Tansu Kalafatoğlu Çarşamba 07:09 Yazar Paylaş Çarşamba 07:09 İlkay Başaran yazdı: İstese yürürmüş gibi mi coğrafya kaderdir. Bence Stokholm sendromu. VW, tecavüzcüsüne aşık olabilir. Ekonomik anlamda söylüyorum yanlış anlaşılmasın bu arada toyota’nın satışları da eriyor. Bakalım 10 seneye hangisi ayakta kalacak 1 Yorum bağlantısı
Onur Demir Çarşamba 10:51 Paylaş Çarşamba 10:51 İlkay Başaran yazdı: İstese yürürmüş e yürüsün 2 Yorum bağlantısı
Ü.Emre Kartal Çarşamba 10:53 Paylaş Çarşamba 10:53 Tansu Kalafatoğlu yazdı: coğrafya kaderdir. Bence Stokholm sendromu. VW, tecavüzcüsüne aşık olabilir. Ekonomik anlamda söylüyorum yanlış anlaşılmasın bu arada toyota’nın satışları da eriyor. Bakalım 10 seneye hangisi ayakta kalacak İnsanoğlunun doğasında var Birçok marka ortak üretime girdiğinden beri zaten süreç az buçuk belli oldu diyebiliriz. Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 10 saat önce Paylaş 10 saat önce İkinci dünya savaşında Almanların yüksek oktanlı sentetik benzin üreten fabrikaları sabah akşam bombalanmasaydı şu an yer altından çıkan kara yağa bu kadar mahkum olmaz, elektrikli araba gibi kulağını tersden tutmak gibi yasaların çevresinden dolanmak zorunda kalmazdık. adamlar 1940 lı yıllarda kimyagerleri 5 kilo patates biraz kömür birkaç kimya malzemesi ile 1 litre 100 oktan benzin üretiyordu. Patates çips ve kızartmalık bir ürün yerine yakıta dönüşmüştü. Petrol lobisi olmasaydı, emisyonu düşük e85 yakıtla yola devam ediyor olacaktık. Yorum bağlantısı
Mehmet Göktürk 8 saat önce Paylaş 8 saat önce Ali Darbaz yazdı: İkinci dünya savaşında Almanların yüksek oktanlı sentetik benzin üreten fabrikaları sabah akşam bombalanmasaydı şu an yer altından çıkan kara yağa bu kadar mahkum olmaz, elektrikli araba gibi kulağını tersden tutmak gibi yasaların çevresinden dolanmak zorunda kalmazdık. adamlar 1940 lı yıllarda kimyagerleri 5 kilo patates biraz kömür birkaç kimya malzemesi ile 1 litre 100 oktan benzin üretiyordu. Patates çips ve kızartmalık bir ürün yerine yakıta dönüşmüştü. Petrol lobisi olmasaydı, emisyonu düşük e85 yakıtla yola devam ediyor olacaktık. Ali fabrika bir üretim tesisi fabrika yıkılınca bilgi kaybolmuyor. O teknik petrolün 150 dolar olması durumunda başabaş geliyor. Fisher bilmemne prosesi. Gayet bilinen yöntem. Nasıl ki bina yapınca üniversite olamıyor, bina yıkılınca da o bilgi görgü gitmiyor. 2 Yorum bağlantısı
Çağrı Alaf 4 saat önce Paylaş 4 saat önce Mehmet Göktürk yazdı: emisyonu düşük e85 yakıtla yola devam ediyor olacaktık. Yüzde 85 alkol demek katkıları çıkınca 10'da 1 fiyatına Gasoline satmak demek. Modern araçların hemen hepsi zaten E10'a entegre geliyor ama E85 için direkt motor-mekanik-yakıt hattının elden geçmesi gerekiyor ki Fuel Flex hale gelsin. Acaba neden standart hale gelmedi? Avrupa Petrol Lobisi falan anlamaz hemen bir regülasyon eklerdi. Böyle şeylerde genelde arkada bir mühendislik tabanlı neden oluyor. Yorum bağlantısı
Mehmet Göktürk 1 saat önce Paylaş 1 saat önce O kadar alkolü nerden bulacaksın keza biyodizelin de çözüm olmadığı anlaşıldı gıda güvenliğini riske atıyor dendi 1 Yorum bağlantısı
Çağrı Alaf 2 dakika önce Paylaş 2 dakika önce İşte akıllara öyle bir şey geliyor o kadar alkolü bulana kadar belki de 91 oktandan devam etmek hem çepler hem çevre açısından daha yararlıydı. Bilmiyorum, bildiğim şey şimdiki akılcı alternatifin elektrik olduğu. Zaten bu fikir ikinci cihan harbine kadar uzanıyor sadece uygulamak için yeterli teknolojik altyapı yoktu, artık var. Batarya üretimi dahil edildiğinde bile daha yeşil, evde bile dolum imkanı, gelişmeye, buradan evrim geçirmeye açık bir teknoloji. İçten yanmalı gibi değil, bir yerden sonra verimliliği aşamıyorsun. Termodinamik limitler var. Büyük ölçekten bakıldığında tüketici davranışı da hızlı değişiyor. Benim geçen sene ile bu sene elektrikliye bakışımda bile fark çok. Yorum bağlantısı
Recommended Posts