Ozan Baba 25 Mayıs 2009 Paylaş 25 Mayıs 2009 ÖTV indiriminin piyasada yarattığı canlılık, bazı fırsatçı galericileri, ithal oto için harekete geçirdi. Doğuş Otomotiv’e bağlı Volkswagen Türkiye Genel Müdürü Vedat Uygun, "Almanya’dan bize ’258 Volkswagen ülkenize girmek üzereymiş, bunları siz mi aldınız’ telefonu geldi. Anladık ki, grey market diye nitelediğimiz bazı galericiler devreye girmiş. Önünü keseceğiz" dedi. ÖTV indirimiyle birlikte martın ikinci yarısından itibaren otomobil satışlarında yaşanan hareketlilik, yetkili olmayan galerilere yeni bir fırsat kapısı yarattı. Hükümetin özellikle 1600 cc’ye kadar olan araçlarda ÖTV’yi yarı yarıya indrimesiyle birlikte patlayan talebe otomotiv firmaları yetişemeyince devreye galeriler girdi. Galeriler, yurtdışından buldukları 1600 cc ve daha küçük hacimdeki otomobilleri ithal edip Türkiye’de satmaya başladı. ÖTV indirimi öncesi fiyatı birkaç 100 bin Euro’yu bulan lüks otomobilleri distribütör garantisi olmadan ithal edip satış yapan galeriler, araç bulunamama sıkıntısını değerlendirip 30 bin TL’lik küçük otolara yöneldi. Almanlardan müdahale Bu duruma maruz kalan firmalardan biri olan Alman Volkswagen, hemen müdahale edip Türkiye’ye kendi yetkileri olmadan girmeye hazırlanan araçlar için Doğuş Otomotiv’i uyardı. Volkswagen Türkiye Genel Müdürü Vedat Uygun, Almanların ’grey market’çilerin Türkiye’ye otomobil sokmaya çalıştıkları konusunda kendilerini uyardıklarını belirterek, "Almanya’da Volkswagen’in merkezinden gelen telefonla grey marketçilerin 258 Volkswagen marka otomobili gemiyle Türkiye’ye sokmaya çalıştığını öğrendik" dedi. 258 VW gemiyle geliyor Uygun, VW’nin başta Almanya olmak üzere Avrupa’da satışlarının son aylarda çok iyi olduğunu belirterek, bu nedenle Almanya’dan ÖTV indirimi süresince istedikleri sayıda aracı alamadıklarından yakındı. Uygun, "Böyle olunca grey marketçiler 15 Haziran’a kadar sürecek ÖTV indiriminden yararlanmak için Avrupa’dan otomobil aramaya başladılar. Şu anda 258 VW marka aracın yolda olduğunu biliyoruz ama araçların kimin tarafındna Türkiye’ye getirildiğini bilmiyoruz" dedi. Uygun, daha önce Volkswagen Ticari Araç Genel Müdürüyken de başına buna benzer bir olayın geldiğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Hafif ticari modelimiz Caddy’yi Türkiye’de satışa sunduktan kısa süre sonra birileri Türkiye’ye 2 bin 500 adet Volkswagen Caddy getirip satmaya başlamış. Bunu öğrenince Volkswagen merkezle birlikte harekete geçtik. 120 araç satıldıktan sonra müdahele edip geri kalanını sattırmadık." Golf’e benzeyen yeni Polo, eylülde geliyor VW’nin küçük sınıftaki temsilcisi Polo, 5’inci nesliyle otomobil severlerin karşısına çıkıyor. Eylül ayından itibaren Türkiye’de satışa sunulacak olan yeni VW Polo, iki farklı motor seçeneği ve iki şanzımanla gelecek. Polo’da 1.4 litre 85 beygirlik benzinli motor ile 1.6 litre 90 beygirlik CR dizel motor seçeneği olacak. Yenilenen Polo’nun satış fiyatının 30 bin TL’nin altında olacağını söyleyen VW Türkiye Genel Müdürü Vedat Uygun, "Eylülde ilk etapta 1500 adet getireceğiz. Talebe göre yıl sonuna kadar 1500 adet daha getirip yılı 3 bin adetle kapatmak istiyoruz" dedi. 2010’da ise 6 bine yakın yeni Polo satmayı hedeflediklerini kaydetti. Ar-Ge Direktörü Aykut Gönderman isimli bir Türk olan yeni nesil Polo’nun ön kısmında VW’nin yeni ürün tasarımının izlerini görmek mümkün. Aracın iç mekanının tasarımında da ağabeyi Golf’ün kokpitinden esinlenilmiş. Türkiye’de sadece ’comfortline’ donanımı ile pazara sunulacak yeni Polo’da; gövde rengi tampon, kapı kolları ve yan aynalar, krom iç kaplamalar, yükseklik ayarlı ön koltuklar, elektrikli, ısıtmalı yan aynalar, uzaktan kumandalı merkezi kilit elektrikli arka camlar, klimatik, sürücü ve yolcu ön hava yastıkları, dış aynalara entegre sinyal lambaları gibi donanımlar bulunuyor. Almanlara 3 aylık ÖTV indirimini zor anlattık BAŞTA Almanya olmak üzere Avrupa pazarında VW’nin satışlarını artırdığını belirten Vedat Uygun, bu yüzden yeni araç bulmakta zorlandıklarını söyledi. Uygun, "Ocak-mart döneminde VW binek araçta yüzde 6.3 olan pazar payını yüzde 7.4 çıkardı. Almanya’daki hurda teşviği işe yaradı. VW iyi satış yapıyor. Böyle olunca biz araç bulmakta zorlanıyoruz. ÖTV indirimi 15 Haziran’da sona eriyor. Türkiye’deki ÖTV uygulamasını Almanlara anlatmakta zorlandık çünkü onlardaki teşvik yıl sonuna kadar. Bizde ise indirimden yararlanmak için araçların gelmesi için sınırlı zamanımız var. Almanlar bize ’Eylül için sözleşme imzalayın’ diyorlardı. Biz Türkiye’de koşulların oradaki gibi olmadığını üç defa anlatmak zorunda kaldık" dedi. Yorum bağlantısı
Abdussamed Acar 25 Mayıs 2009 Paylaş 25 Mayıs 2009 Canının istediği modeli satan, istediği donanımı getiren hatta satışlar iyi olduğunda 3 ay sonraya gün veren bir distrübütör olunca diğer galerilerin ithal etmesi kadar normal bir durum yok bence... Satmazsan, satarlar... Yorum bağlantısı
Tansel Yavuz 25 Mayıs 2009 Paylaş 25 Mayıs 2009 Dist. firmalarada bazı kanunlar getirilmesi gerekiyor,"madem araç satıyorsun en geç 1 ay içinde müşterinin istediği aracı temin etmek zorundasın" diyecekler. Yorum bağlantısı
Ozan Baba 25 Mayıs 2009 Yazar Paylaş 25 Mayıs 2009 Asıl problem bu ÖTV indiriminin 3 ay gibi kısa bir süreye sıkıştırılması.Yıl sonuna kadar devletin uzatması gerekir.Böyle olunca yangından mal kaçırır gibi oldu Yorum bağlantısı
Abdussamed Acar 25 Mayıs 2009 Paylaş 25 Mayıs 2009 Asıl problem bu ÖTV indiriminin 3 ay gibi kısa bir süreye sıkıştırılması.Yıl sonuna kadar devletin uzatması gerekir.Böyle olunca yangından mal kaçırır gibi oldu Kriz var die mi uzatıcaklar Bana kalsa otomotivciler tarafından ranta dönen bu destek paketi bi kararname ile yarın iptal edilsin... Yorum bağlantısı
Tolga Canvar 25 Mayıs 2009 Paylaş 25 Mayıs 2009 Bence de uzatılmasın.Adamların fiyatlara yaptıkların zamlardan dolayı vatandaşa bir şey kalmadı.Ötv indirimi bitince de firmalar, kampanya yaptık ötv indirimini biz karşılıyoruz gibisinden reklamlar yapalar.Hani stoklar çok doluydu niye milleti geri çevirdiler hep araba almak isteyince.Sonra birde kriz var diye ağlanırlar.En son bir akrabam araba almak istedi düz corsa dizel 75lik 28.500 fiyat vermişler.:Yani şimdi ötv bitince bu arabaya 32.500 mü çekecekler.Bu milleti salak mı zannediyorlar anlamıyorum. Yorum bağlantısı
Süha Demirtaş 26 Mayıs 2009 Paylaş 26 Mayıs 2009 Devlet o kadar zengin mi ki? Ondan vergi almasın, ondaki indirimi uzatsın. Devlet dediğimiz kim? Devlet biziz. Bütçenin gelir kısmı bizden gider, gider kısmı da bize gelir. Bu devletin yaşaması için nasıl gidip askerlik yapıyorsak, vergi de vereceğiz. Fahiş veya değil. Uzun ya da kısa. o zaman benzinin vergisi dahada artsın litresi 5 tl olsun ülkenin gelişmine katkısı olur. Böle her şeye eyvallah derisek ne olacak sonumuz. Yorum bağlantısı
Ozan Baba 26 Mayıs 2009 Yazar Paylaş 26 Mayıs 2009 Problem devletin gelirden yeteri kadar vergi alamaması.Bunu yapamayınca o zaman harcarken alayım diyor.Bu seferde az kazanan veya çok kazanan aynı vergiyi ödemiş oluyor. Bu vergi mantığının savunulacak tarafı yok.Ülke ekonomisinin ciddi oranlardaki kısmı kayıt dışı,e sen devlet olarak biliyosunki o adamdan kazanırken vergi alamıyosun ve diyosunki bende harcarken alayım vergi ama ozamanda kurunun yanında yaş da yanıyor. Yorum bağlantısı
Ozan Baba 26 Mayıs 2009 Yazar Paylaş 26 Mayıs 2009 Ne kadar eskidenmiş? Türkiye deki ciddi sıkıntı dolaylı ve dolaysız vergiden elde edilen oranların dünya normlarından uzakta olması. Devletin yaptığı kolaycılık denetleyemediği yerle uğraşmaktansa denetleyebildiği yere yükleniyo. Yorum bağlantısı
Mahmut Şahin 27 Mayıs 2009 Paylaş 27 Mayıs 2009 Şu anda bütün dünya harcama vergilerine dönüyor. Eskidenmiş o gelir üzerinden vergi alma işi. Ekonomi, mevzuattan çok daha hızlı. Ayrıca, yapılmış olan yolsuzluk ve popülizm nedeniyle ciddi borçları oluşmuş bir ülkede, şunu uygulayalım, bunu uygulayalım diye bir politika üretme lüksümüz yok. İp üstünde yürüyoruz. Şöyle bir örnekle bağlayalım, bir evde babanın hovardalıkları nedeniyle ciddi borç oluşmuş. Şimdi hacizler kapıda. Evin de kendini döndürmesi lazım. Alternatifler pek yok. Gelirin artması, giderin azalması lazım. Gideri kemer sıkarak azalttık. Gelirde ise evin yükünü taşıyan evlada git bir ek iş yap diyoruz. Bunu demek adaletsizce. Ama evin başka geliri de yok. Adil mi olunacak, aç mı kalınacak? evden hacizciler gidince ve bir şekilde ev sakinlerinin karnı doyunca ne olacak peki? o çocuk fazla çalışmasından vazgeçirlip; biz bu duruma niye düştük? bu durumumuzun sebeplerini bulup ortadan kaldıralım da bir daha bu hallere düşmeyelim, denilerek çocuğun normal hayatına dönmesine mi karar verilecek? yoksa nasıl olsa çalışıyor diyerek çocuk daha uzun yıllar ezilecek mi? malesef bizim ülkemizde hep o çocuğun sırtına biniliyor gibi. ve temsili hikayedeki çocuğun daha çok çalıştırılacağını tahmin ediyorum. Yorum bağlantısı
Recommended Posts