Skor Tablosu

  1. Servet Aydın

    Servet Aydın

    Bölüm Sorumlusu


    • Puan

      667

    • İçerik sayısı

      34.597


  2. Mehmet Ozyurek

    Mehmet Ozyurek

    Yönetici


    • Puan

      442

    • İçerik sayısı

      64.092


  3. Çağlar Bayur

    Çağlar Bayur

    Gold Üye


    • Puan

      333

    • İçerik sayısı

      64.647


  4. Sinan Akgöl

    Sinan Akgöl

    Üye


    • Puan

      292

    • İçerik sayısı

      1.312



Popüler İçerik

29-12-2019 'den beri en çok beğeni alan içerik

  1. 33 Puan
    Bilenler bilir, 2008 Focus aracımı satışa çıkarmıştım. O arada kayınbiraderim arabasına kızıp satmıştı. Abi arabayı bana ver dedi. Ben de abi-kardeş ilişkisi dahilinde arabayı ona sattım. (Zaten Focusu satın alırken birlikteydik, arabanın her şeyini bilir.) Neyse 26 Aralık 2019 günü gene kaynımla birlikte internette gördüğüm bu Corolla'ya bakmaya gittik. Araç çok temiz görünüyordu, ancak emmiye sigorta konusunda danıştım, temiz olduğunu öğrenince dosdoğru Dynomoss'tan İsmail beyle görüşüp gittik. Genel eksper ve contanın kaçırıp kaçırmadığı kontrolü yapıldı ve hiç bir sıkıntı olmadığı tespit edilince almaya karar verdim ve pazarlığı bitirdik. Araba sahibi Lpgnin ruhsata işli olmadığını, kendisinin işletip muayene yaptırıp yarın teslim edebileceğini söyledi. Neyse uzatmayayım ayrıntıları, ertesi günü aracın devrini aldım. Araç 2018 model touch donanım, 32000 km. de. üzerinde kışlık lastikleri var, yazlık lastikleri ve advance çelik jantları ile birlikte aldım. Lpg sistemi Atiker gold. Metalik gümüş gri renkli, ışığa göre değişiyor, sanırım sedef boya. Camlar filmli, çalışmayan bir şeyi yok. Yalnız navigasyon yok. Kısaca arabayı çok beğendim. Emmiden stiker istedim, sağ olsun gönderdi, bugün yapıştırdım. Şimdi fotoğraflar.
  2. 31 Puan
    2014 Kasım ayından beri itina ile ilgilenip elimden geldiğince gerekli tüm eklentileri de yaparak zevkle kullandığım ve siz değerli dostlarında beğenisini kazanan Mondeo'm ile bu hafta sonu bir sürpriz yaparak ayrıldık ve hemen yerine yeni Cmax aracımızı aldık. A Mondeo'yu forumdan kardeşim Fatih Keskin'e sattım ve C max'imizide yine forumumuz eski Ankara üyelerinden Bilal Nazlı kardeşimden aldım. Yeni Cmax'imiz Ankara da olunca Fatih'le Ankara da buluşarak satışımızı ve alışımızı gerçekleştirerek evlerimize döndük. Rabbim her üç tarafa da hayırlı uğurlu etsin kaza bela vermesin kimseye... Şimdi bir kaç resimle konuya giriş yapıp aracımı tanıtayım daha sonra detaylı resimleri paylaşırım... 2008 Model 184.800 Km de Cmax Titanium TDCI, sadece sol arka çamurluk da boyası olup başka bir sıkıntısı olmayan araç, buyrun resimlere...
  3. 31 Puan
    Arkadaşımın 2016 model Giulietta'sını satmaya karar verip sen al demesi üzerine bir baktım benimkini satıp bunu almışım, olaylar biraz hızlı gelişti. Giulietta ile ilgili önceki arabanın konusunda uzun uzun yazmıştım zaten, aşağıya linkini koydum okumayanlar için. Bunun farkı üzerine iki makyaj geçirmiş olması, Super ve Spor paketlere sahip olması. Ekstra olarak bi-xenon far, spor süspansiyon, 18" siyah 8C jantlar, yarış tipi alcantara koltuklar, karbon desenli bir takım trimler, brembo güçlendirilmiş fren sistemi, QV direksiyon, elektrikli katlanır ayna vs. var. Donanım olarak cam tavan hariç Giulietta'nın en dolusu. Motor şanzıman aynı, 1.4 Multiair 170PS, TCT şanzıman. Motor Euro5 idi öncekinde, bunda Euro6. Mekanik olarak bir fark yok, sanırım yazılım farklı. Haftaiçi aldım, bugün Zincirlikuyu Birmot'ta 60 bin bakımını yaptırdım, kendi götürdüğüm Motul yağ ile yağ bakımı, v kayışı seti, bujiler değişti. Balatalar da bitmeye yakındı onları ve fren hidroliğini de değiştirdim. Önceki arabadan kalan BMC kutu içi hava filtresini taktırdım. Araba rot-balans için bile yetkili servise gelmiş daha önce, ben de bozmadım bu sefer, gayet de memnun kaldım. Birmot çalışanlarına teşekkürler buradan, Alfa-Lancia-Jeep servisi Fiat'tan ayrı. Bu üç marka da az bulunduğu için küçük-butik bir servis, özel isteklere sıcaklar. Mekanik olarak bir sorunumuz kalmadı gibi, arabanın dışında ilk alındığında yapılan şeffaf kaplama var. Ömrünü doldurmuş, bir ara onu söktürüp seramik yaptıracağım. Onun dışında çok kurcalamayı düşünmüyorum şimdilik. Plakalığı filan değiştiririm bir ara. Sürüş izlenimleri ve 2013 ile farkını biraz daha kullandıktan sonra başka bir yazıda paylaşacağım. Şimdilik fotolar; Biraz hesap makinesiyle çekilmiş gibi oldu ama telafi ederiz sonra. Önceki arabanın konusu;
  4. 27 Puan
    Arabaya lastik lazımdı. Lastikle beraber jantlar için de bir güzellik yapalım, 16 dan 17 ye çıkalım diye yola çıkınca kendimi İstanbul Ramideki bir jant-lastik firmasında buldum. Orjinal Mercedes (borbet) jantı, 2. el olarak aldım. Jantlardan sonra lastikleri de petlas marka 225/50/17 olarak alınca iş balans yaptırıp takmaya kaldı. Dün nihayet fırsat bulup montajı yaptık. Aslında süreç uzun sürdü. Bu süreçte fikir ve yardımlarını esirgemeyen Petrolcüye, Bankacıya, son anda "225/45/17 olmaz, ölçün değişir yanak 50 olmalı" diyen Emmiye, Papa'ya, sayın Vali ve Belediye Başkanı ile Ataşehir Mal Müdürlüğüne teşekkürü borç bilirim. Birkac fotograf koyalim.
  5. 27 Puan
    Mersinin Mezitli ilçesinde ikamet etmekteyim, belediyemizin emekli ve hasta yaşlılara stres atmak, ilgi alanlarını dağıtmak ve bir nebzede olsa kaybolan yeşillik alanları unutturmamak adına bazı ilçelerde yapmış olduğu hobi bahçeleri mevcut. Babam da emekli olunca başvuru yapmıştı ve bir kaç sene bekleme sonucunda bir üyenin ayrılması sonucu sıra kendisine geldi aldı bahçeyi, 64 metrekare içinde eşyalarınızı koyabileceğiniz ufak bir kulübesi ve oturma alanı var. Bizde önceki sahibi bakımsız bırakınca ne var ne yoksa söktük ardından bahçeyi komple belliyerek toprağı havalandırdım, kilit taşlarla alanları ayırıp marul, maydonoz, turp, tere, ıspanak, sarımsak, soğan, karnıbahar ektim ardından bir güzel de damlama sistemi yaptım derken ortaya güzel bir şeyler cıktı. Ardından depoda boşta duran paletlerden de oturma grubu yaparak deri ile kapladım Şimdi boş zamanlarda gidip bir kaç bardak çay içip biraz yeşillik toplayıp geliyoruz, gerçekten dostluklarda güzel bahçede hafta sonları bayanların kısır günleri oluyor Kirası da aylık 40 tl elektrik su parası dahil, neyse birazda resimler konuşsun...
  6. 27 Puan
    Arkadaşlar konu hakkında bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Mesleğim orman mühendisliği ve yaklaşık 22 yıldır ormancılık faaliyetlerinin içerisindeyim. Çevremizde bazı meslekler vardır, bunlar ne kadar az yapılır olsalar da , şehir merkezlerinde işlerini icra ettikleri için ( Çömlekçilik, Çinicilik, Soğuk demircilik, Kalaycılık,v.s., v.s. ) merak etmeseniz dahi dükkanın önünden geçerken bir fikir sahibi olursunuz. Ne yazık ki orman mühendisliği şehirlerden uzak dağ başlarında icra edilen bir meslek olduğu için insanlar bizim ne iş yaptığımızı pek bilmez sadece fikir yürütür. İnsanların ayda yılda bir gidip, ne kadar güzel dedikleri ormanlarda , bu mesleği yapanlar ömür tüketirler. Orman örtüsü, tüm dünyada insan baskısı yüzünden şehirlerden oldukça uzak yerlerdedir. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimlerde hassas bir dengede yürüyen ekosistem, kimi zaman insanların kasıtlı yaktıkları ateş yüzünden, kimi zaman ise yıldırım gibi tabii afetler sonucunda yangın felaketi ile karşı karşıya kalabiliyor. Rüzgar ve Üç harflilerin çift kale maç yaptığı bu yerlerde meydana gelen bir yangını birilerinin fark etmesi, bunu haber vermesi ve buranın tespit edilip ulaşılması tahmin edebileceğiniz üzere uzun süreler alabilmektedir. Üstüne üstlük dağ başında çıkan bu yangını söndürmek hiç de düşünüldüğü kadar kolay değildir. Çünkü yanıcı materyal dediğimiz kuru ağaç gövdeleri, sazlar, otlar, bazen turbalıklar rüzgarında körüklemesi ile öyle bir yanar ki .... 100 mt uzakta aracın boyasını 10 sn de tutuşturur. Nereden mi biliyorum? 2006 yılında Karacabey de meydana gelen ufak çaplı bir yangında, yangından 100 mt uzakta araçla yanmaktan son anda kurtuldum oradan Konumuza dönersek, Avusturalya bir kıta ülke olarak devasa büyüklükte olup nüfüsü sadece 24,6 milyon. Üstüne üstlük nufus şehirlerde yoğunlaşmış durumda. Bunu şöyle düşünelim. Aracınıza bindiniz ve yolculuk yaparken saatte 1 araca rastlıyor veya rastlamıyorsunuz. Her yer çöl, her yer bom boş. Şimdi Türkiye de dahi kırsal alanda çıkan bir yangına müdahalede zorlanırken, bu adamların yangınlara erken müdahale gibi bir şansları malesef pek yok. Yangın öyle bir şey ki, yeni çıkan bir yangını bazen ayağınızla , bazen de bir bardak su ile söndürmek mümkün iken, yayılmış bir yangını yüzlerce itfaiyeci bir araya gelse söndüremezsiniz. Üstüne üstlük uzun bir süredir Avusturalya kuraklık ile mücadele ediyor. Yani bağıl nem çok düşük, her yer barut fıçısı gibi. Teorik olarak ne yapılmalı ? Bu tip büyümüş ve anormal boyutlara ulaşmış yangınlarda, yangının cepheleri ( İlerleme istikametleri) hızlı dozerlerle ( Cat D7 gibi ), yangına uzak bir mesafeden, yüzeydeki yanıcı materyalı uzaklaştırıp şerit açmak sureti ile kesilir. Yangına müdahaleyi, rüzgarın yavaşladığı ve alevlerin pustuğu sabah erken saatlerde yapmak gerekiyor. Su çok önemli, eğer buradaki gibi su kıtlığıda mevcut ise vay halinize. Bazı yangınlara ise pek müdahale edilmez. Örneğin maki tarzı yangınlar aşırı derecede tehlikelidir. Hiç bir şey yapılamaz geçip karşısına sadece seyredersiniz. Müdahale etmek isteyenler 800 dereceyi bulan ve çok hızlı ilerleyen alevlerle tanışır. Konu uzun ve malesef üzücü . Umarım bu uzun yazı kafamızdaki neden sorularına az da olsa bir cevap olabilmiştir. Saygı ve sevgilerimle.
  7. 22 Puan
    Yaş mama çok verme. Haftada bir en fazla. Evsel gıda olarak patates püresi havuç organik yoğurt yağsız et ve tavuk olabilir. Severler. Yavru bir oyuncak almalısın. Peluş ama kaliteli. Kanka oluyorlar. Bi tekir olmayacak sempatiklik olarak. İngiliz kasıntısı olacak. Kilo almaya meyilli. Öğünlere dikkat. Bendeki 2 yaşına girecek. Kuzen oluyorlar
  8. 20 Puan
    Kardeşime hediye olarak 2 aylık erkek british short hair kedi aldım, evdeki muhabbet kuşu ile 5 dakika da arkadaş oldular, daha önce sokak kedisi beslemiştim bir kaç tane. Aldığım gibi iç dış parazitini yaptım, veterinere kayıt oldum aşı vakitleri mesaj gelecek vs, kimliği ve pasaportu haftaya çıkarılacak. Bu kedi cins olduğu için tekir kedilerine göre daha narin oluyorlarmış, besleyenlerden öneriler alabilirmiyim nelere dikkat etmek gerekir. Pro plan mama kullanıyorum.
  9. 20 Puan
    😎 Arkadaşlar merhaba. Hava atmak gibi anlaşılmasın sakın. Affınıza sığınıyorum. Sadece forumu kullanmayı tam olarak bilmiyorum. Bu ilk mesajım. Acemiyim yani. Bu güzel aile ile bir şeyler paylaşmak güzel bir duygu. Herkese saygı ve muhabbetle selamlar
  10. 19 Puan
    Dolma deyince aklınıza öyle bildiğimiz dolma gelmesin Yöresel bir lezzet olan İskilip-Kazan Dolması (Ca dolması da denir) özellikle düğünlerde yenen bir yemek. Asıl kültürü benim bildiğim kadarı ile aşağıdaki gibidir: Düğünlerde bir gün önceden hazırlıklarına başlanır. Etler kazana serilir. içine sac ayağı konur, su eklenir. Üstüne de bir tepsi, onun üstüne de bir çuval (adına ca denir) pirinç. Tepsi suyla temas etmemelidir. Kazanın üst kapak kısmı hamurla macun yapılır, bir delik bırakılır. Üstüne kapağı kapatılır. Büyük kazanlar odun ateşinde ağır ağır 17- 18 saate kadar pişirilir. Sabah namazından sonra konuklar düğün evine gelmeye başlarlar. Önce şehriye çorbası ikram edilir. Sonra büyük tepsilerde alta pilav, üste de büyük didilmiş etler serilerek isteyene et yağını da ekler, sirkeli cacık, torba (süzme) yoğurttan yapılan ayranla servis edilir. Sonrasında ise un helvası ikram edilir. Ben henüz İskilipte bir düğüne katılamadım ama düşünenler Çorum da İskilip Dolma Evini ziyaret edebilir. İşletmelerde ister özel sunum tabağına, isterlerse ortaya sunum isteyebilir. Dün orda tekrar yemek nasip oldu Bu fotoğraflar da ona ait.
  11. 19 Puan
    Kusura bakmayın ama mondeo neden ve niçin seçildi sorusuna öncelikle biraz uzunca hikayemle başlamak istiyorum:) 97 model 1.4 Broadway'ım: EYLÜL 2011:Üniversitede hayalim olan araba sahibi olma düşüncemi van/Erciş'e atanınca 2 ay sonra gerçekleştirmek adına Müdür Yardımcımın Beyaz Güvercinine talip oldum:) Adını kendi koymuştu ben de hatırası adına devam ettim bu adla:)İşte Van Gölü kenarındaki fotorafı,ikincisi ise konteynırlar önündeki fotoğraf.Malum 2011 senesinde van-erciş depremi olunca ercişte sağlam ev kalmadı ve mecburen kışı konteynırda sadece bir ufak elektrik sobası ile geçirdik...Gerçekten çok zorlandık.Ordaki halkın da Allah yardımcısı olsun.Neyse devam edelim: Üniversiteden iki dostumla bu araçla batı karadeniz turunu da gerçekleştirdiğimizi belirteyim. Arada bi geç çalışma problemi dışında sıkıntısı yoktu, bir de araç eğer lpg biterse benzinle öldürsen çalışmazdı:) Kaç ustaya gittimse bu olmaz dedi...Sanırım uzınca yıllar lpgde binilmiş tasarruf adına:) Ha bir de sinop Türkeli kasabası'nın az doğusundaki virajlı denize sıfır olan köy yollarında freni boşalmıştı gezimizde onu da söyemeden geçmeyim.Tamamen Allah korudu çünki o yıllarda orda sel olmuştu ve sinoptan kastamonuya geçmek için kullanılan iç yoldaki köprü kullanılmaz hale gelmiş ve mecburen eskiden kullanılan köy yolundan deniz kenarından gidilecekti.yolda 2-3 karavan aracı dışında araç da görmedim..Aklı başında olan da pek o yola girmezdiya neyse..İşte virajlara 50-60 lı hızlarda girsen uçurumdan uçmaman tamamen nasip olacağı için ha bire fren yapa yapa girdim ve diğer viraja dek hızlanmaya çalıştım yine fren, yine hızlan....derkeeen bi baktım frene basınca aaaa o da ne? Fren tutmuyor gibi bişey..yaklaşık 30-40 km boyunca böyle sürünce ısınmış broadway freni:( Bu broadwayın frenleri tam bir baş belası..Bir kez de Diyarbakıra gitmiştim hasta ziyaretine, dönüşte Erciş'e girmek üzere iken çift şeritli dar bir yolun her iki şeridine de köpek gelmiş öylece duruyor put gibi..ben tabi 100-110 gidiyorum dedim illa birisi çekilir yoldan hızımı yinede 70-80 lere çektim, derken yaklaştığımı farkettim ve korna+uzunları yak-söndür yaptım ama nafile..köpekler put gibi durduğunu gördüm frene kökledim..Ama o sırada birine çarpmak durumunda kalınca elim-ayağım titredi:( Dedim Allah korusun insan yola atlasa demekki bu araç duramayacak..ben artık aşırı bi moral bozukluğu ile yola devam etmek durumunda kaldım ama gerçekten çok kötü bir duygu Allah bi daha göstermesin..O gün dedimki param varken böyle araçlara artık binmeyeceğim..kararımı vermiştim.Bikaç ay sonra sattım.Bir imam aldı,imam 3-4 sene binip satmış beni aradı dedi hocam teşekkür ederim aracın çok temizmiş eğer yine bir aracın varsa ve satacaksan haberim olsun:) Vallahi şaşırdım yalan yok:) Dedim abi elimde megane var ama inan sana gelmez..Broadway temzdi ama megane 2'yi hiç sevmemiştim..Onu da yüklüyorum dışının parlaklığı aldatmasın elektrik vs sıkıntıları çoktu..çözemediğim bir titreme problemi de vardı.unuttuğum daha nice sorunlar:) MEGANE2 den sonra erciş savcısı akrabamdı onun savcı arkadaşı wv polo satıyo dedi..Megane2 beni arabalardan soğutunca dedim ki artık tanıştan araba almam gerek:) Ha iyi de ettim bence çünki en sorunsuz arabam o 2010 model 1.4 comfortline polomdu:) O sırada zaten 4-5 yaşında bir araçtı..Ondan sonra da bi daha öyle yaşı az bir araca binmek nasip olmadı:)Aşağıda fotoğrafı: Direksiyon kılıfını 21 usd ye çinden getirtmiştim:) Cuk diye oturdu.Ayrıca araçta yol bilgisayarı yoktu bende sinyal kolunu antepten istedim.Ve wag com cihazı sipariş edip aktif ettim:)Sis farı taktırdım biraz da panjura kırmızı detay ,krom cam çıtaları vs..fazla bişey yapmaya gerek kalmadan toparlandı araç. Polom iyiydi hoştu ama evlendik ordu-ünye'ye tayin çıktı ve ev almaya karar verince dedim satayım peşinatını veririm.Satınca arabasız duramam diye sene 2016 nın aralık ayında 39750 tlye Ordu'dan bir galerici gelip aldı.Araç hatasızdı lpgyi ben takmıştım,daha 60 bin kmdeydi uzun yolda 4.5 lt yaktığı oluyodu benzinde..Neyse elimde kalan 6900 küsur param ile malum siteye girip araba alınır mı diye bakarken çarşamba'da mazda 323 gördüm aradım baktım 8 bin istiyor dedim 7 binim var başka çıkmaz..Gel gör önce dedi.Gördüm, ama gözümü karartmadan gitmiş olmasam anında geri dönerdim ordan:) Çünki motor beyaz duman atıyo ve subap sesi var..bunları yazmamış ilana ve kaportası dökük..Ama türkiyenin en ucuz ilanları arasında idi kendileri ve km 397 binde:)Neyse daha aldığımız evin taksitleri olacak diye düşünüp mecburen bincez diye aldım 7 bin liraya.Aha şu kendileri: Eveet aklımda deli sorularla aldık..Çevremdeki sorulara nasıl cvp vereceğim diye düşündüm tabi ama en zoru hanıma açıklamaktı ve o işi hallettik,kısa ve net paramız buna yetti:) Bu japon..Bu arıza yapmaz:) Derken bi gün yağmurlu bi günde arka sol koltukta baldız oturuyo ve baktık ki feci şekilde yağmur alıyo öyle ki şemsiye açsan yeri:) Gül gül öldüm..dedim çaresine bakarız dedik ve baktık da şükür:) Kış gelince kalorifer ısıtmadığını fark ettim ve klape motoru mudur derken baktık sıcak-soğuk geçiş yapan kapak kapanmıyo ve onu da kendim hallettim:) Lpg ayarını kendim yapardım vida ile çevirip motor sesini dinleyerek:) Yağını 10w 60 mı koydum hatırlayamadım:) Yağ eksiltme vardı zaten..Bu şekilde tam 11 ay bindim ve başka arıza açmadı.İnanın megane 2 bundan çok fazla açmıştı ve soğutmuştu..Bu araç bende japon sorunsuzluğu simgesi olarak durmakta.Motoru bitik diye alıp 10 bin km yapıp aynı durumda sattığım kişiye söyleyerek 8 e sattım:) Yine Ordu'dan bir galerici aldı:) Vadeyle 12-13 e satmış sonra galiba:) Şunu söyleyim bu dökük mazdayı bile abs ve kliması olsa satmayacaktım...Tamamen çocuğumuz olacağı için klimasız araçta sıkıntı olacak diye sattım:) Mazda sorunsuz bir araç bana göre ama kesinlikle bir d segmenti mondeonun yanından geçemez araba olarak...ha ondan çok daha sorunsuzdur ama konfor,yol tutuş,kasanın ağırlığı falan..bu konularda iyi olduğu söylenemez.İşte bu yüzden elimde avucumda ne varsa ekleyip 97 model ve 3.sahibinden yeterince bakımlı bir araç almak nasip oldu.... VEEEEE MONDEO MK2 KASA 2.0 ZETEC...2017 aralık ayıydı sanırım almam. 212 BİN KMDE DEĞİŞEN YOK. İşte yukarıdaki fotoğraflara bakıp Samsun Bafra'ya araca talip olmaya gittim.. Gruptan Harun abimiz paylaşımları da var araçla ilgili..Abim Allah var gözü gibi bakmış..Elindeki bakım ve arıza faturalarını bana verdi ben toplamadım ama inanın bazı faturalar motor komple yapılmış diye 2500 tl civarı olanı vardı taa kaç yıl öncenin rakamı..Harici 1500 ler,1000 ler,750 ler..ve başka başka faturalar..Motor yapılmış,debriyaj değişmiş,ağır bakım ihtiyacı olmayan bir araç.Yaklaşık 14 yıl boyunca yaptıklarını dosyalamış.Kitapçığı orjinal yedek anahtarı vs.duruyor... Motor testine soktum çünki zetec 2.0 motorların her noktadan motor durumundan emin olmak gerektiğini duymuştum.Zira conta yakan yakana:)Hararet yapan yapana:) Şuanda da mk2 grubuna üyeyim ve ben bu kadar çok conta yakan bir araç grubu yada haberi bile duymadım açıkçası:) Sebebi kimine göre belli kimine göre değil:) Kimi diyo zetec motor böyle kimi diyo kullanıcı hatası vs.neyse biz konumuza dönelim.Testten motor iyi çıktı.Araç zaten güneş yanığından komple boyalıydı biliyodum ama sanayide ufak bi kaportacıya da gösterdim.Kazsı yok,macun yok dıştan boya var dedi.Hatta yanlarda falan da pek boya yok.Şaseler,direklerde hiç boya yok dedi.Şükür eksiklerini pazarlıkla düşüp aldık.Aldığım abime sordum bunun motoru neden yapıldı:) Bi gün köy yolunda hararet yapmış bişey olmaz deyip azcık daha sürdük dedi ve sonuç hüsran:( Neyse ardından tekrar motor üst kısmı tekrar yaptırmış..Nasıl olsa yapılı dedim ve aldım..Ünyeye gitmeden oracıkta fulledim benzini ve ünyede yine fulledim..depo testine göre 5.6 litre benzin yakmıştı..İnanamadım ama yinede depo testi sonuçta:) Gelelim yaptıklarıma sonuçta 97 model istediği kadar bakımlı olsun benim gibi titiz adama yapacak iş çoktu eğer biniciysem... Hemen çatlak olan ön camdan başladım Cama en ucuz Samsun merkez sanırım 400 tl demişti ve hallettik.Zaten epey büyüktü çatlak ve muayeneden geçmeyecekti.. Sonra lpg taktırmaya karar verdim.Abimiz zaten fazla binmediği kmsinden ve tüp takmamasından belliydi..212 bin kmde ilk kez orjinalliği bozulacaktı motorun.. KENDİ LPG AYARIMI KENDİM YAPTIĞIM DOĞRUDUR:) HEM DE YOL AYARI DERLER BUNA. AKL ELEGAND İtalyan sistem denen obdli kiti taktık ve takar takmaz buji değiştik ama ateşleme bobinini değişmeden 1.2.viteste tekleme sorununu halledemedik:( 300 tlye yakın verip değiştik .Aşağıda araçtan çıkan bsg marka bobin:Aslında bobin yeniydi ama marka çok kötü.Ngk aldım yenisini. bobinle sorun halloldu amma yaz geldi klima açık memlekete havzaya gittik..araç dolu tamam ama 136 hp bu boru değil..Havzaya giderken çakallı rampası var orda araç resmen öksürüyo klima açıkken..değilken de zaten hafif belli bi çekiş sıkıntısı var lpg de tabii..DEDİM TAKTIĞIM YERE GİDİP nozzle büyütelim adam büyüttü ve tekrar ayar yaptı 3.viteste 145 leri gördük yol testinde ama orası terme hep düzlük..en yakın rampa en az 50 km uzakta inanın AYARI TAMAMDIR DEDİ AMA BEN HAVZAYA YİNE GİDİNCE YİNE AYNI SORUNU YAŞADIM VE TEKRAR döndüm taktığım yere ama adam yine ayar yapıyo tabiki dükkanda rölantide:( Yol ayarı yapmak gerek dedim ama yapmıyo çevrede yapan yer samsunda vardır diye Samsun'un en meşhur lpgcisine gidip olayı anlattım hocam yolda ayar yaparız yapmaya da ben dükkanı bırakıp o işe gitmemin maliyeti çok olur fiyatını duyunca bırakır dönersin dedi:( İçimden çok şey geçti ama sustum!!! Yazıklar olsun dedim koca samsuna yakışan usta yok diye.. Hoop o sinirle hemen lpg forumuna üye olursun Sedat...Orda sağolsun yardımcı olan Merzifonlu bi astsubay abim çıktı ayrıca başkları da destek verdi ve 1-2 hafta o forumda saatlerimi günlerimi harcayıp lpg kablomu onların cesaret vermesiyle istedim ve gelince torque pro programı yükleyip obd elm 327 cihazını aracın obd girişine takıp çıktım yola...Ayar yapmadan önce o anki ayarın değerlerine baktım ve yaklaşık olarak araç %30 fakir karışımdaydı ve arıza lambası bile yakmamıştı.Hemen gruba obd cihazından okuduğum LTFT+STFT=yaklaşık olarak 32 li değerleri sordum ve onlardan lpg ayarımın %32 civarı fakirde olduğunu teyit ettim..Bu aslında berbat bi ayar demekti.Yani dükkanda rölantide iken aracın sadece rölantide çalışması esasıyla yapılan ayarın çok yanıltıcı olabildiğine şahit oldum.(Bu arada bu olay her araç için illa böyle olacak diye de kaide yok; yani bazen rölantide iken yapılan ayar da iş görebiliyor ama bizim araçlar 2.0 zetec ve sanırım farklı bir motor tipi yapısı var ve kolayca ayarı tutturmak kolay olmuyo) Aracı yaklaşık 1-2 saat kullandım ve rampa çıkarken,klima açıkken vb her türlü şartta ve devirde kullanırken laptop ekranımın ekran kaydını aldım(lpg forumundan öğrendim bunu) ve daha sonra park edip kayıtları izleyerek lpg haritamı bazı yerlerde %15 bazısında %30 larda zenginleştirdim..Hemen her devirde lpg fakir kalıyordu zaten...Ardından memlekete Havzaya gitmek nasip olunca 5.vites 120 ile girdiğim rampadan hiç bi çekiş kaybı olmadan lpg ile 120 li hızlarda yine çıkabildiğim için yaptığım ayardan daha da emin oldum..Şuan ayar yapalı 21 bin km oldu ve hala kendi yaptığım ayar ile kullanıyorum ve lpg kaynaklı hiç bisorun yaşamadım. V KAYIŞI KOPMASI:BENİ İKİ GÜN DELİ EDEN USTANIN SENTE TUTTURAMAMASI SIKINTIM!! Yaz tatili oldu.Aracımın v kayışından bi ses duydum ve duyar duymaz bize en yakın büyük ilçe olan merzifona yola koyuldum orda Emek oto var bilenler bilir oranın sayılı(sözde) ustalarındanmış kendileri...Yolda v kayışı bir anda koptu ve araç aküsü şarj etmeyi bıraktı arıza ışığı yaktı ve 1.5 km kadar sonra ben zaten sanayiide oldum.çektim Merzifon Emek Oto'ya hoşgeldin vs.incelendi hocam bu kayış devirdaim su kaçırdığı için ıslanıp kopmuş dedi ama hiç su eksiltme tespit etmemiştim.Neyse olabilir deyip ustaya ne yapmam gerektiğini sordum.Değişcez devirdaimi dedi...Olur dedim.Ama triger değişmeden olmaz dedi.Nasıl olsa triger sökülecek dedi.Triger değişeli daha 20 bin km olmuştu istemedim ama triger rulmanının iyi durumda olmadığını ve 20 bin km önce değiştiğinden emin olup olmadığımı sordu!! Mecburen itimat edip değiş dedik.İşlemler bitti ama racın alt devirlerdeki hızlanma ve akıp gitme olayı yok olmuştu...Döndüm ustaya anlattım hocam sen kullan sıkıntı olursa burdayız dedi ve Havza'ya gittim.Üst hızlarda hiç bi fark yok ama 1 ve 2.viteste kesilikle anlaşılır fark vardı ve havza da kullanırken 1.viteste araç bi iki kez de stop etti...Etmemesi için epey gazlayarak kullanmak gerekiyodu ve canım sıkıldı.Aradım ustayı ama bizle ilgili olamaz dedi.İkinci gün Fatsadaki ustamı arayıp olan biteni anlatınca hocam senteyi tutturamamıştır triger değişince dedi.Ve git ustaya tekrar aç bak senteye dememi istedi.Neyse gittim meşhur Emek Oto'ya dedim sente tutmamış olabilir hepimiz insanız dedim ben aracımı tanırım abi sökelim bakalım sentesi tutmuş ise tekrar sokme takma paranı veririm deyince bana ben bmw x5 in turbosunu tamir ediyorum vs demez mi!!!Artistlikten başka bişey değildi tavrı.Olabilir abi ama ben aracımı tanıyorum dedim.BAna 15 liralık arabası var 15 liralık laf ediyo da demez mi???Çıktım servisin patronunu buldum ve yaptığının terbiyesizlik olduğunu bana bunları diyemeyeceğini belirttim ve patron bana sakin olmamı sıkıntımın hallolacağını belirtti ve ordaki diğer ustayı arayarak söktürdü trigeri.Senteye bi baktık sente kayık!!!Açan usta bile hocam helal olsun aracını ne kadar iyi tanıyomuşsun dedi.Abi insanız hata yapılır ama hatayı yapmayacağını sanmak hata dedim...Neyse diğer usta bu sefer bu aracın önceden de sentesi kayıkmış ben eski ayar neyse ona göre taktım! demez mi? Gülermisin ağlar mısın bu duruma???Abi önceden kayıksa bile sen sökünce kontrol etmeden takamazsın!dedim..neyse sonuçta araç sentesi yapılarak toplandı şükür eskisi gibi oldu ve ben bir daha o dükkana uğramamaya karar vererek yola çıktım...Aşağıda sente ayarı yapılırken: 3-4 ay sonra 15 tatilde Samsun Merkez'de iken araç çekmemeye başladı ateşleme arızası sanıp samsunda Euro Ford Servis'e çektim adamlar dükkana girince stop et dedi ettim.Çalıştır dedi ama araç çalışmıyo! Kompresör ölçtüler ve hocam iki silindir çalışmıyo yani motor gitmiş dediler.Beni bi aldı telaş..Yani bu aracın motor yapımının 5-6 bin tl den başlayıp 12-13 e gittiğini okumuştumya hani ondan:)Abi nasıl olur falan derken kabullendim olayı ve cumartesi akşam üzeriydi bu vakitler.Abi masraf nolur dedim.Pazartesi açar bakarız ama en az 2500 tl eğer sadece silindir kapak contası ise!!!Artı şeyler çıkacaktır muhakkak dedi bende fatsadaki ustamı arayıp olan biteni anlatınca hocam dedi açmadan bişey demek yanlış olmuş.Belkide 1500 tl ye bile olur dedi.Ama ortalama 2000 tl olacağını söyledi ve çekiciye atıp en azından tanıdığım ustam daha güzel toplar dedim ve 96 km uzağa çekiciye 300 tl verip bende atladım çekiciye.Ustam açtı baktı kapak contası yanık değil ama yarılmış hocam dedi...Neden olur lpg yapar mı dedim.kesinlikle değil lpg dedi.Lpg olsa subap yanar dedi ve böyle bi sıkıntı olmadığını ama eskiden motor yapılırken düzgün rektefe yapılmamış ise olabileceğini belirtti.Derken kapak söküldü ben hiç kapak görmemiştim bi de 2.0 motor olunca epey büyük geldi.Hocam dedi rektefeciye götürt orda bakıldı Samsun merkeze yine kapakçıya gidip çatlak testine girmesinin gerektiğini ve eğer bu testten geçerse rektefeyi yine fatsada yapacaklarını ve sorunsuzca binecebileceğimi belirtti.Attık komşunun bagaja mptoru ve aklımda deli sorularla yola çıktım dedim kapak çatlaksa zaten kapağın sıfırı üretilmiyo çıkma bulsak onun da illaki başka sıkıntıları olacak falan..Yani araçtan soğur gibi oldum ama Allah büyüktür deyip çatlakçıya vardık.Sağolsun hemencecik makineye soktu ve testten başarıyla geçince nasıl sevindim adama vallahi bahşiş verecektim nerdeyse:) 150 tl çatlak testi parasını verip bastık fatsaya vardık.Kapak contası+manifold contası elring marka en iyisi denip istedik+16 adet subap lasitiği de değişti.Aracın rektefesi falan derken 2100 liraya motor yağı+filtesi+hava filtresi dahil toplandı.İlk marşı ve testi ustayla yaptık şükür ne sente ne başka sıkıntı olmadı.faturalar aşağıda: not: devamı 2.mesajda olacak buraya kadar ara verelim:)
  12. 19 Puan
    Merhaba, 35 yıldır yollarda, arabama binenlerin hemen uyuduğu, Allah'a şükür sürtme dışında büyük kazası olmayan herkesin takdir ettiği bir sürücüyüm. Son zamanlarda bir yerden bir yere trafik sorunu yaşamadan gidemiyorum. Banamı bir şey oldu insanlarmı garipleşti anlamıyorum. Yolu kapatarak park yapan, insanların korna çalmasını umursamayan bayanlardan, garip şekilde şerit değiştiren, en sağdan en sola atlayan, ölümüne hızlı araç kullanan, en solda çok yavaş giden, durduk yere korna çalan, küfür eden, güçlünün güçsüze saldırdığı ilk çağ dönemine giden bir toplummu oluyoruz. Inanın trafiğe çıkmak istemiyorum. Ankarada hiç sorun yaşamadan 3-5 km yol gidemez hale geldik. Sizde aynı sıkıntıları yaşıyormusunuz merak ediyorum. Nasıl bir toplum olduk, nereye gidiyoruz, sizce sebepleri nedir. Selamlar.
  13. 18 Puan
  14. 18 Puan
    Arkadaşlar merhaba , 1 haftalık zorlu süreç mutlu bitti Fatih Keskin abimin kayınpederinin aracı bütün tarafıma geçti. Bu süreçte bana yardımcı olan ; Fatih abiye , Çağlar abiye ve Osman ustaya sonsuz teşekkürler [emoji4] Aracımız 2008 model 1.5 Dci 163.000 kilometrede en boş modeli ama sisi var
  15. 18 Puan
    Eğitim kültürü, kültür ise eğitimi etkiliyor. Ne yazık ki bir kısır döngü içine girdik. Eğitilmedikçe kültürsüzleşiyor, kültürsüzleştikçe daha da eğitilemiyoruz. Hoş, insanlar da artık eğitilmek ve kültürlenmek istemiyor gibiler. Ne kadar nobran olursan o kadar hürmet görüyorsunuz. Edimsel koşullanma... Ödül-ceza ilişkisi, organizmanın bir sonraki hareketini belirliyor. Okulun en serserisi en güzel kızıyla çıkıyor, en psikopatı en çok saygıyı görüyor, vergi kaçıran affediliyor, çok bağıran çok haklı olup, çok çalan çok itibar görüyorsa bizim de trafikte anormal davranışlar gözlemlememiz sıradan olur. Allah sonumuzu hayretsin.
  16. 17 Puan
    Arkadaşlar ne attığımı bile karıştırdım nerdeyse ben karanlıkta olsa final çektim onlara geçeyim 80-90 saatimi aldı tüm noktalara değdim folyo çektim elektirik aksamını elden geçirdim göstegerler vs sahibi ayak aydınlatması taktım park sensörü geri görüş kamerası vs baya bi uğraştırdı kapı fitilleri tek tek söküldü temizlendi yaptıklarımın yarısını ancak resimleyebildim daha da iç temizlik yapmam muhtemelen Torpido daki su damlası gibi lekeler New car smell den olan lekeler sildim onlarıda çekmemişim Şöyle son galeriden bulduklarımı da atayım Arkadaşlar okuduğunuz ve değerli yorumlarınız için teşekkür ediyorum eğer elinize 99 palio geliree motor hariç heryerini sorabilirsiniz çünkü motor hariç hep söktüm ufak tefek öncesi tam sonrası fotoğraflar yoksa araya karışmıştır çünkü detay fırçası arkasına buhar işlemi yapıyorum bazen onların olmadığı fotoğraflar gördüm ancak öylece bırakmayacağımı tahmin edersimiz saygılarımılar Baya bi karıştırdım gibi ama önceki konulardan olaya hakimsiniz [emoji4][emoji4]
  17. 17 Puan
    Arabayı alalı üç ay oluyor, aslında yeni hevesi ile hemen konu açmayı düşündüm ama sonradan vazgeçtim. Araba hakkında biraz tecrübe edinip almayı düşünenlerede faydalı olsun istedim. Yakın zamanda 2015 model 1.4tdi vw polo almıştım ama 3 silindirli dizel motoru beni hiç tatmin etmemişti performans olarak iyi olsada titreşimi sesi ve aracın uzun vites oranlarıyla keyifli bir sürüş hissi yoktu bende kısa zamanda satıp bu sefer otomatik bir araçlara bakmaya başladım. Şanzıman ile kötü bir sürpriz yaşamamak ve lpg ile uyumlu olmasından dolayı civic almaya karar verdim. İzmirde birkaç arabaya baktım ilanlarda güzel gözükselerde araç başına gidince hep soğudum genelde genç kişiler kullanmış ve çok fazla görsel kusurları olan araçlardı. Araç ararken hep elegance paket olarak filtreliyordum birgün paket seçmeyi unutmuşum ve şuan aldığım aracı gördüm ve evime çok yakın bir yerde olduğu için görmek istedim ve kapora verip eve döndüm Araç 2013 model premium paket 92bin km de değişen yok sadece sağ marşpiyelde boya var onun onarımı da yetkili serviste yapılmış. Hız sabitleyici, otomatik far sensörü, yağmur sensörü digital klima 8 airbag gibi en temel donanımlar varken 4 cam otomatiğinin ve kumandadan cam kapatma fonksiyonunun olamamasını aklım almıyor Japonların kafa başka çalışıyor.Elegance paketten farkı sunroof ısıtmalı koltuklar ve xenon far olmaması.Bu farklardan dolayı 8bin TL daha ucuza aldım elegance pakete oranla. Araca LPG 60bin km’de takılmış. Arabayı aldıktan sonra cam filmi bagaj spoileri led ampul ve zorunlu panjur modifiyesi yaptım (tırnakları kırılmış) panjur nikelaji siyah folyo kaplı istediğim zaman sökebilirim. Aslında body kit de yaptırmayı düşündüm bir ara ama sonradan vazgeçtim arkadaşımda fd6 var sürtmediği yer kalmadı. Japon arabaları hep sorunsuz oluşları ile ün yapmışlar ama aslında çokta sorunsuz değiller bunu alınca daha iyi anlıyorsunuz. FB7 lerde kronik olan soğuk havalarda marş basarken cırtlama sesi, klima fan motoru sesi, motor soğukken v kayışı gergi kütüğünden gelen hırıltı, park ederken direksiyonu sağa sola çevirirken gelen ince ses vtec teklemesi dedikleri bir olay (servisin uydurma ismi) ve belki aklıma şuan gelmeyen sorunların hepsi benim aracımdada mevcut. Hiçbiri yolda bırakmasada benim gibi arabasını dinleyen takıntılı olan insanları rahatsız edecektir. Sürüş deneyimlerime gelecek olursak ilk benzinli arabam olduğu için motorun sessizliği ve pürüzsüz çalışması çok hoşuma gitti. Tork konvertörlü şanzımanın ilk kalkış hissi çok güzel sıkışık trafikte kullanmakta çok keyifli. Fakat 1.6 atmosferik ve tork konvertörlü şanzımanında etkisiyle ani hızlanmalar ve yokuşlarda hep bir tatminsizlik hissi oluşuyor. Eski dizel araçlarımla 5. viteste zorlanmadan çıktığım rampalarda 3. vitese düşmesine hala alışamadım.Direksiyonda kulakçıklar var d modunda aracın vites tercihini beğenmezseniz büyültüp küçükte biliyorsunuz 10 saniye sonra tekrar otomatik moda geçiyor s modunda ise kontrol tamamen sizde müdahale etmezseniz kesiciye bile giriyor Aracın 0-100 ü çok canlı gelmesede 100-200 istekliliği hoşuma gidiyor açıkçası. Ayrıca 3bin devirdede 150km hızda gittiği için uzun yolda motor sesi rahatsız etmiyor. Ama yol sesi bu güzel özelliği törpülüyor. Araçtaki yol sesi her hızda var hızlandıkça doğru orantılı olarak gitmiyor parelel bir şekilde yani yavaş giderkende mevcut ama yüksek hızlardada katlanmıyor benzer seviyede kalıyor. Kısık seste müzik dinlemek bu yol gürültüsünden dolayı zevk vermiyor. Ses sistemi de çok iyi değil uygun bir zamanda değiştirmeyi düşünüyorum. Direksiyon ve fren hislerini gerçekten başarılı buldum yol tutuşuda gayet iyi daha vsa nın devreye girdiğini görmedim ama poloda 3 4 kez şahit olmuştum. Süspansiyon olarak bence yeterli konforda sönümleme yapıyor ama bu sönümlemeyi yaparken kabinde fazla ses oluşuyor ucuz araba hissi veriyor polodan sonra konforlu gelsede kabin içindeki ses rahatsız etti. Ayrıca aracın sacı bana göre çok ince özellikle ön çamurluklar... Kaputu açınca yan tarafları gizlememişler el hemen çamurluk sacına uzanıyor ve inceliğini görünce ucuz basit bir araba hissine kapılıyorsunuz Bagaj kapağı çok hafif biraz hızlı kapattığınızda elinizde kalacakmış hissi veriyor. Tampon birleşim yerleri hassas en ufak dokunmada ayarı kaçıyor. Bütün olumsuzluklarına rağmen aracı sevdim değişik bir sürüş hazzı var yalıtım olarak biraz daha iyi olsaydı keşke o zaman sürüş zevki katlanırdı. Son olarak yakıt tüketimine gelirsek şehir içi 9-10 lt lpg yakıyor uzun yolda 7-8 lt arası. Eğer çok sıkışık trafik olursa 11-12 litreleride rahat görecek kapasitede. Araçta econ modu var bunun yakıta etkisini çok göremedim ama sürüş karakterini çok etkiliyor daha düşük devirde vites değiştiriyor gaz pedalı tepkisi azalıyor hemen vites düşürmüyor hız sabitleyiciyi açtığınızda yokuşlarda set ettiğiniz hızdan 6-7 km kadar yavaşlamasına izin veriyor dahada yavaşlarsa vites düşürüyor ayrıca sabitleyiciden hızı arttırmak isterseniz bir bir hızlanıyor tam ali darbaz mod buraya kadar okuyan varmıdır biliyorum çok uzattım sanırım bir iki resim paylaşayım en iyisi...
  18. 17 Puan
    Ayrıca kucakta çocuk taşımamak lazım. Koltuk ya da yükseltici olması emniyet kemeri düzenleyici kullanmak lazım. Kimse önemsemiyor bu söylediklerimi. Kızım artık büyüdüğü için koltuğa sığmıyordu. Ben de koltuk yükseltici ve emniyet kemeri düzenleyici aldım. Öğretmen odasındaki arkadaşlar uzaylı gibi baktılar bana. Ne gerek var ben bu zamana kadar hiç koltuk almadım hiç te birşey olmadı gibi laflar ettiler. Ben de olursa bir kere olur onda da pişman olursunuz dedim. Ben önlem alıyorum dedim. İnsanların bunlara ihtiyacının olduğunu anlaması için başına birşeyler gelmesi gerekiyor galiba.
  19. 17 Puan
    2018 Mayıs ayında aldığım benzinli otomatik Focus'la geçen hafta vedalaştık. Forumda sorduğum üzere suv bir araç düşünüyordum. Önce kokpitini çok sevdiğim 3008'lere baktım, istediğim motor donanım kombinasyonu fiyat olarak arşa çıktığı için, Jeep Renegade'lere yöneldim dışı ne kadar hoşuma gittiyse (ki önceden kiralayıp test etmiştim) içi bir o kadar dar geldi. Sonra Tucson T-GDI hevesi peydah oldu. Araç yakıt tüketimi dışında istediğim her şeyi karşılıyordu, fakat 12-13 litre tüketimler borçla alacağım bir araç için bol bol garajda yatma anlamı taşıyordu. Nihayet önceden Elegance göçüklü Fc5 kullanıcısı olarak piyasada alabileceğim en makul kombinasyon, yine Fc5 tüplü Executive Civic oldu. Araç 2018 model 19 çıkışlı. Executive donanım 10 binde, fabrikasyon Lpg li, tek çamurluk boyalı, Cvt şanzıman, F1 vites, anahtarsız giriş ve katlanır ayna makyajlı. Hayalet gösterge, led far, deri koltuklar, anahtarsız çalıştırma, navigasyon Elegance a göre artı donanımlar. Lpg göstergesi ekranda mevcut ayrıca makyajdan ötürü lpg ile yakıt tüketimi ve kalan menzil yine ekranda görülebiliyor. F1 yazılımsal fakat ani hızlanma ya da motor freni için gayet güzel çalılıyor. S Modunda sürekli F1 kullanılabilirken D konununda 10 sn sonra tekrar devreden çıkıyor, o aralıkta gelen hızlanma gayet yeterli. Lpg tüketimi şehir içi Ankara trafiği 9-9.5 litre pompa hesabı. 20 bin km lerde 8 lt yakalamak gayet mümkün. Önceki Fc5 de uzun yol 110 km ortalama ile 1000 km de sadece 60 lt lpg tüketimi yakalamıştım. Araç diğer tüm özelliklerinin yanında gerçekten ekonomik. Vergi, bakım, sigorta, kasko masrafları yakıt tüketimi ile domine edilebiliyor. Direksiyon hissiyatı gayet premium, kokpit segmentine göre yine üst seviye, sürüş pozisyonu alçak, konfor yine segmentine göre gayet başarılı. Diz ve baş mesafesi ile bagaj hacmi d segmente göz kırpacak kadar iyi. Trim sesi yok, yalıtım kuvvetli. Olumsuz tarafları koltuklar çok kaliteli değil yıpranmaya müsait, araç alçak garaj girişlerinde sorun çıkarabiliyor, benim gibi seveni az olduğu için cvt şanzıman yine eksi yazılabilir. Kısa led far aydınlatma bir tık iyi olabilirdi. Hayalet gösterge zenginleştirilebilirdi. Lpg enjektör sesi Prinse göre yüksek bazen dizel havası verebiliyor. Bagaj kapağı dandik, hafif ve yükleme ağızı biraz dar. Atmosferik motor, cvt şanzıman ve Lpg benim gibi yüksek performans beklentisi olmayan, yakıt ekonomisi ve sürüş konforu arayan biri için gayet iyi bir kombinasyon. Aile kullanımına uygun oluşu ve ikinci el performansı da devreye girince tercihimiz bu yönde oldu. Araç tercihleri arasında fc5 olanlar için kişisel görüşlerim bu yöndedir. Bu da Fatih Evcin'den Abime aldığımız abi Civic.
  20. 16 Puan
    Merhaba arkadaşlar aslında işlemler bittiğinde konusunu açacaktım ancak ya fotoğraf çekmeyi unutuyorum ya zaman kalmıyor en iyisimi foruma konuyu açıp toplarken forumdan bakıp bunları da çekerim diye düşündüm ilk bölümü atıyorum fotoğraflar karışık olabilir ama kafanızda aracı görünce zaten hep bütünleşecek Aracın ilk hallerine geçeyim 99 model sanırım ilk temizliği oluyor İç durumu içler acısı dış durumu ayrı bir içler acısı olan aracı sökmeye başlıyoruz Burda bir konuya değineyim arkadaşlar palio makyajsız kasası koltukları sökerken dikkat etmeniz gereken tüm civataları söktükten sonra direk gelmiyor koltuğun içinde koltuk rayına takılan bir tırnak var tornavida yardımı ile tırnağı içine doğru itmezseniz kesinlikle gelmiyor koltuk Arka koltuklar standart normal sökülüyor Burdaki yerden kurtarınca geliyor arka koltuk Devam edelim sökmeye Söktükçe sökesim geldi Trim aksamları vb herşeyi söktüm Devam ediyoruz koltukların hepsini taban ve tavanı içini çıplak hale getirene kadar söküyoruz Fotoğraflarda sökerken denk geldikleirmde var konu bütünlülüğü yok gibi ama sökmeye devam edip gördüklerim [emoji2] Araçta yıllarca sigara içilmiş ki tavanı temizlerken bezden akan sarı sarı sulardan anlamak zor olmadı [emoji55] Taban halısını sökerken baya naz yapan bagaj ama kolu altında yıldız vida var ancak halatını plastikten kurtarmak oldukça zaman aldı El tutamakları arkada 2 tavan tapası tam orta kısımda 2 plastik pul önde tavan aydınlatması ve makyaj aynalarını söküp tavanı alıyorsunuz Bu fotoğraf ile bittiğini sanıyorsanız sökmenin yanılıyorsunuz [emoji2][emoji2] Açıklamasını yazıp fotoğrafları seçeyim [emoji4]ön arka cam silecekleri, yan aynaları ve motor ile cam arasındaki ızagarayı boyamak üzere söküyoruz ızgara altının ne kadar kirli olduğunu koluma bulaşmasın diye topladığım (hızlıca) kirlerden görebilirsiniz Tavan ampülünü söktükten sonraki görüntü Alttan civatayı çıkarıp anteni söküyoruz Arka sileceği sökmek basit önlerde o şekilde Plastik kapağı kaldırıp civatayı sökünce arka silecek yerinden çıkıyor Devam edelim Bahsettiğim ızgara [emoji2] Havalandırma kanallarını sökmeye başladım Delikli yerlerden kurtarınca sökmesi çok basit Orta kısıma geçiyordum tam hatırlamıyorum kontağı çevirdim bir nedenden birde ne göreyim kalorifer aydınlatma ışıkları sönük hemen bi bakayım diye söktüm Fabrikanın taktığı ampüller ömrünü yitirmiş Tabiki söküyorum Artık hepsi yanıyor [emoji18][emoji18] Aynı şekilde gösterge de yanmayınca orayıda söküyorum İlk önce teyp kısmını Havalandırma kanalları vs derken göstergeye geliyorum parmağım ile gösterdiğim yerdeki vidayı sökmeden göstergeye ulaşılamıyor Göstergenin ilk hali yine bir çok patlak ampül Göstergeyi çıkarmak için plastik çerçevesini söktüm etrafındaki sonrasında ise km halatı var arkada soketli anca el zor giriyor sol havalandırma kanalından sokuyorum elimi biraz zorlanarak da olsa söküyorum Sökmeden önce biraz eğleneyim dedim [emoji2][emoji2] Önce kadranı sona dayadım sonra Türkiye şartlarında çok zor olan depoyu fulledim Arkadaşlar km halatını söktükten sonra arkada soketler var onları sökünce gösterge tamamen boşa çıkıyor ön camını ise yanındaki tırnakları sökerek çıkarıyoruz Ve ampüllerini değiştiriyoruz Gösterge ve kalorifer sonucu Çok sistemli ilerlediğimi söyleyemem gözüme çarpanlara sıra vs dinlemeden daldım Biraz boya yapalım sünger zımpara astar boya mat vernik Yan aynaların ilk hali malum [emoji2]
  21. 16 Puan
    Keşke Servet abinin kedisi olsaydım. Kedi benden iyi besleniyor 🐅
  22. 16 Puan
    Sanırım bizlerinde ıleriki yaşlardaki durumumuz
  23. 16 Puan
    Yerli otomobil fabrikası kurulup bantları görene kadar bu konuyu kapatıyorum arkadaşlar.
  24. 15 Puan
    Ailecek aldığımız karar ile kredi kartlarımızı kullanıma kapatıyoruz. Acil durumlar için 1 adet kart tutucaz. Ama kesinlikle arabanın gazını dahi nakit ödeme üsülü ile devam edeceğiz. Kredi kartlarının yarattığı hayali alım gücü , bizi perişan edecek. Son pişmanlıkda fayda etmiyor. Bu ay içinde tüm kredi kartlarımdaki borcları tasaruflarımı kullanarak kapatıcağım. Son 2 aydır nakit ödemenin denemelerini yapıyoruz. Oldukca başarılı olduğunu gördük. Son 3 yıldır kredi karti ile işlerimi görüyordum. Harcamaların takibinde çok faydası oluyordu. Ama lakin bir noktadan sonra farkında olmadan kartın şiştiğini gördüm. Benim kadar tutumlusuda yoktur, nasıl olduysa zehir beni etkilemiş. abur cubur, ıvır zıvır için para harçıyarak yüklü sayılacak bir borç yaptım. SOn 6 aydırda bu borcu kapatmak için çabaladım. Faizin faizini ödeye ödeye , bu borç hiç bir zaman kapanmadı. Yaptığım tasarruflarda faiz ödeyerek eriyordu. Ev muhasebesini, 365 gün içerinde allak bullak ettik. Oysaki hiç acil durum harcamamız da yoktu. Geri gönüp baktığımda 2018 temmuzdan beri hızla artan fiyatlara, ekonomi krize rağmen kendimi tutmak yerine , aynı hızda harcamalarımı artırınca, ağustos 2019 tarihinden itibaren nakit para kapasitemin tamamını kredi kartı borcu ödemeye dönmesi bizi sıkıntıya soktu. Ağustosdan beri kurtarma eylemleri yapıp durdum. Fakat tüm o kurtardığım tasarruflarda, nasıl olduğunu anlamadan erittim. Tasarruf yapmak için Yaz tatilinde Sivas yolculuğu yapmadım. Tahmini 300 tl yakıt parasını borç öderim derken, durduk yere Pendikte ve Çekmeköy de 2 trafik cezası yedim. Hepsi gitti. Dün akşam aldığımız aile kararımımız arkasında durabilmek için, dahada bağlayıcı olması adına burada paylaşıyorum. Sözünden dönmek istemiyorum. Bu ay içinde tüm kredi kartlarının borçlarını tamamını kapatıp %99 oranında nakite dönmeyi ( mtv , kasko, vs gibi işler için kredi kartı gerekiyor) planlıyorum. Varsa içinde kredi kartı olmayan "ABİ" tavsiyesi dinlemek isterim.
  25. 15 Puan
    Arabada iş yaparken havya lazım olduğunda ya parçayı alıp eve götürüyordum, mümkün değilse uzatma ile işimi yapıyordum. 12v havya aramaya karar verdim. Meşhur Ts-100 havyanın fiyatları alıp başını gittiği için onu baştan eledim. İnternette 30 liraya satılan usb havyadan satın aldım. Powerbank ile kullanıyordum. Fakat kontrolsüz, ısı ayarından bahsetmiyorum. 2.1 amper verince kor gibi oluyor. 500 ma ile normal çalışıyor . En sonunda patladı. Çakmaklığa takılanlardan aldım.40 TL . Oda ısınmak bilmiyor. Ve yine aracın ya aküsüne yakın veya çakmaklığa yakın olmanız gerekiyor. Gazlı havya almaya karar vermişken. Googleda 12v havya yazınca önüme ZD-927 diye bir model geldi. Sağolsun birisi içinide sökmüş. İçerisinde sadece trafo var. 220v ac- 14 v dc yapıyor. 14 v 450 derece sıcaklık veriyor 12 v sanırım 375-400 civarı verir. Her neyse, bunu görünce hemen havyanın yedek kalem kısmını satın aldım 20 TL. 12v güç kaynağına direk bağladım. Ve harika şekilde çalıştığını gördüm. Düzeneği kurdum hemen kafamda. Eski laptop pillerinden 3s bir bms ile 12v üretip kullanacaktım. Tam o arada arkadaşımın powerbanki bozuldu. İçerisindeki bataryayı boost converter bağlayarak 12v'a yükselttim. Pil içinde basit bir şarj devresi bağladım. Anahtar, dc soket ile sistemi bir kutuya koyup denemeyi yaptım. Artık taşınabilir bir havyam var. Maliyeti pile para vermediğim için . 20 lira havya kısmı, 10 lira boost converter, 5 lira şarj devresi, 15 lira kutu soket anahtar vs. Belki birilerinin işine yarar [emoji3] Bu arada havya 8 watt
  26. 15 Puan
    Adam videoda neden selpak satmak yerine çalışamadığını anlatıyor. İşe alacak olanların sokakta yatmasını öğrendikten sonra işe almaktan vazgeçtiklerini de söylüyor. Adamın sorduğu soruya istinaden Allah'a şükür diyor. Adamı samimi bulmayanlar veya aşırı kadercilik yapıyor diyenler merak ettim. Ne yapması gerekiyordu? Parasızlıktan canına kıyıp ülke gündemine düşmesini mi yoksa başka şekilde olmasını mı? Yardım edenlerden Allah razı olsun.
  27. 15 Puan
  28. 15 Puan
  29. 15 Puan
    Pazar günü Celalettin hocamla buluştuk, hava da güzel olunca ne zamandır aklımda olan fren kaliperlerini boyayalım dedim ve hallettik, araç içi kameramı sökmüştüm onu da taktım ve bagaj temizliğini de yaparak pazar gününü böyle geçirdik
  30. 14 Puan
    Farklı planlardan ötürü Corolla aracımı satıp , 2.5 ay kadar arabasız geçen süre sonunda nasibimizde bu arkadaş varmış. Kendisi 2005 Ekim trafiğe çıkışlı 2006 model bir Seat İbiza 1.4 TDI.. 2011 den beri sahibinin değişmemiş olması sebebiyle güvenip aldım. Motorumuz 1.4 TDI 80 beygir. Kilometremiz ise azımsanacak cinsten değil 265 bin [emoji4] Araçta boya ve değişenler mevcut motor durumu ise iyi geldi bana. PD motor araştırmalarıma göre sağlam yapısıyla biliniyor. Motor 3 silindir ve prensip olarak sesli ve sarsıntılı bir çalışmaya sahip. Motor maksimum torku olan 190nm ‘yi 2200 devirde veriyor. Bu sebeple yeni nesil dizel motorlar gibi 1500-1750 devirde aracı yürütmek çok sağlıklı değil çünkü araç gitmiyor [emoji4] Aracı pazartesi aldım toplamda 20 km kadar kullanmışımdır. O günden beri kullanmadım.Plakaları bile monte ettiremedim. Aracın iç döşemeleri km.sine göre oldukça iyi ve temiz durumda. Donanım olarak 2016 model aracımda olmayan özellikleri görünce bi mutlu olmadım değil.. Oldukça fonksiyonel yol bilgisayarı Cruze control Klimatronik Otomatik açılıp kapanan aynalar ( En çok buna bayıldım. Hiç bi aracımda olmamıştı) 4 Cam otomatik Esp var mı yok mu bilemiyorum. Stylance modeli diye aldım ama Signo’da çıkabilir , S-Rider’da tam modelini anlayamadım bi karışıklık var [emoji4]Şase numarası girip bakılacak bir yer var mı? Eksiklerimiz tabiki var. Bu eksiklikler ile ilgili konular açıp ,zamanla yaptırıp ,çözümü ve maliyetlerini hem arabam konusunda hem açılan konuda paylaşacağım. Gelsin o zaman bir kaç fotoğraf..
  31. 14 Puan
    Kış lastiği olmayıp çıkıp kalan beter olsun. Çolu çocuğu varsa alacaksın sürücüyü bırakacaksın. Ne hali varsa görsün. Kartepe 6 saat kilitlendi geçenlerde. Eriklitepe de aynı. Kusura bakmayın, üç beş kendini bilmez cahil odun kafalı için biz çile çekiyoruz
  32. 14 Puan
    Selpak satıyor. Eldeki imkan bu demekki. Saçı sakalı düzgün olması iyi. Eldeki imkanlar ile. Pejmurde yaşamı seçip dilense daha çok kazanacağı aşikar
  33. 14 Puan
    Çok iyiydi :D, otomobil forumu içn en güzel karikatür
  34. 14 Puan
    Sapanca'dan merhaba, Astra J mi satıp model düşürmek zorunda olduğum için Astra G Otomatik 99 CD model 1600cc 16Valf 115hp 4 ileri aisin şanzımanlı 187.000 kmdeki araca geçiş yaptım. Araç ile ilgili ilk izlenimlerim iyi fakat 8 yıldır sahibi olan akademisyenden aldığım için bakımları biraz aksatılmış. Yağ filtre termostat hararet müşürü egr boğaz kelebeği temizliği ile yola koyulduk. Tabiki daha çok işi var ama vaktimiz de var. Özellikle 1500 kiloluk arabadan inip 1150 kiloluk araca binince hem yakıt olarak hem güç olarak farkı hissediliyor. Astra J 1.6 active select şanzıman 6t40 Gen1 şanzımanlarda malesef vuruntu sorunları var. Şuan aisin 4 ileriye geçtim ve vites geçişleri yağ gibi hiç hissettirmiyor. Ne zaman vuruntu yapacak derdi yok, torku iyi, yedek parçası ve bakım maliyetleri ucuz. Bakalım ilerleyen günler ne gösterecek.
  35. 14 Puan
    Alıntıdır "Suçlarla mücadeleyi nasıl başardın" sorusuna New York'un efsane Belediye Başkanı Giuliani'nin cevabı şöyle olmuştu.. "Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırılsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri, bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım." Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci önce tek bir pencere camının kırılmasıyla başlıyor. Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse, oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, diğer camları da kırıyorlar. Ardından daha büyük suçlar geliyor; bir süre sonra o sokak, polisin giremediği bir mahalleye dönüşüyor. Bunu anlayan New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış. Polis bu kararlılığıyla "Küçük müçük, bizim için hiç fark etmez; bu sokağın, metro istasyonunun veya mahallenin suç üreten bir bölge olmasına izin vermeyeceğiz" demiş. " Kırık Cam Teorisi" ABD'li suç psikologu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmişti. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı. Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı. Olup bitenleri gizli kamerayla izledi. Bronx'taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı. Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı. Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (yani zengin beyazlar) da olaya dahil oldular. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale geldi. "Demek ki" diyordu Zimbardo, "İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz."
  36. 13 Puan
    Geçmiş olsun. Kaza tek taraflı ve kasko yok. Zarar verilmiş her hangi bir beden veya maddi değer de yok. Bu durumda hukuki bir süreç yok. Bu arabayı da bu şekilde satın bence. Yaptırmanızı tavsiye etmem.
  37. 13 Puan
    Merhaba arkadaşlar eos750 d makinemi satınca canon eos77d ile yoluma devam etme kararı verdim seçim yaptım bu sefer hangi satıcı dan alacağım diye bayağı irdeledim n11 den alacaktım indirim kuponu var ve taksit için o satıcı mı bu satıcı mı derken attığım sayısız mesaja dönüş yapmaktan çekinmeyen kare fotoğrafçılık adlı mağaza da karar kıldım hem isteklerimi çok iyi karşıladı hemde gerçekten esnaflığını beğendim kargoyu da hemen yaptı 15:50 gibi sipariş vermeme rağmen konuyu açmam da ki neden ise yarın birgün benim gibi hobi fotoğraf makinesi seçerken mağaza konusunda aklınızda bulunsun diye
  38. 13 Puan
    2016 yılında 2009 model 1.6 Trend 115 bg 44 bin km' de hatasız boyasız ilk sahibinden arabamı aldım, 2006 yılından beri hergün araba üzerinde olan birisi olarak arabalardan kendimce anlarım. periyodik bakımlarını gün geçmeden düzenli yaptırdım. 2019 yılı haziran ayında çok hayırlı olduğunu söyleyemediğim kuzenim arabamı bir yere gidip gelmek için istedi bu ilk isteyişinde değildi daha önceleri de açıkça arabayı vermek istemediğimi bu şekilde olmayacağını belirtmeme rağmen hani yüzü keçeleşmiş tipler vardır ya ne yaparsan yap yüzsüz yüzsüz gelir senden yine ister, geldi yine arabamı 1 saatliğine istedi neyse verdim arabayı işini halledip geldi aracı ikamet ettiğim binanın önüne park etti bende o esnada apartman yöneticisi olduğumdan binanın ilaçlama işiyle meşguldüm aracı park edip yanıma geldi binanın arka tarafına geçtim aradan 5 10 dk geçmedi benim kuzen araba araba diye bağırmaya başladı ben arabayı çalıyorlar sandım caddeye çıktığımda benim araba yerinde yoktu aşağı doğru baktığımda araba park halinde hareket etmiş 95 metre ileride bulunan bahçe duvarına çarparak durmuş insanlar aracın başına toplanmış araç sahibini arıyorlar neyse aracın yanına gittim kuzenime el frenini çekmedin mi diye sordum çektim abi dedi kapıları açtım baktım yarım çekilmiş dedim çekmemişsin orada bulunan bir vatandaş içeri kafasını soktu el frenini yukarı çekti sonra dönüp tam çekilmemiş abi dedi çok şükür araç kaskolu aracı çekiciye yükleyip çekiciye aracımı Turmak otoya çekmesini söyledim bundan sonra hayatımın en sıkıntılı günleri başladı ve bir tuhaf olaylar zincirinin başlangıcına doğru çekiciye yüklenen arabam benden uzaklaştı. Ertesi gün Turmak servisine gittim, ustabaşı ile aracın başına gelip hasar tespiti yaptık ne kadar masraf olduğunu sorduğumda tam olarak fiyat söyleyemeyeceğini ancak 10 bin tl yi geçeceğini söyledi. akabinde servin hasar danışmanının yanına gittim adam bana senin arabayı 1 aydan önce teslim edemeyiz dedi ben sürenin çok olduğunu söyledim itiraz ettim, servis danışmanı Turmak otonun fordun ticari yetkilisi olduğunu binek araçlarda yetkili olmadığını ellerinde parça olmadığını sigortanın parçayı tedarik edip kendilerine göndereceğini bu sürenin 15 günü bulacağından bahsedince ben oradan ayrılıp fordun binek otosunda yetkili olduğunu öğrendiğim Tan oto servisine gittim orada benimle ilgilenen çok muhterem olmayan hasar danışmanı Barış isimli şahıs aracın fotoğraflarına bakıp ooooooo abi senin arabada bişey yok en geç 15 güne teslim ederim demesi ve binekte yetkili olması nedeniyle aracı tekrar çekiciye yükleyip Turmak otodan alıp Tan oto servisine getirdim aracı servisin otoparkına indirdiler sonra barış aracın fotoğraflarını çekmeye başladı o esnada abi bu arabanın airbegleri çarpma esnasında motor çalışmadığı için açılmamış açılsaydı araba pertte çıkardı dedi, bende aracı yaptırmak ya da perte çıkartma konusunda kararsız olduğumu söyleyince abi istersen gel bunu ben perte çıkartayım kaskonun verdiği fiyat seni tatmin etmezse iskonto uygular aracı tamir ederiz demesi üzerine peki dedim. ertesi gün bana bir fiyat listesi gönderdi 42 bin tl, dedim ohaaaa barış' ı aradım dedim bu fiyat ne böyle ? barış bana abi aracı perte çıkartacağız ya onun için fiyatı böyle çektim dedi aynı günün akşamı sigortacım aracın bedelinin 48 bin olduğunu aracın kilometresinin düşük olması daha önce kazası olmaması nedeniyle zorlayarak 50 bin alabileceğimizi söyleyince ben 50 bin tl değerindeki arabalara baktığımda ağır hasar kayıtlı, komple boyalı 180 ile 200 bin km de araçlar ki evveliyatını bilmiyorum, nasıl kaza yaptıklarını hangi şartlarda aracın toplandığını bilmediğimden aracı perte çıkartmak bana mantıksız geldi bunun üzerine ertesi gün barış' ı aradım ve kendisini arabayı pertte çıkartmaktan vazgeçtiğimi söyledim bana abi ben işlemleri başlattım araba ihaleye çıkacak ihale bitince tekrar fiyat veririz dedi. 3 yaşımda Allah bağışlarsa bir oğlum var o da bu esnada rahatsızlandı şiddetli ishal geçiriyordu, hastaneye götürdüm acilde dışkı tahlili yaptılar ve bol sıvı tüketsin 10 15 güne geçer diyerek eve gönderdiler, işe gidiyorum geliyorum çocuk düzelmiyor, tekrar tekrar alıyorum çocuğu gece taksi ara git gel derken üçüncü gün poliklinikte kan tahlili sonucu oğlumun Hemolitik Üremik Sendrom' a yani Hüs' e yakalandığını öğrendim ve hemen oğlumu doktorun yönlendirmesiyle Gazi Üniversitesi hastanesi çocuk acile yetiştirdim hemen oğlumu yoğun bakıma ve diyalize aldılar bağırsağında üreyen bakteri böbreklerine tesir ettiğinden oğlumun böbrekleri çalışmıyor idrar yapamıyor ve baygın haldeydi, mal ile başlayan imtihanımın ardından evladımın canıylada imtihan ediliyordum. Bir insan ne kadar kötü olabilirse o kadar kötü hissediyordum kendimi, tabi araba falan değildi kendimi berbat hissetmemin nedeni oğlumun sağlık durumu, yapabilecek birşey yoktu ve sadece dua ediyordum bir taraftan da hayat devam ediyordu. Araç pert istemiyle ihalede olduğu için ikame araç vermiyorlardı tek amacım aracı pertten alıp ikame aracı biran önce almaktı çünkü hastaneye gidip gelmek gelenler gidenler derken anladım ki araba sadece bir araba değilmiş araba insanın sağ kolu tabiri caizse hayırlı evlat gibiymiş. Tan oto hasar danışmanı Barış aracı tamir ettirmek istediğimden iskonto uygulayarak ikinci teklifini sigorta şirketine ve bana mail attı rakam 36 Bin TL, listeyi incelediğimde cam suyu deposundan, sileceği vs aracın sağlam olan ve kaza ile alakasız olan parçaları dahi yazmış aradım barış' a dedim bu ne kardeşim böyle yahu aracın cam suyu deposu, radyatör suyu deposu, silecekler bunların hepsi sağlam alakalı alakasız yazmışsınız ne yapmaya çalışıyorsun diye çıkıştım bana abi ustalar böyle istiyor diyip çıktı işin içinden tabi bu fiyatlar ile arabam perte çıkıyor, bir tanıdığın vasıtasıyla özel bir servisi olan ve bu işler ile ilgilenen aynı zamanda daha önce 15 yıl eksperlik yapmış birisi olduğunu öğrendiğim Ertan Otomotiv sahibi Mustafa bey ile görüşüp Tan otonun otoparkında buluştuk kendisi araca baktı aksilik çıkmazsa 15 16 bin tl tutar arabanda birşey yok dedi. Tan otodan aracı alacağımı söyleyince abi aracı alırsan sana otopark ücreti çıkar diye barış diretince ben sigortacımı aradım ve durumu anlattım sigortacım sinirlendi abi Ray sigorta ile bunlar anlaşmalı ne otopark ücreti dedi sonra ben hallederim dedi. ben oradan ayrılıp hastaneye geçtim hastanedeyken Barış beni aradı abi mail geldi aracını alabilirsin dedi sonra abi sen bu arabayı nasıl yaptırcan diye sorunca eksper gerekli parçaları isteyecek sigorta şirketi orjinal parçaları tedarik geçecek deyince abi fiyat ne belli mi diye sordu ben de tam bir rakam konuşmadık ama hasarın 15 16 bin tl' ye halledileceğini söylendi dedim abi istersen gel bu fiyata bu şekilde biz yapalım dediysede art diyetli olduğunu iskonto da belli ettiği için ben yanaşmadım, araç ertesi gün Tan otodan alınıp Ertan otomotive geldi. laf biraz uzadı farkındayım elimden geldiğince özet geçiyorum olayları, ustalar benim aracı güzelce açtı hasarlı olan tüm parçaları ayırdılar sonra eksperi çağırdılar eksper tutanağını tuttu gitti aradan iki gün geçti bizim aracın parçaları hala onaylanmıyor ikinci gün beni eksperin yanında çalışan mehmet isimli elaman aradı ve dedi ki 16 BİN TL' YE ANAHTAR TESLİM İMZA ATIP GÖNDERECEKSİNİZ İMZALADIKTAN SONRA ONAYI VERECEĞİZ ve aynı onayı (Ertan Otomotivden' de istiyorlar) dedim ne imzası ne anahtar tesliminden bahsediyorsun benim arabam KASKOLU, eksper sigorta şirketi ONAY VERMİYOR 16 bin liraya servisle anlaştığınızı söyledi. Uzun lafın kısası Tan Otoda çalışan hasar danışmanı Barış denen beyfendi Ray sigorta genel merkezinde irtibatlı olduğu birisine 16 bine anlaştılar diye haber ediyor, tabi ben bunu öğrenince Barış ı aradım dedim bunu ben sadece sana söyledim bunu bilen üç kişi var biri ben diğeri aracı yapacak olan firmanın sahibi ve sen, ben söylemedim, yapacak adamda deli değil gidip böyle birşey söylemez kim söyledi bunu Barış diye sorunca abi ben söyledim abi senin iyiliğin için yaptım deyince ben bağırdım çağırdım adamların amacı benim iyiliğimi düşünmek falan değil araç perte çıkacak aracın ihale bedeli 30 Bin TL aracı alacaklar piyasada 5 6 bin tl ye toplayıp 45 46 TL ye satıp 10 15 tl ceplerine para indirecekler. Ray sigorta araç 23 ' ü geçerse pert diyor 16 bin imzaya beni zorluyor, Ertan otomotiv sigortaya müşteri senin müşterin sen memnun edeceksin ben ne imzası atayım diyor ki haklı ben bir taraftan sigortacım bir taraftan Ertan Otomotiv' in sahibi Mustafa bey bir taraftan mailler havada uçuşuyor mustafa bey adam delikanlı birisi en son Ray sigortanın hasar müdür yardımcısı Sinan bey' e postasını koydu gönderme lan para fazlasını ben cebinden öderim koskoca Sigorta şirketisin müşterini mağduriyetini gidermiyorsun bu adam mağdur işçilik yazma bana parçayı gönder paranızı falan istemiyorum senden benden gitsin diye telefonda bağırıyor adam kendini kaybetti o an Mustafa bey telefonu kapattı 1 dk sonra mail attı Sinan bey aracınıza onay verildi diye. işin sonunda işçilik 3307 TL, parça 16 bin tl tuttu toplam 19,300 TL ki emme manıfoldu sapasağlamdı risk almamak için usta değiştirelim minicik bir çatlak dahi olsa sıkıntı yapabilir ihtimaline binaen parça istendi, sağ far'ın sadece tırnağı kırıktı ben tırnağı tamir edelim dedim usta ikiside yeni olsun dedi bir farda öyle değişti, eksantrik mili de keza keyfe keder risk almamak için değiştirdiler değişen diğer parçalar ise radyotör, fan davlumbazı, ön tampon demiri, motor kaputu, radyatör, ön panel, sağ sol far, motor kaput kilidi, sağ çamurluk davlumbası yağ, braket motor ön desteği, 1 adet sol ön çamurluk ön tampon ızgarası. Aracı teslim aldım araba hızlanmıyor git gel git gel 2 defa triger söküp sente ayarı yaptılar araba 80 e kadar cin gibi bu sefer 80 den sonra bağırıyor derken orada bulunan bir ford ustası olayın sente ayarının düzgün yapılmadığından kaynaklandığını söyledi bu arada bayram arefesi olduğu için bayramdan sonra gel buralar sakin olur ben aracını yapacağım dedi. ben o vaziyette memlekete gittim 1200 km yol yaptım tabi ustanın oluru ile gittim bişey olmaz araba hızlanmadığı için biraz sinirini bozar dedi. döndüğümde aracı teslim ettim bu arada araba lpg li olduğu için oksijen sensörü arızası verdi kazadan yamulmuş sensör tabi bunu kasko karşılamadı, sonra ustaya sensörü değiştirmesini ücretini kendim karşılayacağımı söyledim neyse usta aracı iki gün sonra teslim etti araba düzelmişti otobana çıktım 195 görünce ayağımı gazdan çektim lakin sensör yine yanıyordu araba ise ciğersiz çalışıyordu yani güç var ama bişey tutuyor gibiydi geldim olmuş lakin sensörü değiştirmemişsin dedim usta bana bu arabaların hiçbirisinde sensörü değiştirmediğini arabanın gazda çalıştığını sensörün benzinin değerini ölçtüğünü bu nedenle sensörü değiştirmeyeceğini söyledi, ilerleyen günlerde araç su eksiltmeye başladı suyu tamamlıyordum 2 3 gün sonra tekrar eksiliyordu neyse ben suyun hortumun bağlantı yerindeki kelepçeden olduğunu anladım ve sorunu hallettim bu sefer araba 10 15 günde su eksiltmeye başlayınca aracı kendi ustama götürdüm su kaçağının devir daim pompasından geldiğini gördük ayrıca klima kompresörden yağ kaçağı vardı ustama devir daimin değişimi kompresörün contalarının değişimi ve klima kayışının değişimi için aracı ustaya bıraktım ustam oksijen sensörünü değiştirmeyi tavsiye etti aracın çekişi yükselir dedi bende tamam dedim bir güzel aracı yaptı ertesi gün almaya gittim araç artık eski performans ve gücündeydi oksijen sensörünün değiştirmek aracın çekişini fark edilir şekilde arttırmıştı. Şuan yaklaşık 8 bin km yol yaptım aracımda herhangi bir sorun yok. Oğlum ise 6 7 defa diyalize girdi yoğun bir tedavi süreci geçirdi hastaneye yatışının yedinci gününde idrarını yapmaya başladı 18 gün hastanede yattı çok şükür böbreklerinide hayatınıda Rabbim bize bağışladı Allah kimseyi evladı ile sınamasın, Rabbim kimseyi çaresiz bırakmasın. Bunca olaydan çıkan dersler ise ne olursa olsun kimse sizin malınıza sizin kadar iyi bakamaz bu yüzden kimseye arabanızı emanet vermeyin emanette almayın. Araba deyip geçmeyin eğer bir arabanız var ise ona iyi bakın çünkü araba bir erkeğin gerçekten sağ koluymuş. Her şerde bir hayır vardır ben Rabbime hiç isyan etmedim inşallah bu süreci Allah' ın rızasını almışımdır. Allah kimseye çekemeyeceği yükü vermesin ve Allah insanları iyilerle karşılaştırsın Yetkili servis elemanının saha elamanları ve Kasko şirketleriyle irtibatlı olması hiç etik olmamakla birlikte üç beş bin para kazanmak için leş kargaları en buhranlı dönemimde arabanın üzerine üşüşenleri Allah' a havale ediyorum, ikinci teklifte iskontolu 36 Bin tl'lik teklifi veren eksper ile Ertan Otomotivde 16 bin parça tedariki veren eksper aynı eksper, ekspere şunu söylemiştim gel buraya deyip arabanın başına getirdim motor suyu haznesi, cam suyu haznesi silecekleri gösterip bak sapasağlam bunlar değişecek yazdın sonra yazmadın nasıl iş yapıyorsun sen neye hizmet ediyorsun sana 36 bin yaz diyorlar yazıyorsun dediğimde bana ya işler senin bildiğin gibi değil dedi konuşturmadım bile çünkü kendisi üç liradan olmamak için başkasının 5 lira zarar etmesi onun umrunda değil Allah herkese helalinden para kazanmayı nasip etsin. Allah iyi insanlarla korusun. buruya kadar okuduysanız teşekkür ederim.
  39. 13 Puan
  40. 13 Puan
  41. 13 Puan
    Yazmayayım diyorum ama olmuyor. Medenî ölçülerde birbirimizi kırmadan dökmeden eleştirmek en doğal hakkımız bundan ne eleştiren nede eleştirilen alınmalı. Araçlara sadece kamuda kullanılan araç portföyünden baksak çok büyük bir çoğunluğu c sınıfı o yüzden tercih doğru. Sadece c mpv yerine b sedan olabilirdi diyorum. Ama eminimki odd satış verilerinden faydalanmışlardır. Tasarım, yerlilik ve millilik oranlarına gelirsem helikopter üretimine güney afrikalı bir şirket alınarak başlandı ve hızlı bir şekilde yerlilik oranı artıyor. İha üretimine 5,5 kg ile başlandı 5,5 siha noktasına gelindi. Devrim ve uçak üretimi devam etseydi gelmiş olacağımız noktayı düşünemiyorum bile. Velhasıl kopya, italyan vs. ne olursa olsun ülkemizdeki cari açığa katkısı olacaksa başımın üstünde yeri var. Patates, soğan ve buğdaya gelirsem bu konuda tarım kredi kooperatifleri yöneticilerinin ve onlara destek vermiş siyasilerin yatacak yeri yoktur. Tarımı planlamadan çiftçinin keyfine bıraktıkları, üretmeden tarım il müdürlüklerindeki emsallerinden sadece maaşlarındaki farkları düşündükleri işin, kısaca devletin parasıyla savurganlık yaptıkları için sorumludurlar. Bunları köyde üretim yapıp geçinmeye çalışan akrabalarımdan biliyorum. Sanayicinin bugüne kadar neden otomotiv üretimine girmediğine bir cümle ile değineyim Özdemir Sabancı toyota üretmek yerine avm, rezidans üretseydi belki hayatta olurdu, belki. Ayrıca Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş'un yaşadıkları unutulmamalıdır.
  42. 12 Puan
    Madem ki konusu açıldı... Buda benden olsun. Büyükbabamın, 1963 model, 190s. Restore edilmeyi bekliyor.
  43. 12 Puan
    Dedesi de çok tarz. Yıldız her zaman parlıyor
  44. 12 Puan
    Başkasına laf anlatmakla uğraşmayalım o zamana biz, Allah korusun bütün çocuklarımızı. 7 sene önce cybex sironaya 1000 tl verdiğimde ne enayiliğim kaldı ne zenginliğim. 2 sene kullandığı telefona o zaman 2000 TL verenlerden üstelik. 2. oğlum kullanıyor şuan, 7 sene kullanıldı, nasipse üçüncüde kullanır 😁
  45. 12 Puan
  46. 12 Puan
    Burda zaten tam anlamıyla kadercilik yapmıyor ki. Öyle olsa kenarda yatar beklerdi birileri birşey verirse yerdi. Bu adam çalışıyor, selpak sattığından kazanabildiği kadarıyla, haftada bir gün banyo yapmak üzerini temizlemek için otelde kalıyor. Ben çalışıp gayret gösteriyorum, Allah da(inşallah) bunun karşılığını verir diyor.
  47. 12 Puan
    Uzun arayış sürecinin ardından uygun az yakan bir araç buldum Araç 2007 model Clio symbol authentique donanımlı. Pek fazla özelliği yok. Ben aracın 4. Sahibi oldum alırken üzerinde olan ilk plakasını değiştirdim. 94500 km de değişen ve boyası yok ama üzerinde hafif çizikler ve dolu izleri mevcut. Lastik durumu iyi değil günlük 100 km yol yapacağım için ilk iş 4 tane kışlık lastik almak olacak. Daha sonrasında ufak tefek dokunuşlar yapacağım.
  48. 12 Puan
  49. 12 Puan
    Amannn bi daha mı gelecez dünyaya. yiyin için yaşayın. Yarına kim çıkacak belli değil
  50. 12 Puan
    Merhaba arkadaşlar bugün ford focus mk 2 aracımızla karşınızdayım Ön yıkama işlemlerini gerçekleştirip demir tozu temizliği ve kil uygulamasını gerçekleştirdim Aracın gerekli boya ölçümlerini yaptım ve sonrasında en sevdiğim cut pastam turtle wax t 10 ve elimde bulunanan 502 ile işlemleri gerçekleştirdim ve m21 ile son işlemi gerçekleştirdim Hava muhalefeti nedeniyle dışarı çekimi yapamadım üstüne kar da olunca tam final fotoğrafı tadında olmadı ama Sonasında finallere geçelim Sağ stop ve sol stop arasındaki fark kaza sonrası far değiştiği için iç kısmında aşırı bir sararma vardı dıştan müdahale kurtarmadı malesef
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00