Mehmet Kaya 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Tabii ki ben de bunu kastediyorum zaten. O adam muhtemelen arabasını parkedince "otomatik" vitesinin "otomatik" olarak park'a geçtiğini sanıyor da olabilir O adamın kafası dalgındı 15-20 dakika öyle geri viteste arabayı bekletti bu arada ayakta frende ama Kesin dalgınlığına geldi onun Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 50 yaşlarında bir abimiz manuel nissan primiera aracıyla İstanbula gitmişti.Geldiğinde topallıyordu.Sebebini sorduğumda."Nephan öyle trafiğe yakalandım ki debriyaja bas çek sol ayağım titremeye,ağrımaya başladı.Öyleki az daha yolu bulamasam kenara parkedip taksiyle gidecektim."dedmişti.Sonra bacağını göstermişti resmen kılcal damarlar çıkmış sol bacağında.Otomatik şanzuman olsaydı 1 hafta topallamazdı bence.Kendisi de dedi zaten.Bir de otomatik kullanıcılarının yorumlarına dikkat ettim artık kimse kick-down dan bahsetmiyor.Yeni teknolojilerle kalktı mı o uygulama ? Kick-Down gaz pedalının sonuna kadar basılması olarak biliyorum,böylelikle vites düşürerek aracın çok çabuk şekilde hızlanmasını sağlıyor.Ben bunu çok nadir kullanıyorum.Bunun yerine vites üzerinde bulunan over drive tuşunu kullanıyorum.Hem aynı işlevi görüyor,hem de kendisi gaza basışınıza göre devir verip fazla yakıt tüketimini engelliyor. Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 50 yaşlarında bir abimiz manuel nissan primiera aracıyla İstanbula gitmişti.Geldiğinde topallıyordu.Sebebini sorduğumda."Nephan öyle trafiğe yakalandım ki debriyaja bas çek sol ayağım titremeye,ağrımaya başladı.Öyleki az daha yolu bulamasam kenara parkedip taksiyle gidecektim."dedmişti.Sonra bacağını göstermişti resmen kılcal damarlar çıkmış sol bacağında.Otomatik şanzuman olsaydı 1 hafta topallamazdı bence.Kendisi de dedi zaten.Bir de otomatik kullanıcılarının yorumlarına dikkat ettim artık kimse kick-down dan bahsetmiyor.Yeni teknolojilerle kalktı mı o uygulama ? Zaten İstanbul'da genel kural "bir yere kadar arabayla, ötesine taksiyle" şeklinde benim için. Örneğin Taksim. Bakırköy'e kadar arabayla ötesine dolmuşla veya Eminönü'ne arabayı park edip, Kadıköy, Beşiktaş veya Üsküdar'a vapurla geçmek gibi. Heryere arabayla insan biter. Bence otomatik vitesi, otomatik vites gibi kullanmak gerekir. Yani beyin de otomatik vitesle bir çalışacak. Ben otomatik kullanan biri olarak vitesin ne zaman büyüyeceğini ne zaman küçüleceğini anlayabiliyorum. Anlayamayan zaten muzdarip olur. Şanzıman, o kişi için beklenmedik hareketler yapmış olur. Şanzımanınızı çözün arkadaşlar. Gaz komutlarımla neredeyse istediğim zaman vites büyüyor veya küçülüyor. Yine mi olmadı, manuel olarak müdahale de gerekebilir. "O zaman niye otomatik aldım" denmemeli. Gerektiğinde debriyajsız olarak manuel de kullanılmalı. Şu da bilimsel bir gerçek ki, otomatikler de çeşidi ne olursa olsun, durur halde iken boşa alınmalı. Şanzımanın özellikle dur-kalk trafikte çeşidi ne olursa olsun (klasik otomatik-dsg-cvt v.s.) fazla ısınacağından mümkün olduğunca boşa alınıp adeta "dinlendirilmeli" Piyasada bu şekilde şanzımanın yağsız kalması söylentileri var. Onno usta yazılarında sıklıkla bu konuya açıklık getirmişti. Yağsız kalma diye birşey yok. Yorum bağlantısı
Özgür Çakırhan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Benim araç manuel ancak, şehir içi trafiğinde otomatik vitesi tek geçerim, Yorum bağlantısı
Akan Belen 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Ancak her güzel hikayenin bir sonu vardır elbet Hayatımda en uzun kornayı önümde 40 ile giden aracı sollamak için sola direksiyon kırıp, arkamdan hızla gelen aracın önünde kalınca yedim. Bu bana ders oldu, önce gaza yüklen, şanzıman anlayınca ne yapmak istediğini, o zaman sola çık. Sonra şehir içi trafiğinde boş olan şeride geçmeye alışkın olan bir sürücü olarak, baktım ki Mondinin otomatik şanzımanı benim kadar hızlı değil. Nazlı. Tam karar veriyorum şerit değiştirmeye, aynadan gelen araca göre bakıyorum ama aracın kütlesi ve şanzımanın klasik düşünce algoritması nedeni ile birkaç denemeden sonra beni korkuttu. Herkes büyük şehirde otomatiğin rahatlığını ararken, bu rahatlığın hatta kendini seren şanzımanın kurbanı olup kaza yapacağım nerdeyse... Bir gün yine bir Octavia ile bir inatlaşmamız oldu. Vitesi o/d'ye çektim. O müthiş 110-160km ivmesine doğru ilerlerken Octavia arkamdan inatla gelmeye çalışıyor, ben biraz arayı açıyorum derken, 160km'de pilimiz bitti bir anda. Octavia'yı kullanan da şaşırdı zaten. Ne yapmak istediğimi anlamadı ama halbuki ben de Mondi'nin daha doğrusu şanzımanın ne yapmak istediğini anlamadım ki?! Yukardaki üç örnek doğrultusunda anladım ki; otomatik kullanacaksan; atraksiyondan uzak olacaksın, büyük şehir trafiğinde tutturduğun şeridi bırakmayacaksın, hız kurallarına riayet edecek, sollama kurallarını aynen kitaptaki gibi uygulayacaksın. Aynalarında kendinden daha hızlı yaklaşan bir cisim varsa ve bu 50m'den yakınsa kesinlikle önüne çıkmayacaksın. Bu şekilde kullanmaya başlayınca gerçekten çok keyfli otomatik. Stres yok, sinir yok. Bir ayak boşta uzun yolda hız sabitleyici kullanılıyorsa, öbür ayak da boşta. Eğer uyku probleminiz yoksa bağdaş kur git o derece. Ancak otomatiğin bana göre en tehlikeli yanı, kaza anında ayağın gaz pedalı üstünde kalması, ya da direksiyon başında uyumak. Düz viteste 5. vitesteyken yaşanacak hadiselerin hepsini otomatikte 1. vtesten başlayıp yaşabilirsin. Gelelim otomatik kullanmanın şöförlüğü öldürdüğüne... Bence yok böyle birşey. Otomatiğin kendine göre bir kurgusu var. Hatta her otomatik türünün kendine göre bir algoritması var. Önemli olan bu algoritmaya hakim olabilmek. Buna hakim olan zaten şöförlük konusunda deneyimlidir. Aynı zamanda bu hakimiyet, otoatiğin kullanımını da zevkli hale getiriyor. Öbür türlü bir gaz, bir fren ile yapılan sürüşün ne konforu var ne de güvenliği. Ayrıca yakıt tüketimi de cabası. Ve fakat, aracın hangi gaz pedalı basıncında hızlanacağını, sakinken hangi devrilerde vites attığını, vites büyütme ya da küçültmenin nasıl olduğunu gözlemlemeden otomatik kullanmak düz kullnmaktan daha zor, çünki bu durumda aracın karar hakimi, şöför değil, şanzıman oluyor. Otomatikten, düze geçişin zor olması da aslında biraz abartılıyor. Bisiklete binmek gibi düşünmek gerekir. Tabi ki uzun süre otomatik kullanıp, bir gün düz vites kullanmak zorlayıcı olabilir ama kesin dönüş olmaz demek önyargı. Hele ki, otomatik ile düzü bir arada gün içersinde kullanma şansınız varsa unutmak na mümkün. Tercih hakkım düzden yana ama uzun yolda hız sabitleyici ile otomatiğin uyumu ve el gazının efektif kullanımı nedeni ile otomatiğe de uzak değilim:) Saygılarımla. Sanırım bu kısımlar jatko için geçerli değil.En azından mondeo olarak konuşursak. Ama senin yazılarını okumak büyük keyif yahu 1 Yorum bağlantısı
Özkan Pehlivan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Otomatik vites araç almak için kaç kere niyetlenmişimdir. Sırf arıza çıkardığında masrafı büyük olur telkinleriyle karşılaştım. Birisi bu konuda bizi rahatlatsa da otomatik vites alsak Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 (düzenlendi) Otomatik vites araç almak için kaç kere niyetlenmişimdir. Sırf arıza çıkardığında masrafı büyük olur telkinleriyle karşılaştım. Birisi bu konuda bizi rahatlatsa da otomatik vites alsak Baskı balatayı ortalama 60,000de yiyenler çok. 150,000de kullanan var orası ayrı konu. otomatik şanzımanda arıza çıkması genelde 200,000km ve üstündedir.(düz vites gibi nasıl 150,000 km kullanan varsa,otomatikte 350,000km kullananda vardır.) baskı balata değişimi,ortalama 60 70,000de desek, 200,000km'ye gelene dek,3baskı balata yese araç,1500 tl.(minimum) Otomatik şanzıman revize edersek 200,000 km'lerde ortalama 1750 2000tl. Aslnda nerdeyse başabaş...Arta kalanda rahatlığı olsun... 10 Nisan 2013 tarihinde Hakan Kurt tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Mehmet Kaya 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Baskı balatayı ortalama 60,000de yiyenler çok. 150,000de kullanan var orası ayrı konu. otomatik şanzımanda arıza çıkması genelde 200,000km ve üstündedir.(düz vites gibi nasıl 150,000 km kullanan varsa,otomatikte 350,000km kullananda vardır.) baskı balata değişimi,ortalama 60 70,000de desek, 200,000km'ye gelene dek,3baskı balata yese araç,1500 tl.(minimum) Otomatik şanzıman revize edersek 200,000 km'lerde ortalama 1750 2000tl. Aslnda nerdeyse başabaş...Arta kalanda rahatlığı olsun... Birinde taksit taksit veriyoruz Diğerinde keş para veriyoruz Yorum bağlantısı
Özkan Pehlivan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Bu hesap iyiydi. Otomatik şanzıman sorunu belirttiğiniz gibi 200.000km ve üzeri ise tabi mantıklı. Araç markasına göre de fark ediyor otomatik kalitesi bildiğim kadarıyla. Mesela Japon otomatiğini herkes tavsiye ediyor. Yorum bağlantısı
Önder Özcan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Otomatik vites araç almak için kaç kere niyetlenmişimdir. Sırf arıza çıkardığında masrafı büyük olur telkinleriyle karşılaştım. Birisi bu konuda bizi rahatlatsa da otomatik vites alsak rahat ol,hiç birşey olmaz Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Evet.. manuel kullananlar taksit taksit veriyor.. otomatikçiler toplu.. Ancak manuelde baskı balata neyse de volana girdin mi iş içinden çıkılmaz oluyor... Volan serviste 1350 lira sanayide 850 lira.. Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Birinde taksit taksit veriyoruz Diğerinde keş para veriyoruz Öyle deme abi,Volanı saymadım ben. İş oraya girince,mebla dahada büyür. Bu hesap iyiydi. Otomatik şanzıman sorunu belirttiğiniz gibi 200.000km ve üzeri ise tabi mantıklı. Araç markasına göre de fark ediyor otomatik kalitesi bildiğim kadarıyla. Mesela Japon otomatiğini herkes tavsiye ediyor. Japon arabalarına girmiyecem. yetkili serviste,yedek parçacıyım Ben 200,000 ortalamayı geneline verdim Düzgün bakılan şanzıman(yağ değişimiDOĞRU YAĞ İLE,dış yağ süzgeci gibi)ömrü çok daha uzun olur. Volanı mehmet abi demiş Yorum bağlantısı
Önder Özcan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 kesin daha önce de demişimdir tekrarlıyım,otomatik candır... 2 Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 kesin daha önce de demişimdir tekrarlıyım,otomatik candır... Bunu istanbul bilir. bunu ankara bilir. Bunu büyük şehirliler bilir Allahın nevşehirde oturan adamı bilmiyordu,Şimdide laf söyletmiyo Yorum bağlantısı
Önder Özcan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Bunu istanbul bilir. bunu ankara bilir. Bunu büyük şehirliler bilir Allahın nevşehirde oturan adamı bilmiyordu,Şimdide laf söyletmiyo ahahaa,üye bunu beğendi Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Daha önce hiç otomatik kullanmadım. İlk otomatiğim DSG oldu. Bu nedenle otomatik konusunda benim de yorumlarım var ama Evren beyin otomatik yorumunu okuyunca tam tersi Demek bu nedenle insanlar DSG'ye otomatik değil, direk DSG diyor. Sana katılıyorum, işte aynı sebepledir ki, jatcoya da jatko deniyor, otomatik denmiyor Ben benzinli otomatik kullandım... Arasındaki farktan everest geçer... 2 Yorum bağlantısı
Misafir 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Daha önce hiç otomatik kullanmadım. İlk otomatiğim DSG oldu. Bu nedenle otomatik konusunda benim de yorumlarım var ama Evren beyin otomatik yorumunu okuyunca tam tersi Demek bu nedenle insanlar DSG'ye otomatik değil, direk DSG diyor. Ben de düşünüyordum ki, spor kullanacaksan DSG alacaksın... Kesinlikle nazlı değil, hatta insandan daha hızlı. 0.3 sn'de vites değiştiriyor. 1 sn'de 2-3 vites birden değiştirdiği oluyor. Her zaman bir alt veya bir üst vites hazırda. Sadece ecu'dan komut bekliyor. Attraksiyona müsait. Yapmam ama, makas atmak için birebir. O kadar otomatik markası varken adamlar Bugatti veyrona DSG koymuş. Neyse, böyle düşünürken, alttaki yorumu okuyunca kafam yine karıştı Passat forumunda bu konu tartışıldı. Beklemede DSG boşa alınabilir mi? Yoksa parkta mı olmalı? Çünkü çift kavramalı ve bir alt-bir üst vites beraberce hazırda. Bu bağıntıyı kesmemek lazım. Bu nedenle en uygunu parkta beklemek. Ben de lambalara gelince parka alırım ve beklerim. Asla ama asla boşa almam. Yorumlarınızdan anladım ki, piyasadaki otomatik vitesler ve DSG tamamen zıtlar. Dsg doğrudur haklısınız.onu otomatikten saymadım ben Yorum bağlantısı
Mehmet Kaya 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Sana katılıyorum, işte aynı sebepledir ki, jatcoya da jatko deniyor, otomatik denmiyor Ben benzinli otomatik kullandım... Arasındaki farktan everest geçer... Az kaldı az :( Yorum bağlantısı
Murat Ersel Çevik 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Otomatik vitesi daha güvenli ve daha konforlu buluyorum.. Ancak, yakıt tüketimini olumsuz etkilemesi ve arıza maliyetlerinin yüksekliği sebebiyle tercih edemiyorum.. 1 ayda fikirler değişmiş. Büyük lokma yutmak lazım. 2 Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 1 ayda fikirler değişmiş. Büyük lokma yutmak lazım. Ben jatco aldım 2 Yorum bağlantısı
Murat Ersel Çevik 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Ben jatco aldım Anladım pardon. Yorum bağlantısı
Övgü Gürşen 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Marka/modeline o kadar değişir ki bu konu kesin sonuca varılamaz. F1 otomatikler yokuş aşağı vites büyütürdü mesela (overdive'a sürücünün alması gerekirdi), akıllı otomatikler büyütmez kompresyon yapar. Çok yakarlardı ve yokuşa göre bazen vites seçemezdi. Siz belli bir hızı seçmek zorunda kalırdınız. Düzünden az yakan ve daha hızlı vites değiştiren otomatikler var. Kesinlikle masraflı çünkü alırken bile daha pahalı. Ayrıca yeni nesillerde elektronik bol olduğundan arıza riski de yüksek. Tüm kontrol sizde değil ama en azından artık kickdownlarda araç yığılıp makasınızı yarıda bıraktırmıyor fazla. O kadar hızlandılar ki bahsi geçen çoğu tehlike artık hurafe. Kadınlar için asıl tehlike düz vites. Panik durumunda sadece frene basıp motoru stop ettirirler. Aslında asıl tehlike sorumsuzca kullanan biz erkekler. Onların kazalarının ciddi bir yüzdesini bizim hareketlerimiz oluşturuyor. Geçin düzü, otomatiği. 1 Yorum bağlantısı
Sertaç Karginer 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 Ben de otomatik vitese mesafeli duranlardandım fakat son zamanlarda büyük şehirlerdeki araçların ve trafiğin aşırı derecede artması( suçlu banka kredileri bence...) beni de otomatiğe doğru kaydırmaya başladı. Bakalım aracımı değiştirirken durum neyi gösterecek artık... Yorum bağlantısı
Yasir Uslan 10 Nisan 2013 Paylaş 10 Nisan 2013 İstanbul trafiğinde 4 gün araç kullandım. Her sabah avrupa, akşam anadolu. Araç manuel olsaydı ya arka koltukta uyurdum, yada acil serviste. Çekilecek dert değil. 1 Yorum bağlantısı
Recommended Posts