İçeriğe Yönlendir

Skor Tablosu

  1. Çağlar Bayur

    Çağlar Bayur

    Gold Üye


    • Puan

      32

    • Mesaj

      107.627


  2. Evren Erakçora

    Evren Erakçora

    Gold Üye


    • Puan

      30

    • Mesaj

      16.943


  3. Servet Aydın

    Servet Aydın

    Bölüm Sorumlusu


    • Puan

      20

    • Mesaj

      49.017


  4. Emin Önal

    Emin Önal

    Gold Üye


    • Puan

      13

    • Mesaj

      5.285


Popüler İçerik

19-08-2024 'den beri en çok beğeni alan içerik

  1. Yeşil pasaportumuzu aldıktan sonra Orta Avrupa gezisi yapmak istedik. Budapeşte, Viyana, Bratislava şehirlerini gezeceğimiz bir planlama yaptık. Ajet uçuşları epey uygun fiyatlıydı ancak çok fazla şikayet duyduğumuzdan Pegasus tan bilet baktım. Tek yöne biletlerin daha uygun olduğunu görüp Budapeşte’ye bilet aldım, dönüş biletini Bratislava'dan aldım. Kalacağımız yerleri Airbnb den ayarladık hem otelden ucuz olması hem de kendi mutfaklarının olması avantajından dolayı. Pasaport kontrolünde görevli ne kadar kalacaksın? nereye gideceksin? gibi sorular sordu, ben önceden kalacağımız yerlerin , tren biletlerinin falan çıktısı almıştım , onları gösterip geçtik. Yeşil pasaport olsa da soruşturabiliyorlarmış. Budapeşte’den Viyana 'ya tren ile geçmek çok rahat . Viyana' da 3 gün kaldıktan sonra trenle Bratislava’ya geçtik. Trenler nispeten ucuz ve rahat geldi bize. Budapeşte Tuna nehri etrafına kurulmuş güzel bir şehir. Budapeşte çok pahalı bir şehir değil. Umumi tuvaletler temiz değil, Tuna çevresine kabin tuvaletler koymuşlar, su falan yok zaten. Toplu ulaşım için bilet alınıyor ,biz 24 saatlik bilet almıştık, normalde bilet kontrolü yok ancak denetleyiciler kontrol edebiliyor. Cezası yüksekmiş. Biz az daha ceza yiyorduk, 1 dakika ile cezadan yemeden kurtardık. Viyana'da iki müzeye gittik, Sanat Tarihi Müzesi, diğeri Bilim Tarihi müzesi. İki müze de harika. Özellikle Viyana'da toplu ulaşım mükemmel, her yere metro , otobüs, tramvay var, 2,3 dakikada bir taşıt geliyor. Otomobil trafiği epey az, kurallara çok iyi uyuyorlar, korna çalan duymadık hiç. 10 km hızla giden faytona bile korna çalmaz mı insan! Bir çok araç SW , sedan otomobil yok gibi . Bir de ticari araçlar dışında beyaz otomobil pek yok, çoğu koyu renk otomobiller. Cam filmi kimsede yok zaten. Evlerdeki su çok yumuşak , çok güzel içilebilir kalitede. Marketteki ürünler bize kaliteli gibi geldi mesela, bir çok içecek daha az şekerli gibi, alkol sudan ucuz malum. Sigara içen insan pek az, kafede oturan bir kaç genç dışında içen yok gibi. Sokakta sigara içip gezen görmedik neredeyse. Bratislava da yine Tuna kenarında yeşil bir şehir.
    22 Puan
  2. Tanıtım videosu isterik yutuba. dimi ?
    5 Puan
  3. Ne kadar kolay anlattin ?
    5 Puan
  4. Çıban başı bu muhatap alma
    5 Puan
  5. Yeşil pasaportta harç masrafı yok Selçuk, sadece defter bedeli ödeniyor. Geçen sene 501,00 TL. olan defter bedeli, bu sene için kişi başı 790 TL. oldu, Prag da dahil olmak üzere, mart ayında aynı geziyi yapmıştım, 7 günlük bir geziydi. Görülmesi gereken, gerçekten çok güzel yerler. Dalaman' dan, Ryan air ile gidiş-dönüş 1120 TL.' ye mal olmuştu
    4 Puan
  6. Malum 41 42 derece sıcaklar, hissedilen 50 e ekipmansız da binilmiyor. Kırmızı ışıkta havale geçirmemek için binmiyordum dolayısıyla yatıyordu. Havalar biraz rahatlamaya başlayınca turlayayım dedim.
    4 Puan
  7. Herkese değerli yorumları için teşekkür ederim. Bugün yine denedik ve eşime direksiyonda biraz boşluk bırakması gerektiğini öğrettim ve debriyajda çok fazla bekletmemesi gerektiğini anlattım.Sanırım dün devir düştüğünden dolayı direksiyon ışığı yandı.Bugün ise hiç bir sorun yaşamadık.
    3 Puan
  8. 3 Puan
  9. Sokakta 30la gidiyor enayiler, Porsche ile 1.vitesle geziyor, bisikletler daha hızlı.
    3 Puan
  10. aracınızda sorun yok yani masraf yapıp birşeyler aramayın, benzin ibresi depo içi ile doğru orantılı çalışmaz yaklaşık çalışır, depo kare kesitli değil dolayısı ile ilk çeyreğe yavaş düşer, yarımdan son çeyreğe de hızlı düşer ibre. km göstergesi mekanik , zamanla hasasiyeti bozulur, sıfır ken de zaten ibre 110-115 te ken gerçek hız 100 idi. günlük sayaçta sağdaki son rakam 100 er metredir, 22 km 100 mt demektir, 221 yazarken
    3 Puan
  11. Pek bi basınç olmadığı için videoya yetmedi ama benzinlikte yıkamadan farkı yok. Araba parladı.
    3 Puan
  12. Yanlış bilmiyorsam bu aracın motoru, yürür aksamı 2.5T ve 2.5R motorlu Volvo lar ile aynı. Bazı farklar vardır elbet ama bahsettiğim Volvo'ları 750-800 bin tl ye alabilirsiniz. Arada 2milyon liralık bir fark yok.
    3 Puan
  13. Gitti canım klavye :/
    3 Puan
  14. 4 5 cmlik bir yengeç. Sabah balıktayken gördüm kendisini. Kıyıda gezip duruyordu. Yaklaşınca uzaklaşmadı. Normalde aceleyle suya girerler. Baktım ki gözleri yok. Sanırım başka yengeç tarafından yenmiş. Suya güvenli bir yere bıraktım fotoğraftan sonra.
    3 Puan
  15. Bunun oyununu hiç kalkmadan 20 saat oynayabilirdim.
    3 Puan
  16. Bunu 2 hafta önce kötülemiştim. Ama vazgeçtim. aletin köpürtme özelliği facia. Geçen sefer çok zaman ve enerji kaybettirmişti. Ayrıca damacana içine saldığım hortum sürekli dışarı çıkıyordu. Sinir etti beni. gittim yuvarlak mop başlığı aldım. Ama böyle havlu gibi kalın ve yumuşacık olanlardan. Acayip su emiyor. Temsan welsoft diye marka. Neden yazdım markayı? Çünkü internette satılan mop bezleri ince. Bu markanınki kalın. Bu sefer damacana ağzını streçledim. Boru geri gelmiyor. Önce bi sefer basitçe arabayı ıslattım. Sonra kova+şampuan ile mop beziyle sabunladım. Bezi suya daldırınca öyle ağır oluyorki, iki elimle gerdirip sadece gezdiriyorum. Bastırmama gerek yok. Ve çok su çektiği için sürekli kovaya daldırma ihtiyacı olmuyor. ardından tabanca ile durulama 50x70 fiber yumuşacak kurulama beziyle kaba kurulama ince fiber beziyle tam kurulama ve cam parlatma. hepsi yarım saat sürdü. 1 damacana su yetiyor. Artı kova içi su lazım. aletin 2 bataryası var ama ilk batarta bitmeden yıkama bitiyor.
    3 Puan
  17. Şipşak veya asperox etkili lakin bazı alüminyum parçalarda rengi bozuyor. Çözücü madde olmadan yağ kir gitmiyor. Kostik denen nane yapıyor bu işi.
    3 Puan
  18. Fiat ve pugda yaşamadım hocam öyle bir şey, pedalı zemine yaslayınca bir tuş var onda devreden çıkıyor dip gaz yapıyor. Bende dip gaza yakın kullanıyorum ayağımda ağrı da olmuyor böylece, tek düğme ile devreden çıkıp devreye girmesi kolay bende, dip gaz yapmadan çok düğmeyi kullanıyorum. Bazen yokuş yukarı hız sabitleyici açıp yükseltiyorum, benden iyi basıyor gaza
    2 Puan
  19. Ben almadım çabi yüzünden sende alamazsın Efenim?
    2 Puan
  20. Mazda, yeni yazılımında CC açık ise, virajda hız düşürüyor.
    2 Puan
  21. 2,7 Turbo motorlusunu alıyordum aldırmadın... Ha şimdi baktığımda iyiki almamışız orası ayrı
    2 Puan
  22. Vaktinde, sanırım o zamanlar 2.5m km filan yol yapmıştım. İntercity direksiyon eğitimine girdim. Koltuk ayarını bilmeyen frene basmayı bilmeyen biriymişim
    2 Puan
  23. Az yakmak isteniyorsa hız sınırlayıcı daha makul, hem uyku gelmiyor hemde virajlarda vs daha rahat oluyor.
    2 Puan
  24. Pek tabi olabilir. 5dk. arayla ödeyen bir tanıdık var Bizimki de Sultandağı/AFYON bir sonraki KONYA'ya bağlı idi AKŞEHİR'e gelmeden.
    2 Puan
  25. dümdüz yol bulursak laboratuvarda, broşürü yakalayabiliriz tabii obd ne bağla cc aç rampada pedal % sini izle, çok zevkli, diğer bir yöntem: cc aç + ile hızlan, koltuğa yapış, pedal gecikmesi de yok
    2 Puan
  26. Görüşler farklıdır ama birçokşeyde olduğu gibi eğitim olmadan bu konunun da biryere kadar ilerleyeceğini düşünüyorum.Tecrübe pahalı hasılı.
    2 Puan
  27. Motorsikleti yemiş çıkarmış bütünlemiş diyelim Bahadır için ?
    2 Puan
  28. 2521 cc. 5 silindirli Volvo bloğu. Focus ST, RS ve RS 500' de modifiyle edilerek kullanılmış bir motor. Çok sağlam bir yapısı var 1000 ps üstü modifiyeli örnekleri var. Volvo' da B5254T3-T4-T5-T6-T7-T8-T9-T10 Ford' da JZDA koduyla üretilmiş. (Focus, Mondeo, S-Max-Kuga)
    2 Puan
  29. Motosiklet yeni alındığında, değiştirildiğinde veya uzun bir süre kullanılmadığında eğitim alınmalı yada tekrar edilmeli. Eğitmenlik yolunda adım adım.
    2 Puan
  30. 3.dereceye düşen devlet memuru alabiliyor, bu da yaklaşık 10 sene falan ister. Eşlerden birinin hak kazanması yeterli, il milli eğitim müdürlüğünden bir yazı ile pasaport başvurusu yapılıyor, harç yatırılıyor, yeni biometrik fotoğraflar ile tüm aile randevuya gidiliyor, 2,3 gün sonra posta ile pasaportlar geliyor.
    2 Puan
  31. Kesinlikle. Biz yaparsak tek şoför ile yaparız bunu.
    2 Puan
  32. lakin bu spreyler sıkılan yerde etkilidir, komple kalıntıları çözüp yerlere bir şey akıtmazlar, zaten böyle yapsa ecnebide satılamazdı. aşağı akıtacak ürünler var sonrasında tazyikli su ile devam edilip en son motor cilası ile final yapılaır, oto kuaförlerde
    2 Puan
  33. buraya yazınız bilgi paylaştıkça çoğalır biz de öğreniriz
    2 Puan
  34. dinazor otosan pazarlamanın, beceriksiz yönetimi yüzünden sokağa düşmüş bir araba.Gerçi balık baştan kokar onların da başındaki otomotiv grup başkanı otomotviien anlamadığı için (yüzüne de söylemiştim ondan rahatça yazabilirim) , gelecekte klasik otoparkında olacak olan bu araba sokaklarda. Her markada kült, sayılı modeller vardır bu da onlardan birisi ve bizim vergi coğrafyasında buna ulaşabilmek %0.001 in imkanında, bir ingiliz ergeni, biraz para biriktirip buna ulaşabilir o ayrı. ankara da bir bayinin oğlunun kullanımı ile sokağa adım attı sonrasında Türkiyenin tek formula pisitne çöekn firma sahibine geçti pistte turlamayı sadece gaz pedalı ile yapıldığını sananlar bununla kaza yaptı, bir ara motora conta da yaktırrdılar, sanayide sıvasız tükkanda tamir felan edildi. bir de focus1 kasa mavi Rs var onun da kaderi benzer. gri st 170 vardı o da geziniyor ortalıkta. Tek mi tek, otomotive gönül vermişler için büyük acı. bendeki focus S in gelme sebeplerinden biridir. motoru değilse de kasası geldi, kışlık jantlarım da beyaz çok kollu, cmax ten çıkma ama olsun,
    2 Puan
  35. Füze bence. Gece gece rampaya yerleştiriyor.
    2 Puan
  36. Servet denedi bunu hondada.. verimli olmuyor
    2 Puan
  37. Bu sorunun çözümü servis el kitabında var ... https://gmtis.ntweb.ru/tis/tr/documents_2012/Cruze/SM-T/92294205.TR.html#4711 Egzantrik mili sensörlerini değiştirin : https://gmtis.ntweb.ru/tis/tr/documents_2012/Cruze/SM-T/92166597.tr.html Krank Mili sensörünü değiştirin : https://gmtis.ntweb.ru/tis/tr/documents_2012/Cruze/SM-T/92488745.tr.html Triger kayış değiştirin https://gmtis.ntweb.ru/tis/tr/documents_2012/Cruze/SM-T/92170806.tr.html
    2 Puan
  38. 2 Puan
  39. inşaatı seyredip temel atmaya kalkmassan sorun yok
    2 Puan
  40. tutarsan uçmaz, rüzgar bu sağı solu belli olmaz
    1 Puan
  41. Çin malı 10k potansiyometreli direksiyon iyi paraydı o zsman
    1 Puan
  42. Çok doğru. Gaz tepkisinden, frenaja, virajdan duruşa her şey değişiyor. Eğitmenime motoru büyültmeyi düşünüyorum dediğimde, ilk dediği şey hemen adaptasyon eğitimine geliyorsun bana oldu.
    1 Puan
  43. Saçma sapan pahalı araç
    1 Puan
  44. ecotec motorlarda özellikle krank sorunu çok duymuştum. Olabilir mi acaba?
    1 Puan
  45. Bunun için oturup proje geliştirdik, portif tamircisi abi ile. Şöyle.. Öne ledbar aldım şundan... 80 cm uzunlukta ve 300w gücünde. Buraya montajlı ve uzun farlardan daha uzun mesafeyi aydınlatabiliyor Hem beyaz renk (6000k) hemde amber renginde çift yanabiliyor... Bir tanede şu uzaktan kumanda modülünü aldık. Bu kontrol cihazı 12v ile çalışabiliyor 4 kanal, 4 ayrı cihazı veya tamamını aynı anda kontrol etmemizi sağlıyor. Benzerini bahçe aydınlatmasında da yaptım. Çift kumandalı, bir tanesini araç içine montaj edeceğim diğerini kontak anahtarına takacağım. Ledbar ile arka projektörlerin bağlantıları direk aküden besleyeceğim. Böylelikle araç içinde değilken bile uzaktan kumanda ile kontak kapalı dahi olsa aracın tepe ışıklarını açabileceğim. Hava atmak için bir nevi manuel "follow me home" da yapabilirim Araç içindeki kumandadan da kontaktakine dokunmadan, seyir halinde kontrol yapabileceğim. Bazen karşıdan uzunla gelen insanlar vardır, sellektör atarsın tınlamaz, sende uzunları yakarsın yine tınlamaz.... Al sana ışık diyip tepe led barı aktifleştirebileceğim. Bu şapşik e dedim nasıl oldu... Şahane oldu abi, güzel oldu dedi...
    1 Puan
  46. Arabalı olan vapur değil miydi?
    1 Puan
  47. yatırım yapmışsın zaten, daha ne yapacan? eski 500 e 750 ödersin, yeni 500 e 1500 isterler. net karın muhteşem
    1 Puan
  48. Uzun sürecek diye erteleyip duruyorum, başlayayım yazmaya. 1 haftalık bir tatil oldu. Bunun sadece 3 gününü İsviçre’de geçirdik. Ama daha fazla geçirseydik muhtemelen Türk Bankaları eve haciz gönderirdi. Çünkü İsviçre çok pahalı. Almanya’nın 2 katı fiyatlar. Mannheim Çarşamba Mannheim’a komşumuza geldik. Komşu Türkiye’den komşu, bir evi de Mannheim’da. Mahallesini muhutini çok sevdim. Yan yana yapışık villalarda oturuyor. Önü arkası açık, bahçesi ve garajı var. Camdan dışarı bakınca bizim ülkedeki gibi kimseyle göz göze gelmiyorlar çok hoş.. Mahalle, hatta Almanya’da her yer yeşil. Bu konuda gerçekten çok başarılılar. Yollar, kaldırımlar her şey düzgün, temiz. Her yere ev yapmamışlar, iki adım ötede göl var kenarı ev değil ağaç, yürüyüş yolları. Mahalle 30 yıl önce nasılsa şimdi de öyleymiş. İnsanlar birbirine selam veriyor. Ve çok dikkatimi çekti, mahallenin yaş ortalaması 70 ve hemen hemen hepsi kendi ayaklarının üstünde duruyor. Bizi Frankfurt havalimanından bir Alman arkadaşıyla beraber aldılar. Kadın 74 yaşındaydı ve haftada 2 kere yüzmeye gidiyor, gönüllü olarak adliyede çalışıyor, ingilizce bildiği halde ingilizce kursuna gidiyor arabayı da çok güzel kullanıyordu. Ben diri olmalarını bu aktif hayata bağladım.. Perşembe günü sabah erkenden trene bindik. Mannheim Ulm arası hızlı trenle 1,5-2 saat sürüyor. Yolculuk epey güzeldi. Yine her taraf yeşil, içiniz açılıyor. Hesapta kuzen bizi Ulm istasyondan alacaktı fakat yolda gelirken lastiğin havası inmiş, Ulm’e 5 km kala durmuş, biz ona taksiyle gittik. Arabada stepne yok ama bir kompresör var. Köpüğü geçen kullanmış bitirmiş. Çekici çağıracaktı. Müdahale ettim olaya hemen. Lastiği şişirip en yakın istasyona gittik. Oradan köpük alıp biraz bastık. Kuzen tam basamamış yolda lastiğin havasını an be an görüyoruz dakikada 0.1 bar düşüyor. İkinci durduğumuzda köpüğü ben aldım elime lastiğe iyice verdim köpüğü, sonra kompresörle şişirdik lastiği. Bundan sonra rahatladık biraz, inme hızı düştü. Sonra bir kez daha durup şişirdik bir yandan da bunların oturum randevusu var ona yetişmeye çalışıyoruz. Uşak her fırsatta gaza basıyor. M4’ün öyle bir gidişi var ki her dokunuşta koltuğa tam anlamıyla yapıştırıyor. Ayağını gazdan çekince de egzoz çatır çatır mısır patlatıyor mübarek. İşte böyle bir spor arabayla Heidenheim denilen küçük şirin bir kasabaya geldik. Orada biraz oyalandıktan sonra kuzen bana bir tane 2018 cmax verdi. 1.5 tdci manuel, çok güzel bir arabaydı gidişi falan çok iyiydi ama tabi m4’ten sonra ona binmek nasıl koydu anlatamam ? Perşembe Öğleden sonra İsviçre’ye doğru yola çıktık. Neyse C-Max'le yola çıktık 250 km sonra Schaffhausen'deki Rheinfall'a geldik. Avrupanın en büyük şelalesiymiş. Gerçekten kocaman bir şey, bizdeki manavgatı andırıyor sadece 5-10 kat büyüğü.. 2-3 saat oyalandık belki. Daha vakit geçirebilirdik ama yeter deyip çıktık. Sonra Zürih'e geldik, zaten yarım saatlik bir mesafede. Şehir merkezinde bir otoparka arabayı bırakıp yürüdük. Avrupada sanırım bütün şehirlerde durum aynı. Beleş park yok, arabanızı katlı otoparklara bırakıp işinize bakıyorsunuz. Hanımın hazırladığı yaprak sarması ve poğaça olmasa çok fena maliyetler olabilirdi. Hoş bir şehir, acayip zenginler, arabalarından belli. Ortada akan nehir olmayan bir Avrupa şehri görmedim. Çok da yakışıyor zaten. Şehir'de günlerce vakit geçirilebilirdi ama bizim şehirlere pek vaktimiz yok, otele geçtik. Zürih'ten bir kare: Otel Zürih'e 40 dakikalık bir mesafede. Yakınında beleş park yeri buluduğumuz için seviniyoruz. Çizgilere dikkat ederek park ettim. Sabaha kadar bedava. Sabah 7'den itibaren de 3 saat süremiz var ayrıca. Ertesi sabah Vitznau denen köye gidip Rigi Dağına trenle çıkıyoruz. ücret kişi başı 75 Frank. Otelde kaldığımız için indirimli 62 dolara gün boyu geçerli bilet alınıyor. Hayatımda yaptığım en keyifli geziydi. Mükemmel manzaralar eşliğinde 35 dakikada trenle dağa tırmanıyorsunuz. 1 saat kadar kalıp geri indik biz. Başka yerleri görme arzumuz olmasa oradan başka trenle başka köye inip çıkıp süreyi 3 kat uzatabilirdik tabi ama tadında oldu. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Rize'nin doğası buraya çok benzer, belki bazı noktalar çok daha iyidir ama bizde bu tür yatırım ve pazarlamalar olmadıkça zor.. Ardından interlaken diye bir kasabaya sürdük. 2 saat kadar sürdü yol. O kadar çok tünel geçtim ki anlatamam. Bir de İsviçre'nin çok sağlam araç trafiği vardı fakat neredeyse hiç dur kalk olmadı. 1 defa trafik durdu, o esnada herkes sağa sola yanaştı, belki acil durum olur da ortadan bir araç geçer diye. Ve hiç kimse o ortadaki boşluğu kullanma gibi bir uyanıklığa gitmedi. Hoş gitselerdi ve birisi bunu kayda alsaydı çok sağlam ceza yazdırılabilirmiş sonradan öğrendim.. Interlaken dağların arasında ufak bir kasaba. Yamaç paraşütü falan yapanlar vardı. Şu manzarayı görüp çekmişim. Bir de Lindt mağazasına girip çikilata aldık onu hatırlıyorum. https://i.hizliresim.com/kjr29aa.jpg 15 Dakikalık mesafede Lauterbrunnen (Dağdan akan şelale) Köyüne gittik. Yine otopark yine para. Arkadaş dağda bile rahat yok:) 1 saat sonra Bern'deyiz. Tarihi bir şehir. Zürih'ten küçük ve daha sevimli geldi. Türk döneri yiyip midemi bozdum ama olsun çok lezzetliydi. Akşama Basel'deydik. Anca otele girip yatabildik. Bi rahatlık çöktü, beleş sandım koydum otelin önüne. Sabaha sürpriz: 40 frank ceza yazmışlar. Sonra nasılsa yedik cezayı rahat bırakırlar dedim eşya toplamaya otele girdim. 15 dakika sonra bi baktım polis orada. Benim cezam 100 frank olmuş. Diğer araçlara da kösüyorlardı.. Arabayı otoparka çekip ücretsiz tramvaya binip şehri geziyoruz. Basel'de konaklayan herkes bundan faydalanabiliyormuş. Tabi kişi başı 3 frank şehir vergisini ödemiş olmak kaydıyla. Neyse Basel'i hiç sevmedim. Muhtemelen bundan sonra da hiç sevemeyeceğim. Şehir fazla büyük. İçinde arabayla 1 kere kayboldum, 1 kere de ceza yedim ki daha da gelmem. Çarşıda dolaştığımdan da pek bir şey anlamadım. Hain Basel. Artık Mannheim'a döneceğiz ama giderken Strazburg'u görelim dedik. Girdik 2-3 saat oyalandık. Güzel bir şehir. Gittiğimizde Filistin için eylem yapılıyordu. Notre Damme katedralini gezdik, damına çıktık. Kişi başı 8 öro köstüler. 300 çıkarken, 300 inerken merdiven adımı atınca pek mecal kalmadı. Çıkışta bir de içine baktık çıktık. Bu fotoğraf o katedralin tepesindeki yapıya ait. Çok hoştu. Çok da yüksekti. 1400'lü yıllarda bu kadar yüksek bina yapılabildiğini bilmiyordum. 3 günün sonunda Mannheim'a döndük. Ekonomi yapmamıza rağmen çok para harcadık, pişman değilim:) Kuzenin arabasıyla yaklaşık 1300 km yol yaptım. Çok rahattı. Umarım ülkemizde de araç sürmek bu kadar keyifli olur ileride. Yollar: Otoyolda araba sürmek çok zevkli. Genellikle hız sınırı yok. Herkes çok hızlı ve çok saygılı. Sol şeride geçip yol vermemenin cezası varmış ve aynı arabadan 2,3 kişi şahitlik etse ceza yazdırmaya yetiyormuş. 3 şeritli yolda en sağda 140’la gidiyorum. Önümde birileri yola katılıyor ve ben hiç zorlanmadan sol şeride geçebiliyorum. Ama zaten yola katılanlar için de hızlanma şeridi yapılmış ve akan trafiğe öyle güzel giriyorlar ki siz hiç frene basmıyorsunuz, sadece yol hakkı onun bunu bilip ona göre hareket edin yetiyor. İleride çatal varsa önceden tabela ve yoldaki işaretler sayesinde herkes oraya gelmeden yerini alıyor ve dağılım sorunsuz gerçekleşiyor. Yine de bu tip yerlerde 80, 100 gibi limitler oluyor ve herkes buna uyuyor. Yerleşim yerleri vs 30, 50 gibi sınırlara da uyuyorlar. İsviçre’de bunun iki katı uyuyorlar çünkü cezalar daha ağırmış. Herhangi bir Türk’ün oraya gidip de ceza yememesi çok zor maalesef. Ben 100 Frank yedim onca dikkat etmeme rağmen.. Bundan sonra İsviçre'ye gidersem Zürih inişli olur ve 3 günlük ulaşım kartı alıp her yeri trenle gezerim. Gidecek olanlara da tavsiyem bu şekilde olur.
    1 Puan
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×
×
  • Yeni Oluştur...