İçeriğe Yönlendir

Ebeveynler Için Kıssadan Hisse


Osman Bilgin

Recommended Posts

Osman Bilgin

 Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen

“Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi.
Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı.

“Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat

“Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.

II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.
Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi.

Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.
Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti.

O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı.
...
Eğitimin ne olduğunu II.Murat kadar olamasa da; en azından kendi çocuğunu yanlış yollara süreklemeyecek kadar idrak etmiş anne ve babalara ihtiyaç var.

Unutmayalım, Çocuklar şımarık doğmaz; diplomalı,maaşlı ama eğitimsiz ebeveynler tarafından şımartılır..

 

Alıntıdır..

 

  • Beğen 29
Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Hep konuşuruz öğretmen arkadaşlarla...

 

Eskiden öğretmen kızdığından ya da dövdüğünde ailelerimiz: "ne yaptın da hocan sana kızdı ? " derdi..

 

Şimdi bırakın dayağı öğrenciye kızdığımızda aileler çocuğumu rezil ettin diyerek geliyor.. Niye kızdığımızın hiçbir önemi yok.Ayrıca yıllardır veremediği ahlak eğitimini 3 günde öğretmenlerden bekliyorlar.. Hemde çocuk liseye geldiğinde bunu istiyorlar.. Oysa ki çocuk için en geç 7 yaşına kadar naptınız yaptınız,sonrası boşa çaba..

  • Beğen 6
Yorum bağlantısı
Erdem Bozkurt

herşeyin başı eğitimdir,bu asla değişmez,memlekette en çok istediğim her eğitim kurumunda dört dörtlük eğitimin olabilmesidir.iyi eğitimli bireyden herşey olur,iyi okul+iyi öğretmen +iyi eğitim almış bireyler= geleceği parlak bir memleket.....

  • Beğen 1
Yorum bağlantısı

Benim çıkardığım ders: "Öğretmenler öğrenci velilerini dövebilir!" :crazy: Güzel bir hikaye olmuş..  :good1:

Yorum bağlantısı
Oğuz Yılmaz

Ben de ilkokulda dayak yedim. Şimdi soruyorum ne gerek vardı?

Dayak iyi birşey midir? Dayak olmadan eğitim olmaz mı?

 

Hikayeye yorumum : Cool story bro.

Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Dayak var dayak var oğuz.. Bir eğitimci olarak asla karşı olmadım dayağa ama aşırısı,sürekli olanı v.s bi kaç kritere uymak lazım.. Bir gün 35 cazgır öğrenci ile baş başa kalırsanız anlarsınız ne demek istediğimi :D :D

  • Beğen 4
Yorum bağlantısı

Herşeyin başı eğitimden geçer..Ama ne hikmetse kimse evladına toz konduramaz işte,bizim zamanımızda böyle değildi bu olaylar..Annem ve babam,öğretmenime eti senin,kemiği benim derdi her zaman.

Yorum bağlantısı
Guest Aykut Can

Hikaye, içerik olarak güzel, ancak tarihi bir gerçekliği yok. Söylemeden edemezdim. :)

  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Herşeyin başı eğitimden geçer..Ama ne hikmetse kimse evladına toz konduramaz işte,bizim zamanımızda böyle değildi bu olaylar..Annem ve babam,öğretmenime eti senin,kemiği benim derdi her zaman.

 

demek istediğim buydu abi.. Şimdiki anne babalar evlatlarının yaramazlık yapacağını,saygısızlık edeceğini düşünmüyor.. Halbuki biliyoruz ki evde daha büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Ama ne hikmetse bu çocuklar okulda,dershanede süt dökmüş kedi :D

Yorum bağlantısı
Hasan Varnalı

ben bir egitimci ailenin çocuğuyum annem ögretmendir geçen sene emekli oldu.Ufakken bende annem bütün ögretmen camiasını tanır diye şımarırdım ilk başlarda ama ilk tokadı yiyene kadar :)eve gelip anlattığım zaman da sen birşey yapmışsındır ki öğretmen vurmuştur dedikleri zaman olayı idrak etmiştim şimdi isse veliler vurmayı bırakın çocuklarıan bağırılınca soluğu ya müdürde yada milli eğitimde alıyorlar elbetteki herkesin çocuğu değerli ama biz değersizmiydikte öyle yaptılar tabiiki hayır ailemiz bize sadece ders vermişti o zaman ve şuandaki çocuklara bakarak ne kadar haklı olduklarını görüyorum.

  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
Ferhat Bulut

Dayağa karşıyımdır.Haketmediği notu vermeyecek,mümkünse sınıf geçirmeyeceksiniz,zaten hayat ona en ağır tokatını atacaktır.

Yorum bağlantısı
Ahmet Taşkın

Bir hata var hikayede Akşemseddin hazretleri bu hikayedeki hocası değil diye biliyorum. Akşemsettin daha sonradan hocası oldu diye biliyorum.

Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Dayağa karşıyımdır.Haketmediği notu vermeyecek,mümkünse sınıf geçirmeyeceksiniz,zaten hayat ona en ağır tokatını atacaktır.

 

Not ve sınıf geçme konusunda inanın öğretmenin elinde değil hiçbir şey.. Kaldı ki not vermeyerek çocuğa tokat atılamaz, yani o yaştaki çocuklar bunu sizin anlayıp hissettiğiniz gibi düşünemez.. Düşünecek olsa zaten dayağa gerek kalmazdı..

Yorum bağlantısı
Mesut Eyibil

Zamanında bende dayak yedim öğretmenimden, halada unutmam, ozaman sınıflarımız dağılmış zorunlu olarak başka sınıfa verilmiştik daha ilk derste sırf elimdeki cappy meyvesuyunu masanın altına sığmadığı için yanımdaki arkadaşıma onunkisinin altına sığacakmı die uzatmamla tokadı yemem bir olmuştu, ya daha ilk günün daha tanımadığın bir öğrenci nasıl olurda anlamadan etmeden döversin hala aklım almıyor. Diğer bir öğretmenimde daha yeni saçlarımı kesitirmişim ozmanlar tenten saçları kesiyodu berberler o şekilde kesmişti benimkinide sen gel hem saçımı çek hemde saçımı kes,evet Murat Kırmızı beyin dediği gibi bunu evde anlattığımda iyi olmuş,sende öyle yapmasaydın böyle yapmasaydın diyen bir ailem vardı, peki iyimi oldu hiçbir suçum günahım yokken anlamadan dinlemeden dayak yemem saçlarımın kesilmesi çokmu güzel,şuanda o anıları unutamamam çok mu güzel, siz nasıl o şekilde düşünüyorsanız bende tam tersini düşünüyorum, yaramazdır, söz dinlemiyordur dövmeden bağırmadan cezasını verirsin, hatalıdır anlamamıştır, yardım edersin ama kesinlikle dövülmez, inş. ilerde çocuğumu döven bir hoca ile karşılaşmam açıkcası,ben daha çocuğuma bakmaya kıyamazken birilerinin çocuğumu dövmesine kesinlikle anlayış göstermem,hiçbirzaman, şiddet herzaman şiddeti doğurur. Şuanda 27 yaşındayım hala bu gibi durumlar aile içinde açıldığında hep aileme bana destek olmadıkları içimdeki burukluğu söylerim. Bence öğrencilerini döven bir öğretmen kesinlikle öğretmen değildir.

Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Mesut Bey tabi ki bu sebeplerle öğrenci dövülmez , döven hocanın arkasında da durulmaz.. Eğitim camiasına dışarıdan bakmak yorum yapmak kolaydır. Şöyle yapmayın böyle yapmayınlarla maalesef olmuyor bu işler.. Keşke her şey günlük gülistanlık olsa. Ama unutmayın çocuk serseri de olsa profesör de olsa bunun ilk sebebi biz aileleriz..  

Yorum bağlantısı
Mesut Eyibil
(düzenlendi)

Mesut Bey tabi ki bu sebeplerle öğrenci dövülmez , döven hocanın arkasında da durulmaz.. Eğitim camiasına dışarıdan bakmak yorum yapmak kolaydır. Şöyle yapmayın böyle yapmayınlarla maalesef olmuyor bu işler.. Keşke her şey günlük gülistanlık olsa. Ama unutmayın çocuk serseri de olsa profesör de olsa bunun ilk sebebi biz aileleriz..  

Kesinlikle tabiki buna bir itirazım yok aile konusunda ama dayak değil tokat bile kabul edilemez,kimse de bunu bana savunmasın boşyere, bakın ne diyorum ben daha çocuğuma bakmaya kıyamazken,biri gelip benim çocuğuma vuramaz, eğitim sistemimiz kökten yanlışlıklarla dolu ben birçok ülkenin eğitim sistemini inceledim az çok, başarılı insanların hiçbiri dayak yiyerek biryerlere gelmemiştir. Malesef ülkemizde yanlış sistemin kurbanı bizler olduk halada devam ediyor bu durum. Ayrıca sizin söylediğiniz gibi dayaklada olmuyor bu işler,  siz eğer haylaz çocuklar ile karşılaştığınızda şiddete başvurulmasını olabilir olarak görüyorsanız, hayatınızda karşılaştığınız tüm zorlukları da bu şekilde çözdüğünüzü anlarım ben. İşinizin öğretmek ders vermek eğitmek olduğunun farkındasınızdır umarım, ayrıca öğretmenlik okurken dayak nasıl atılır eğitimleri de verilmiyor bildiğim kadarı ile. Daha fazla polemik yapmak istemediğim için son cevap yazarsanız cevap vermeyeceğimi bilmenizi isterim. Umarım fikirleriniz bir an önce değişir. 

tarihinde Mesut Eyibil tarafından düzenlendi
Yorum bağlantısı
Furkan Avcı

Eskiden öğretmenlerimize saygı duyardık, saygı ile beraber çekinirdik. Ara sıra dayakta yerdik (elimize bir sopa). Sopa önemli değildi aslında hocamıza saygı duyardık her zaman, dayak atmayan hocalara da aynı saygıyı gösterirdik.

Bırakın öğretmeni rahmetli babam bizi (haddi aştığımızda) döverdi  (öyle tekme tokat dövme değil, sadece bir tane tokat yerdik), Allah bin kere razı olsun iyiki dövmüş.

Şimdiki çocuklara bakıyorum çok şımarık yetiştiriliyor genelde, nerdeyse her istediği yapılıyor.

Bir denge var ama henüz ebeveyn olmadığım için net fikrimi söyleyemiyorum.

 

Ama dayak olmasa da bir çekince noktası olmalı, 3 gün sokakta oyun yok veya bugün erken yatacaksın gibi cezalar ne kadar işe yarıyor bilmiyorum ama yiyeceğimiz tokadı düşünüp bir çok yaramazlıktan vazgeçtiğimi çok net hatırlıyorum :D

  • Beğen 4
Yorum bağlantısı
Murat Kırmızı

Eğitim sistemimizin kötülüğünü bilmiyor muyuz biz :)  

 

Eğitim sisteminde dayağın başarılı insan yetiştireceği ile ilgili herhangi bir cümle de kurmadım, ben her şeyin dayakla olacağı ile ilgili bir cümle de kurmadım,ben her haylaz çocukla karşılaştığımda şiddete başvurulmasını da uygun görmüyorum,bununla ilgili bir cümle de kurmadım :)  

İşimizin sadece ders vermek olduğunun farkında değilim,çünkü öyle değil ;) Ayrıca öğretmenlik okurken dayak eğitimi de almadık doğru bilmişsiniz,zaten bunun aksini de söylemedim...

 

Yazınız içinde benim kurmadığım düşünmediğim her cümlenize cevap verdim. Zaten siz benim üstteki yazılarımı okuyup anlamaya çalışsaydınız bu yazdığınız son mesajı boşa yazdığınızı anlar silerdiniz :) Ön yargılı olmamak lazım, sorsanız bu güne kadar  kaç ögrenci dövdük,neden dövdük bilmessiniz.. Yaşadıklarımızı terbiyesizlikleri tacizleri bilmessiniz gelip burda eğitimin sadece kitaplarda anlatıldığı gibi olmasını istersiniz..

 

İşin içine girmek lazım arkadaşım,dışarıdan her şey kolaydır..

  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
Mehmet Kaya

Zamanında bende dayak yedim öğretmenimden, halada unutmam, ozaman sınıflarımız dağılmış zorunlu olarak başka sınıfa verilmiştik daha ilk derste sırf elimdeki cappy meyvesuyunu masanın altına sığmadığı için yanımdaki arkadaşıma onunkisinin altına sığacakmı die uzatmamla tokadı yemem bir olmuştu, ya daha ilk günün daha tanımadığın bir öğrenci nasıl olurda anlamadan etmeden döversin hala aklım almıyor. Diğer bir öğretmenimde daha yeni saçlarımı kesitirmişim ozmanlar tenten saçları kesiyodu berberler o şekilde kesmişti benimkinide sen gel hem saçımı çek hemde saçımı kes,evet Murat Kırmızı beyin dediği gibi bunu evde anlattığımda iyi olmuş,sende öyle yapmasaydın böyle yapmasaydın diyen bir ailem vardı, peki iyimi oldu hiçbir suçum günahım yokken anlamadan dinlemeden dayak yemem saçlarımın kesilmesi çokmu güzel,şuanda o anıları unutamamam çok mu güzel, siz nasıl o şekilde düşünüyorsanız bende tam tersini düşünüyorum, yaramazdır, söz dinlemiyordur dövmeden bağırmadan cezasını verirsin, hatalıdır anlamamıştır, yardım edersin ama kesinlikle dövülmez, inş. ilerde çocuğumu döven bir hoca ile karşılaşmam açıkcası,ben daha çocuğuma bakmaya kıyamazken birilerinin çocuğumu dövmesine kesinlikle anlayış göstermem,hiçbirzaman, şiddet herzaman şiddeti doğurur. Şuanda 27 yaşındayım hala bu gibi durumlar aile içinde açıldığında hep aileme bana destek olmadıkları içimdeki burukluğu söylerim. Bence öğrencilerini döven bir öğretmen kesinlikle öğretmen değildir.

Çocuğunuz kaç Yaşında ?

Eskiden öğretmenlerimize saygı duyardık, saygı ile beraber çekinirdik. Ara sıra dayakta yerdik (elimize bir sopa). Sopa önemli değildi aslında hocamıza saygı duyardık her zaman, dayak atmayan hocalara da aynı saygıyı gösterirdik.

Bırakın öğretmeni rahmetli babam bizi (haddi aştığımızda) döverdi (öyle tekme tokat dövme değil, sadece bir tane tokat yerdik), Allah bin kere razı olsun iyiki dövmüş.

Şimdiki çocuklara bakıyorum çok şımarık yetiştiriliyor genelde, nerdeyse her istediği yapılıyor.

Bir denge var ama henüz ebeveyn olmadığım için net fikrimi söyleyemiyorum.

Ama dayak olmasa da bir çekince noktası olmalı, 3 gün sokakta oyun yok veya bugün erken yatacaksın gibi cezalar ne kadar işe yarıyor bilmiyorum ama yiyeceğimiz tokadı düşünüp bir çok yaramazlıktan vazgeçtiğimi çok net hatırlıyorum :D

Furkan kendi oğlumda hiç işe yaramıyor [emoji17]
Yorum bağlantısı
Cüneyt Demir

Elbette asıl mevzu dayak veya işin tarihi gerçekliği değil.İnsanda eğitim anlamında bir anlayış geliştirmesi açısından örnek alınması gereken bir kıssa.

Ülkemiz birçok sorunu kangren haline döndükten sonra çözmek için adım atıyor.Eğitim sorunu da böyle olacak gibi.

Sonuçların etkisini ortadan kaldırmak yerine önleyici hizmetler sunmakta yarar var.

Eğitimde disiplin denince akla dayak gelmesin.

Ülke yasaları suça karşı dayak değil de yaptırım uyguluyor.

Aynı sistem öğrenci disiplin yönetmeliğinde de uygulanmalı.

Bugün izlediğim bir haberde öğrenci geçen yıl öğretmeni yumruk atarak öldürmüş ve bugün serbest kaldı(Dört yıl ceza almasına rağmen)

 

Sonuç olarak öğretmeni koruyan ve eğitim sisteminde yetişecek öğrenci kalitesini arttıran yasalar neredeyse yok.

Yorum bağlantısı
Furkan Avcı

Çocuğunuz kaç Yaşında ?

Furkan kendi oğlumda hiç işe yaramıyor [emoji17]

İşe yaramayan hangi kısım abi?

Yorum bağlantısı
Cüneyt Demir

Zamanında bende dayak yedim öğretmenimden, halada unutmam, ozaman sınıflarımız dağılmış zorunlu olarak başka sınıfa verilmiştik daha ilk derste sırf elimdeki cappy meyvesuyunu masanın altına sığmadığı için yanımdaki arkadaşıma onunkisinin altına sığacakmı die uzatmamla tokadı yemem bir olmuştu, ya daha ilk günün daha tanımadığın bir öğrenci nasıl olurda anlamadan etmeden döversin hala aklım almıyor. Diğer bir öğretmenimde daha yeni saçlarımı kesitirmişim ozmanlar tenten saçları kesiyodu berberler o şekilde kesmişti benimkinide sen gel hem saçımı çek hemde saçımı kes,evet Murat Kırmızı beyin dediği gibi bunu evde anlattığımda iyi olmuş,sende öyle yapmasaydın böyle yapmasaydın diyen bir ailem vardı, peki iyimi oldu hiçbir suçum günahım yokken anlamadan dinlemeden dayak yemem saçlarımın kesilmesi çokmu güzel,şuanda o anıları unutamamam çok mu güzel, siz nasıl o şekilde düşünüyorsanız bende tam tersini düşünüyorum, yaramazdır, söz dinlemiyordur dövmeden bağırmadan cezasını verirsin, hatalıdır anlamamıştır, yardım edersin ama kesinlikle dövülmez, inş. ilerde çocuğumu döven bir hoca ile karşılaşmam açıkcası,ben daha çocuğuma bakmaya kıyamazken birilerinin çocuğumu dövmesine kesinlikle anlayış göstermem,hiçbirzaman, şiddet herzaman şiddeti doğurur. Şuanda 27 yaşındayım hala bu gibi durumlar aile içinde açıldığında hep aileme bana destek olmadıkları içimdeki burukluğu söylerim. Bence öğrencilerini döven bir öğretmen kesinlikle öğretmen değildir.

Siz zaten çocuğunuzu içiniz rahat bir şekilde topluma ve geçmişine uygun bir birey olarak yetiştirirseniz dayak veya şiddet gibi bir durumla karşılaşmaz ve karşılaşsa bile itiraz edip hakkınızı aramanız en doğal hakkınız.

Fakat öyle öğrencilerle ve örneklerle karşılaşıyorum ki(şimdiye kadar öğrenciye el kaldırmamış bi öğretmenim) yaptığım meslekten vazgeçecek noktaya geliyorum.

 

Örnek vermek gerekirse(bunun gibi onlarcası var) lavaboda sigara içen bir öğrenciyi uyardığınızda(12.sınıf tekrar öğrencisi yani 19 yaşında)bana artistlik yapma hoca... cevabı karşısında hissettiğiniz duygu ne olur?

suçlu kim?

ebeveynler mi,bu cesateri verdiren sistem mi,onu uyaran öğretmen mi?

 

Kesinlikle şiddete(her türlüsüne) karşı biriyim bunu da tekrar ve özellikle belirteyim.

  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
Osman Bilgin

Hikaye, içerik olarak güzel, ancak tarihi bir gerçekliği yok. Söylemeden edemezdim. :)

Ben de şüpheyle baktım (Bizim Fatih böyle şeyler yapmaz diye: :shok:  ) doğru değilse bile bazen yanlış rivayetlerde doğruya teşvik ediyor... 

Yorum bağlantısı
Ferhat Bulut

Not ve sınıf geçme konusunda inanın öğretmenin elinde değil hiçbir şey.. Kaldı ki not vermeyerek çocuğa tokat atılamaz, yani o yaştaki çocuklar bunu sizin anlayıp hissettiğiniz gibi düşünemez.. Düşünecek olsa zaten dayağa gerek kalmazdı..

Sayın öğretmenim not ve sınıf geçme nasıl sizin elinizde değil? Şunu anlıyorum, yazilida sıfır alan öğrenciye 65 notu verin diyen bir sistemmi var acaba?

Bilgim olmadığı için soruyorum. [emoji56]

Not ve sınıf geçme konusunda inanın öğretmenin elinde değil hiçbir şey.. Kaldı ki not vermeyerek çocuğa tokat atılamaz, yani o yaştaki çocuklar bunu sizin anlayıp hissettiğiniz gibi düşünemez.. Düşünecek olsa zaten dayağa gerek kalmazdı..

Sayın öğretmenim not ve sınıf geçme nasıl sizin elinizde değil? Şunu anlıyorum, yazilida sıfır alan öğrenciye 65 notu verin diyen bir sistemmi var acaba?

Bilgim olmadığı için soruyorum. [emoji56]

Yorum bağlantısı
Abdullah Aladı

Sayın öğretmenim not ve sınıf geçme nasıl sizin elinizde değil? Şunu anlıyorum, yazilida sıfır alan öğrenciye 65 notu verin diyen bir sistemmi var acaba?

Bilgim olmadığı için soruyorum. [emoji56]

Sayın öğretmenim not ve sınıf geçme nasıl sizin elinizde değil? Şunu anlıyorum, yazilida sıfır alan öğrenciye 65 notu verin diyen bir sistemmi var acaba?

Bilgim olmadığı için soruyorum. [emoji56]

Not vermekle sınıfta kalmak arasında herhangi bir bağıntı yok artık sene 2011 bir öğrencimiz dönem boyu 1 (bir) hafta okula gelmiş 8. Sınıf öğrencisi sınıfta bırakmak için öğretmenler kurulu toplanmış sonrasında bir telefon neymiş efendim çocuk 1 yıl kaybetmeyecekmiş netice sınıfta bırakamadık onun bir yılının gitmediğini düşünenler diğer öğrencileri nasıl örnek olduğunu ve mevzu bahis olan çocuğa verdikleri zararı hesap bile edemezler. Vesile ile dayak olsun demiyorum kesinlikle karşıyım ama öğretmen kızdığında yada ceza verdiğinde okul basan çocukların önünde öğretmene hakaret eden densizler dolu ortalıkta bilmiyor ki o çok şımarttığı mükemmel evlatla kendisi başbaşa kalacak.
  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...