Serhan Gürbüzol 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Bana göre Türk ırkı olarak savaşlardan iyi anladığımız ortadadır. Her ırkın belli özellikleri vardır, ve ırklar bu yeteneklerini geliştirirler. İster Göktürk diyelim ister Selçuklu ister Osmanlı; münasip bir yerimizin üstünde durmadığımız için tarih boyunca bu kadar büyük bir coğrafya içinde çeşitli milletlerle karşılaşmışız, çatışmışız savaşçı kimliğimizi sivriltmişiz. Şartlar bizi o meziyetlerimizi geliştirmeye itmiş. İyi güzel hoş harp sanatı bizde var da teknik bilim astronomi ilim hiç mi yok? Tabi ki var, daha doğrusu vardı hemde âlâsı vardı. İslamdan sonra ki yüzyıl Ortadoğu Toprakları bilimin ilimin tekniğin merkezi olmaya başladı. İslamdan sonra ki 700 yıl boyunca bu devran sürdü. Osmanlı böyle bir coğrafyada çoğaldı. Farslar vardı, araplar vardı, ve Türkler VARDI bu coğrafyada. Göçebe olsalar da buradaydı Türkler... Orhun yazıtlarını diken o göçebeler bu coğrayada da eserler vereceklerdi. Avrupalılar şu anda MS 800-1500 yılları arasını kendileri açısından "Great Gap" büyük boşluk olarak nitelendirirler. İslamın öğretisinin cahiliyeyi bu yüzyıllarda yenmesi onlara göre "büyük boşluktur". Bilim ilim neden doğudaydı? Bu milletler (pers-fars arap türk) ne yaptıda bu teknikleri o coğrafyada geliştirdi? El Battani Ay'ı neden gözlemledi? Dünya yuvarlak diyene neden bizler heretic dedik? Akıl hastalarının içine kötü ruh girmiş miydi? Doğuda bilim denen şey neden gelişiyordu? Avrupalılar işte bu sorulara cevaplar aradı. Tahmin ediyorum ki o sorularının cevaplarını buldular... Great Gap sonrası avrupa aydınlanma çağını yaşamaya başladı, doğu dibe çöküyor batı yükseliyordu. Osmanlıya mensup yetişen bilim insanları artık hıyar doğrayamaz hale gelmeye başlamıştı. Dünyanın en çok bilim ilim eserlerinin bulunduğu ülkelerin olduğu bir coğrafyada İ. Müteferrika müflis matbaacı olarak matbaasını kapatıp iflas etmişti. İşte burada bir akıl tutulması vardı. Sorun neydi? Sorun bana göre kapütilasyon, imtiyaz, sarayda harem, kafes sistemi falan filan değildi, onlar sonuçlardı. Sorun; bir öğretinin yitirilmesiydi. Müslüman coğrafyanın Great Gap'ine neden olan öğretinin yitirilmesi. Çağa ayak uyduramadık mı??? "Çağ" çok boş bir kavram. Çağı yönettiğimiz yıllardan (1100- 1500) çağa ayak uyduramadığımız için Avrupanın yaratmaya başladığı "Düzene" uymak zorunda kaldığımız yıllar başladı dersek içi dolmaya başlıyor bu kavramın. Ne ettik peki bu belayı bulduk? Basit. "O-ku-ma-dık". Dini ve pozitif ilimleri okumamaya başladık. İslam öğretisini unuttuk, ne dediğini unuttuk, nereyi araştırmamız gerektiğini gösteren o kutsal kitabı unuttuk. Pozitif ilim haram dedik vakit kaybı dedik, bir Galileo'da biz afaroz ettik. Belki yüzlerce bilim insanı "afaroz" ettik. Sonrası mı? İşte bu büyük boşluğun ta kendisi... Hâlâ içerisindeyiz. Sadece Osmanlı Devleti'nin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti mi bu boşluğun içerisinde? Tabi ki değil. 1600 de Osmanlı Devleti sınırları içerisinde olan şu anda hangi devletler var ise (Nedendir ki avrupa topraklarındakiler hariç) onlar büyük boşluğun en sonuna kadar dibindeler... Kusura bakmayın çok dertliyim bu mevzuda. Yorum bağlantısı
Gökhan Efiloğlu 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 atalarımız ne yaptıysa güzel yapmıştır. Yorum bağlantısı
Serhat Işık 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Osmanlı nın hep kaybettiklerine yapamadıklarına eksiklerine bakıp yorum yada eleştiri yapıyoruz.600 yıllık bir idare ve yönetim nasıl olmuş da ayak da durmuş.bu sürede ilim ve bilimiyle ilgilenseydik ve geliştirebilseydik şimdi çok iyi durumda olabilirdik. 1 Yorum bağlantısı
Emrullah Aydoğdu 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Bana göre Türk ırkı olarak savaşlardan iyi anladığımız ortadadır. Her ırkın belli özellikleri vardır, ve ırklar bu yeteneklerini geliştirirler. İster Göktürk diyelim ister Selçuklu ister Osmanlı; münasip bir yerimizin üstünde durmadığımız için tarih boyunca bu kadar büyük bir coğrafya içinde çeşitli milletlerle karşılaşmışız, çatışmışız savaşçı kimliğimizi sivriltmişiz. Şartlar bizi o meziyetlerimizi geliştirmeye itmiş. İyi güzel hoş harp sanatı bizde var da teknik bilim astronomi ilim hiç mi yok? Tabi ki var, daha doğrusu vardı hemde âlâsı vardı. İslamdan sonra ki yüzyıl Ortadoğu Toprakları bilimin ilimin tekniğin merkezi olmaya başladı. İslamdan sonra ki 700 yıl boyunca bu devran sürdü. Osmanlı böyle bir coğrafyada çoğaldı. Farslar vardı, araplar vardı, ve Türkler VARDI bu coğrafyada. Göçebe olsalar da buradaydı Türkler... Orhun yazıtlarını diken o göçebeler bu coğrayada da eserler vereceklerdi. Avrupalılar şu anda MS 800-1500 yılları arasını kendileri açısından "Great Gap" büyük boşluk olarak nitelendirirler. İslamın öğretisinin cahiliyeyi bu yüzyıllarda yenmesi onlara göre "büyük boşluktur". Bilim ilim neden doğudaydı? Bu milletler (pers-fars arap türk) ne yaptıda bu teknikleri o coğrafyada geliştirdi? El Battani Ay'ı neden gözlemledi? Dünya yuvarlak diyene neden bizler heretic dedik? Akıl hastalarının içine kötü ruh girmiş miydi? Doğuda bilim denen şey neden gelişiyordu? Avrupalılar işte bu sorulara cevaplar aradı. Tahmin ediyorum ki o sorularının cevaplarını buldular... Great Gap sonrası avrupa aydınlanma çağını yaşamaya başladı, doğu dibe çöküyor batı yükseliyordu. Osmanlıya mensup yetişen bilim insanları artık hıyar doğrayamaz hale gelmeye başlamıştı. Dünyanın en çok bilim ilim eserlerinin bulunduğu ülkelerin olduğu bir coğrafyada İ. Müteferrika müflis matbaacı olarak matbaasını kapatıp iflas etmişti. İşte burada bir akıl tutulması vardı. Sorun neydi? Sorun bana göre kapütilasyon, imtiyaz, sarayda harem, kafes sistemi falan filan değildi, onlar sonuçlardı. Sorun; bir öğretinin yitirilmesiydi. Müslüman coğrafyanın Great Gap'ine neden olan öğretinin yitirilmesi. Çağa ayak uyduramadık mı??? "Çağ" çok boş bir kavram. Çağı yönettiğimiz yıllardan (1100- 1500) çağa ayak uyduramadığımız için Avrupanın yaratmaya başladığı "Düzene" uymak zorunda kaldığımız yıllar başladı dersek içi dolmaya başlıyor bu kavramın. Ne ettik peki bu belayı bulduk? Basit. "O-ku-ma-dık". Dini ve pozitif ilimleri okumamaya başladık. İslam öğretisini unuttuk, ne dediğini unuttuk, nereyi araştırmamız gerektiğini gösteren o kutsal kitabı unuttuk. Pozitif ilim haram dedik vakit kaybı dedik, bir Galileo'da biz afaroz ettik. Belki yüzlerce bilim insanı "afaroz" ettik. Sonrası mı? İşte bu büyük boşluğun ta kendisi... Hâlâ içerisindeyiz. Sadece Osmanlı Devleti'nin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti mi bu boşluğun içerisinde? Tabi ki değil. 1600 de Osmanlı Devleti sınırları içerisinde olan şu anda hangi devletler var ise (Nedendir ki avrupa topraklarındakiler hariç) onlar büyük boşluğun en sonuna kadar dibindeler... Kusura bakmayın çok dertliyim bu mevzuda. Nokta demek isterdim. Ancak eklemem gereken bir husus da var. Biz ilimle medenileşirken, batı ilimle vahşileşti. Vahşilikleri ortaya çıktıkça garipleri sömürdüler. Sadece müslümanları değil, afrika amerika... Oraları kuruttular şimdi bizele uğraşıyorlar. Bunu, şimdi akan müslüman kanlarından daha iyi ne anlatabilir ki? 4 Yorum bağlantısı
Görkem Azizoğlu 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Nokta demek isterdim. Ancak eklemem gereken bir husus da var. Biz ilimle medenileşirken, batı ilimle vahşileşti. Vahşilikleri ortaya çıktıkça garipleri sömürdüler. Sadece müslümanları değil, afrika amerika... Oraları kuruttular şimdi bizele uğraşıyorlar. Bunu, şimdi akan müslüman kanlarından daha iyi ne anlatabilir ki? Çünkü biz aradığımız cevabı Kur'An-ı Kerim'de bulduk. Batı ise istediği cevabı kendi yazdığı Holy Bible'a koydu. Birisi İlahi diğeri beşeri. 2 Yorum bağlantısı
Alper Doğan 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Batı dünyasının gelişmesi bence sömürü ve insal katli üzerine olmuştur eğer osmanlıda o sistemi uygulasaydı bence hala ayakta kalırdı osmanlı 2 Yorum bağlantısı
İ.Göksel Yaman 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Sanırım kaybettiği savaşları konuşmak daha az vakit alacaktır. Kazandıklarını konuşursak, ömür yetmez. Toplam 601 yıllık tarihte, 207 savaş gerçekleştirmiştir Osmanlı... Bunların 170'ini kazanmış, 26'sını kaybetmiştir.. 11 savaşında, bahsedildiği gibi kaybetme değil, kesin sonucu yoktur.. Ayrıca Caner Abi, ben hiç sansürlendiğini görmedim hepsini ortaokul lise yıllarında ve sonralarında okuduğum tüm tarih kitaplarında okudum. Neden böyle düşündün ki anlayamadım ? 5 Yorum bağlantısı
Emrullah Aydoğdu 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Sanırım kaybettiği savaşları konuşmak daha az vakit alacaktır. Kazandıklarını konuşursak, ömür yetmez. Toplam 601 yıllık tarihte, 207 savaş gerçekleştirmiştir Osmanlı... Bunların 170'ini kazanmış, 26'sını kaybetmiştir.. 11 savaşında, bahsedildiği gibi kaybetme değil, kesin sonucu yoktur.. Ayrıca Caner Abi, ben hiç sansürlendiğini görmedim hepsini ortaokul lise yıllarında ve sonralarında okuduğum tüm tarih kitaplarında okudum. Neden böyle düşündün ki anlayamadım ? Demek ki ecdadımız meydanda kaybetmemiş. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Nerde hata yapmışsak ordan başlamalıyız. Tarih ilminin en büyük faydası budur (anlayana). Yorum bağlantısı
İ.Göksel Yaman 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Demek ki ecdadımız meydanda kaybetmemiş. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Nerde hata yapmışsak ordan başlamalıyız. Tarih ilminin en büyük faydası budur (anlayana).M. Kemal Atatürk'ün 1919'da dediği gibi, Tarihini Bilmeyen Milletler, Yok Olmaya Mahkumdur.. Tarihimizi dizilerden yalan yanlış öğrenmeye kalkan toplum olduk.. Hiçbir millet yoktur ki tarihinden utanç duysun. Dünyadaki tüm imparatorlukluklar gibi Osmanlıda yıkıldı.. Ama bugün sembolikte olsa, onlara karşı bir saygı var. İngiliz kraliyet ailesi, ispanya kraliyet ailesi gibi. Ama bizde durum tam tersi maalesef. Şunu ilk önce idrak etmek gerekir. O zamanki şartlar imparatorluk rejimiydi, şimdi tüm dünyada olduğu gibi Cumhuriyet rejimi var. Bunları karşı karşıya getirmek hiçbir kazanç sağlamaz bize. Boşa geçen zaman olur 4 Yorum bağlantısı
Hasan Ekci 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Son yüz yıldır osmanlının yokluğunda dünyaya hakim olmak isteyenlerin yaptıkları ortada iken 600 yıl boyunca dünyaya egemen olmuş ve raiyeti altındaki toplulukları hoşgörüyle idare etmiş ecdadın bu yanları dururken bu başlığın kasıtlı açıldığını düşünüyorum. Başarısız girişimler başarıya odaklanmanın sonucudur. Hiçbirşey yapmayanlar hata yapmayanlardır. 6 Yorum bağlantısı
Misafir 11 Aralık 2015 Paylaş 11 Aralık 2015 Bence Caner Bey bu konuyu bir tartisma yaratmak icin acmadi. Kisiligini ve yazdiklarini bilenler kendisinin naifligini bilir. Ecdat ve gecmisi sahiplenme konusunda kendisinin farkli bir dusuncede oldugunu sanmiyorum ki zaten konusunda giden canlar bizim demis.Albayragimizin rengi zaten, kaybettigimiz ya da kazandigimiz her savasta sehitlerimizin doktukleri kandan gelmedi mi? Şehitlerimize savas kaybedip kazanmasina bagli olarak unvan vermiyorsak ve onlarin kaninda sekillenmis bayragimizin altinda beraber yasiyorsak, Konuyu acan Caner Bey gibi maneviyati yuksek mertebelere ulasmis dostumuzun da bu konulara duyarli oldugunu biliyorsak, bence Caner Bey muhakkak yanlis anlamalari duzeltecektir.Saygilarimla. Yorum bağlantısı
Rıfat Çakar 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 Osmanlı Devleti mi yıkıldı , hanedan mı yıkıldı ona da bir bakmak lazım. 1071'de geldiğimiz bu toprakların o gün bu gün sahibi biziz. Devletimiz Selçuklu idi , Osmanlı oldu , bugün Türkiye.. Osmanlı Devletini sistemi değiştirerek devam ettiremez miydik , ettirirdik. Biz değişmedikten sonra hiç bir şey değişmezdi. Bizim kaybettiğimiz savaşlar değil ; Özümüz , töremiz , dinimiz oldu. Bize kaybettiren değişmek oldu. Atalarımızın dün savaştığı haçlılara , biz bugün benzemeye çalışır olduk. Taklitler aslını yaşatır ki , öylede oldu. Taklit eden değil , icat eden , ilerleyen , geliştiren olmalıydık. Resmi tarihin gizlediklerinden söz edilecekse , bu sözler içinde Osmanlı Devletinin kaybettiği savaşların esamesi dahi okunmaz sanırım. 10 Yorum bağlantısı
Mehmet Göktürk 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 (düzenlendi) başlık güzel. Konu üzerinde konuşulması gereken konu. kasıtlı açılmış demek, işi maneviyata getirmek polemik yapmak heyecanlanmak gereksiz. Artısı ve eksisi ile herşey konuşulabilir. Türklerin anadoluda en büyük falsoları bence şunlar: 1- Matbaayı reddetmeleri 2- Altyapı ve şehirleşmeyi mamur ülkeyi kurup kurumsallaşmayı değil avrupayı afrikayı fetih ile kafayı yemeleri (bu nedenle bina ve yollar çok çok azdır anadoluda kalıntılar camilerden birazcık anca fazladır eser olarak) ve kendi halkını çok geliştirmemeleri 3- Kültür asimilasyonunu becerememeleri (bkz ingilizler). Eğitim ve okul konusunu es geçmeleri. 4- Halifelik ile birlikte islamı siyasallaştırmaları 5- Serbest düşünce, hukuk, yazılı sözleşme gibi kavramların itaat ve saltanat nedeniyle geliştirilmemesi. Bunda toprak sahipliği ve tımar sisteminin avrupaya göre olan farkının etken olduğu kitaplarda yazar. Roma dönemine kadar gidermiş bu iş. 12 Aralık 2015 tarihinde Mehmet Göktürk tarafından düzenlendi 1 Yorum bağlantısı
Zafer Ayvacı 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 Resmi tarihin gizlediklerinden söz edilecekse , bu sözler içinde Osmanlı Devletinin kaybettiği savaşların esamesi dahi okunmaz sanırım. Saygılarımı sunuyorum kardeşim. 1 Yorum bağlantısı
Rıfat Çakar 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 (düzenlendi) başlık güzel. Konu üzerinde konuşulması gereken konu. kasıtlı açılmış demek, işi maneviyata getirmek polemik yapmak heyecanlanmak gereksiz. Artısı ve eksisi ile herşey konuşulabilir. Türklerin anadoluda en büyük falsoları bence şunlar: 1- Matbaayı reddetmeleri 2- Altyapı ve şehirleşmeyi mamur ülkeyi kurup kurumsallaşmayı değil avrupayı afrikayı fetih ile kafayı yemeleri (bu nedenle bina ve yollar çok çok azdır anadoluda kalıntılar camilerden birazcık anca fazladır eser olarak) ve kendi halkını çok geliştirmemeleri 3- Kültür asimilasyonunu becerememeleri (bkz ingilizler). Eğitim ve okul konusunu es geçmeleri. 4- Halifelik ile birlikte islamı siyasallaştırmaları 5- Serbest düşünce, hukuk, yazılı sözleşme gibi kavramların itaat ve saltanat nedeniyle geliştirilmemesi. Bunda toprak sahipliği ve tımar sisteminin avrupaya göre olan farkının etken olduğu kitaplarda yazar. Roma dönemine kadar gidermiş bu iş. Lakin işin sırrı maneviyatta. İlmin kaynağını unutunca , ilmi de reddettik. Eğitim ve okul konusundaki geri kalmışlık buradan geldi. '' Avrupayı Afrikayı fetih ile kafayı yemek '' demek , en hafif tabirle ve iyi niyetle ayıp olur. Bahsettiğimiz devlet türk devletidir ve islam bayrağını taşırdı. En büyük gayesi yayılarak , islamı hakim kılmaktı. Önce toprakları , sonra gönülleri feth etmekti. Yani burada bu konuyu konuşurken devletin amacını , o amaca ulaşma şeklini nereden ve nasıl benimsediğini göz ardı edemeyiz. Edersek , içimizden fetihler katliamdı diyenler çıkar. Çıkmadı da değil. Halife olan padişahlarımız tabii ki peygamber değillerdi ve hataları vardı. Padişah olsun , paşa olsun , şehzade olsun siyasi hırsları olanlarda vardı. Bahsettiğim özümüzü kaybetme hususu buna yol açtı. İktidar için değil , şehadet için gayret edenlerin yerlerini , makam mevkii için gayret sarf edenler aldı. Tımar sistemi daha kontrollü yapılsa idi , çok daha faydalı olabilirdi. Bu sistem büyüdükçe toprak sahiplerini bölgesel Bey'ler haline getirdi. Kültür asimilasyonu bizim meşrebimizde yok. Fazla hoşgörülü idik bu konuda. Matbaanın reddi , ya da geç kabülü , yine eğitimde ilerleyemeyişimizin sonuçlarından biri. Konunun açılışında bir kasıt vs yoktur , suizan etmem. 12 Aralık 2015 tarihinde Rıfat Çakar tarafından düzenlendi 6 Yorum bağlantısı
Görkem Azizoğlu 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 Matbaanın "reddedilmesi" düşüncesi bana pek gerçekçi gelmedi sevgili Mehmet Hocam. Ayrıca maneviyattan kastınızı anlayamadım. Mütreferrika matbaasını baskılar ya da eziyetler yüzünden kapatmamıştır. %98'i okuma yazma bilmeyen bir halka kitap bastığı ve o kitapları satamadığı için matbaasını kapatmıştır yani iflas etmiştir. Şu an soba üretme işine giren birisinin iflas etmesi gibi. Talebi olmayan bir maldı. İlmiye sınıfı ise yazma eser kullanırdı dönemin gerekliliği usulü oydu. Bir gurmeye 2.5liralık tavuk döner-ayranı tattıramamanızla aynı şeydir bir hatipe matbaa ürünü satamamanız. Devlet kurup bölüp yıkma kültürüne fazlasıyla sahip olan bir ırkın, dünyaya örnek olacak şekilde bir devlet kurup yönetmesi ve bu devleti oluşturan tebaanın her bir işleminin kayıtlara geçirilmesi bana kurumsallaşmış bir devlet geleneği olduğunu fazlasıyla gösteriyor. Ha bu sisteme ilmiye ve kalemiyenin bozulması sonrası ne kadar sahip çıkılabilmiş ortadadır. Kasıt ülkenin bayındır hale getirilmesi ise açık ve nettir ki Osmanlı Devleti için başkent olan bölge haricinde gerisi kendi işini kendi görsün beni uğraştırmasın şeklindedir. Tımar ve zeamet usulü bunun yansımasıdır. Bu bir eksiklik mi? 500 yıl önce bence bir gereklilik. Şimdilerde merkezi idarenin hantallığını yerel idareye yetki vererek hafifletmeye çalışıyoruz. Caner Bey'e şahsen teşekkür ediyorum, bir kasıt olduğunu düşünmek ise çok gereksiz olur. 4 Yorum bağlantısı
Zafer Ayvacı 12 Aralık 2015 Paylaş 12 Aralık 2015 Bazıları için Osmanlı kusursuz değil, dokunulmazdir. Bu hassasiyetin de gözetilmesi temennimi dile getirmek isterim. 1 Yorum bağlantısı
Oktay Zerman 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 http://sinanmeydan.com.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=342:osmanly-bir-de-atatuerkten-dinleyin&catid=62:yazlar&Itemid=228 Yorum bağlantısı
İsa Erdoğan 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 sinanmeydan atatürk üstünden prim yapmaya çalışan dalkavuğun teki. Yorum bağlantısı
Erdal Aydın 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 Yıllardır bize hiç bir şey kazandirmayan Osmanlı - Atatürk kavgası hala devam ediyor ona üzülüyorum 1 Yorum bağlantısı
Mehmet Göktürk 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 Burada birilerimizin kazanması diğerlerinin kaybetmesi gibi bir duyguya kapılmamamız lazım. Artısı eksisi ile herşeyi tam tartışabilir ve tabulaştırmadan konuşabilirsek zaten medeni olmuşuz demektir. "Sen bunu konuşamazsın", "konuşursan hakaret etmiş olursun" yaklaşımı "bence" medeni olmayan ve diğer sorunları tetikleyen en büyük sorundur. Ne Atatürk mükemmeldir ne de Osmanlı. Zaten Atatürk Osmanlıdır. Harf devrimi Atatürk öncesi 20 küsur sene osmanlıda konuşulan ve yönetimin de planladığı bir durumdu mesela. Ama bu söylenmez hep gaza getirilir insanlar. Gaza gelmenin bazı önemli köşe taşları yok değil. bunların birincisi din istismarının ortadan kalkması için tepeden yöntemle bazı şeylerin yasaklanmasıdır. Diğeri de bu güneydoğu meselesidir. İkisi de kısmen başarılı olmuş bizi bugünlere taşımıştır. şuraya bakalım: 60 seneymiş... http://www.turktarihim.com/Abdülhamit_Hanin_LatinAlfabesine_Geçme_Teşebbüsü.html 4 Yorum bağlantısı
Alper Doğan 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 İyisiylede kötüsüylede hepsinden allah razı olsun bizi vatansız bırakmadılar bu milletle bir olup yedi düvele karşı savaşmızlar ben biz artık kendimize bakmamız lazım vatanımıza nasıl bir faydalı birey olarak neler verebiliriz çocuklarımızı nasıl yetiştiriz işin kısacası çanakkale de meydanda yazan cümlede bitiyor dünyayı yenenlerin yenildiği tek yer diye... Saygımarımla. 2 Yorum bağlantısı
Caner Kardeşseven 13 Aralık 2015 Yazar Paylaş 13 Aralık 2015 Merhaba Öncelikle maneviyatim yüksek falan değil bi de abi demeyin daha 40 ım sadece İnsanlar her yerde kazandığını anlatır, kaybettiğini saklar, bu da oyle. Ben bilmiyordum. Bana anlatılmadı. Çoğumuz da bilmiyoruz. Zıttından bakarsak, viyana kuşatmasını biliyoruz duyduk dinledik de sanki biliyormuyuz? Hangi tarihte oldu deseler çoğumuz karıştırır. Nasıl yapıldı? Polonyalıların rolü neydi? Hangi paşa ne hatası yaptı? Kapatın gözlerinizi, durmadan 10 dakika anlatamayız. Oysa en önemli savaşlarımızdan biriydi.. Sırp biriyle tartışıyoruz, adam yazdı yazdı, her türlü iftira.. 1 tane sayı yazdım ve gülümseme yolladım. "1389 " Kudurdu Aradan 7 asır geçmiş hala ırkçılık yapıyorsa o onun ayıbı.. Yazılarınızda çok şey öğrendim ama esas sebebi, konuyu açmamım şudur; Gerçekleri hep tek taraflı okuyoruz. Yüzlerce yıllık devletin elbette kaybettiği savaşlar vardır ve bunları da son derece iyi bilmeliyiz. Bir harpte 50000 insan, bir diğerinde ordumuzun tamamı yok olduysa, bunu beynimize kazımalıyız! Bunlar bizim dedemiz ve hepimizle aynı isimleri taşıyan insanlarımız! Nazi almanyasından Arjantine kaçmış ss subaylarını mağdurlar unutmadığı ve tek tek avladığı gibi hıfz etmeliyiz. Çünkü şuraya girer alırız, buraya gider bayrak dikeriz gibi Zevke getiren sözler söylerken, ya da Osman Paşa marşı okurken, bunların arkasında yatan binlerce acıyı da sindirmeliyiz! Oğullar gitmiş, koca gitmiş... Tarlayla baş başa kalmış kadın ana ne etti köyünde? Tarihte Türklerin büyük hatalarını ve kayıplarını biliyormuşçasına duruyoruz. Okutmışlar biliyoruz sanıyoruz. Hayır, bilmiyoruz. Bilmeden büyüyeceğiz dersen,hayal o hayal... Derin incelemelerinizi tek tek okudum. O kadar bilgili değilim. Ama artık hepimiz birbirimizden istifade ettik öğrendik, bu büyük kardır. Teşekkür ederim 7 Yorum bağlantısı
Zafer Ayvacı 13 Aralık 2015 Paylaş 13 Aralık 2015 Gaza gelmenin bazı önemli köşe taşları yok değil. bunların birincisi din istismarının ortadan kalkması için tepeden yöntemle bazı şeylerin yasaklanmasıdır. Diğeri de bu güneydoğu meselesidir. İkisi de kısmen başarılı olmuş bizi bugünlere taşımıştır. Nedir hocam bu bazı şeyler mesela? Yorum bağlantısı
Recommended Posts