İçeriğe Yönlendir

Skor Tablosu

  1. Servet Aydın

    Servet Aydın

    Bölüm Sorumlusu


    • Puan

      23

    • Mesaj

      49.011


  2. H.Cenk Bayrakçı

    H.Cenk Bayrakçı

    Bölüm Sorumlusu


    • Puan

      16

    • Mesaj

      9.074


  3. Oğuzkan Işık

    Oğuzkan Işık

    Gold Üye


    • Puan

      15

    • Mesaj

      7.042


  4. Fatih Keskin

    Fatih Keskin

    Gold Üye


    • Puan

      13

    • Mesaj

      6.443


Popüler İçerik

19-02-2026 'den beri en çok beğeni alan içerik

  1. Hayırlı bereketli bir ramazan olsun Allah kabul etsin
    9 Puan
  2. İlk gün fazla yemeyin, sonra 🫣 Allah kabul etsin.
    8 Puan
  3. Evet bu konu için bizlere atılmış büyük bir kazık demekten başka bir söz bulamıyorum. Neyse konuya girelim; Ben 2012 MK4 Mondeo'yu ilk aldığımda triger değişimi için ustaya gittim. Ustanın dediği ilk şey şu oldu, "ne yaparsan yap bu arabayı susuz bırakma". Dedim niye susuz kalsın sensör falan yok mu dedim yok dedi. Yani koskoca D segment arabaya adamlar su sensörü koymamış. Neyse sonra araştırdım gördüm ki bu arabadaki motor hararet sıcaklığı termostat üzerindeki sensörden okunuyor. Resimde gördüğünüz yeşil sensör. Ve işin enteresanı arabanın başka hiçbir yerinde hararet ile ilgili bir sensör yok. Ee böyle olunca ne oluyor? Arabada bir hortum yırtılırsa veya bir yerden su kaçağı olursa ve siz akıl edip suyu her gün kontrol etmezseniz, ve yolda da gözünüz hararet göstergesindeki anormalliklere takılmazsa buyrun cenaze namazına diyelim. Çünkü arabada su bitince bu sensör de haliyle sıcaklık ölçemiyor, ölçemediği için artık sensörün konumundan dolayı ölçtüğü sıcaklık aslında üst blok sıcaklığı oluyor. Yani su bitince artık sensör montaj noktasındaki metalin sıcaklığı ölçmeye başlıyor. Mondeo MK3'de de yedek depoda sensör yoktu ama su sıcaklığı değil silindir tepe sıcaklığı ölçülüyordu. Dolayısı ile motor hararet yapmadan önce zaten araba hemen anlıyordu ve kendini korumaya alıyordu. Neyse ben bunu duyunca ilk iş hemen aliexpress'ten bir su sensörü sipariş ettim. @Sezgin Yılmaz la birlikte arabamıza bu sensör montaj işini yapacaktık ve piyasada sonradan bu işi yapan farklı kişiler de vardı zaten. Ancak bu sensörü takmak bir türlü nasip olmadı çünkü ben orjinal bir şey olsun istiyordum ve bu sensörü nereye takacağımıza tam da karar veremedik öyle kaldı derken contayı yaktım zaten arabam konusunda olayı anlattım size. Daha sonra yaptığımız detaylı araştırmalarda gördük ki birebir aynı depo farklı arabalarda sensörlü olarak mevcut Sonra da tuttuk sensörü hemen sipariş verdik tabi burda bizim kafa çalışmadı orası ayrı konu. Bu sensör de böyle bir şey ve bizim yedek deponun altında bunun tam gireceği bir yer var. Sensör geldi ben sensör nasıl çalışıyo diye baktım mıknatıslı bir sistemmiş sonra kafa çalıştı ama iş işten geçmişti. Meğersem yedek deponun içinde bir şamandıra olması lazımmış ve bu sensör onu algılıyormuş. Sensör elimizde patlayınca bu sefer depoyu araştırmaya başladık. Sezgin ve babasıyla ve birkaç arkadaş bakıyoruz sürekli. Sonra Land Rover'da kullanılan bir tane depo bulduk. Depo aynı depo ama şamandırası ve sensörü var !!!!!! Tabi biz depoyu bulunca hortumların girişlerine dikkat etmemişiz meğersem Land Rover'larda bu hortumlardan bir tanesinin girişi önde yani bizim hortumu takınca sıkıntı oluyor. Sezgin'in arabaya montajı yaptık. Ancak bu hortum işi çok hoşumuza gitmeyince araştırmaya devam ettik. Ve sonrasında bingo S-MAX'ın bazı modellerinde kullanılan bir depo'da sensörlü üretilmiş ve fiyatı da uygun. Üstelik hortum yerleri de tam bizim istediğimiz gibi; Sonuç itibariyle yeni sensörlü depoyu soketciden aldığımız soketle cuk diye monte ettik. Sensörün çalışma sistemi için birkaç seçenek vardı, bir tanesi içeriye bir uyarı sinyali ve buzzer gibi bişey çekmek, diğeri ise ekranda gösterebilmek. En mantıklı yol olarak kaput kilidine bağladık. Çünkü kaput açık uyarısı ekranda görünüyor ve ötüyor. Artık arabada su biterse yoldayken kaput açık uyarısı yanıyor. Tek sıkıntı kapılar kitliyken su biterse arabanın alarmı çalmaya başlar Orası da artık bunu üretenlerin ayıbı. Elektrik şemalarında bu sensörün takılacağı bir kablo bulamadığımız için böyle yaptık. Sistemi yapmak isteyenler için; Yedek Depo Parça Kodu: NRF 454092 Soket kablosu da böyle; Şimdi asıl soru şu, bu sistemin üreticiye maliyeti ekstradan taş çatlasın 300-500 liradır. Peki bu sistem bu arabalara neden koyulmadı? Orasını da üretici cevaplasın.
    7 Puan
  4. Tost makinesinin tozunu aldık Hayırlı ramazanlar.
    7 Puan
  5. 6 Puan
  6. Aydınlatması bu şekilde. Bu şekilde de Amerikan park ve kayar led sinyali var gündüz ledi de animasyonlu ama videoyu çekerken parkları açıp kapatamadığım için onu gösteremedim.
    5 Puan
  7. Böyle böyle aldı bu motoru.
    4 Puan
  8. benim bildiğim bi tahta kırılmıyor gerisi fasa fiso
    4 Puan
  9. st dupont ve patek philippe en sevdiklerim ben de çeşitli modellerin den 7 tane var ama ilkay dan aldığım pazar çakmağının yeri doldurulamaz
    4 Puan
  10. Adam binmeye değil, dükkana dekor diye almış bizde hala konuşuyoruz
    4 Puan
  11. 11 numara Haşmet Abi. Çakar çakmaz çakan çakmak. Not: Fotoğraf evdeki gerçek çakmağın…
    4 Puan
  12. 2026 sahur sohbetleri başlasın. Hazır mıyız!
    4 Puan
  13. Bir insanın dramı ile alay edilmez!
    3 Puan
  14. Ramazan ayının tüm Müslüman alemine hayırlar ve bereketler getirmesini, birliğimizi ve beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmesini, Ramazanın hakkını veren kullarından olabilmeyi yüce ALLAH dan niyaz ederim.
    3 Puan
  15. İlk sahur, ilk oruç. Uyku şimdiden sorun oldu. Çok uykum var.
    3 Puan
  16. Onun değerini ben bilirim. Ona çadır alacam a böyle katlamalı
    2 Puan
  17. alman kömür madenini yeiden açtı
    2 Puan
  18. https://www.youtube.com/watch?v=ouuFrbrHdXo
    2 Puan
  19. Kırılıyor. Arkadaşımın oğlu daha 2 3 ay önce izmirde bisiklet yarışında kaza yaptılar. 3 4 bisiklet birbirine girdi hasar milyona yakın
    2 Puan
  20. Evlense çocuğu olur
    2 Puan
  21. Tam benlikmiş işte 20000 log alıp inceler derdi neymiş çözerdik.
    2 Puan
  22. bundan almıştım. bizim evde bi şekilde mutfakta patladı sanırım tost makinesinin üzerinde unuttuk gibi seneler önce ve tost makinesi yamulmuştu biz mutfakta yoktuk. bomba gibi patlamıştı.
    2 Puan
  23. 2 Puan
  24. Bi umre bir kudüs bi de emevi cami şart. Ardından hoppa hindistan tibet..
    2 Puan
  25. herkese iyi bayramlar. Bugün memlekete geldim. diğer kapanan konuda yazacaklarım vardı bazı arkadaşların kendileri ile yahut inançları alay ettiğimi düşünmelerini istemiyorum. Bu etik bir insana yakışmadığı gibi bu şekilde davranmış gibi kişinin üzerine saldırılması da kabul edilemez. Hele ki sana şöyle yaparım böyle yaparım gibi kendini tanrıya "daha yakın" ve "yetkili" görerek üstten konuşmayı ben samimiyete uygun bulmadım. Şimdi lütfen dikkatle okuyun ve ne dediğimi anlamaya gayret ediniz. İşi geyiğe yahut kavgaya lütfen götürmeyiniz. Konu "Çocuk olunca mucize ile rızık özel bir şekilde gelir mi?" Benim görüşüm: (tüm dinlerde, o yüzden tanrı dedim): "Tanrının eli yoktur". Bu yine o konuda zikredilen papaz fıkrasına da tam oturuyor. Şöyle anlatayım. (Bu anlattıklarımı okuduklarıma göre özetledim): Mısır ve Mezopotamya zamanlarında (MÖ 4000) tanrı kavramı (muhtemelen asyada da ve amerikada da) çok tanrılı sistem üzerine kurulu. Bu ilkel insanın her doğa olayını açıklama dürtüsüne bulduğu ilk yanıtlara dayanıyor. Göbeklitepe felan zamanları. Gökyüzü olaylarına gökyüzü tanrısı, deprem olunca yeraltı tanrısı, ağaçlar çiçek açınca bereket tanrısı vesaire vesaire. Bu olaylar artı ve eksi yönde hareketler yapınca "canlı gibi" bri davranış olarak açıklanıyor. Yani deprem olunca yeraltı tanrısı kızdı. Yıldırım düşünce gök tanrı gürledi vb. Bu tür tanrı inanışı binlerce sene devam etti. Yahudiler mezopotamyadan sürülüp mısıra gittiklerinde oradaki tanrı sistemi mısır sistemi. Yoğun bir din adamları baskısı var ve bunlar azınlık. O dönem bunların kendi papazları kendilerine bir tanrı seçiyorlar ve bunun adı yehova. Yehovaya ibadet edecekler ve yehova bunların başını beladan koruyacak. Buna göre ibadet edip duruyorlar. Ancak seneler geçiyor durumlarında hiçbir gelişme olmuyor. Mısırdan kovuluyorlar. O dönemdeki kitaplarına "eski ahit" deniyor. O dönemin ilk yahudi dünya açıklamasında öldükten sonra yaşam ve cennet cehennem yok. Aslında politeist bir tanrı sisteminde bir kabilenin kendine seçtiği bir tanrı yehova. Günümüzde de hıristiyanlıkta cennet cehennem biraz farklıdır cehennem bizimki gibi değil, cennet ise bazı mezheplerinde dünyadadır diye biliyorum. Yani dünya cennete dönüşecekmiş bu vadedilen topraklar hikayesine bağlamaya çalışıyorlar. Papazlar bakıyor "yahu bir şey olmuyor dua ediyoruz ediyoruz hareket yok" diyenlerin sayısı artıyor, yeni bir formül bulmaya çalışıyorlar tabi bu seneler alıyor, bu arada Musa peygamberin varlığı dönemine geliyor. Bu şekilde "evet yehovaya ibadet edeceksiniz ama o güzel vadedilen topraklar güzel yaşam, aslında siz öldükten sonra" şeklinde söylenmeye başlıyor. Bu arkadaşlar sina/filistin tarafında geçiyorlar yanlış hatırlamıyorsam 70 sene ortalıkda derbeder şekilde geziniyorlar ve "manna" denilen fosil gibi bir mucizevi gıda ile beslendikleri belirtiliyor. Bunu başka kaynaklar ise hani şu indiana jones un "kutsal hazinesinedeki sonsuz yemek makinesi" olarak da kaleme almış. Bizim islam kültüründe de aynen yeri var (maide sofrası mıydı öyle birşeydi bitmiyor yedikçe. Aynı olayı adıyamanlı hocanın dergahında da yapıyorlar deniyor doğru yanlış bilemem). Neyse sonra davut süleyman ibrahim peygamberler (bunlar aslında kıraldır yine mısır sistemi, kıral aynı zamanda tanrı ile bağlantılıdır, daha sonra papalığa da bu kısmen geçmiştir) dönemi geliyor, romalılar yakıp yıkıyor yahudileri dağıtıyor vs. Aradan az biraz zaman geçiyor isa geliyor. Arada Nuh tufanı var o daha eski. Mısır öncesi sümerler döneminde. İsa yine yahudi. İsa kitap getirmiyor. Ölümünden sonra başından geçenler kaleme alınıyor. Bunun içine eski ahit de konuyor. Eski ahitte bakıyorlar ki tüm dünya yahudi egemenliğine ulaşınca cennet yehova tarafından getirilmiş olacak. Dİyorlar ki abi bu çok zor. (bu biraz islamda da vardır tüm dünyaya egemen olunca cihat hedefi tamamlanmış olur) O zaman ne yapalım herkesi yarım yahudi yapalım. Bu, hıristiyanlık. Bunun kuralları yahudilik gibi katı değil, aha davet edici ve en önemlisi sülaleye bağımlı değil. Yani döndürme ile kitleleri alabiliyorsun. Sünnet yok domuz yenebiliyor vs. Kolay yani. Bunu sen paul felan "yahu idare eder yahudi sayılır" diyor ve böylece tüm dünyayı yahudi yapmaya çalışıyorlar. neden? çünkü cennetii dünyada oluşturma hedefi var. Tüm dünyaya hakim olmak ancak böyle. Bu misyonerlik işi bu şekilde başlıyor. Roma imparatorluğunun kast köle sistemi karşısında başarılı oluyor. Doğuya (çin vb) pek gidemiyor. 600 lerden sonra islamiyet geliyor ve yine politeist olarak devam eden ortadoğulu araplara bir anda monoteist bir din gelmiş oluyor. Kabe daha evvel var bunu zaten biliyoruz. Bu kutu şeklindeki ibadethane yapısı gerek mescidi aksadaki eski tapınak, gerekse yunan tapaınaklarındaki kutuya nerdeyse birebir benziyor. İçinde tanrı heykelleri vs var. Politeizm olduğu için her kabilenin ayrı tanrısı var kimisinin birden çok var. Bereket için başka, ticaret için başka vs. Bunların isimleri var merak eden inceler. Ancak din ile kültür bri anda değişmiyor. Araplar olsun yahudiler olsun hıristiyanlar olsun politeizmden kalan bazı gelenekleri kültürel olarak özümseyerek yaşamaya devam ediyorlar. yoğrulmuş oluyor. Bunun içinde bugün kutladığımız kurban ve ramazan bayramları, kandiller, aşıre günleri, nevruz ve daha benim de bilemediğim birçok önemli şey var. Davranışlar var. Mesela secde bile islamiyetle sıfırdan çıkmış bir şey değil. Kurban malum zaten politeizmde var ve hazreti ibrahim yine kudiste büyük tapınakta malum taşın (miraç da aynı taştan çıktı) olduğu yerde oğlunu kurban etmesi dönemine dayanıyor. Yahut ramazan (MAKALE LİNKİ) Hzi Muhammed bi derece reformcu ve sosyalist. Monoteizm ile adaleti sağlıyor. Ancak vatandaşların gelenek ve görenekleri kolay değişmiyor. O nedenle kitapta "sadece benden isteyin" "hayır ve şer sadece Allahtandır" gibi ayetler büyük önem taşıyor. Ancak vatandaş hala çapıt bağlama ve diğer tanrılardan medet umma adetlerine devam ediyor. Bu, yahudillerde de böyle. İslamiyet olsun yahudilik olsun bunu sert bir şekilde "şirk" olarak yani "Allah'a bir başka ortak güç" oluşturmak olarak algılıyor ve yasaklıyor. Hıristiyanlıkta ise ortodokslar ve katolikler arasında bazı kendilerince ciddi farklar (100 sene savaşmış avrupa) olmakla beraber baba-oğul-kutsal ruh gibi bir üçleme ile bu enerji üçe dağıtılabiliyor. Hatta biraz da papaya ve papazlara daha "ilahi" bir yetki veriliyor ki mesela "günah çıkarma" papazların yetkisinde tabi zamanlar bu da zıvanadan çıkıyor ve para işine dönüşüyor, avrupada protestanlık reformlarının temeli bu bozulma. Yine avrupada bazı kaynaklara göre 900 bine yakın kadın cadı diye yakılarak öldürülüyor. Hastalıkların kötü ruhlardan geldiği vb düşünülüyor, islamiyetten farklı olarak değişik bir zombi kültürü var ama bunlar da hep aslında politeizm roma döneminden kalma eski bileşenler. ağaca çapıt bağlama yılbaşı ağacı gibi. Osmanlıda olsun daha sonra olsun bu politeist zamandan kalıntılar hep devam ediyor. Bunlarda halk hafızasının hatırladığı bazı özellikler meleklere ve şeytana vb veriliyor. Bazılarıındaki görevsel ve isimsel benzerlikler bile dikkat çekici. Bunların neticesinde bazı "anlık" müdahale beklentileri halkın yanlış din algısına yol açıyor. Bu taaa eski yehova döneminden kalıntılar. Onlar da mısır zamanından gelen kalıntılar. Bu yaratıcı ile ilişkiyi "al-ver" iliişkisine indirgemeye deniyor. İslam felsefesi düşünürleri bunun olmadığını söylüyor, yine hıristiyan felsefecileri de bu şekilde diyor. Buna "tanrının eli yoktur" diyorlar. Bu, "gölcüktekiler çok günah işledi deprem oldu" gibi kötülük yapanların bu şekilde kuru yaş demeden cezalandırılabileceği gibi düşünmeye de yol açıyor ki işi iyi bilenler bunlara bidat olarak kesin bir dille karşı çıkmaktalar. İnanan insanın tanrı ile ilişkisi al-ver ilişkisinden çok bir teşekkür, arama, anlama ilişkisi olmak durumunda. İslamdaki tasavvuf tarafı da hep buna bakar ve "bana seni gerek seni" der durur. Bunların getirdiği sonuç "yaratıcının mikro düzeyde olaylara müdahale etmesinin beklenmemesi gerektiği, bu enerjinin insanın kendinde olduğu" görüşü oluyor. Kapatılan konuda varmak istenilen mesele budur. Kader konusunun açıklanmasında da bu şekilde düşünürsek külli-cüzi konusunda takılma yaşamak mümkün olmaz. Sonuç olarak düşmanı yenmek için de, uçak yapmak için de, çocuğumuza bakmak için de yeterli olan enerji bize yaratılışta verilmiştir. Etki tepki şeklinde mikroyönetim beklemek yanlıştır. Bu şekildeki beklenti çok eski politeist davranış olup islam alimleri tarafından yanlış bulunur. Dua kişinin kendisi için yapılır bir doğa olayını gerçekleştirmek için yapılmaz. Örneğin yağmur duası yağmur yağdırmak için yapılmaz. Yağmur yağmadığında iç huzurumuzu bozmamak, ümidi kesmemek için yapılır. Yağdırmak için yapılan bidat olmaktadır ve eski politeist zamandan kalma alışkanlıklardır. Öte yandan bu kültürel olarak kabul edilip yapılabilir de ama kültürel olduğu bilinmelidir. Çeçen islam şamanı elindeki sopa ile Mig-29 düşürdüğünü söylüyor. Bunlar şamanizm döneminden kalma enteresan ve güzel kalıntılar. Ama islamda bunun yeri yok. Çalışacağız, yapacağız, eşeği bağlayacağız. Çocuk yaparsak çalışacağız, devlet kurarsak koruyacağız. Kimsenin özel ayrıcalıklı milleti kavmi değiliz. (gerici yahudilerde bu görüş malesef var). Sonuç olarak bunları anlatırken kimsenin inancına bayramına hakaret değil bilakis bunu kabul etmek durumu söz konusu. Ancak birbirinin fikri yapısına neredeyse "katli vacip" şeklinde bakmak yine islami bir yaklaşım değil. Yoksa IŞID'ın yahut KKK'nın düştüğü yola düşeriz fransız katolikleri gibi protestanları keseriz. Bunun olmaması gerek. Önümüzde çok gözü dönmüş bir gerici evangelist batı dünyasında topluluk var. Buna islam ülkeleri dışında, çin, hindistan, avrupanın protestan, laik ve agnostik kesimi karşı duruyor. Hatta katolikler bile karşı durabiliyor. İngilterenin bir bölümü ve amerikanın bir bölümü ile gerici yahudi toplulukları ver yansın edip bir insan ömrü içinde büyük israili kurmaya çalışıyorlar. Ben kendi inancım gereği bunun olacağına inanmıyorum ama adamlar bu amaçla soykırım yapıp duruyor. Şu an yapılması gereken içimizdeki farklılıkları anlayıp sağduyu ile hareket etmektir. Tekrar ramazan bayramı mübarek olsun. Gerçi ben "recep şaban hoppala bayram" demiş olsam da yine de iyidir. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
    2 Puan
  26. Dilovası Makine İhtisas Organize sanayiden Çekmeköy Taşdelene 90 kmh gps süratle ve 2000 rpm çevirterek eve vardım
    1 Puan
  27. Turanza ya da Primacy 5. Contilerin ömrü çabuk bitiyor.
    1 Puan
  28. manvadan satıcı olursa olacağı bu idi
    1 Puan
  29. Hayırlı olsun kardeşim. Bu tip bisikletler çok hassas. Düşüp bir yerini kırmamak lazım bisikletin. Bildiğim kadarı ile tamir olmuyor karbon parça.
    1 Puan
  30. Hayırlı olsun çok güzel bir bisiklet güle güle kullanın. Bende de dağ bisikleti var. Yol bisikleti bana hem sürüş pozisyonu hem de düz yol olduğu için pek çekici gelmiyor. Ağrı için ben de hem geniş sele var hem de selenin üzerinde jel var. Ayrıca bir de jel bisiklet taytı giyiyorum alttan. Ama uzun süre bisiklet sürmeyince ne yaparsan yap ağrı oluyor. Pazar günü 45,5 Km sürüş yaptık son 15 Km çok acı çektim. Ama sık sık binince alışılıyor.
    1 Puan
  31. Arabayı alalı 30 Ocakta bir yıl oldu. Bir yıllık kullanım ve deneyimlerimi anlatmaya çalışayım. Bir yılda 13700km yol kat etmişim. 13700km'nin ortalama yakıt tüketimi kadranda 6.1lt/100km görünüyor. Ancak pompa ölçümlerimde 6.6lt/100km çıktı. Kadran yarım litre eksik gösteriyor. Kullanımı rahat, özellikle uzun yolda yormuyor. Görüş açısı iyi, ancak ön direkler geniş olduğu için kör noktalar oluyor. Özellikle köşe dönüşlerde çok dikkatli olmak gerekiyor. Cam suyu kapasitesi 2,5lt. Çabuk bitiyor. Silecekler otomatik konumda iken fasıla hızı biraz hızlı. 3-4 saniyede bir çalışıyor. Yağmur çiselerken yada yavaş yağarken kontrolü ben alıyorum. Adaptif hız sabitleyici güzel çalışıyor. Şerit ortalama yok. Şerit takibin çizgiye yakın, orta ve uzak olarak 3 ayarı var. Çizgiye yakın seçilirse, araba şerit çizgileri arasında sağ sol yapıyor. Uzak seçilirse daha stabil gidiyor, ancak sürekli uyarı veriyor. Multimedia içinde navigasyon var. Harita eski. Servise gidince güncelleyin dedim. Aracınızdaki harita güncel dediler. Telefonun haritalarını kullandığım için çok dert etmedim. Arabanın süspansiyonu sert. Ara hızlanmaları ağırlığına göre fena değil. Daha önce de yazmıştım, dönüş çapı geniş. Açılır cam tavan hem ferahlık katıyor, hem doğanın arabanın içinde hissedilmesini sağlıyor. Bagaj bir tık küçük, ama sığıyoruz. Son olarak, hafif hibrit olmasına rağmen manevralarda, ilk kalkışta ve 2km civarında elektrikle hareket ediyor. Şimdilik bu kadar.
    1 Puan
  32. Kışın çok yakma olayında asıl etken koltuk ve direksiyon ısıtma imiş. Dışarı 14 derece civarında kalorifer açık 22 derece ayarlı. Koltuk ve direksiyon ısıtma çalışmadı. Güzergah, Gebze tuzla Gebze Kadıköy vs.
    1 Puan
  33. Orijinal Mud Flaps ler bende 😀jant kapağınıda sen bul. St170 jantında sonra en çok dikkat çekecek modeli taktığın içinde tebrik ederim 🤪 Bu işleri bize öğreten sensin abi, Mustafa o derslere katılmamış
    1 Puan
  34. ooo bunları balat’ta müzayede satıyorlar. Bende de var
    1 Puan
  35. 35bin dolar. Satıcısıyla tanıştımç Orhanlı Tuzladalar.
    1 Puan
  36. Şehre inmeyin. sel alır götürür.
    1 Puan
  37. aman hocam çabi ye uyma sen bakarsın Tekirdağ ramada da kalmış sen yol a tek devam ediyorsun
    1 Puan
  38. Ve enson noktayıda koyduk şasedeki çürük yerinde hallettik bu gün çürük tamirimiz bitmiştir vatana millete hayırlı olsun 😃
    1 Puan
  39. https://youtu.be/_tR61hdxQSo?si=HveZS4WuYs3LlaKD
    1 Puan
  40. Pilli araç kullanıcıları da ciddi trafik yoğunluğuna sebep oluyor. Pili bitecek korkusuyla sol şeride geçip maguris gibi yürüyen denk geldiğinde arkasından vurup kenara atasım geliyor. Pilin bitiyorsa git sağdan eşkiyalık yapma sol şeritte. Hele ki togg sürücüsü çok çok fazla
    1 Puan
  41. @Zonno Usta Servet Aydın yaşı ve 1,60 boyuyla Ktm 1290 SUPER ADVENTURE S kullanabilir mi? KTM 1290 SAS verileri ile bu konuyu bize teknik açıdan yorumlar mısın lütfen? 😎
    1 Puan
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×
×
  • Yeni Oluştur...