Amaç Keskin 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 murat ve selçuk beylere ithaf olunur ( daha önce anlattımmı bilmiyorum) : yer: İAL - 3 mat c tarih: ocak 1992 hoca ingilizce test sonuçlarını okuyor, benim sıram baştan beşinci, , hoca başladı: ali: six ömer: eight - ömer zafer çığlıkları atıyor- burak: five fatih: nine- fatih yumruk şov- amaç: eight - amaç havalarda- kerem: thirteen ????????????????!!!!!!!!!!!!!!! Yorum bağlantısı
Selçuk Baysal 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 murat ve selçuk beylere ithaf olunur ( dah aönce anlattımmı bilmiyorum) :yer: İAL - 3 mat c tarih: ocak 1992 hoca ingilizce test sonuçlarını okuyor, benim sıram baştan beşinci, , hoca başladı: ali: six ömer: eight - ömer zafer çığlıkları atıyor- burak: five fatih: nine- fatih yumruk şov- amaç: eight - amaç havalarda- kerem: thirteen ????????????????!!!!!!!!!!!!!!! Amaç abi zamanında muhalefete "3 ayda kabak bile yetişmez" dedirten olayla öğretmenliğe geçiş yapanlardan olmasın o hocamız? Şakası bir yana "beşer şaşar" be abi,bir de artık adamı ne hale getirdiyseniz şaşırmıştır zavallı Unutmadan niye bize ithaf ettin şimdi sen bu hatırayı,bizim ingilizcemizin yetersiz mi olduğunu iddia ediyorsun ( Kavga çıkarır bu sözler Yorum bağlantısı
Amaç Keskin 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 öğretmenin suçu yokki, sınavı tutmuş 100 üzerinden yapmış, e alışmadık yerde 100 lük sistem durmaz, biz 10 luk okuduk, ana kaide de 5 ten şaşmaydı Yorum bağlantısı
Selçuk Baysal 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 öğretmenin suçu yokki, sınavı tutmuş 100 üzerinden yapmış, e alışmadık yerde 100 lük sistem durmaz, biz 10 luk okuduk, ana kaide de 5 ten şaşmaydı Ben de sanıyorum ki 10'luk sistem üzerinden de birinin notunu thirteen diye okumuş Neyse güzelmiş ama Yorum bağlantısı
Selçuk Baysal 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 Demek ki lazlık sadece karadeniz'e özel birşey değil Denizli'den de laz çıkabiliyormuş Ya hakan abi ne bileyum da!! öyle öğretmen arkadaşlarla karşılaştırıyor ki eğitim sistemimiz beni aklıma her şey gelir valla. Yorum bağlantısı
Selçuk Baysal 14 Haziran 2009 Paylaş 14 Haziran 2009 e ingilazca hocasıymış işte Bak kıllandım şimdi arkadaşlar ben hocanın hatayla onluk sistemde 13 diye not okuduğunu sandım,yani hocanın hatası olduğunu düşündüm,alla alla,üstüme gelmeyin ulen Yorum bağlantısı
Vedat Orhan 18 Haziran 2009 Paylaş 18 Haziran 2009 eee o zaman ayıplı fıkralar bölümü açılsın, 18 yaşından küçükler giremesin.... bak ben hiç fıkra anlatamıyorum... Yorum bağlantısı
Süleyman Çetin 18 Haziran 2009 Paylaş 18 Haziran 2009 Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş. Profesör kaşlarını çatarak: ' Öküzler ve kuşlar ayni masada oturamaz!' Ögrenci: 'O zaman ben ucuyorum...' Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve sinavinin basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis. Yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis. Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis. Yolda yürürken iki torba buldugunu hayal et, birinde akil var, digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin? Ogrenci: 'Para olan cuvali secerdim...' Profesör: 'Ben akil olan cuvali secerdim...' Öğrenci:'Normal! Kimde ne eksikse onu secer... Profesör çok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine 'Öküz' yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis. Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis : 'Sayin profesör, imzanizi atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz.'- demis Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 18 Haziran 2009 Paylaş 18 Haziran 2009 Ben de unutayım mı Sen dün akşam forumu kaynatmışsın.. şikayet var hakkında... Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 22 Haziran 2009 Paylaş 22 Haziran 2009 Kahvede sohbet eden adama arkadaşları: ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu Bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun. Bu Mutluluğunun sırrını bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler. ''Kısaca anlatayım..'' der adam. ''Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi. Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi at'a 'Üç' dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu. Ben şok olmuştum... Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi atı neden vurdun kadın manyak mısın sen?'' diye bağırdım... Karım arkasını döndü ve bana 'Biiir' dedi. Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim. Yorum bağlantısı
Saygın Can Oğuz 26 Haziran 2009 Paylaş 26 Haziran 2009 Adam arkadaşının latex-kauçuk ürünler yapan fabrikasını geziyordu... Bir ara bir otomatik makinenin başına geldi ve makineden su seslerin geldiğini duydu ; - Pısssst ....PAT !.....pıssst ..PAT !.....pıssst....PAT !.......... Merak edip sordu bu makinenin ne yaptığını ve neden bu seslerin geldiğini.. Arkadaşı cevapladı : - Bu makine biberon emziği yapıyor...pısst sesi kalıba gelen latexin şişirilip emzik formu aldığını , pat sesi de ucuna açılan deliğin sesini belirtir... Geziye devam edip başka bir makinenin başına geldiler. Bu makineden da benzeri sesler geliyordu ama sıralamaları farklıydı ; - Pısssst...Pısssst...Pıssssst....Pısssst ...PAT !..... Adam gene meraklanıp sordu ; - Peki bu ne makinesi ? - Bu bir prezervatif makinesidir.. - Ama neden 4 Pısst tan sonra 1 PAT sesi geliyor... Arkadaşı yanıtladı ; - Her 4 prezervatiften sonra 1 tanesinin ucunu deliyoruz da ondan.. Adam şaşkınlıkla ve biraz da kızarak sordu.. - Ama neden..? Bu yaptığınız hiç hoş değil.. Arkadaşı cevap verdi.. - Öyle ama.. O zaman da emzik işi fazla para getirmiyor... Yorum bağlantısı
Fatih Mehmet Uslu 29 Haziran 2009 Paylaş 29 Haziran 2009 Kamyon şoförünün biri kasayı fazla yüklediğinden köprünün birinin altından geçerken köprüye takılmış.Trafik kilitlenmiş tabii.Derken bi trafik polisi yaklaşmış kamyonunda oturan adama,söze bir yerden girmek için kamyoncuya; -demek köprüye sıkıştın ? demiş.zaten canı burnunda olan kamyoncu sinirle; -yok demiş köprüyü taşıyodum mazotum bitti. Yorum bağlantısı
Hüseyin Solum 1 Temmuz 2009 Paylaş 1 Temmuz 2009 > 80'lik ihtiyar 20 yaşındaki kıza aşık olur ve evlenirler. > > Küçük kasabada büyük olay yaratan evlilik memnun mesut devam ederken, > > bir yıl sonra ihtiyar karısını doğum yapmak üzere hastaneye getirir. > > Herkes şaşkınlık içindedir. > > Derken hemşire gelip adamı tebrik eder; > > "Bu mükemmel bir şey! Bu yaşta bunu nasıl başardınız? > > "Eee" der ihtiyar... > > "Motoru sıcak tutacaksın kızım!" > > Ertesi yıl ihtiyarın 20'lik karısı tekrar hamile kalır. > > Ve aynı hastaneye gelirler. > > Hemşire yine büyük bir şaşkınlık içinde... > > "Tebrik ederim, bu olağanüstü bir şey!" > > Deyince ihtiyar kıs, kıs güler, > > "Sana söyledim.Motoru sıcak tutacaksın !.. > > Bir sonraki yıl ihtiyarin karisi yine hamiledir. > > Ve karısı doğumhanede iken gelen hemşire ihtiyara; > > "Vay be ne erkekmişsin!" der. > > İhtiyar, "Motoru sıcak tutacaksın" diye cevap verince; > > Hemşire dayanamaz ve atılır: > > "Eh artık yağı değiştirsen iyi olacak. Bu defa ki zenci!" Bizim Uluslararası TEMEL Temel İtalya'da Fiat fabrikasında çalışan bir işçi... O zamanki Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için İtalya'ya gelmiş.Programda Fiat tesisleri de var. Fabrikanın tezg Yorum bağlantısı
Hüseyin Solum 1 Temmuz 2009 Paylaş 1 Temmuz 2009 > > Adam markete girer ve bir kova, 10 kg.lık bir boya, bir kaz > > ile iki tavuk alır. Satıcı aldığı malzemeleri dükkanın > > dışına kadar taşımasına yardim eder. Adam bunlari eve kadar > > nasıl taşıyacağını kara düşünürken yanına bir kadın yanaşır > > ve bir adres sorar. > > > > Adam cevaplar; > > - "Orayı biliyorum yürüyerek gidebiliriz, benim evime çok > > yakin ama bu yükleri nasıl taşıyacağımı düşünüyorum." > > - "Çok kolay," der kadın. "Boyayı kovanın içine koy ve bir > > elinle tut; iki tavuğu da koltuk altlarına yerleştir, diğer > > elinle de kazı tut" der. > > Adam kadının dediği gibi yapar. Eve doğru yürürlerken adam; > > > > - Şurası biraz kestirme oradan daha çabuk varırız. > > - Olmaz !!! der kadın. "Ya o tenhada beni duvara dayayıp > > eteğimi kaldırıp bana tecavüz edersen? > > - "Yapma kadın, bu kadar yüküm var. Allah askına bunları > > bırakıp bu dedigini nasıl yaparım saçmalama." > > > > kadın; > > - kazı yere koyarsın, kovayı üstüne kapatır boyayı da > > kovanın üstüne koyarsın. Adam sorar : > > > > - "Peki Tavuklar Ne Olacak ? > > > > "-Tavukları ben tutarım > > Yorum bağlantısı
Levent Erdoğan 24 Temmuz 2009 Paylaş 24 Temmuz 2009 Adamin birisi sehirlerarasi yolcu tasimaciliginda kullanmak üzere Ford minibüs satin alir. Ilk sefere çikacagi gün çok heyecanlidir. Yolculari tepelemeye doldurur ve yola çikar. Fakat minibüsü öyle hizli kullanmaktadir ki minibüsün en arka koltugunda oturan 60 yaslarinda bir ihtiyar amca soföre: -"Yavrum biraz yavas gitsene kaza yapacaksin." deyince soför heyecanla, -"Beybaba sen Ford minibüsü bilir misin?"der. Ihtiyar adam Hayir bilmiyorum" deyince soför " O zaman otur yerine bir daha isime karisma" der. Neyse seyahat bu sekilde devam eder.Ileride keskin bir virajdan 120 Km hizla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan sonanda kurtulurlar.Bu arada minibüsteki yolculardan orta siralarda oturmakta olan orta yasli bir kadin: -"Soför bey rica ederim yavas git, evde çoluk çocugumuz bekliyor" deyince soför kadina "Abla sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince kadin "hayir nereden bileyim" der. Soför bunun üzerine "O zaman sus, bana müdahale etme" der. Yola devam ederler.Artik minibüs öyle süratli gitmektedir ki herkesin yüregi agzinda soförün insafa gelmesini bekler. Soförün saginda oturan adam dayanamayip: -"Soför Bey, yavas gitsene canina mi susadin" deyince soför: -"Abi sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince, adam: -"Evet ulan biliyorum ne olacak! der. Bunun üzerine soför heyecan içerisinde -"Iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede ??? Yorum bağlantısı
Hüseyin Solum 25 Temmuz 2009 Paylaş 25 Temmuz 2009 Sandaletler >> >>Bir adamla karısı Mısır'da eski bir çarşıda geziyorlarmış. Ayakkabı >>satılan bir dükk Yorum bağlantısı
Hüseyin Solum 5 Ağustos 2009 Paylaş 5 Ağustos 2009 (düzenlendi) Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam - 'Allahım! diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama; - 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş. Adam utanç içinde:- 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş. - 'Peki' diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış; - 'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere... 5 Ağustos 2009 tarihinde H tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Çağatay Demir 5 Ağustos 2009 Paylaş 5 Ağustos 2009 Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam - 'Allahım! diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama; - 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş. Adam utanç içinde:- 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş. - 'Peki' diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış; - 'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere... Çok güzel Yorum bağlantısı
Recommended Posts