bisikleti ile uçsuz bucaksız bisiklet yollarında güvenle seyahat edecek. Bunun kıymetini Türkiye'de yaşayıp da hala kavrayamayan varsa söz boşa. Hele gündemdeki Elmalı davasından sonra... Maddi yanına gelince, 1000 euro geri kalıyor bu bence iyi değil diyenler olmuş. Her faturayı ödedikten sonra yanınıza bu para kalıyorsa ay sonuna bu parayı bitiremezsiniz size o kadar söyleyim. Türkiye'de peynir takliti yapan beyaz bir şey alıp peynir yedim derken burda peynir alışverişinden ciklet parasına İsviçre gravyeri, Comte, Gauda, Emmanter, Cheddar, Parmasan gibi dünya markası peynirler. Yani klasman çok farklı, Hans'ın market alışverişine gittim sözüyle, Hasan'ın market alışverişine gittim sözü sadece ''market'' ortak paydasında buluşuyor. Hasan Hans'ı görse muhtemelen bu alışveriş değil arkadaş, ya siz insan değilsiniz ya biz der 😁 Kimseyi ikna etme gibi derdim yok. Biliyorum ki Almanya o kadar da güzel değil yav yeğenimciler ne yapılsa ikna edilemeyecekler. Üç sene sonra vatanıma döneceğim. Çok sevdiğim vatanım için sadece üzülüyorum. Almanya'da mutlu olduğumu sanmayın, bu üzüntü beni her gün kahrediyor.
    10 Puan
  40. Bitkilerin birer canlı olduğu yıllarca hepimize malum olan,biyoloji derslerinde çokça işlediğimiz bir konu. Ama bitkilerle ilgili olan, lakin pek bilinmeyen bir parapsikolojik etki ve deneyle ilgili konuşacağız. Söz konusu deney 1966’da yalan makinesinin mucidi Cleve Backster tarafından yapıldı. Backster Deneyi Mucit Cleve Backster, ABD’de bu deneyi başlatmak için bir laboratuvardaki bitkilere elektrotlar bağladı. Amaç bitkilerde bir belleğin olup olmadığını öğrenmekti. Bir süre sonra daha güvenli ve daha detaylı bilgiler almak için poligraf verilerini değil,kalp ve beyin elektrotlarını dikkate almaya başladı. Bitkilere su döktüğünde cihazın ibresi aşağı yukarı zikzaklar çizmeye başladı. Halbuki,Backster’in beklentisi ibrenin yukarı doğru haraket edeceği yönündeydi. Kibrit alıp bitkiyi yakmayı düşündüğünde olaylar iyice garip hal almaya başladı. Bitki ibreyi tavan yaptırdı. Çünkü bu olayı Cleve henüz yapmamış,sadece beyninden geçirmişti. Bir gün şehir dışından gelen botanikçi kadın içeri girdiğinde elektrot takılmış tüm bitkilerden hareket tamamen kesildi.Hiçbiri aygıta tepki vermiyordu. Bu sessizlik kadının uçağa binip gittikten 45 dakika sonraya kadar çekti. Backster durumu anlayamadı. Lakin botanikçi kadının bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öğrendiğinde taşlar yerine oturmuştu. Backster bunu “bitkilerin bayılması” olarak nitelendirdi. Bunu kendi açısından ispatlamak için 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. Görevlerden biri gece yarısı gelip laboratuvardaki bitkilerden birini söküp parçalamaktı. Ertesi gün o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde ibrelerin hepsi tavan yapmaya başladı. Cleve Backster ise bunu “bitkilerin çılgınlar gibi bağırması” olarak kaydetti. Bu deneylerle Cleve Backster bitkilerin hafızasının bulunduğu sonuca ulaşmıştı. Kirlian Fotoğrafçılığı yöntemiyle bitkilerin çevresinde kendi yaydıkları enerji alanları bulundu. Bu deneyin sonucu “Bitkisel Psişizm” ismi altında yayınlandı ve çokça ilgi gördü. Kirlian Fotoğrafçılığı Nedir? Kirlian Fotoğrafçılığı’nın resmi tanımı şöyledir: Kirlian fotoğrafçılığı, yüksek voltajlı, yüksek frekanslı, düşük amperli elektrik alanına dayalı aygıtlarla nesnelerden yayılan birtakım ışınımları fotoğrafik olarak saptamayı amaçlayan elektrografik fotoğrafçılık tekniğine verilen addır. Bu teknikle bitkilerde gözlemler yapılmış ve farklı enerji alanları tespit edilmiş. Bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca dünyanın dört bir yanından bilimadamları konu üzerinde çalışmalara başladılar. Sonuçlar akıl almaz. Koparılmış bir yaprak, kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyor. 120 km mesafedeki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor. İnsanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. Aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkilerle de paylaşıyor. Kendisine kötü davranılan bitki üzüntüsünden intihar bile ediyor. Yanındaki bitkinin susuz kalması durumunda kendi suyunu onunla paylaşıyor. Bitkiler, bütün canlılarla iletişim kurma konusunda bizim hayallerimizin ötesinde bir hassasiyete sahip. Her biri doğanın bir parçası. Belki bir gün onları daha iyi anlama imkânımız olursa bize tarihin bütün yaşanmışlıklarını bile anlatabilirler. Avatar filminin esin kaynağı da bu çalışmalar ve elde edilen sonuçları. Bilelim ki dünyanın herhangi bir yerinde bir bitkiye kötü davranılırsa, bütün bitkiler bunu hissediyor. Deneyin Sonucu Deneyin sonucunda böyle bir teori ortaya atıldı. Cleve Backster bu deneyi gerçekleştirdikten sonra çalışmalarını “Journal of Parapsychology”nin 1968 kış sayısında yayınladı. Yayınlanmasından sonra Medical World News dergisi 21 Mart 1969 sayısında Backster’in deneyinden övgüyle söz etmiş ve bu deneyin tamamen bilimsel olduğunu ifade etmiştir. Günümüzde bu deney ve etki hakkında pek bahsedilmese de bilim insanlarının bir kısmı bunun tamamen safsata,bir kısmıysa bilimsel deney olduğunu bildirmekte. Bunun resmi olarak kanıtlanmış ve gerçek olduğunu farzedersek,orman yangınlarından sonra bitkilerin hangi durumda olduğunu düşünmek gerek. Eğer bu etki doğruysa ve bu pekala ağaçlara da aitse,orman yangınları sonrasında kalan ağaçların oksijen verimliliği azalıyor olabilir. Umarız yakın gelecekte resmi ve daha kapsamlı ve ciddi araştırmalarla bu olay araştırılır ve hepimiz gerçekliğe kavuşuruz. Kaynak: Bitkilerin Gizli Yaşamı, Peter Tompkins/Christopher Bird, 1973, Sungur Yayınları, Çev: Sulhi Dölek. Derleyen: Osman Kutlu Bu sene içerisinde bitkilerin insan yaşamına reaksiyon verdiğine 2 kere şahit oldum. Birincisi kullanmadığımız yazlığın bahçesine 15 sene önce babamla ektiğimiz küçük ve tatsız meyveler veren Aşılı Tut ağacının bu sene yazlığa gelişimiz ile dallarından patlarcasına Kara - Beyaz - Pembe tutlar vermesi. Diğeri de Rahmetli olan arkadaşımın aile büyüğü arkasından bahçelerinde ki hiç bir cevizin 3 senedir mahsül vermemesi. İnsanoğlu tüm canlılar içerisinde kendini en zeki ve en üst olarak görür ancak gün geçtikçe ortaya çıkıyor ki en aciz olan biziz. Belki de aciz olduğumuz için doğa bu kadar üzerimize titriyor. Yeşil, Sulak , Eco-Zengin ve Hayvan çığlıklarının eksik olmadığı yarınlarda buluşalım.
    10 Puan
  41. Gelelim vergilendirmeye. Almanya’daki gelir vergisi sisteminin Türkiye’deki vergi sisteminden temel olarak iki noktada ayrıldığını söyleyebilirim. Türkiye’de maaştan kesilen vergi, vergi matrahı belli limitleri geçince daha yüksek bir oranda uygulanır, bu da Ocak ile Aralık ayında farklı maaşlar almaya sebep olur. Almanya’da da hesap benzer şekilde yapılsa da, ödenmesi gereken toplam vergi hesaplanır, 12’ye bölünür ve maaşlardan eşit olarak kesilir. Bu nedenle her ay aynı maaşı alırsınız. Bu sistemle elinize geçecek parayı bildiğiniz için, yılın başından itibaren her ay sabit giderlerinizi düşerek size kalan kısmı hesaplayabilir ve birikim – kredi – yatırım planını daha kolay yapabilirsiniz. Eğer yıl içinde vergisel bir değişiklik olursa ve devlet bir şekilde size borçlu kalırsa, sonraki yılda belgelerle ispatlayarak geri ödeme alabilirsiniz. Benzer şekilde devletin sizden özel bir nedenden dolayı bir alacağı kalırsa, sonraki vergi iade bildiriminde dikkate alınır veya vergi bildirimi yapmadıysanız ilerleyen bir tarihte devlet sizden geriye yönelik bildirim yapmanızı isteyebilir. Brütün nete dönüşümü ise Türkiye’den oldukça farklı diyebilirim. Almanya’da 6 farklı vergi sınıfı bulunuyor. Bunlardan 1 – 3 – 4 ve 5’i açıklayalım. 1. Vergi sınıfı : Bekarlar 3. Vergi sınıfı : Evliler (eşlerden biri çalışmıyor ya da diğerine göre daha az kazanıyor) 4. Vergi sınıfı : Evliler (Eşler eşit ya da yakın kazanıyor) 5. Vergi sınıfı : Evliler (eşlerden biri 3. sınıfa dahilse, daha az kazanan eş bu sınıfı seçmek zorundadır.) Buraya bir link bırakalım. Buradan brüt maaş girerek ve sınıf (Klasse) seçerek hesaplama yapabilirsiniz. https://www.gehalt.de/einkommen/brutto-netto-rechner Önceki mesajda 2020’de Almanya’daki ortalama kazanç brüt 3900 demiştik. Birkaç örnek hesaplama yaparsak : 3900 Euro brüt kazanan bir çalışan, - Bekarsa eline net 2480 Euro geçer. - Evli ama eşi çalışmıyorsa eline net 2785 geçer. - Evli ama eşi çalışıyorsa ve eşi de yaklaşık olarak brüt 3000 kazanıyorsa, çalışan yine 2785 alır ancak eşine 5. vergi sınıfı uygulanır ve eşi 1680 Euro net maaş alır. Yani evin toplam brüt kazancı 6900 Euro iken, net gelir 4465 Euro’dur. Görüldüğü gibi vergilendirme daha çok ev geçindirme olayı ile ilişkilendirilmiş durumda. Bekarsan sorumlulukların az, o nedenle daha çok vergi ödeyeceksin. Evliysen ama eşin çalışmıyorsa tek maaşla iki kişi idare edeceksiniz, daha az kesinti yapılacak. Evlisin ve ikiniz de çalışıyorsunuz, birinizden daha çok vergi kesilecek (kimden olacağını eşler kendileri belirlerler, genelde maaşı düşükten çok kestirilir, oransal bir kesinti olduğu için, toplam hane geliri daha yüksek kalır.) Şimdi giderler konusuna geçebiliriz sanırım 😊
    10 Puan
  42. Bunun yönünü ben geri anlıyorum. Trabzonluyum bizde mantık biraz ters çalışır ama bu kadar da ters çalışmıyordur heralde. Herkes bunu ileri gidiş yönü mü anlıyor şimdi
    10 Puan
  43. Sanayi pozu verdik yine. Bayram sonunda uzunca bir geziye çıkacağım. Kontrollerimizi yaptırdık. İyiyiz iyi. Maşallah 🧿
    9 Puan
  44. Cam filmlerimizi yenilettim...
    9 Puan
  45. Ver coşkuyu.. Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. Orhan Veli Birde pahalılık var diyorlar. baksanıza herşey bedava:)
    9 Puan
  46. Kimseye kural öğretmeye çalışmayın. Düzene uyun. Akıntıya bırakın kendinizi. Korna çalmayarak başlayabilirsiniz. O düzen değişmez.
    9 Puan
  47. Doğru gibi. Birim olarak da bizden çok kazanıyorlar. 2600 net alıp 1500 artırabiliyorlar. Biz 2400 net alıp sadece çay simit alabiliyoruz. Bir işçi iki aylık tasarrufu ile işini görecek bir otomobil alabiliyor. Bizde bir asgari ücretlinin şahin alabilmesi için ya düğün takılarını yada babasından kalan bahçeyi satması gerekiyor.
    9 Puan
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×
×
  • Yeni Oluştur...