Ali Darbaz 15 saat önce Paylaş 15 saat önce Kırklı yaşlara adım atmak, insanın hayatında her zaman sessiz bir dönüm noktasıdır. Gençliğin o bitmez tükenmez enerjisinin yerini, daha oturaklı ama bir o kadar da "bakım isteyen" bir dönemin aldığı yıllar... Benim için bu dönüm noktası, 42. yaş günümde doktorun ağzından dökülen o cümlelerle tam bir uyanışa dönüştü: Şeker hastalığı başlangıcı ve karaciğer yağlanması. Doğum günümde bir kutlama beklerken, bedenimin bana kestiği bu faturayla yüzleşmek sarsıcıydı. Yılların getirdiği hareketsizlik, belki biraz ihmal ve değişen metabolizmam, artık bana "dur ve bir şeyleri değiştir" diyordu. Karamsarlığa kapılmak en kolayıydı ama ben başka bir yolu, harekete geçmeyi seçtim. Her şeyin bir anda değişmeyeceğini biliyordum. En dipten, en temelden başlamam gerekiyordu: Yürüyüşler. İlk başlarda zor gelse de, adım attıkça açıldığımı hissettim. Ancak sadece yürümek bir süre sonra monotonlaşmaya başlamıştı; bana hem hareket ettirecek hem de içimdeki o çocuğu yeniden canlandıracak bir şeye ihtiyacım vardı. İşte tam bu noktada hayatıma scooter girdi. O emektar Oxelo Town 7XL ile attığım turlar, bana sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda müthiş bir özgürlük hissi verdi. Rüzgarı yüzümde hissederken, İstanbul'un sahil yollarında süzülmek o "hastalık" psikolojisinden sıyrılmamı sağladı. Hareket etmek artık bir zorunluluk değil, günün en keyifli anı haline gelmişti. Scooter ile kazandığım kondisyon ve hareket alışkanlığı, beni asıl dönüm noktama, yani bisiklete hazırladı. Kendimi hazır hissettiğimde bir seviye daha atlama vakti gelmişti. Kron FD 2100 katlanır bisikletimle tanışmam, sağlık yolculuğumun en güçlü adımlarından biri oldu. Sadece pedal çevirmiyordum; bedeni dinlemeyi, nabzı takip etmeyi öğrenmiştim. Özellikle "Zone 2" (Bölge 2) düşük tempo nabız aralığında yaptığım o uzun sürüşler, hem karaciğerimdeki yağları yakmak hem de insülin direncimi kırmak için tam olarak ihtiyacım olan reçeteydi. Bugün geriye dönüp baktığımda, o 42. yaş gününün aslında bir son değil, muazzam bir başlangıç olduğunu görüyorum. Şeker hastalığı ve karaciğer yağlanması, beni korkutan canavarlar olmaktan çıkıp, beni kendime getiren rehberlere dönüştü. Önce yürüyüşle atılan adımlar, scooter ile hızlanan rüzgar ve en sonunda iki tekerlek üzerinde bulduğum denge... Kırkından sonra hayat bitmiyor; aksine, ona nasıl bakarsanız ve onun için ne kadar pedal çevirirseniz, size o kadar güzel yollar açıyor. Eğer siz de benzer bir teşhisle karşılaştıysanız, pes etmeyin. Sadece ilk adımı atın, belki bir yürüyüşle, belki bir scooter ile... Göreceksiniz ki, bedeniniz sizin ona uzattığınız bu zeytin dalını asla geri çevirmeyecek. Sekiz aylık bu sürecin sonunda tartıya çıktığımda giden 9 kiloyu görmek güzeldi ama asıl derin nefesi tahlil sonuçlarını elime alınca aldım. Şekerden ve karaciğer yağlanmasından eser kalmamıştı. Bedenim, ona verdiğim bu küçük emeğe fazlasıyla karşılık vermişti. Fakat bu iyileşme sürecinin bana miras bıraktığı tuhaf ve bir o kadar da güzel bir alışkanlık oldu: Kendi gücümle bir yerlere gitmenin verdiği o tatlı "kafein etkisi". Artık yürümeden, hareket etmeden duramaz hale gelmiştim. Zamanla yürüyüşler ve kısa mesafeler yetmemeye başladı; bari mesafe uzasın dedim. Scooter ile yollara düşüp toplamda 100 kilometreyi devirdim. Tek seferde en fazla 16 kilometre yapabilmiştim. Benim için fena sayılmazdı ama insan bir kere o hareket etme zevkini alınca, bu kadarı kesmemeye başlıyor. Daha uzağa, daha rahat nasıl giderim diye düşünürken kendimi bisikletin selesinde buldum. Başlangıçta her şey deneme yanılmaydı. İlk gün hevesle 6 kilometre, ikinci gün biraz daha zorlayıp 10 kilometre sürdüm. Fakat işin sadece pedal çevirmek olmadığını anlamam uzun sürmedi. Oturup epeyce okuma yapmaya başladım; "Bu işin doğrusu nedir, en verimli sürüş teknikleri nelerdir, bedeni yormadan nasıl mesafe katedilir?" diye araştırdım. Öğrendiklerimi yolda uygulamaya başladığımda, bisikletle tanışmamın henüz 6. gününde kendimi 52 kilometre pedallamış halde buldum. Açıkçası, bedenin doğru teknikle yönlendirildiğinde bu kadar kısa sürede neler yapabildiğine en çok ben şaşırdım. İşte bu yüzden, bu başlık altında devasa başarı hikayeleri anlatmak yerine, kendi halimde bir günlük tutmaya karar verdim. Her turumda yollarda neler yaşadığımı, o okuduğum makalelerden neler öğrenip uyguladığımı, hatalarımı ve doğrularımı buradan paylaşacağım. Belki benim gibi kırkından sonra sağlığıyla yüzleşip "Nereden başlasam?" diyen birilerine ufak da olsa bir faydası dokunur. 6 Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 14 saat önce Paylaş 14 saat önce 40 ı geçtim diye panikleme len. Bişey olmuyor 😇 1 1 Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 14 saat önce Yazar Paylaş 14 saat önce (düzenlendi) Mehmet Ozyurek yazdı: 40 ı geçtim diye panikleme len. Bişey olmuyor 😇 Aile istatistiklerime göre benimle aynı gen havuzuna sahip bireylerin yaş ortalamasını Ömür boyu geçirdikleri sağlık sorunlarını incelediğimde teorik olarak 50 yıl daha ömrüm var. Bunu neden 55'e çıkartmayalım. Yaşlanma hızımı 1.0 dan 0. 7'lere düşürmek istiyorum. 14 saat önce tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Metin Mankal 13 saat önce Paylaş 13 saat önce Ali bu metni yapay zekaya yazdırmadın demi. 1 Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 12 saat önce Yazar Paylaş 12 saat önce Metin Mankal yazdı: Ali bu metni yapay zekaya yazdırmadın demi. Metni yazıp imla için yapay zeka kullanıyorum. Ne bilsin yapay zeka benim şu kadar km yol gittiğimi yada kaç kadans ile sürdüğünü Yorum bağlantısı
Gökhan Tuna 12 saat önce Paylaş 12 saat önce Takipteyim; örnek almaya çalışacağım @Ali Darbaz 1 Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 12 saat önce Yazar Paylaş 12 saat önce (düzenlendi) Herşey önce Yürüyüş ile başladı. Hep aynı yerlerde yürümeyi sevmediğim için Sıradan ulaşabildiğim tüm yürüyüş yollarına gittim. Neşet Suyu Yürüyüş parkuru Çekmeköy Doğa park Polonezköy Yürüyüş Parkuru Caddebostan Sahili Ve daha niceleri. 12 saat önce tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 11 saat önce Yazar Paylaş 11 saat önce Ücretsiz bisiklet rotası yaratıp gpx olarak indirdiğim site. https://brouter.de/brouter-web/#map=15/40.9907/29.0200/Esri.WorldImagery Bisiklet yollarını bulduğum site https://www.bikemap.net/ Yorum bağlantısı
Murat Sürmeli 11 saat önce Paylaş 11 saat önce 40tan sonra yokuş aşağı, boşa frenleme, akışına bırak 1 1 Yorum bağlantısı
Evren Erakçora 11 saat önce Paylaş 11 saat önce Murat Sürmeli yazdı: 40tan sonra yokuş aşağı, boşa frenleme, akışına bırak 3.4 litre yaktıran adam ,aşağı salıyor zaten 1 Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 10 saat önce Yazar Paylaş 10 saat önce (düzenlendi) Yarın 60 km yol planladım. Ama bu yolculukta hedef 80 kadans ile kendimi alıştırmak. Çok düzensiz kadanslar ile enerji verimliliği düşüyor. Bu nedenle kendimi 80 kadans alıştırmak için viteslere göre hızı üzerinden kadansı çıkardım. Kadans pedal çevirme devri oluyor. Ayak kaslarında laktik asit birikimi olmaması için 70 kadans altına düşülmemesi gerekiyor. 80 kadans da kaslarda laktik asit birikimi önleniyormuş. Bunu yaparken de Zone 2 nabız aralığında kalmalıyım ki, yağda yakmalıyız. 80 kadans ile çıkılan hızlar. Ayrıca 99 kilo toplam ağırlıkla Zone 2 antreman sahasında 15 km sürati tutmam yeterli. 80 kadans 50 watt güç ve 15 km/h ile parkuru 4 saate gider gelirim. Arka Vites (Diş Sayısı) Ön Vites 1 (24T - Küçük) Ön Vites 2 (34T - Orta) Ön Vites 3 (42T - Büyük) 1. Vites (28T) 6.2 km/s 8.8 km/s KULLANMA (Çapraz) 2. Vites (24T) 7.3 km/s 10.3 km/s KULLANMA (Çapraz) 3. Vites (22T) 7.9 km/s 11.2 km/s 13.9 km/s 4. Vites (20T) 8.7 km/s 12.4 km/s 15.3 km/s 5. Vites (18T) 9.7 km/s 13.7 km/s 17.0 km/s 6. Vites (16T) KULLANMA (Çapraz) 15.5 km/s 19.1 km/s 7. Vites (14T) KULLANMA (Çapraz) 17.7 km/s 21.8 km/s Vites Kombinasyonu 80 Kadanstaki Hız Gereken Güç (Watt) Enerji Modu / Nabız Bölgesi Ön 2 - Arka 4 (2x4) 12.4 km/s 39 Watt Aktif Dinlenme / Çok Hafif Ön 2 - Arka 5 (2x5) 13.7 km/s 47 Watt Zone 2 (Tam Yağ Yakım Noktası) Ön 3 - Arka 3 (3x3) 13.9 km/s 49 Watt Zone 2 (Tam Yağ Yakım Noktası) Ön 3 - Arka 4 (3x4) 15.3 km/s 58 Watt Zone 2 (İdeal Seyir Limiti) Ön 2 - Arka 6 (2x6) 15.5 km/s 60 Watt Zone 2 (İdeal Seyir Limiti) Ön 3 - Arka 5 (3x5) 17.0 km/s 72 Watt Zone 2 / Zone 3 Sınırı (Kondisyona Bağlı) Ön 2 - Arka 7 (2x7) 17.7 km/s 80 Watt Zone 3 (Tempo - Karbonhidrat Tüketimi) Ön 3 - Arka 6 (3x6) 19.1 km/s 92 Watt Zone 3 (Bacaklarda Hafif Laktik Asit) Ön 3 - Arka 7 (3x7) 21.8 km/s 124 Watt Zone 4 (Eşik - Bacaklarda Yanma Başlar) 10 saat önce tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Oğuzhan Demir 10 saat önce Paylaş 10 saat önce 20 yıl önce askere giderken iyi olur orada spor yaparım dedim, şoför oldum günde 300 adım 300km yol yaptım. Bir iki arkadaş spor yapalım dedik, o arada askerlik bitti. Bugün yarın diye diye 20 yıl geçti. Hafif göbeklenince bari mekik falan çekeyim dedim Ama daha başlamadım Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 10 saat önce Paylaş 10 saat önce Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. 2 Yorum bağlantısı
Doğan Arşiray 9 saat önce Paylaş 9 saat önce Mehmet Ozyurek yazdı: Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. heyecanlı sporlardır onlar... paraşütsüz serbest dalış filan olsun, balta ile köpek balığı avı olsun, birde yağlı güreş... 1 Yorum bağlantısı
Yurdaer Elay 9 saat önce Paylaş 9 saat önce Mehmet Ozyurek yazdı: Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. Kaplumbağa modunda yaşamak lazım 1 Yorum bağlantısı
Murat Sürmeli 6 saat önce Paylaş 6 saat önce Mehmet Ozyurek yazdı: Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. İşleyen demir aşınır 1 Yorum bağlantısı
İlkay Başaran 35 dakika önce Paylaş 35 dakika önce Mehmet Ozyurek yazdı: Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. MAsa başı çalışanların yüzde 90 ı bel ve boyun fıtığı. Bilinçsiz spor yapanların alayı pert. Arayı tutturmak lazım. 1 Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek 28 dakika önce Paylaş 28 dakika önce Aşınıyor abi o eklemler. Kasların da bir sayaç ömrü vardır. Uzun yaşayan sporcu örneği yok hiç. Yorum bağlantısı
İlkay Başaran 14 dakika önce Paylaş 14 dakika önce Mehmet Ozyurek yazdı: Aşınıyor abi o eklemler. Kasların da bir sayaç ömrü vardır. Uzun yaşayan sporcu örneği yok hiç. Abi vücudu dinlemek çok önemli. Kasları güçlü tutmak eklem sağlığı açısından vazgeçilmez çünkü kas zayıflarsa yük ekleme biniyor ama tabi bunun da bir yolu yordamı var. Bilinçli çalışıp dinlenmeye zaman ayırmak, düzenli uyumak lazım. Kaslar uyurken veya tv seyrederken gelişir. Sürekli aşırı kullanımla bırak gelişmeyi kas kaybı olur. İş sadece dinlenme ile de olmaz. Mesela üst vücutta sadece itme hareketi çalışan adam ön omuz ve göğüsü geliştirir ama bu sefer ön bölgeye göre zayıf kalan sırt kasları yükü karşılayamaz ve yine olan ekleme olur. Sonrası duruş bozukluğu, inanılmaz sırt ağrıları ve fıtıklar. Bu tip adamları görünce 100 metreden anlarsın zaten gümüşsırt goril gibi gezerler. Omuzlar öne çekilmiş çünkü göğüs kasları sırta göre fazla gelişmiştir. En ufak yanlış hareketinde de sakatlanır. Karşılıklı kas grubunu diri ve güçlü tutmaktır asıl mesele. Sağlıklı olan da budur. Gelişimde asıl mesele de kasa yük bindirip hasar verebilmektir. Kas mikro yırtıklar oluşacak kadar yüke sokulmalı ki dinlenme ve bakım onarım sırasında vücut ya bu adama daha fazla kuvvet lazım mevcut kas yetmiyor deyip daha güçlü olacak şekilde o kası ele almasıdır. O yüzden gelişim ağrısı vazgeçilmezdir. Bunu tendon ağrısıyla karıştırmamak lazım zira ağrıyan tendonsa eğer 2 3 gün sonra yeniden yüklenirsek bizi en az 3 ay geri atar ki bu istenen son şey. Çok konuştum, bu işin asıl olayı testesteronun düşmesine izin vermemek. Bunun için de büyük kas grupları çok önemli. Popo ve quadriceps gibi. Bunlar yorulur ve iyi çalışırsa testesteron üretimi artar bu da otm olarak kas demek. Memeler 70 beden ve üzeri olmaya başladıysa östrojen testesteronu geçiyor demektir kabaca. Balta sallayın yerde kaya yuvarlayın böyle kısa anlık patlamalar acaip uyarıyor vücudu. Yorum bağlantısı
Ali Darbaz 13 dakika önce Yazar Paylaş 13 dakika önce (düzenlendi) 13 km oldu. 80 kadans ile gitmeye çalışıyoz 12 dakika önce tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi Yorum bağlantısı
Recommended Posts