Selçuk Keleş 31 Ağustos Yazar Paylaş 31 Ağustos Biraz uzun süren toprak parkur geçişi biraz terletiyor tabii Hep bu armor yüzünden 4 Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş 16 saat önce Yazar Paylaş 16 saat önce Havalar serinleyip biraz yağmur düştüğüne göre bi tura çıkabiliriz di mi Atılgan'ım Biraz Kazdağları'na doğru açılalım bakalım neler olacak? Hedefimiz Gönen. İlk gün İstanbul'dan çıkıp feribotla Bursa'ya ve ordan aşağıya iniyoruz, yeni açılan 2.5 km'lik Doğancı tünelini geçtikten sonra ilerde Orhaneli yolundan ayrılarak yatay yönde köylerden geçiyoruz. Çınarcık gölü. Geçen sene Bursa susuz kalınca bu gölün suyunu şehre aktarmışlardı. Daha evvel de buranın altından geçen bir rota izlemiştik. Yer yer yükselerek Uluabat gölü manzarası eşliğinde, incir, zeytin, mısır tarlalarının arasından geçiyoruz. Favori tabelam Derken Mustafakemalpaşa'da açık restoran bulamayınca yemeği erteliyoruz, Manyas sapağına girdiğimizde epey şiddetli rüzgar bizi biraz zorluyor. Bölgeye tamamen yayılmış buğday, pirinç, mısır tarlaları, silolar, ilginç tarım makinaları görüyoruz ama 40 km/s hızda esen rüzgar nedeniyle deli'yi malesef uçuramıyoruz Gönen'e varıp pansiyonumuza yerleşiyoruz, Atılgan dinlenmeye çekilirken ben de yemek ve önümüzdeki günlerin gıda alışverişini tamamlıyorum. 2 Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş 16 saat önce Yazar Paylaş 16 saat önce Ertesi gün, kahvaltımızı yapalım. Bugün biraz buraları gezesim var, Atılgan dinlensin. Pansiyonun hemen yanında bulunduğu Gönen şehir parkı oldukça büyük bir alana yayılmış ve yaşı 350 yılı bulan ağaçları barındırıyor. 270'i buldum ama 350 yaşındaki çınar ağacını maalesef bulamadım Parkın içinde Roma döneminden kalma vaftizhane varmış ama içindekileri taşımışlar pek görülecek bir şeysi kalmamış. Yemekten sonra çay keyfi ve tembellik modu Çarşıda bulunan meydan çeşmesinde hem şebeke suyu hem de Gönen Aladağlar'dan gelen kaynak suyu musluğu var. 2 Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş 15 saat önce Yazar Paylaş 15 saat önce 3.gün, biraz aşağılara inelim. Ekşidere üzerinden Yenice'ye doğru ineceğiz. Burada oldukça beğenilen bir kaplıca tesisi de var. Devam edip Gönen baraj gölüne varıyoruz. Yenice'ye varıp aşağı köylerden devam ederek Balya'ya doğru devam ediyoruz. Oldukça sert virajlı ve inişli çıkışlı dağ yolu Kazdağları'nın sinyallerini vermeye başladı. Bu ikrama kim hayır diyebilir Aslında menzilimiz yeterli ama riske girmemek için daha sık benzin ikmali yapıyoruz. Yemek aradığımız tesisler maalesef sezon sonu olduğu için kapalı, mecburen Balya yönüne doğru ilerliyoruz. Balya'dan az önceki kısım iyice yoğunlaşan çam kokuları, dar ve sert virajlarıyla bizi etkiliyor, yol o kadar dar ki kamyonlar ancak durup yol vererek yanyana geçebiliyor. Yemeği yedikten sonra kasketli amcaların da bolca bulunduğu çay ocağında çayımızı içip gönen'e doğru dönüşe başlıyoruz. Kameranın şarjı çoktan bitmiş, telefonda sıfırlanmak üzere bu arada onları da dolduruyoruz. İrtifa yükseliyor, gün batımı yaklaşıyor ve hava soğuyor. İçime bir tişört daha giyiyorum, polar boyunluğumu takıyorum. Derken pansiyona varıp dinlenmeye çekiliyoruz. 5 Yorum bağlantısı
Selçuk Bakış 15 saat önce Paylaş 15 saat önce Maşallah, ilk foruma üye olduğumda 406 ile geziyordun böyle. İstikrar abidesi 😁 1 Yorum bağlantısı
Adnan Çakır 14 saat önce Paylaş 14 saat önce Keşke ben de böyle gezebilsem. Güzergah, manzara süper 👏🏍️ 1 Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş 2 saat önce Yazar Paylaş 2 saat önce Bugün de Çan-Biga tarafına açılacağız. Navigasyondan yaya modunu seçip çıkan rotaya göre ilk köy arasından dalıyoruz. Bir süre orman sürüşünden sonra Alacaoluk kalesi ve Gönen barajı manzaralı yoldan devam ederek tekrar orman yoluna giriyoruz. Burası Gönen Aladağları olarak geçiyor. Tabanköy'de amcalarla ayaküstü sohbetten sonra beton yolda biraz gazlıyoruz. "Sarıçayır köyü - tabelaya ateş edenin..." tabelasından içeri gazlamalık orman yolundan devam ediyoruz. Yeni metzeler E3S lastikler kuruda gayet başarılı. İrtifamız artıyor, tepede konumlanan Karadoru köyünden geçip inişe başlıyoruz. Artık acıktık. Biga'ya az kaldı. Kırkgeçit virajlarında çok sıkça karşılaştığımız çeşmeler, hafif sararmaya başlayan ağaçların büyüsüyle kıvrılarak ilerliyoruz. Burada yine çok beğenilen bir termal kaplıca da bulunuyor. Biga'da yemek molası verdikten sonra tekrar köy yollarından dönmeye zaman kalmayacağını fark ettim. Bu nedenle asfalt yoldan döneceğiz yolumuzun üzerindeki Nilüfer gölüne de bir göz atalım. Burada kısa bir çay molası verdikten sonra yola koyulup pansiyona geri dönüyoruz. Ertesi gün klasik Bandırma Bursa Yalova hattından yuvaya geri dönüyoruz. Yaklaşık 1000 kilometre yapmışız. Çok sık benzin aldığım için tüketimi hesaplayamadım. Giyeceklerin bulunduğu sosis çanta 6 kg, aksesuar ekipman ıvır zıvırın bulunduğu kuyruk çantası 8 kg. idi. Katlanır sandalyeyi (1.5 kg) bir daha yanıma almayacağım neredeyse hiç kullanılmıyor. 1 Yorum bağlantısı
Emre Şimşek 51 dakika önce Paylaş 51 dakika önce Eğer kişisel olarak bir ilgin yoksa yakıt hesaplamak bünyeye ek bir yük olmaya başlıyor zaten gerek yok. Bu tip motosikletle 1000 km ciddi yol almak demek. Biz 2 gün 125+125 km yaptık sonraki 3 gün totomuz ağrıdı:) Yorum bağlantısı
Recommended Posts