İçeriğe Yönlendir

Fıkralar


Cihaner Öztürk

Recommended Posts

Akan Belen
Diyetisyen ekmeği kesmen lazım dedi,3 aydır keserek yiyorum. Bi tuhaflık var ama dur bakalım, bi bildiği vardır heralde. :D

:rolleyes:

Yorum bağlantısı
Guest Hakan Tar?m
Diyetisyen ekmeği kesmen lazım dedi,3 aydır keserek yiyorum. Bi tuhaflık var ama dur bakalım, bi bildiği vardır heralde. :rolleyes:

uielymakuiylmeakuie a.))))))))))))) :D) huuuusaaaaaaaaaaa

Yorum bağlantısı
Akan Belen

Yurdum insanı geyikleri

Erkek , 36 , İstanbul

Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ''Gördün mü bizim müşterileri... Hey maşallah!'' dedi.

Kadın , 26 , Ankara

Şiddetli kavgamız sırasında "Gidiyorum ben, bitti!" dediğimde "Dönerken mutfaktan su getir, sana laf anlatacağım diye boğazım kurudu!" diyen kocamı huzurlarınızda yılın kozalağı seçiyorum.

Erkek , 37 , İstanbul

Bir alkış da Sema ismindeki sevgilisine doğum gününde ''Semaver'' hediye eden arkadaşıma gelsin lütfen.

Kadın , 28 , İzmir

Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun; "Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!

Kadın , 34 , İstanbul

"Seviyor musun?" dedim, "Seviyorum." dedi. "Ne kadar?" dedim, "Çok." dedi. "Ne kadar çok?" dedim. "Her akşam eve gelip dırdırını çekecek kadar çok..." dedi. Sustum...

Yorum bağlantısı
Akan Belen

..........yanlış mail..........

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.

Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir.

Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir....

Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır.

Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.

-Kime : Sevgili karıma

Konu : Yeni ulaştım.

Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.

Not : Burası çok sıcak.

Yorum bağlantısı
Levent Ayhan
..........yanlış mail..........

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.

Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir.

Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir....

Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır.

Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.

-Kime : Sevgili karıma

Konu : Yeni ulaştım.

Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.

Not : Burası çok sıcak.

bayaa güldüm... :rolleyes:

Yorum bağlantısı
Akan Belen

Temelle Yunan askeri

Temel askerliğini yunan sınırında yapıyormuş.

Temel'in canı çok sıkılıyormuş.

Yunan'a bir ıslık çalmış elleriyle "Havacı mısın?" işareti yapmış,Yunan aldırmamış.

Bir ıslık çalmış elleriyle "Karacı mısın?" işareti yapmış, Yunan aldırmamış.

Bir ıslık daha çalmış "Denizci misin?" anlamında yüzme işareti yapmış, Yunan aldırmamış.

Bir ıslık daha çalmış. El haraketi yaparak "Topçu musun?" demiş, Yunan aldırmamış.

Bir ıslık daha çalmış "Gözcü müsün?" anlamında dürbün işareti yapmış, Yunan aldırmamış.

Nöbetler değişmiş sıra yine Temel'le Yunan'a gelmiş.

Yunan'a hadi sınıra git demişler Yunan da:

- "Ben oraya gitmem. Orada bir deli Türk askeri var, bana hava kararınca yüzerek gelip sana bir koyacam gözlerin fırlayacak diyor.."

Yorum bağlantısı
Mahmut Türkmen

:D)

Doktordan Kapak :rolleyes:

Adamcağızın biri hemoroitten öyle çekmiş ki, bir tanıdığı "kahve telvesi sür" deyince, kahveyi bol bol koyup pişirir, sonra da avuçladığı gibi poposuna sürer. Sürer ama ağlaya sızlaya doktora koşar.

Doktor eğilir poposuna bakar ve durumu farkeden doktor dalga geçermişcesine gülmeye başlar. Hasta sorar:

- Ne var doktorcuğum? Ne gördün?

- Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor

Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkac saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.'

Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-'Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar.Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.

Felsefi olarak, evrenin sonsuzlugunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.

Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.

Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.

Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gosteriyor?

'Gerizekalııı 'Necati, çadırımızı çalmışlar....!!

Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Show tv'deki ateş hattı programında Reha Muhtar Prens Charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. Konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:

-Efenim Prens Charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. Peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?

-Olur tabi neden olmasın?

-Ama efenim nasıl olur?

-Reha Bey siz müslüman mısınız?

-Tabi müslümanım efendim.

-Siz namaz kılıyor musunuz?

-Hayır.

-Oruç tutuyor musunuz?

-Hayır.

-İçki içiyor musunuz?

-Evet.

-E sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur.

Yorum bağlantısı
Fatih Mehmet Uslu
Show tv'deki ateş hattı programında Reha Muhtar Prens Charles'ın müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir. Konuyu diyanet işleri başkanıyla tartışmaktadır:

-Efenim Prens Charles'ın müslüman olduğunu söylüyorlar. Peki ama öyle bir adamdan müslüman olur mu?

-Olur tabi neden olmasın?

-Ama efenim nasıl olur?

-Reha Bey siz müslüman mısınız?

-Tabi müslümanım efendim.

-Siz namaz kılıyor musunuz?

-Hayır.

-Oruç tutuyor musunuz?

-Hayır.

-İçki içiyor musunuz?

-Evet.

-E sizden nasıl müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar müslüman olur.

cuk diye oturmuş, afrika dere kurbağası kılıklı herif

Yorum bağlantısı
Hüseyin Matur

Markete girdim ve bir adet ülker portakallı link istedim. Market'teki arkadaş; üye olmadan linkleri göremezsin...!!!

Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Yüzü gözü mosmor bir

kadın doktora gider.

Doktor: Ne oldu size?

Kadın: Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş

dönse beni gebertene kadar dövüyor.

Doktor: Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi.

Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve

kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağızınız içinde

sürekli dolaştırın....

İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder.

Kadın: Evet doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her

seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi

ağzımda dolaştırdım; ve kocam bana hiç dokunmadı.

Doktor: Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor...:lol2:

Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Mısır hükümeti Kızıldeniz'in altına tüp geçit yapmak için ihale açar. İhaleye İngiltere'den, Amerika'dan, Japonya'dan ve Türkiye'den de Temel'in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler. İngiliz firması:

- Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 30 metrelik enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.

Amerikan firması:

- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 50 cm fark olur, der.

Japon firması ise:

- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 20 cm olocak, diye belirtir.

Sıra bizim Temel'e gelir. Temel:

- Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur der.

  • Beğen 1
Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Osman amcanın hanımı, dayak yiyip memleketteki anasının yanına

gitmiş ve epey zamandır gelmemiştir.

Cep teflonuyla yaptığı çağırma istemlerine cevap alamayan Osman

amcanın; çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik ve çocuklarla uğraşmaktan

takadı tükenmiştir. Kadınını son kez çağırmak için telefona

sarılmış, ancak anasının yanından gelmek istemeyen kadın, telefona

cevap bile vermemiştir.

Bunun üzerine Osman amca mesaj atmaya karar vermiştir.Mesajdan 1

saat sonra evin kadını kapıda yeşermişdir..

> > > İşte o mesaj;

Kadınım bu sağa son mesajım.

Bebelerinen evde oturup ağlarım.

Çamaşır, bulaşık tarih yaptı.

Kadınım ben bu işlerden ne ağnarım.

Bir tokat salladım değmedi bile,

La poh mu var babağın evinde.

Ula ne bilinmez bir avradmışşın,

Bebelerinen beni mevlam gayırsın.

Arkadaşın Hatçe yan yan bakıyo.

Üzelme Osman abi deyiveriyo,

Bebelerin başını okşayaraktan,

Kendi düşen ağlamaz deyip gülüveriyo.

Bugün geliverdi zabahın köründe,

Vallaha bi gecelik vardı zillinin üzerinde.

Bulaşığa daldı, çamaşırı yıkadı,

La kadınım bak göğnüm çok daraldı.

Bebeleri banyoya sokup yıkayıverdi.

Osman abi sende gir, keseleyim diyiverdi.

Bende büğün olmaz yarın diyiverdim,

La kadınım sağa bir şans daha verdim.

Zabaha kadar geliyosan gel eve,

Vallahi gelmezsen böyük tehlike.

Hatçe bekliyor elinde kese,

Vallah keseynen kalsa keşke.

Yorum bağlantısı
Tahir İlter

Depresyon kadınlarda şöyle ilerler;

Bunalım... Bunaalım... Bunu alım... Bunu alayım... Bunu da alayım... Bunu al bunu... Al bunu da... Bunu da bunu da... :D

Erkeklerde şöyle ilerler;

Bunalım... Bunalımdan çıkayım... Bununla çıkayım... Bununlada çıkayım... Hepsiyle çıkayım... :rofl:

Yorum bağlantısı
Yiğitcan Coşar
Depresyon kadınlarda şöyle ilerler;

Bunalım... Bunaalım... Bunu alım... Bunu alayım... Bunu da alayım... Bunu al bunu... Al bunu da... Bunu da bunu da... :rofl:

Erkeklerde şöyle ilerler;

Bunalım... Bunalımdan çıkayım... Bununla çıkayım... Bununlada çıkayım... Hepsiyle çıkayım... :rofl:

Erkeklerinkinin sonu biraz farklı bitiyor aslında :D

Yorum bağlantısı
Tahir İlter
80 yaşında bir adam doktora gider. Doktor adamın sağlığını sorduğunda adam "Harika, 18 yaşında bir karım var ve benden hamile" der. Doktor bir kaç dakika düşündükten sonra adama döner ve "sana bir hikaye anlatacağım "der";

Avlanmaktan çok hoşlanan bir adam varmış. Her gün tüfeğini alarak ava gidermiş. Fakat bir gün dalgınlıkla yanına tüfek yerine şemsiyesini almış. Ormana gitmiş. Ağaçların arasında yürürken karşıda bir geyik görmüş. Hemen şemsiyeyi çıkartmış nişan almış ve ... pat ... geyik yere yığılmış."

Adam şaşırmış ve doktora dönerek "Olamaz", demiş "başka birisi vurmuş olmalı."

Doktor "Kesinlikle!"

:D:rofl:

Yorum bağlantısı
Yiğitcan Coşar
Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu. Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu. Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. Tercüman işaretle sordu:

"Para nerede?"

Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:

"Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum."

Tercüman tercüme etti:

- "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş."

Baba 38'liği koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadi:

- "Şimdi sor bakalım, para nerede."

Tercüman işaretle sordu:

- "Para nerede?"

Sağır-dilsiz kan ter içinde, işaretle yanıt verdi:

- "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin oldugu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda iki yüz bin dolar var."

- "Ne söyledi?" dedi Baba.

Tercüman yanıtladı:

- "Dedi ki, h

Yorum bağlantısı
Tahir İlter
(düzenlendi)
tarihinde Tahir ?lter tarafından düzenlendi
Yorum bağlantısı
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...