Halil Erdoğan 7 Ağustos 2009 Paylaş 7 Ağustos 2009 (düzenlendi) Temel bir yarışmaya katılıp kazanır, ve kendisine bir kitap hediye edilir. >> Kitabın adı düz mantıkdır. Temel hediyeyi alırken sorar >> -Bu kitapta ne yaziyo? >> -okuyunca ogrenirsin... >> -ben onunla ugrasamam, anlat bakıyım sen bana der. >> bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela? -evet var... >> -o zaman icinde su da vardir? -evet var... >> -içinde su varsa balik da vardir.... >> -evet var... >> >> -balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen? >> -evet.... >> -hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde? >> -evet... >> -o zaman senin sevgilin de vardir? >> -evet var. >> -yasli gorunuyorsun o zaman senin karin vardir? -evet >> var. -e karin olduguna gore de, homoseksuel diilsindir? >> -evet. -bak gordun mu?... >> Temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru >> giderken >> Dursun'u gorur... >> Dursun sorar; -Temel o ne? >> -duz mantik kitabi! >> -nasi bisey bu anlat bakiim... >> >> -bak simdi; sizin evde akvaryum var mi? >> -yook! >> -o zaman sen ib..esin.... 7 Ağustos 2009 tarihinde Halil Erdo?an tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Emre Özen 10 Ağustos 2009 Paylaş 10 Ağustos 2009 bir fıkrada benden olsun adamın birisi ücretli tuvalet işletmektedir ve karşı tuvelete müşteri çok gelir kendi yerine 3-5 müşteriden fazla gelmez diğer adam lavabodan çıkanlara çikolata kek gibi şeyler ikram eder ve böyle cezbeder insanları .. bizim ki düşünmeye başlar acaba ne yapsamda müşteri çeksem diye jetonlu sistem yapar her kabine ve jetonu atınca müzik çalıcaktır..ilk müşterisi merak eder ve gelir içeriden çıkar fermuarı çeker ve ohh bee der gayet rahat gözükmektedir adam sorar nasıl buldunuz yeni sistemi ne çaldı sizde der teşekkürler çok güzel sistem içeride soft bi müzik çalıyodu demiş 2. müşteri gelmiş bağırarak çıkmış sertçe kapamış fermuarı " yeahhh!! işte bu adamım" diye bağırmış adam sormuş ne çaldı diye içeride süper bi death metal çalıyordu demiş .. 3. müşteri gelmiş ve atmış jetonu sonra çıkmış nasıl sinirli etrafa küfürler saçıyormuş adam sormuş ne çaldı efendim rahatladınız mı ? adam cevap vermiş : "Ulan ben böyle tuvaletin tuvalet bekçisinin ta . . ........ içeride İstiklal Marşı çıktı ayakta s.........m ! " Yorum bağlantısı
Yurdaer Elay 12 Ağustos 2009 Paylaş 12 Ağustos 2009 Temel’in Tekniği Japon' un biri Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmuş: “Var mı aranızda delikanlı? Varsa çıksın dışarı.” Temel kapıya doğru yürümüş: “Çıkıyorum ulan! Görelim bakalım erkekliğini.” Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış bir vaziyette kahveye geri dönmüş... Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş ve kahvedekilere Temel’i göstererek: “Ona Toyokumi ustanın Katakori tekniğiyle vurdum.” Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel’den rest… Ve birkaç dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir Temel. Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon: “Ona Kuyotomi ustanın Kihotomi tekniğiyle vurdum.” Ertesi gün yine aynı hikaye. Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergün değişik bir stil kullanan Japon: “Ona Toyohama ustanın Kimanto tekniğiyle vurdum.” “Ona Tiyotoki ustanın Kohimato tekniğiyle vurdum.” Bu böyle bir hafta devam etmiş. Ve sekizinci gün Japon yine kahveye gelip yine herkese kafa tutmuş. Japon’un restini gören yine Temel olmuş tabii... Birkaç dakika sonra herkes yine suratı dağılmış bir Temel beklerken bu kez Japon ağız burun dağılmış, hoşaf, kanlar içinde kapıda belirmiş. Temel de hemen arkasından girmiş içeriye ve Japon’u göstererek: “Ona Toyotanın Krikosuyla vurdum” demiş... Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 20 Ağustos 2009 Paylaş 20 Ağustos 2009 Haram(sözüm meclisten dışarı) doğu anadoluya tayini çıkmış ve bir ilçede ev bakan arkadaşa ev sahibinin evdeki musluklarla ilgili açıklaması, - burası mutfak musluğu, kaçak - burası banyo musluğu, kaçak - burası lavabo, bu saate bağlı. arkadaş da gayriihtiyari; amca hepsi kaçağa bağlı da bu neden saate bağlı? diye sorduğunda aldığı cevap harika, yavrum biz burada otururken burada abdest alıyorduk, haram karışmasın... Gusül abdesti nolacak Yorum bağlantısı
Yurdaer Elay 20 Ağustos 2009 Paylaş 20 Ağustos 2009 Gusül abdesti nolacak Kazanda su kaynatıp teştin içinde yıkanıyolardır belki :lol2: Yorum bağlantısı
Levent Ayhan 21 Ağustos 2009 Paylaş 21 Ağustos 2009 Temel’in Tekniği Japon' un biri Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmuş: “Var mı aranızda delikanlı? Varsa çıksın dışarı.” Temel kapıya doğru yürümüş: “Çıkıyorum ulan! Görelim bakalım erkekliğini.” Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış bir vaziyette kahveye geri dönmüş... Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş ve kahvedekilere Temel’i göstererek: “Ona Toyokumi ustanın Katakori tekniğiyle vurdum.” Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel’den rest… Ve birkaç dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir Temel. Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan Japon: “Ona Kuyotomi ustanın Kihotomi tekniğiyle vurdum.” Ertesi gün yine aynı hikaye. Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergün değişik bir stil kullanan Japon: “Ona Toyohama ustanın Kimanto tekniğiyle vurdum.” “Ona Tiyotoki ustanın Kohimato tekniğiyle vurdum.” Bu böyle bir hafta devam etmiş. Ve sekizinci gün Japon yine kahveye gelip yine herkese kafa tutmuş. Japon’un restini gören yine Temel olmuş tabii... Birkaç dakika sonra herkes yine suratı dağılmış bir Temel beklerken bu kez Japon ağız burun dağılmış, hoşaf, kanlar içinde kapıda belirmiş. Temel de hemen arkasından girmiş içeriye ve Japon’u göstererek: “Ona Toyotanın Krikosuyla vurdum” demiş... harika.... gülmekten yarıldım sabah sabah Yorum bağlantısı
Okyay Pay 10 Eylül 2009 Paylaş 10 Eylül 2009 Karı koca bir barda oturuyorlar. Önlerindeki ickileri yudumlarken bardan içeri hoş bir hatun girer.. Bizimkilerin yanına gelir, adama sarılarak öper. Karısına aldırmadan: - Nasılsın hayatım? Epey oldu görüşemedik? Diyerek başka bir masaya gidip oturur. Adamın karısı dayanamayarak sorar: - Kim bu kadın? Adam sakin bir sesle yanıtlar: - Senden saklayacak değilim. Metresim! Kadın çıldırır: - Ne bu ne cüret! Bu ne ahl Yorum bağlantısı
İlknur Öztürk 26 Eylül 2009 Paylaş 26 Eylül 2009 3 adam oturmuş eşlerine aldıkları hediyelerden bahsediyorlarmış birincisi demiş ki, "karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." diğer ikisi anlamamışlar. "ne aldın?" diye sormuşlar. "beyaz bir porsche aldım. çok mutlu oldu." diye cevap vermiş. ikinci adam demişki, "ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede 0'dan 100'e çıkan bişey almıştım." hemen anlamışlar tabi ki: "heey, yoksa ferrari mi aldın?" adam gülümsemiş: "evet, kıpkırmızı bir ferrari aldım. gerçekten de ona çok yakıştı." demiş. bu sefer üçüncü adama sormuşlar: "peki sen ne aldın karına?" adam demiş ki: "ben öyle bişey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor." adamlar şaşırmışlar: "atıyorsun!" demişler, "öyle bir araba olmaz ki!" adam cevap vermiş:"araba aldığımı kim söyledi, terazi aldım" demiş. Yorum bağlantısı
Fahrettin Karakoç 17 Ekim 2009 Paylaş 17 Ekim 2009 KITLAMA ÇAY İÇMENİN ÖYKÜSÜ Doğu Anadolu'da, çay içilirken genellikle şeker çaya karıştırılmıyor, kıtlama yapılıyor... Bunun çıkışı ise çok ilginç… Eskiden İran'da çaya tatlandırıcı olarak hurma ve üzüm katılıyordu. İngilizler İran'a şeker satmaya kalktıklarında bunu başaramadılar. Sonra İranlı Mollalarla irtibat kurdular. İngilizler Mollaların vereceği fetva karşılığında kazancın % 10′nu teklif ettiler… Nitekim bir Cuma Namazı'nda (İran'da Cuma Namazları o bölgenin en büyük camisinde ve çok kalabalık olarak kılınıyor) Cuma Hutbesi'nde Mollalar şu vaazı verdi: "Siz Allah'ın nimeti olan hurma ve üzümü nasıl olur da çaya katarsınız! Bundan böyle çaya şeker katacaksınız!" Bu vaazdan sonra İranlılar çaya şeker katmaya başladılar.İşler yoluna girince İngilizler Mollalara verdiği % 10 payı satışların iyi gitmediği gerekçesiyle vermemeye başladı. Bunun üzerine Mollalar ikinci bir fetva verdi Cuma Hutbesi'nde: "G Yorum bağlantısı
Vural Sarı 17 Ekim 2009 Paylaş 17 Ekim 2009 Fahrettin Hocam güzel yorumlamış.Altına imzamı atıyorum. Yorum bağlantısı
Bahtiyar Aydoğdu 13 Kasım 2009 Paylaş 13 Kasım 2009 VESIKALIK FOTOGRAF Dursun iş için müracaatta bulunmuş. İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişler. Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş. Hemen akıl hocası Temelin yanına koşmuş. Durumu anlatmış. Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır. Sen şuraya çukur kaz içine gir. Bende fotoğraf makinesi getireyim. Fotoğrafını çeker veririz demiş. Dursun başlamış çukur kazmaya, temel fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş. Temel bir de gelmiş ne görsün. Dursun 8 tane çukur kazmış. Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş. Dursun: 8 vesikalık lazım ya Temel: Ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim Yorum bağlantısı
Ahmet Böcek 15 Kasım 2009 Paylaş 15 Kasım 2009 VESIKALIK FOTOGRAFDursun iş için müracaatta bulunmuş. İşe alınması için bazı evraklarla birlikte 8 adet de vesikalık fotoğraf istemişler. Ancak Dursun vesikalık fotoğrafın ne olduğunu bilmiyormuş. Hemen akıl hocası Temelin yanına koşmuş. Durumu anlatmış. Temel: Bildiğim kadarıyla vesikalık fotoğraf belden yukarı çekilen fotoğraftır. Sen şuraya çukur kaz içine gir. Bende fotoğraf makinesi getireyim. Fotoğrafını çeker veririz demiş. Dursun başlamış çukur kazmaya, temel fotoğraf makinesi getirmeye gitmiş. Temel bir de gelmiş ne görsün. Dursun 8 tane çukur kazmış. Temel: Ula Dursun niye 8 çukur kazdın demiş. Dursun: 8 vesikalık lazım ya Temel: Ula salak ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim çok güzel ya Yorum bağlantısı
Ahmet Özdemir 17 Kasım 2009 Paylaş 17 Kasım 2009 KITLAMA ÇAY İÇMENİN ÖYKÜSÜDoğu Anadolu'da, çay içilirken genellikle şeker çaya karıştırılmıyor, kıtlama yapılıyor... Bunun çıkışı ise çok ilginç… Eskiden İran'da çaya tatlandırıcı olarak hurma ve üzüm katılıyordu. İngilizler İran'a şeker satmaya kalktıklarında bunu başaramadılar. Sonra İranlı Mollalarla irtibat kurdular. İngilizler Mollaların vereceği fetva karşılığında kazancın % 10′nu teklif ettiler… Nitekim bir Cuma Namazı'nda (İran'da Cuma Namazları o bölgenin en büyük camisinde ve çok kalabalık olarak kılınıyor) Cuma Hutbesi'nde Mollalar şu vaazı verdi: "Siz Allah'ın nimeti olan hurma ve üzümü nasıl olur da çaya katarsınız! Bundan böyle çaya şeker katacaksınız!" Bu vaazdan sonra İranlılar çaya şeker katmaya başladılar.İşler yoluna girince İngilizler Mollalara verdiği % 10 payı satışların iyi gitmediği gerekçesiyle vermemeye başladı. Bunun üzerine Mollalar ikinci bir fetva verdi Cuma Hutbesi'nde: "G Yorum bağlantısı
Ahmet Özdemir 21 Kasım 2009 Paylaş 21 Kasım 2009 Bitmeyen Senfoni Buyuk sirketlerden birisinin genel muduru, gercek bir klasik muzik asigiymis. Gunlerden bir gun, sehre unlu bir orkestra gelmis. Verecegi konserin en onemli parcasi da Schubert'in unlu 'Bitmeyen Senfoni' siymis'. Genel mudur bu eseri dinlemek icin cok hevesli olmasina ragmen, isi nedeni ile, konsere gidemeyeceginden, gelen davetiyeyi sirketin insan kaynaklari mudurune vermis ve; "Lutfen bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar" demis. Genel mudurden aldigi talimatla, konsere giden insan kaynaklari mudurunden, ertesi gun bir degerlendirme raporu gelmis. "Sayin Genel Mudurum" diye basliyormus. "1- Dort obuaci konserin onemli bir suresinde bos oturdular. Bunlarin sayisi azaltilirsa konsere daha cok katkida bulunurlar. 2- Orkestrada on iki kemanci var. Bunlarin hepsi ayni anda hareket ediyorlar ve ayni notalari seslendiriyorlar. Bence ciddi bir yanlislik. Kesinlikle personel tasarrufu yapilmalidir. 3-Onaltilik notalara agirlik verilmis. Dogrusu buyuk ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltilik notalar arasindaki farki anlamaz. Bu nedenle; onaltilik notalarla eser calarak yuksek ucret alan elemanlar yerine, sekizlik notalari caldirip, dusuk ucretle calisan stajyerler kullanilmalidir. 4-Yayli sazlarla islenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlaniyor. Bu durum gereksiz tekrardan baska bir sey degildir. Dolayisiyla; tekrarlar onlendiginde, iki saatlik konser yari yariya inecektir. Ozet olarak sayin genel mudurum; eger Schubert bu onlemleri alsaydi "Bitmemis Senfoni" kesinlikle biterdi. Arz ederim efendim". Yorum bağlantısı
Balkan Akın 4 Aralık 2009 Paylaş 4 Aralık 2009 cuma günü müslümanlığı adam ölmüş, oğlu hocanın yanına giderek, - 'babam cuma günü öldü cennete gider değil mi hoca efendi?' demiş. hoca biraz düşünüp, - 'senin baban hatırladığım kadarıyla içki içiyordu ve değil mi?' diye sormuş. - evet ama cuma günü öldü cennete gider değil mi ? - zina da yapıyordu sanırım ? - evet ama cuma günü öldü hocam ! - kul hakkı yiyip insanlara kötü davranıyordu değili mi ? - evet ama hocam cuma günü öldü... hoca artık sinirlenip cevabı yapıştırır. - cuma günü dokunmazlar ama cumartesi günü işi zor evladım. Yorum bağlantısı
Balkan Akın 23 Aralık 2009 Paylaş 23 Aralık 2009 DÜZ MANTIK Temel, bir yarışmaya katılıp kazanır ve kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adıda DÜZ MANTIKtır. Temel hediyeyi alırken sorar... - bu kitapta ne yaziyo? - okuyunca Öğrenirsin... - ben onunla ugraşamam anlat bakiim sen bana? - peki bak şimdi;senin evinde akvaryum var mı mesela ? - evet var... - o zaman içinde su da vardır? - evet var... - içinde su varsa balık da vardır.... - evet var... - balık beslediğine göre hayvanlarıda seviyorsundur sen? - evet.... - hayvanları seviyorsan insanlarıda seversin herhalde? - evet - o zaman senin sevgilin de vardir? - evet var - yaşlı göründüğüne göre o zaman senin karın da vardir? - evet var.. - e karın olduğuna göre de homoseksuel diilsindir? - evet... - bak gördün mü? temel çok etkilenir! kitabı alır koltuğunun altına eve dogru giderken Dursun'u görür... dursun sorar; - temel o ne? - Düz mantık kitabı - nasıl birşey bu anlat bakiim... - bak simdi; - sizin evde akvaryum var mı? - yook! - o zaman sen ib..sin Yorum bağlantısı
Cavit Doğan 14 Ocak 2010 Paylaş 14 Ocak 2010 Temel'in karısı domuz gribine yakalanmış hastaneye kaldırılmış. Aradan geçen zaman içinde karısı hastalıktan kurtulmuş. Geçmiş olsun ziyaretine gelen Dursun Temel'e sormuş -Karin nasil oldi Temel, tamamen iyileştu mi? Temel kafasını iki yana sallayarak -Grip geçtu da, domuzluk devam ediiy... Yorum bağlantısı
Mahmut Türkmen 14 Ocak 2010 Paylaş 14 Ocak 2010 (düzenlendi) BOŞANMA Biri 95 yaşında biri 92 yaşında karıkoca, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış. Hakim üzülmüş, "Yapmayın ya" demiş "yetmiş yıllık evlisiniz niye boşanacaksınız? "... "Yok" demiş "adam biz çoktan boşanmaya karar verdikte çocuklar etkilenmesin diye, ölmelerini bekledik 14 Ocak 2010 tarihinde Mahmut T tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Adnan Çakır 14 Ocak 2010 Paylaş 14 Ocak 2010 Minik serçe Minik serçe çiçeklerin kokusunu içine çekerek neşe ile uçuyormuş,bir bakmış ki karşıdan hızla bir motosikletli geliyor...ama artık çok geç !minik serçe adamın kaskına çarpıp yere düşmüş...motosikletli baygın kuşu alıp kendi kuşunun kafesine koymuş,yanına ekmek ve su bırakmış.Kendine gelen minik serçe etrafına bakınmış,parmaklıkların içinde olduğunu ekmek ve suyu görünce çığlık atmış;aman Allahım!motosikletliyi öldürüp hapse girmişim. Adamın biri eşşeği ile yolda gidiyorken trafik polisleri dalga amaçlı yanına yaklaşıp adama amca yanlış şeritte gidiyorsun,sana mı eşşeğine mi ceza keselim demişler amcada cevap vermiş eşşeğime ceza kesmeyin siciline işlemesin onu ilerde polis yapacam demiş.(teşpihte hata olmaz) Yorum bağlantısı
Adnan Çakır 14 Ocak 2010 Paylaş 14 Ocak 2010 Polis arabayı durdurur ve tebrik ederim bugün tek kemer takan sizsiniz 300tl ödülü ne yapacaksınız;temel hemen ehliyet alacam demiş,fadime söze girmiş siz ona bakmayın içince sapıtıyor.Polis sinirlenmeye başlamış arkadan dursun ula ben size dedim çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza iş gelir diye.Polis iyice kızmışken bagajdan idris atlamış ne oldi uşaklar geçtik mi sınıri? Yorum bağlantısı
Bahtiyar Aydoğdu 14 Ocak 2010 Paylaş 14 Ocak 2010 Polis arabayı durdurur ve tebrik ederim bugün tek kemer takan sizsiniz 300tl ödülü ne yapacaksınız;temel hemen ehliyet alacam demiş,fadime söze girmiş siz ona bakmayın içince sapıtıyor.Polis sinirlenmeye başlamış arkadan dursun ula ben size dedim çalıntı arabayla yola çıkmayalım başımıza iş gelir diye.Polis iyice kızmışken bagajdan idris atlamış ne oldi uşaklar geçtik mi sınıri? Yorum bağlantısı
Ahmet Kalkan 9 Nisan 2010 Paylaş 9 Nisan 2010 Bu Gecenin Fıkrası Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken,...... ölüme yakın, birden bir Azraili görüyor ve soruyor: 'Benim saatim geldimi?' Azrail cevap veriyor: 'Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve 8 günün var'. Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve göğüslerini düzelttiriyor. Kısacası: 'Yeniden doğmuş gibi' Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçiyorken ambulans çarpıyor ve ölüyor. Azrail'e soruyor: '40 seneden daha fazla yaşayacağımı söylemiştin neden o zaman bana o ambulansın carpmasini engellemedin? Azrail cevap veriyor: 'Kız, allah canını almasın ben seni tanıyamadım ki )) Yorum bağlantısı
Recommended Posts