İçeriğe Yönlendir

Skor Tablosu

Popüler İçerik

27-06-2026 'den beri en çok beğeni alan içerik

  1. Aracı sıklıkla eşim kullandığı için araç kamerası takalım dedi. Biraz araştırmadan sonra 810S modelini aldım. Yoksa bana gerek yok, atara atar bana renk katar zaten Çakmaklıkta kablo ve sürekli bağlı kalması rahatsız edici olduğu için görseldeki gibi bir kablo yaptım. Dişi çakmaklık soketi aldım, cihazın içinden çıkan şarj aletini ona bağlayarak direkt sigorta kutusunda kontak enerjisine bağlayıp işimi çözdüm. Kontak açıldığında kayıt başlıyor, kapatınca duruyor tam olarak istediğim gibi ve kablo gözükmeden işimi çözdüm. Kamera araştırması yaparken CPL filtre epey öneriliyordu ama piyasada uygunu yoktu. Bir kendin yapçı olarak GoPro4 için CPL filtre alıp 3D yazıcı ile bir aparat yapıp 810S e uyardım. 200 lira civarı bir maliyeti vardı ve riske girip denemeye değerdi Öncesi/Sonrası fotoları ekliyorum. Akşam üstü olmasına rağmen yansıma ve filtrenin sonucu fotoğraflarda görünüyor. Bu işin negatif tarafı ise filtre büyük olduğu için cama değiyordu. Yine DIY bir çözümle bağlantı aparatını tekrar tasarlayıp yazıcıdan bastım ve montajını yaptım. Umarım faydası olur, yaptığım tasarım dosyasınıda talep olursa gönderebilirim. Henüz bir yere yüklemediğim için paylaşamıyorum.
    4 Puan
  2. Arabayı alalı nerdeyse 15 yıl oldu, Km 185.000 oldu. Birazcık Eskişehir'de misafir edeceğiz kendisini. Gelir gelmez bana geldiğini bildiği için hemen arızalarını gösterdi Yeter uleyn merso birazda bana bak der gibi. Klima düğmesine bir bastık, kayış kokusu ile beraber akü şarj lambası yaktı. Klima kompressörünün babasının düşmanları anmış beni Kompressoru komple değiştik, tüm sistem temizlendi, kurutucu değişti, krank kasnağı ve kayış yenilendi. Birde cam filmi yaptırdım, önler 2 arkalar 3 numara, maaşallah güzel oldu bence.
    4 Puan
  3. Arkadaşlar selam, başıma geldi yabancı kaynaklarda hızlıca çözümü paylaşmışlar uyguladım ve düzeldi. Tr den bir kaç kaynak, gelin yapalım gibi tamir etme teklifi yapmış Renocu değilim ama malum burasıda Wiki gibi olduğu için yazayım dursun. Bu hatayı alınca, akü de sökseniz, kapatıp açsanızda hata gitmiyor. Şöför tarafında işaretlediğim sigortayı çıkartıp takınca düzeldi ve 1 ay kadar oldu tekrarlamadı.
    3 Puan
  4. aracımın ne zaman değiştiğini bilmediğim, soru işaretli bir parçasını daha değiştirip içimizi rahatlatıyoruz
    3 Puan
  5. ECU geldi iki gün önce taktım, sigortaları değiştim iki gün kullandım yaklaşık 25 km sorun olmadı. Bu sabah soğuk çalıştık 15 Mt yürüdüm bir gaz vereyim dedim arıza lambası yanmadı ama gaz yemedi tekler gibi oldu, kapatıp açtım düzeldi,. Değişmediğim orjinal rölelerin hepsini sipariş etmiştim, bugün geldi birazdan gidip alacağım. Rölelerde çözmezse ön SAM da sökülüp kontrol edilecek artık 🤷 Bakalım işin sonu nereye varacak, kapatıp açılınca düzelmesi kalıcı bir problem değil elektronik bir problem olduğuna işaret ediyor ama bilemedim. Bu arada detay yazıyorum ki benzer problemde aşama aşama nasıl ilerlemişiz görünsün.
    3 Puan
  6. Arkadaşlar selam, yine Mondeo için bir düzeltme dosyası paylaşıyorum. Farklı bir Mondeo da görmüştüm aynısını sanırım kronik diyebiliriz. Koltuk başlıklarının plastikleri eskidiği için çok kolay kırılıyor. işle bu 3D model dosyasını yazdırarak düzeltme sağlayabilirsiniz. Mevcut kırık alanı genişleterek baskı aldığınız parçayı içine yapıştırıyorsunuz ve eski haline geliyor. Üstelik sağlamlaştırılmış bir versiyon bir daha da kolayına kırılmaz. Ben uyguladım şikayetiniz varsa size de tavsiye ederim. https://www.thingiverse.com/thing:6995042
    2 Puan
  7. Artık "Hedefiniz Servet'imiz" olarak güncelledik.
    2 Puan
  8. Bence araç sahibini Türk görünce yabancılık çekmesin diye yapmışlardır
    2 Puan
  9. Bagaj içi yan döşemeleri sökerek yada aralayarak görebilirsiniz. Araç çalışırken motor kaputunu açın, kaçak varsa ve motora yakınsa duman vb. görürsünüz. Egzoz kısmında ise lifte kaldırmadan yada altına yatıp bakmadan zor görülür.
    2 Puan
  10. Şu konu bir hortlasın, okumak lazım...
    2 Puan
  11. Şehirler arası iyi ama şehir içi trafikte 7~8 lt civarında lar. Şehirler arasında focustan ~250 ağır tam yüklü mondeo 3.8 lt yaktı. Mondeo mk4 ve mk5 de gösterge ile pompa tutuyor.
    2 Puan
  12. Krank sensoru ya da depo icindeki yakit pompasi gibi. Ikiside isinip dert acip sogudugunda devam eder. Pug grubunda isima ve sensor isinmasi oluyor Fransiz forumlara baktim bir daha da aynen sensor ve yakit pompasi ilk supheliler
    1 Puan
  13. Sanırım bu sefer yanlış alarm, röleleri değişmeden önce bir bakayım arıza kodu atmışmı dedim. Ne göreyim ben yine manyetkiselenodilerin hepsine arızayı çakmıştır diye beklerken meğerse ilgisi yokmuş P2626 (ilişkili olan 0559 mercedesin iç kodu aynı arıza için) Sağ kat öncesi Oksijen (lambda) sensörünün devresi ile ilgili, bu hatayı daha önce 4Matic ön şaftı değişrkende soketi gevşek kalmış diye vermişti. Ama alttaki 2177 ( aslında P yok OBD ciahzı önüne P koyuyor) yine sistemde bir güç kesilmesi olduğunu belirtiyor. Neyse bugün 7 tane röleyi değiştim. Ön SAM üstündeki işaretli rölelerin hepsini orjinal Mercedes röle ile değişti. Ayrıca Kare içindeki 5 sigortayıda değiştirdim. w221 için tam diagram ve açıklamaları şu linkte https://fuse-box.info/mercedes-benz/mercedes-benz-cl-class-s-class-c216-w221-2006-2014-fuses-and-relay#Fuse_Box_Diagram-4:~:text=side on RHD).-,Fuse Box Diagram,-Assignment of the Sonrasında Star diagnosis ile tezgahı kurup, röleler söklüp takılırken çıkan arıza kodlarının hepsini temizledim ve araç çalışırken lambda değerlerini kontrol ettim. Lambda problem yok gibi ama, bakalım yarın bu şekilde Antalya'ya doğru yola çıkacağım inşallah yolda bir şey çıkmaz başımıza LAmbda değerleri rölantide arada gaz verdim. Bu arada konuyu ki ayrı konuya çevireceğim çünkü manifold olayı tamamen gitti
    1 Puan
  14. 1 Puan
  15. Allah allah. Akü sökmekle sigortayı sökmek aynı şey normalde ama, niye böyle bir fark var teknik olarak, merak ettim. Elinize sağlık.
    1 Puan
  16. Durma orada. Arkadan dengesizin biri gelir vurur allah korusun
    1 Puan
  17. ve karmaşık prosedürler. Hızlı hareket edememe. Bu arada prosedürler ve iyidir. Hızlı üretimi savunacak değiliz tabi
    1 Puan
  18. 1 Puan
  19. Hocam Tiguan uretiyodu hala Çinde son zamanlara kadar Passat Jetta 45tfsi 35tfsi adamlar 50inc ekran koyduklari piyasada urettigi arabada gerigorus kamerasi yoktu baz versiyonda
    1 Puan
  20. Testi biz yapıyoruz. Debriyaj pedalı kırılıyor. bence alman araçları gereksiz kompleks. Bu da pahalılık getiriyor. teslanın büyüsü basitlikte Japonlar da nisbeten sade
    1 Puan
  21. Benim lastik hiç bir şekilde sarmıyor(avm otoparkı değilse) ama lastiklerin kötülüğünden değil şanzımanın gücü törpülemesinden
    1 Puan
  22. Dayağı yiyen ödesin hesabı
    1 Puan
  23. vw çin’de üretimi artırmak için çalışıyor. Ama çinli değiller
    1 Puan
  24. Yukarılarda bir yerde de yazmıştım.. toplu taşıma çok pahalı. Mecbur kalınca kullanılacak bir hale geldi.
    1 Puan
  25. Eşimde gelecekti uçak biletlerinin fiyatına baktık 6.000 TL. 6000 TL'ye ona verir miyiz. Yer mi Anadolu çocuğu bunu.
    1 Puan
  26. benim lastiklerim ya continental ya da michelin oluyor genelde. Ama güvenemiyorum. Çünkü yollar çok tozlu. Bazen ani fren yapıyorum. Kızaklamaması gereken yerde kızaklıyor. Abs devreye giriyor. Bunu virajda yaşasam kötü şeyler olabilir. Bu kısım atlanıyor ama gerçekten aşırı etkisi olduğunu düşünüyorum. Artık uzun yolda 100’ü geçmiyorum bu yüzden.
    1 Puan
  27. Her markaya ayni sinyal kolu ayni ekrani koyim derlerse cok duser.
    1 Puan
  28. 1 Puan
  29. Bence bagaj lastiği yırtık. Bagaj kapağının fitilleri.
    1 Puan
  30. Yok hocam alman mühendisliğinden uzak duracaksın. Fransız motorlarında dert tasa yok. Bu aletin motor da bmw
    1 Puan
  31. Klima kalorifer kapalida olsa petekler aciktir hava akisi olur. Egsoz manifoldu catlak vs kontrol ettiniz mi? Catlak olabilir, manifold contasida kacirabilir.
    1 Puan
  32. kırılan debriyaj pedalımdan sonra umudumu yitirdim
    1 Puan
  33. Vw dunya capinda 100.000 kisi isten cikarip 4 fabrikasini kapatma karari almis.
    1 Puan
  34. 235 sayfadan sonra anladığım ...Dizel pejo kullanıcısı olarak benzinli Fransızdan uzak duracaksın. Ya da Ali gibi arabanın her gün bir tarafını dürtmeyeceksin.
    1 Puan
  35. Serviste çalışan Türk vatandaşı varmı?
    1 Puan
  36. Doğru yaşam için inanç, din şart değil buna katılmıyorum. Herkesin içinde bir vicdan var. Tabi saptırılmamış bir dine inanmasının kimseye zararı olmaz ayrıca amaç iyilikse ne güzel. İsteyen istediğine inanmakta özgür. Uzatmaya gerek yok etrafta görüyoruz anlatılanları, uygulananları. Bunlara inanmak Allaha hakarettir. Tek tek yazmaya gerek yok herkes biliyor. Gerçi bizim toplum sorgulamaz, gider türbeye çaput bağlar. Yer gök dua ile duruyor der diş çürüyünce 1000 mg augmentini alır. İslama en büyük zararı müslümanım diyenler veriyor. Tamamı demiyorum şimdi oradan yürümeyin..
    1 Puan
  37. Karşı argüman din üzerinden olmamalı. Dinin toplumdaki yeri 10 bin senedir değişiyor, bu bir süreç. "GÜÇ" asıl toplumları harekete geçiren indiren kaldıran. Ancak iletişim çok hızlı olunca eski modeller tutmayabiliyor. Şu an köktenci hıristiyan ve musevi toplumların ve müslüman toplumların kavgasının cezası çekiliyor. Ama bitecektir. uzun sürebilir de. Aşağıdaki yazıyı zonno sistem yazdı --- Sarayın Koridorlarından Bugüne: Koçi Bey’in 400 Yıllık Liyakat Uyarısı Rüşvet, kayırmacılık, ağır vergiler, uzmanların susturulması ve görevlerin ehil olmayan kişilere verilmesi… Koçi Bey’in dört asır önce yaptığı uyarılar, tarihin neden tekrar tekrar aynı yere döndüğünü anlatıyor. Bir devletin en büyük düşmanı bazen sınırlarının ötesinde değil, kendi koridorlarında dolaşır. Masaların üzerinde biriken dosyalarda, hak etmeyenlere açılan kapılarda, doğruyu söylemek yerine güçlü olana hoş görünmeyi seçenlerin sessizliğinde… Bundan yaklaşık dört yüz yıl önce Osmanlı sarayında yaşayan Koçi Bey, devlet düzenindeki çözülmeyi tam da böyle okudu. Onun padişaha sunduğu risale, yalnızca XVII. yüzyıl Osmanlı yönetiminin aksaklıklarını anlatan tarihî bir belge değildi; adalet, liyakat ve kurumsal düzen zayıfladığında güçlü görünen bir yapının nasıl içeriden aşındığını gösteren çarpıcı bir teşhisti. Koçi Bey’in hayatına dair bilgiler sınırlı. Arnavut kökenli olduğu, devşirme yoluyla saraya geldiği, Enderun’da yetiştiği ve özellikle IV. Murad’ın güvenini kazanarak onun yakınındaki isimlerden biri hâline geldiği biliniyor. Sarayın içinden konuşması, risalesine ayrı bir ağırlık kazandırıyordu. Çünkü o, devlet mekanizmasını uzaktan izleyen bir gözlemci değil; kararların nasıl alındığını, kimlerin padişaha ulaşabildiğini, hangi dedikoduların kariyerleri bitirdiğini ve çıkar çevrelerinin yönetimi nasıl etkilediğini yakından gören bir saray mensubuydu. Kaynaklara göre Koçi Bey’in 1631’de IV. Murad’a sunduğu metin, Osmanlı’da padişaha verilen ilk yazılı reform raporu niteliğindeydi. Daha sonra Sultan İbrahim için de ikinci bir risale kaleme aldı. İlkinde devlet düzenindeki bozulmaları teşhis ediyor ve çözüm önerileri getiriyordu; ikincisinde ise devlet erkânıyla ilişkilerden vergi ve para işlerine, elçi kabulünden fermanların yazılmasına kadar hükümdarlığın adeta uygulamalı el kitabını sunuyordu. Bu yönüyle Koçi Bey yalnızca eleştiren değil, yönetime nasıl çekidüzen verilebileceğini tarif eden erken dönem bir reform düşünürüydü. Onun teşhis listesinin başında rüşvet vardı. Koçi Bey, memleketin harap olmasına, hazinenin azalmasına, fitne ve karışıklığın çoğalmasına yol açan temel unsur olarak “rüşvet şeytanı”nı gösteriyordu. Ancak rüşveti yalnızca el altından para alışverişi olarak görmüyordu. Sorun daha genişti: Görevlerin ehil kişilere değil, saraya yakın olanlara verilmesi; makamların para ve aracılık yoluyla dağıtılması; başarılı yöneticilerin kıskançlık, iftira ve dedikoduyla görevden uzaklaştırılması; karar vericilerin kişisel sadakati mesleki yeterliliğin önüne koyması… Bugünün diliyle söylersek Koçi Bey, yozlaşmayı tek tek kötü insanlara değil, yanlış teşvikler üreten bir sisteme bağlıyordu. Burada tarihin tekerrürü duygusunu güçlendiren asıl mesele, şikâyetlerin şaşırtıcı ölçüde tanıdık olmasıdır. Makamların liyakate göre dağıtılmaması, kayırmacılık, sürekli kadro değişiklikleri, uzmanlığın değersizleşmesi, mali yükün halka aktarılması ve kurumların kişilere bağımlı hâle gelmesi… Aradan geçen dört asır boyunca devletlerin biçimi, teknolojisi ve dili değişti; fakat iyi yönetimin temel soruları pek değişmedi: Göreve kim getiriliyor? O kişi işini biliyor mu? Kararını hukuk ve bilgiyle mi, yakınlık ve korkuyla mı veriyor? Başarılı olan korunuyor mu, yoksa yeni bir güç dengesi oluştuğunda kolayca tasfiye mi ediliyor? Koçi Bey’in en güçlü vurgularından biri, görevde istikrar ile dürüstlük arasındaki ilişkidir. Ona göre vezirler, beylerbeyleri, sancak beyleri ve yüksek görevliler işlerini iyi yaptıkları sürece sebepsiz yere azledilmemeliydi. Aynı düşünce bilim ve yargı mensupları için de geçerliydi. Çünkü makamının her an elinden alınabileceğini düşünen kişi, hakikati söylemekten çok kendisini korumaya çalışır. Koçi Bey, şeyhülislamların, kazaskerlerin ve kadıların sık sık görevden alınmasının onları devlet büyüklerine dalkavukluk etmeye, doğruları gizlemeye ve herkesin hatırını hoş tutmaya yönelttiğini anlatır. Bu tespit, modern kurumlar açısından da son derece günceldir: Güvencesiz uzman bağımsız karar veremez; bağımsız karar veremeyen kurum ise adalet üretemez. Liyakat meselesi risalenin neredeyse bütün alanlarına yayılır. Divan kâtiplerinin kanun bilen, kalemi güçlü ve dış hükümdarlara mektup yazabilecek yetenekte kişiler olması gerektiği; maliye görevlilerinin bilgili, şuurlu ve güvenilir kimselerden seçilmesi gerektiği belirtilir. Kadılık içinse ölçüt son derece nettir: Aracılık, yaş, soy veya kıdem değil, bilgi ve ehliyet. Koçi Bey’in “Kadılık yolunda vasıta bilgidir” düşüncesi, liyakatin sadece güzel bir ahlak ilkesi olmadığını gösterir. Liyakat, devletin karar kalitesini belirleyen teknik bir zorunluluktur. Yanlış kişi yanlış karar verir; yanlış karar yalnızca bir makamı değil, vergi düzeninden adalete, askerî yapıdan toplumsal huzura kadar bütün sistemi etkiler. Risalenin dikkat çekici bir başka boyutu, mali adalet ile yönetim kalitesini birbirinden ayırmamasıdır. Koçi Bey’e göre askerî kadroların ihtiyaçtan fazla büyütülmesi hazinenin yükünü artırmış, bu yük de daha ağır vergiler yoluyla halka aktarılmıştı. Vergisini ödeyemeyenler baskıya uğruyor, halk yoksullaşıyor, üretim ve düzen bozuluyordu. Buradaki zincir açıktır: Liyakatsiz ve kontrolsüz kadrolaşma maliyeti yükseltir; yükselen maliyet vergiye dönüşür; adaletsiz vergi toplumsal güveni aşındırır. Dolayısıyla bütçe disiplini, personel politikası ve adalet birbirinden kopuk başlıklar değildir. Bir kurumun kapısından liyakatsizlik girdiğinde faturası çoğu zaman toplumun tamamına çıkar. Tımar ve zeamet düzenindeki bozulma da aynı mantığı izler. Önceleri savaşta yararlılık gösteren ve bölgesini tanıyan kişilere verilen dirliklerin zamanla merkezdeki nüfuz ilişkileri üzerinden dağıtılması, hem yerel adaleti hem de devletin taşradaki etkinliğini zayıflatmıştı. Hakkı yenilen kişi artık şikâyet edeceği tarafsız bir makam bulamıyor, görev hak etmeyenlere veriliyor, emek ve cesaret ödüllendirilmezken yakınlık kazanç sağlıyordu. Koçi Bey’in itirazı aslında çok temel bir yönetim ilkesine dayanır: Ödül ile katkı arasındaki bağ koparsa sistem çalışmaz. İnsanlar çabanın değil bağlantının sonuç getirdiğine inandığında kuruma sadakat de kamu yararı duygusu da çözülmeye başlar. Bilim insanlarına verdiği önem ise risalenin bugün için belki de en ilham verici yanlarından biridir. Koçi Bey, “bilginin devamı bilginlerdedir” diyerek yalnızca âlimlere saygı gösterilmesini istemez; bilginin üretilebilmesi için ehil insanların seçilmesi, korunması ve çalışmalarını sürdürebilecekleri bir düzen kurulması gerektiğini savunur. Bilgi, kişisel hayranlıkla değil, kurumlaşmış güvenceyle gelişir. Bir toplum uzmanlığın yerine sadakati, eleştirinin yerine itaati, kanıtın yerine nüfuzu koyduğunda yalnızca akademisini değil, geleceğini de zayıflatır. Ne var ki Koçi Bey’in önerilerinin kaderi de tarihin tekrar eden başka bir dersini ortaya koyar. IV. Murad döneminde rüşvetin sınırlandırılması, yeniçerilerin disipline edilmesi ve saray çevresinin müdahalesinin azaltılması yönünde adımlar atılmış olsa da bunlar kalıcı bir kurumsal dönüşüme dönüşmedi. Reformlar büyük ölçüde hükümdarın gücü ve kararlılığıyla sınırlı kaldı. Hükümdar değiştiğinde düzenin eski sorunları yeniden ortaya çıktı. Bu durum, güçlü bir yöneticinin geçici olarak düzen sağlayabileceğini; fakat kurallar, denetim mekanizmaları ve liyakate dayalı kurumlar kurulmadan kalıcı iyileşmenin mümkün olmadığını gösterir. Belki de “tarih tekerrür eder” sözünü yeniden düşünmek gerekir. Tarih, insanlar geçmişi hiç okumadığı için değil; aynı teşvikleri, aynı keyfîliği ve aynı kurumsal zaafları yeniden ürettiği için tekerrür eder. İsimler değişir, makamların unvanları değişir, raporların dili değişir; ancak adalet zedeleniyor, liyakat geri plana itiliyor ve hesap verebilirlik ortadan kalkıyorsa sonuçlar birbirine benzer. Koçi Bey Risalesi bu nedenle sararmış sayfalarda kalmış bir saray nasihati değildir. Dört yüz yıl öteden bugüne uzanan bir yönetim aynasıdır. Bize devletin yalnızca kanunlarla değil, doğru insanı doğru göreve getirme iradesiyle; yalnızca otoriteyle değil, adaletle; yalnızca reform ilanlarıyla değil, sürdürülebilir kurumlarla ayakta kaldığını hatırlatır. Ve belki de en önemlisi, toplumların kaderini belirleyen şeyin her çağda aynı olduğunu söyler: Hak edenin hakkını aldığı, bilenin sözünün dinlendiği ve gücün kuralla sınırlandığı yerde düzen güçlenir. Bunların yerini yakınlık, korku ve çıkar aldığında ise en görkemli yapıların içinde bile çatlaklar büyümeye başlar. Bu yazı, Ali Fuat Gökçe’nin “Osmanlı Klasik Döneminde İdari Reform Hareketleri: Koçi Bey Risalesi” başlıklı çalışması temel alınarak hazırlanmıştır. ZonnoGazete
    1 Puan
  38. Neredeyse 1 yıl olmuş Haylazı paylaşmayalı. Güncelleme Parlamak zorunda, boşuna kırmızı değil Yardımcılar
    1 Puan
  39. Gazipaşa Anamur arası çok düzelmese de yaklaşık 36 km viraj kaldı Anamur Aydıncık arası neredeyse bitti 7 km viraj kaldı
    1 Puan
  40. Geçmiş olsun. Gayet güzel olmuş. Boyanın mevcut parçadan yeniden yapılması güzel hareket olmuş. buradaki servisler kodu yapıştırıp geçiyor. fark var mı yok mu umurlarında değil
    1 Puan
  41. Vestel bu ülkeye en büyük kazığı atan firma. İstihdam vs hikaye
    1 Puan
  42. Hanım günlüğü 15000 tl den otel odası bulup ucuz diyor. Bende ona bana 15000 tl ver arabama debriyaj aksiyoneri alayım diyorum bana kızıyor. Ben bu kadınları anlamaıyorum. Neyseki Banka hesaplarımın hepsini 2 ay önce ona verdim. tüm borçlarımı maaş aldıkca kapatıyor. buda iyi bişey. Kasıma kadar debriyaj aksiyonerinide arada alırım
    1 Puan
  43. Balkan turu ucakla gidilir orada arac kiralanip yapilir. Turla hic gidilmez. Ha vize dert olmasa arabaylada gidilir. Acikcasi turlanicak bi bolgede 2 3 yer gorulse yeterli zaten gerisi Bursa merkez. En onemli seyide soylemiyor he uykusu geliyor surekli bak onu es gecti
    1 Puan
  44. mango monster mi o
    1 Puan
  45. Al abi sen bi elektrikli. Geçen clioya bindim sesten durulmuyor içinde
    1 Puan
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
×
×
  • Yeni Oluştur...