Kerem Kurluva

Skoda Yeti, 15000 km sonrası incelemeler..

Recommended Posts

Kerem Kurluva

Herkese Merhaba,

 

Forumu düzenli olarak takip etmeye çalışıyorum. İçerik olarak katkıda bulunmam ise, geliş gidişlerime nazaran, oldukça sınırlı kalıyor.

 

Şu başlıkta konusu geçen aracımı alalı, iki seneyi aşkın süre geçti, alınan menzil, 20 bin km ye yaklaştı. Kullandığım süre zarfındaki tesbitlerimi içeren bir inceleme yazarak, sınırlı katılım durumumu kendimce biraz telafi etmek istedim ve, nihayetinde, yazıyorum.

 

Öncelikle, kısa bir bakım geçmişi sunayım.

 

Aracım bir kez, 300 km de yağ değişimi, iki kez de periyodik (senelik) bakım olmak üzere,  alındığından bu yana, üç kez servis gördü. Bakımlarda, standart işlemler dışında, bir işlem yapılmadı.

 

2017 senesindeki dolu afeti sonrasında, standart bakım işlemlerinin arasına, standart olmayan bir kaporta tamir işlemi de eklendi. Kaportada oluşan, irili ufaklı onlarca darbe izi, kasko kapsamında, 4956 TL hasar kaydı ile, giderildiler. Zaman zaman kabin içerisinde zuhur eden kaplama sesleri ve sonradan fark edebildiğim birkaç küçük noktasal göçük, bu tamirden bana yadigar olarak kaldılar.

 

Şu anda değin, aracımın önemli ya da önemsiz, bir arızası çıkmadı.

 

DSG ile tanışmamızın birinci yılındaki ihtiras ateşim, kavrama balatalarını dört-beş kez ısıttı. Burada kullandığım sayısal niteleme, pekçok DSGzedenin karşılaşabildiği şekilde, gösterge panelinden gelen bir ısınma uyarısı üzerinden değil, balata kokusunu aldığım durumların adedi üzerinden yapıldı. Bunun dışında, araç benden fazlaca bir eziyet görmedi.

 

İstisna olarak, rodaj döneminden sonraki 2000-7000 km aralığında, biraz da merakıma yenilip, aracı devirli kullandım ve TSI motorun yağ eksiltme özelliğini test etmiş oldım. İlk 8 bin km içinde, yarım litre kadar yağ içtiler kendileri.

 

İkinci senemizde, sabırlı kullanma teması biraz daha ön plana çıktı ve bu kez de TSI motorun randımanı test edildi. İstanbul Bodrum arası, 700 km den daha uzun bir menzili,  5.4 lt/100 km ortalama ile gidip, selamete ulaştım.

 

1400 kg cüsse taşıyan aygırımı, genellikle düşük tüketim odaklı hareket ettirmeye çalışıyor ve yumuşak kullanıyorum.

 

Fuelio isimli bir program ile, aldığımdan beri aracın mali kayıtlarını tutuyorum. Geçen süre zarfındaki verileri raporladığımda, yararlı bilgiler topladığımı görüyorum.

 

Bazı başlıklar şöyle:

Ekim 2018 başı itibarı ile, aracı aldığımdan bu yana geçen 812 günde, 905 saat motor çalıştırmış,  19,400 km yapmış ve 1640 lt yakıt tüketmişim.

Km sayacının sıfırdan 19400 e gelmesine kadar olan kullanımımda, ortalama 21 km/sa hız, 8.58 lt/100km yakıt tüketimi, günde 67 dakika ve 24 km kullanım yapılmış.

 

Genellikle, benzin ışığı yanınca depoyu fulleyerek yakıt alıyor ve sonrasında çıkan sarfiyat miktarını uzun süreli ortalamalar ile mukayese etmeye çalışıyorum. Şehir içi tüketimde, 8 lt/100 km sarfiyat değeri ve şehir içi menzilde de, bir depo ile 600 km üzerine çıkmak, rutinleşmekte olan hedeflerim oldular.

 

Bu gerçek istatistiklerin altına, pek uymasa da, işkembeden sallama yöntemimle, gidilen toplam mesafenin, yaklaşık, %70’ i şehir içinde kullanımla yapıldı, diyebilirim.

 

Genel olarak, bir sorun yaşamadığım aracımda, cam tavan ve bagaj bölgesi kaynaklı olduğunu düşündüğüm, kabin içi  kaplama sesleri dışında, pek bir sıkıntım yok

 

Bu seslerlin kaynağı konusunda bir yargıya ulaşabilmem için, bagaj bölümünde yaptığım bazı tadil işlemlerinin ve buraya tıkıştırdığım eşyaların ne kadar pay sahibi olduğunu anlamam gerektiğinden, henüz, kapsamlı test yapma vaktim olamadı.

 

Evet, aracım 2 yaşını doldurdu. Sabahtan akşama değilse bile, hala arada oturup, onu  seyrediyorum. Hala, neresine ne yapsam diye kaşınıyorum. Fırsat buldukça, yapmaya uğraşıyorum. Sanıyorum, bu arabayı sevdim.

 

Aşağıda, değerlendirmelerimin devamını, muhtelif başlıklar altında toplamaya çalıştım.

 

Bu başlıkların bir bölümü, aracımın beğendiğim ve beğenmediğim tarafları hakkındalar. Bana göre, beğeni tarafı ağır basıyor olsa da, önemli olan, bu konularda sizlere bir tutam fikir sunabilmek diye düşünüyorum.

 

Ayrıca, olup da kullandığım (ve kullanmadığım), olmayıp da, olsaydı dediğim, aksesuar ve donanımları da, yine ayrı başlıklar altında yazdım.

 

Her ne kadar, Türkiye pazarında, araçların (piyasa tabiriyle) dolusu makbul olsa da, kendi kullanım alışkanlıklarımdan yola çıkarak, araç alırken biz tüketenler üzerinde gıdıklayıcı bir baskı oluşturan donanımsal nanelerin, aslında ne kadar gerekli olup olmadığını kendimce irdelemek istedim.

 

Son olarak da, araçta yaptığım düzenlemeleri bir başlık altında toparlamaya çalıştım.

 

Başlıyorum.

 

 

Aracımın beğenmediğim tarafları:

 

Direksiyon derinlik ayarı fazla değil.

Direksiyonun biraz daha önce çekilebilmesi, sürüş rahatlığı açısından daha iyi olurdu.

En azından kendi fizik özelliklerim (185 cm boy) için, bu böyle diyebilirim.

Rahat sürüş pozisyonuma ayarlandığında, gösterge tablosunun üst bölümü, görüş alanımdan çıkıyor.

 

Boya kalitesi çok iyi değil.

Özellikle plastik aksamlar üzerindeki boyanın tutunma gücü, pek yüksek değil. Birkaç noktada, kendiliğinden (noktasal) atmalar oldu. İlave olarak, kendimin yol açtığı bazı kaporta ve tampon temaslarında da, tutunmasının pek kuvvetli olmadığını gözlemliyorum. Boya arızalarının lokal ve rötuş işlemleri ile giderilebilir ölçekte olmaları nedeniyle, şimdilik, idare edemeyeceğim boyutta bir sıkıntı yaşamadım. Son not olarak, başlıktaki nitelememin öznellikten uzaklaşması için, kendimin ve yakın çevremin VW ve Ford marka araçlarındaki boya kalitesini referans olarak aldığımı da ekleyeyim.

 

Kapı birleşim detayları, tam çözülmemiş.

Kapıların gövde ile buluştuğu noktalardaki contalar, yalıtım konusunda başarılılar. Çift conta ile çözülmüş birleşim detayları, yalıtım konusunda etkililer, ancak, dış etkilere kapalı olarak tasarlanması gereken noktalarda, bu durum gözetilmemiş. Arka kapıların, tekerlek davlumbazlarına denk gelen oyuk bölümlerinde ve ön kapıların üst ve alt bölümlerinde, fitiller ve marşpiyel bölgesi üzerinde sürekli toz ve çamur birikmesi oluyor. Sızdırmazlığın etkilenmemesi ve kapılardan ses almamak için, buralardaki contaları düzenli olarak temizlemek gerekiyor.

 

Eşya yerleri az.

Eşya depolama yerleri, bu tarz bir araç için, yetersiz. Kapı içlerindeki cepler, nisbeten geniş sayılabilir belki.. Ancak, torpido ve konsoldaki kapaklı eşya bölmeleri, gözlük saklama rafı, vites kulesi önü ve arkasındaki cepler, fazla büyük değiller. Koltuk altlarında da boşluklar var ve bu boşluklar için, koltuk altı çekmeceleri gibi, aksesuar çözümleri mevcut, ancak, bunlar ekstra olarak ediniliyorlar. Kendi aracımda ise, ilave olarak, sağ ön koltuk altında, BT ünitesi mevcut olduğundan, burası için aksesuar opsiyonu da kullanılamıyor. Ön okuma ışığının üzerindeki gözlük saklama yeri, hacminin darlığı nedeniyle, büyük gözlükleri içerisine alamıyor.

 

Bagaj hacmi az.

Araçla birlikte gelen tam boy istepne, bagaj yüksekliğin 16 santimini aşağıdan götürüyor. Çok bağlantılı arka süspansiyonun şişkin teker davlumbazları da, yan hacimleri sömürüyor. Bu haliyle bagaj tabanı, eşik ile aynı yükseklikten başlarken, bagajın hacmi de 320 lt civarında ölçülüyor. Arka koltukların ileri kayabilmesi ve arkalıklarının hareket edebilmesi, ufak tefek ilave hacim ihtiyaçları için, hızlı çözümler sunabilliyor. Ancak, tam boy istepne ile yükseltilmiş bagaj zemini, katlanır bisiklet gibi, yüksekliği fazla olan eşyaları taşımada, sıkıntı yaratıyor.

 

Koltuk bel desteği az.

Yeti, yolu güzel kavrayan ve frenleri güçlü bir araç. Aracımın yolu kavradığı gibi, koltukları da beni kavrasa, daha iyi olabilirdi; zira, sert virajlarda, araç yolda kalırken, ben savruluyorum: araçla bütünleşme duygusunu baltalayan bir durum söz konusu oluyor.. Üst donanım modellerinin koltuklarının farklı olduğunu biliyorum, ama mukayese etme şansım olmadı.

 

Havalandırma gürültülü çalışıyor.

İlk kademeden itibaren sesli çalışıyor. İkinci kademeden itibaren, resmen gürültü çıkartır oluyor. Aracın genel sessizliğinin de etkisi vardır bunda belki

 

Süspansiyonlar:

Süspansiyon tepkileri, tümsekler ve çukurlar arasında fark gösteriyor. 60 yanaklı lastiklerin de desteği ile, tümseklerden pofuduk şekilde geçen araç, çukurlara denk geldiğinde, süspansiyonlardan şaşılası vuruntu sesleri gelebiliyor.

 

 

Aracımın beğendiğim tarafları:

 

Yalıtım.

Aracın yol ile bağlantınızı kesmeyen sertliği ve, buna tezat olarak sunduğu, sakin sürüş atmosferi, alışkanlık yapıyor. 100 km/sa hıza kadar, bu alışkanlığın keyfini sürmek mümkün. Sonrasında, dik ön cam nedeniyle, kaçınılmaz olarak rüzgar sesi gelmeye başlıyor.

 

Yol tutuş.

Üzerindeki lastiklerin en iyi performansı verdiği kuru zemin üzerindeki testlerimde, aldığım sonuçlar hep etkileyici oldu. Özellikle zorlamadıkça, elektronik stabilite sistemlerine iş düşmüyor ve araç başının çaresine mekanik olarak bakabiliyor. Yine de ,ev - iş güzergahındaki üst geçit kurplarında, trafik koşulları elverdiğince, esc ışığı yakma oyunumu oynuyorum. İki sene boyunca zaman zaman tekrarladığım testlerde, lastikler eskidikçe, ışığın yanma eşiği de düşüyor gibi bir izlenimim var..

 

Fren gücü.

Fren mesafesi, frenleme gücü ve sert frende aracın stabilitesi, gibi başlıklar altında toplayabileceğim frenleme dinamikleriyle ilgili olarak, belirli ölçüde deneyimler yaşadım. Bunların çoğu, salt ekstrem şartları test etmek amacı gütmeyen ve olağan trafik koşullarında kendiliğinden ortaya çıkmış durumlardı. Bu süre zarfında, yüzümü kara çıkaracak bir davranışını görmedim ve araca karşı güven hissim oluştu.

 

Görüş açısı.

Çevremde, kutu tasarımlı araçlara karşı, estetik yönünden olumsuz bakış açısı olduğunu izliyorum. Sürtünme katsayısını düşürmek ve mekanik yol tutuşu iyileştirmek konularını ön planda tutarak, basık tavanlı araç üretmeye meyilli olan endüstrinin dayatması, tüketiciler tarafında da genel bir beğeni trendi ile karşılık bulmuş durumda. Ancak, dik camlar, tüm yolcular için faydalı bana göre.. Özellikle, ön ve arka cam açıları, kullanımda büyük rahatlık sağlıyorlar. Bu tarz tasarımların, gerek görüş açısı ve gerekse iç mekan fonksiyonelliği yönlerinden sunabildiği imkanları daha önceki aracımla da yeterince deneyimlemiş olduğumdan, beğeni trendinin dışında bir araca sahip olmaktan gayet memnunum.

 

Fonksiyonel tasarımı:

Kabin içerisinin değişik bölümlerinde karşınıza çıkan, amacına yönelik tasarlanmış, derli toplu yapı, kullanmayı ve içinde yaşamaya adapte olmanızı kolay kılıyor. Subjektif olarak da, Alman nizam normlarına uygun şekillendirilmiş döşünü ve ferah tavanını fazlasıyla benimsediğimi söyleyebilirim.

 


Kullanmadığım donanım ve aksesuarlar:

 

Gözlük saklama bölmesi.

Hacminin yetersiz oluşu nedeniyle kullanamıyorum. İçerisinde, araç kokusu yedekleri, vb. ıvır zıvır küçük eşya taşıyor, ve gözlük taşımak için, ön konsol ortasındaki kapaklı bölmeyi kullanıyorum.

 

Soğutmalı torpido gözü ve soğutmalı orta konsol.

Bu bölgelerde etkili bir soğutma isteniyorsa, klimanın bir hayli mesai harcaması gerekiyor. Strafor kutu ve buz kartuşlarının, uzun yolculuklar için gayet kullanışlı buzdolabı hizmeti verebildiğini tecrübe ettikten sonra, soğutma tuşlarını “off” konumuna park ettim.

 

Isıtmalı dikiz aynası.

Bulunduğum bölgedeki hava şartları nedeniyle, kullanma ihtiyacı hasıl olmuyor.

 

Arka havalandırma konsolundaki eşya çekmeceleri.

Bu parçaların kapaklarda ve çekmece içlerinde kullanılan plastikler ince ve kırılgan (Kül tablası bölmesinin içindeki çıkarılabilir kül haznesi, aracı aldığımın ilk haftasında çatladı. Çıkartıp, tamir ettim ve bir daha da yerine takmadım).  Yüksek şaft tüneli nedeniyle, kolayca ayak teması alabilen ve aldığında da, tek dokunuşla açılan kapaklar, o bölgedeki yolcu manevralarını iyice kısıtlıyor. Uçları velcro bantlı (cırt cırtlı) elastik bagaj bandajları ile, kapakları korumaya aldım. Nadiren ve gerektiğinde, açabiliyoruz.

 

Tam boy istepne.

Aracımı aldığımda, bagaj tabanında, yaklaşık 16 cm derinliği olan strafor bölmeler ve bu bölmelerin ortasına yerleştirilmiş tam boy istepne mevcut idi. Strafor bölmeler, ıvır zıvır eşya taşıma ve yalıtım konularında faydalı olsalar da, aslında tam bir bagaj katiliydiler. (Di li geçmiş kullandım, çünkü, bu duruma bir yıl kadar sabrettikten sonra, nihayetinde, bir mini istepne edindim ve kendi oluşturduğum bir bölme düzeneği ile, bagaj zeminini 8 cm aşağıya düşürdüm).

 

 

Kullandığım donanım ve aksesuarlar:

 

BT ünitesi.

Cep telefonu ve tablet bilgisayarın, araçtaki ses sistemine dahil edilmesi ile, medya ünitesi ile ilgili, Can Bus erişimi hariç, tüm ihtiyaçlarım karşılanmış oldu. Böylelikle, daha büyük ekranlı bir medya cihazı almak, bir ihtiyaç olmaktan çıktı.

 

Köşe dönüş aydınlatmaları.

İlk başlarda, donanım listesine göstermelik olarak konmuş bir kalem gözüyle yaklaşsam da, kuytu ve dar sokaklarda işe yarayan bir sistem olduğunu görüyor ve kullanıyorum.

 

Lastik basınç kontrol sistemi.

ABS sensörleri ile çalışan, indirekt izleme sistemi mevcut. Tesisat, direkt sistemler kadar detaylı olmasa da, işe yarıyor. Ancak, Kış aylarında, lastiklerin tümünün havası birlikte ve eş miktarda azalırken, bu sistem çuvallıyor.

 

Arka park sensörü.

Grafik destekli arayüz, gayet basit ve işlevsel.

 

Varioflex koltuk sistemi.

Önceki aracım Fokus Cmax de mevcut olan, arka koltuk sisteminin aynısı, Yeti’ de de var. Aracın her daim pikap olabileceğini bilmenin, güzelliğini yaşıyoruz. Hem holtuk minderlerinin, hem de sırtlıklarının, değişik kombinasyonlarda açı ve yer değiştirebiliyor olması, ilave olarak, koltukların ayrı ayrı katlanıyor ve araçtan çıkartılabiliyor olmaları, yolcular ve bagaj operasyonları için büyük rahatlık.

 

 

Kullanmak istediğim (ama olmayan) donanım ve aksesuarlar:

 

Medya ünitesi üzerinden kullanılabilen Can bus.

Araç verilerine, konsol ortasındaki büyük ekrandan ulaşmak ve gösterge panelindeki yol bilgisayarı verilerine nazaran, daha fazla bilgi ile tebelleş olabilmeyi isterdim.

 

Mercekli led far.

Aracın üretim zamanında olmayan bir teknolojiydi. Şimdi ise, yavaş yavaş yaygınlık kazanıyor (Gece aydınlatmasının güvenlikle birebir ilgili olduğu Alman üreticilerin kafasına dank etse ve geçiş dönemini biraz daha kısaltsalar keşke) Yeti’ yi alırken ise, led far yerine, sadece adaptif zenon far seçeneği mevcut idi. Onu da, Türkiye’ ye artık getirmedikleri bir üst donanımla almak mümkün idi. Far yıkama sistemi dahil, tüm teşkilatı ile birlikte, sonradan edinmek, maddi olarak pek akıl karı olmadığından, kavuşamadım.

 

Kulakçıklı direksiyon.

Manuel olarak kullanma ve manuel-otomatik arası geçişler konusunda, vites koluna nazaran, daha konforlu bir kullanımı var. Yetilerin donanım paketlerinde mevcut değil, ancak, A7 kasa Oktavyaların direksiyonlarının birebir uyumlu olduklarını gördükten sonra, belki bir gün denk düşürürüm diye düşünüyorum.

 

Siyah dikiz ayna kabı ve B sütun kaplama.

Aracımın siyah tavanlı olması nedeniyle, bana göre, buradaki renk bütünlüğünü bozan iki unsur, gri renkli dikiz aynası arkalıkları ve kırmızı renkli B sütunu idiler. Ayna kaplarını değiştirmek ve B sütunu üzerine kaplama yapmak gibi çözümleri uygulamak, donanım paketlerinden tamamen bağımsız, ekstra olarak mümkündü. (Yine di li geçmiş kullandım, çünkü, aracımla olan birlikteliğimizin devam edeceği öngörüsü ile, tamamen görsel amaçlı olsalar da, bu değişiklikleri yapmaya karar verdim. Uygulama ile ilgili detayları, aşağıdaki bölümde yazdım)

 

 

Aracıma yaptığım işlemler:

 

Aracımla ilgili, şu ana kadar yapageldiğim ufak tefek işlemleri, (aktif forum paylaşımında bulunan Yeti kullanıcılarının sayısı, buraya nazaran daha fazla olan) skodaturkey forumunda yaptım. Okumakta olduğunuz yazı gündemime geldiğinde ise, bu konular hakkında, sizleri linklerle boğuşturmadan, buraya özel bir derleme yapmak istedim.

 

Ancak, yazmaya başlayınca, başlık mesajının gereğinden fazla uzun olacağını gördüm. Bu nedenle, yapılan işlemleri şimdilik sadece maddeler halinde aşağıda belirttim. Detayları, bu başlığın devamında veya ayrı bir başlık olarak sunma düşüncesindeyim. Belki, aşağıda  linklediğim detay fotografları da yeterli olur bu konuda, bilemiyorum.

 

Aracı ilk aldığım dönemde yapılan işlemleri, “Yeti deneyimlerim” başlığında linkli olan dökümanda anlatmış idim. Bunların bir kısmı, ilk günden beri aktif olmaya devam ediyor, bir kısmı zaman içinde iptal oldu, bir kısmı da değişti. Aşağıdaki liste, tümünü kapsıyor.

 

·         Kapı içi file cepler
(kullanışsız çıktılar, zira, malzemeleri dayanıksız ve dağılmaya müsait.. ancak, halen yerlerinde duruyorlar)

·         Kapı cepleri ve torpido gözü iç alan kaplamaları
(kaydırmaz ped olan ilk kaplamalar yerine, kadife dokulu folyolar yapıştırıldı)

·         Sağ ön koltuk altı saklama kutusu
(yaptığımdan bu yana halen kullanımdadır kendisi)

·         Şaft tünel paspası - orjinal aksesuar
(alındığından bu yana kullanımda)

·         Kapı ceplerine monte edilen Çöp Kutuları - orjinal aksesuar
(alındıklarından bu yana halen kullanımdalar)

·         Kapı eşik çıtaları - orjinal aksesuar
(ön ve arka kapı eşiklerinde, halen kullanımdalar)

·         Tozluklar - orjinal aksesuar
(Ön ve arka davlumbaz kenarlarında, halen kullanımdalar)

·         Fileli bagaj düzenleyici
(pandizot altı yerine, bagaj taban halısının üzerinde halen kullanılıyor)

·         Uyku Yastığı
(halen kullanımda)

·         Telefon tutucu
(konsol üstündeki eski tutucu yerine, pratik olarak her yere tutturulabilinecek ve hem tablet hem de telefon taşıyabilen, başka bir tutucu kullanıyorum)

·         Koltuk arkası tepsi
(halen kullanımda)

·         İyonizer
(halen kullanımda)

·         Kartlık  
(eski kartlık, kullanışsız olması nedeniyle, değiştirildi, yerine, daha az yer tutan, zarf şekilli ince kartlıklar takıldı)

·         Koltuk kılıfı
(Siyah suni deri kılıflar, aracın 8. ayından bu yana, memnuniyet vererek, halen kullanımdalar)

·         Sol ön koltuk altı saklama kutusu
(Eşya alanı oluşturmak için, tastamam koltuk altı ölçülerinde olan, plastik kapaklı saklama kutusu edindim, memnun ve mesut olarak kullanılıyorum)

·         ELM327 ODB cihazı  
(Aracın CAN BUS verilerine ulaşmak için, ODB2, 2.1 versiyon, ELM327 cihazını BT üzerinden bağlayarak kullanıyorum. Üzerinde açma-kapama düğmesi mevcut olduğundan, dahili olarak ODB soketinin üzerinde tutuyor ve Torq yazılımının Lite versiyonu ile, tablet yada telefon ekranı üzerinden kullanabiliyorum).

·         Aksiyon / araç kamerası
(Üzerinde dahili bataryası olan, kolayca sökülüp başka amaçlar için kullanılabilen ve montaj için minimum düzeyde kablolama ihtiyacı bulunan bir cihaz almak niyetim, Sony AS300 aksiyon kamerası ile sonuçlandı. Birkaç montaj karesi vermek gerekirse: link1 link2 link3).

·         İstepne tadilatı
(orjinal istepne ve bagaj bölmeleri gitti, yerine mini istepne ve kendi yaptığım bölmeler geldi)

·         Kromajlı pedal seti
(hem görsellik, hem de temizlik kolaylığına yol açacağı düşüncesiyle, orjinal ayak dayama parçası ve fren pedalı kaplamaları yerine, kromajlı parçalardan oluşan bir pedal seti takıldı)

·         Siyah renkli dikiz aynası kapakları - orjinal aksesuar
(İstanbul yetkili servislerinden tedarik edilen siyah renkli parçalar, gri renkli dikiz aynası arkalıkları yerine, takıldılar. Tamamen kozmetik kapsamlı olan ilk araç operasyonumun öncesi ve sonrası fotoğrafları, linkte görülmektedir).

·         Tampon eşik çıtası
(Tampon eşiği üzerindeki gövde rengindeki geniş bandı korumak amaçlı, resimlerde görülen koruma çıtası, superskoda.com dan tedarik edildi, takıldı)

·         B sütunu kaplamaları
(Gövde rengi B sütunlarının üzerine, siyah tavan renginde olan plastik kaplama parçaları takıldı. Ayna kaplarından sonra, kozmetik kapsamlı olan ikinci operasyonum da bu oldu. Tedarik noktası, yine, superskoda sitesi oldu)

·         Pandizot iptali
(Bisiklet, vb. gibi, yüksek hacimli eşya taşıma kısıtlamaları nedeniyle, orjinal pandizot iptal edildi. Yerine, filelerden oluşan, kolay sökülen, takılan, elastik bir bölümleme sistemi yapıldı)

·         Kışlık lastik seti
(Kış mevsiminde şehirler arası seyahatlerde bulunabilmek için, yeni bir lastik seti almaya karar verildi. Set olarak, çıkma Skoda Yeti sac jantları “sahibinden” alındı, zımparalandı ve boyandı, 215/60 R16 Petlas w651 kışlık lastiklerle buluşturulup, balanslandı, lastik koruma kılıfları ile paketlendi ve servise hazır edildi).

 

Tam olarak yukarıdaki listenin kapsamında olmamakla birlikte, araç kaporta ve tefrişatı ile ilgili, muhtelif bakım ve koruma işlemleri de yapmaktayım. Son bir senedir, haftasonları birkaç saatimi ayırabildiğim kozmetik bakım işleri, bir taraftan giderek rutinleşirken, bir taraftan da ufak bir hobiye dönüştüler.

 

Sağlam bir portatif süpürge ve buna ait aksesuarları düzmekle başladığım yolculuk, köpük pompası imaline kadar vardı.

 

Rutin temizlik ve kozmetik bakım işlemleri için gerekebilecek malzeme ve parçaların hemen hepsinin bagajımda bir yeri var; fazlalık ve yedekleri de araç dışı bazı depo alanlarında  tutuyorum.

 

Bu tür işlemlerle ilgili, ilerleyen dönemlerde bilgi alışverişinde olmayı umuyorum.

 

Yapılan işlemler bahsinde ve yazının genelinde, ufak tefek atladıklarım mutlaka olmuştur. Düzgün anlatmayı beceremediklerim de olmuştur. Sürçü lisan ettiklerim için, affola.

 

Yazı kuru kuruya bitmesin, birkaç güncel foto koyayım.

 

 

JD138Y.jpg

 

r1rkGP.jpg

 

https://photos.app.goo.gl/4xRH2wFLuuyNEDZP8

 

 

  • Beğen 15
  • Teşekkür 4

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ahmet Gül

Düşünenler için iyi bir rehber olacaktır. Elinize sağlık. 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Osman Furkan Sumer

bu arac alinir 😂

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Selçuk Bakış

Elinize sağlık çift renk çok yakışmış, ayrıntılı anlatım için teşekkür ederiz. :) 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Dogan Arsiray

O aracın en büyük eksisi, küçücük bagajı. Yoksa potansiyeli var.

  • Beğen 2

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Gökhan Albayrak

Harika bi yazı. Elinize emeğinize sağlık. 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Cem Işık

Elinize sağlık. Beğendiğim bir araçtır Yeti, 5-6 sene önce birgün alabilir miyim diye bayide incelerken, şimdi Kodiaq aldım çok şükür.güzel günlerde kullanın

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Kerem Kurluva

@Ahmet Gül, @Osman Furkan Sumer, @Selçuk Bakış

 

Teşekkür ederim.

 

3 saat önce, Dogan Arsiray yazdı:

O aracın en büyük eksisi, küçücük bagajı. Yoksa potansiyeli var.

 

Hem C sınıfı, hem multi link arka süspansiyon, hem de tam boy istepne olunca, tasarımda fazla mucizeye yer kalmıyor. Bagaj tadilatı ile, pandizot seviyesine kadar olan kısımda, 400 litreye yaklaşmak mümkün.. bir de o seviyenin üzerinde kalan hacim var, ki köşeli arka bölüm sayesinde kullanılabiliyor. Başta belirttiğim kısıtlardan feragat etmeden, daha fazlası olmuyor. Teşekkür ederim yorumunuz için.

 

3 saat önce, Gökhan Albayrak yazdı:

Harika bi yazı. Elinize emeğinize sağlık. 

Beğenmenize sevindim, teşekkür ederim.

 

47 dakika önce, Cem Işık yazdı:

Elinize sağlık. Beğendiğim bir araçtır Yeti, 5-6 sene önce birgün alabilir miyim diye bayide incelerken, şimdi Kodiaq aldım çok şükür.güzel günlerde kullanın

Teşekkür ederim Cem Bey, bilmukabele. Siz de memnunsunuzdur aracınızdan umarım.

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Hakan Gürsu

Çok detaylı ve güzel bi inceleme olmuş. ağzınıza sağlık.

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Alpay Sumer

Detayli anlatim icin tesekkurler.

Tecrubelerle dolu bir yazi oldugundan dusunenlere veya merak eden aracseverlere faydali olacaktir. 👏

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Cihat Küçükay
18 saat önce, Kerem Kurluva yazdı:

 

Herkese Merhaba,

 

Eski bir yeti kullanıcısı olarak yazınızı büyük bir özlemle okudum. Çünkü kullandığım araçlar arasında en zevk aldığım araçtı. Mecburiyetlerden satmak zorunda kaldım.

Canbus kullanmak için multimedyanızı değiştirmeniz lazım, tercihan columbus marka, ama onlarda çoooooooook uçuk fiyatlardadır şimdi 🤔

Arabanız benim sattığım araçla aynı donanımda gördüğüm kadarıyla. Bagaj konusunda, bende pandizota aynı işlemleri yapmıştım. Ama yeri geldiğinde bagajı tavana kadar kullanabilmek büyük avantajdır. Ben yaptım oradan biliyorum 😎

Ayrıca üst tarafa da ara atkı konularak port bagaj takılabilir (Ben çanta şeklinde olandan almıştım, plastik olanı koyacak yerim yoktu. Hala da kullanırım).

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Mehmet Ozyurek

Mükemmel bir inceleme olmuş.
Ellerine sağlık. Güle güle kullan.

Çok ilgimi çeken bir araç idi. Sayenizde bilgilendim.

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Sami Demirpaz

Süper inceleme olmuş tebrikler. Allah kaza vermesin.

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ersen Tapan

Arabaya binip sürmüş gibi oldum :)

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Erdem Bozkurt

maşallah,yazınızı okurken bitmeyecek diye koktum :)  siz inceleme konusunda baya yol almışsınız...

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Murat Öngür

Gayet güzel bir anlatım olmuş  :good1:

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Kerem Kurluva

@Hakan Gürsu @Alpay Sumer @Mehmet Ozyurek @Sami Demirpaz  @Ersen Tapan   @Erdem Bozkurt @Murat Öngür

 

Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim.

 

23 saat önce, Cihat Küçükay yazdı:

Eski bir yeti kullanıcısı olarak yazınızı büyük bir özlemle okudum. Çünkü kullandığım araçlar arasında en zevk aldığım araçtı. Mecburiyetlerden satmak zorunda kaldım.

Canbus kullanmak için multimedyanızı değiştirmeniz lazım, tercihan columbus marka, ama onlarda çoooooooook uçuk fiyatlardadır şimdi 🤔

Arabanız benim sattığım araçla aynı donanımda gördüğüm kadarıyla. Bagaj konusunda, bende pandizota aynı işlemleri yapmıştım. Ama yeri geldiğinde bagajı tavana kadar kullanabilmek büyük avantajdır. Ben yaptım oradan biliyorum 😎

Ayrıca üst tarafa da ara atkı konularak port bagaj takılabilir (Ben çanta şeklinde olandan almıştım, plastik olanı koyacak yerim yoktu. Hala da kullanırım).

 

Yorumlarınız için teşekkür ederim.

Can bus destekleyen orjinal medya ünitesini ve fiyatlarını daha önce araştırmıştım. Uçmuş vaziyetteki yetkili servis fiyatlarının üzerine, cihazın akıcı olmadığı yorumları da eklenince, vazgeçmiştim. Belki birgün istediğim kalitede bir cihaz ve anahtar teslimi iş yapan bir yer bulurum diye, acele etmeden, bekliyorum.

Bagajla ilgili ihtiyaçlarımı ise, tavan bölgesine dadanmama gerek kalmadan çözebildim çok şükür 😊

  • Beğen 2

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Metin Akbal

1.2TSI 59900 e ve 12 ay 12 bin 0 faiz ile almak istedim hanım ücretsiz izinde idi alamadım. Hafif arazi (diye nitelendiriyorum) olduğu için çok ilgimi çeken bir araç. En azından köye gidip gelirlen tarlaya bahçeye girebilir diye baya düşündüm :)

 

Lakin hanım o ne öyle Dacca Logan SW ye benziyor (aslında bizim orada bir taksici var araç ondan taksici Şükrü nün arabasına benziyor demişti) deyince hevesim de keyfim de kaçtı :D

 

Kazasız belasız.

  • Beğen 3

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Kerem Kurluva
Bir saat önce, Metin Akbal yazdı:

1.2TSI 59900 e ve 12 ay 12 bin 0 faiz ile almak istedim hanım ücretsiz izinde idi alamadım. Hafif arazi (diye nitelendiriyorum) olduğu için çok ilgimi çeken bir araç. En azından köye gidip gelirlen tarlaya bahçeye girebilir diye baya düşündüm :)

 

Lakin hanım o ne öyle Dacca Logan SW ye benziyor (aslında bizim orada bir taksici var araç ondan taksici Şükrü nün arabasına benziyor demişti) deyince hevesim de keyfim de kaçtı :D

 

Kazasız belasız.

 

Hanımlar, gençler ve yaşlılar.. Okuduğum bir incelemede, Yeti’ yi en çok tercih edenler arasında, bu üç grubun olduğundan bahsediyordu. Bağdaşım yönünden ilginç gelmişti bu tesbit. Hanıma da bir test sürüşü yaptırsaydınız keşke.. :)

 

Şaka bir tarafa, büyük kentlerdeki yol kalitesi, hafif araziden hallice olduğundan, nisbeten yüksek ve sert araçların kabul görme oranı da fazla oluyor giderek. Belirttiğiniz fiyat, aracın geldiği son dönemlere ait diye hatırlıyorum. O donanım seviyesindeki o fiyat, benim de çok aklımı çelmişti o zamanlar. Gönlünüze göre bir araç nasip olsun inşallah.

  • Beğen 3

Mesajı paylaş


Mesajın linki