İçeriğe Yönlendir

40'ından Sonra Spora Başlamak


Ali Darbaz

Recommended Posts

Mehmet Ozyurek
Ali Darbaz yazdı:

 Maalesef yeterince hızlı kilo veremiyorsun. 

Yeterince yapmıyorsundur len. 
 

Fatih Keskin yazdı:

Bu konuyu kendine ilke edinen ark ım 50 de öldü 4 çocuk kaldı geride 


Kalpten mi gitti.  O mavi hapın tek tek alınması öneriliyor. 

Yorum bağlantısı
Servet Aydın
Fatih Keskin yazdı:

Bu konuyu kendine ilke edinen ark ım 50 de öldü 4 çocuk kaldı geride 

Düzenli dedik 

  • Beğen 1
  • Mutlu 1
Yorum bağlantısı
Oğuzkan Işık
Ali Darbaz yazdı:


Su kuyruğunda bekliyoz 5 litre su içtim. Hiç çişimde gelmedi. 

IMG_9328.jpeg

Biyerde delik vardır abi iyi bi bakaydın

Yorum bağlantısı
Nihat Palolu
Mehmet Ozyurek yazdı:

Aşınıyor abi o eklemler. 

Kasların da bir sayaç ömrü vardır. Uzun yaşayan sporcu örneği yok hiç. 

 

Ağır sporla uğraşıp sporu bırakınca egzersizi de bırakanlar erken ölebiliyor abi. Yoksa egzersiz tadında spor ile uğraşanlar daha uzun yaşıyor.

Yorum bağlantısı
Fatih Uzun
Servet Aydın yazdı:

Düzenli dedik 

Abi düzenli hergün 1 saat yürü aynı mesafe olsun 1 ayda farkı anlıyorsun.ben her sabah 8de park da yürüyüş yapıyorum 1 saat, kolestrolüm ve Trigleseritimi düzene soktum.

  • Beğen 1
Yorum bağlantısı
Servet Aydın

Hergün 45 dk eliptik bisiklet çeviriyorum zaten

Yorum bağlantısı
Ümit Türk
Ali Darbaz yazdı:


sex yapmak çok az kalori harcatıyor. Onuda denedim. Maalesef yeterince hızlı kilo veremiyorsun. 

Çok hızlı cevaptı .

Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş
Servet Aydın yazdı:

Bakın beyler, sorum ciddi. Herhangi bir cinsellik veya sapkınlık çağrışımı yok;

Düzenli sex yaşamı fiziksel aktiviteler içinde sağlık bakımından en iyisi değil mi? Veya öyle olduğu söyleniyor. Nedir işin gerçeği? Sadece erkek için değil


Fizikselden çok zihin sağlığına daha yararlı, abartılmadığı sürece tabii. Toplumda gittikçe daha çok yayılan kediye köpeğe saran ve gittikçe deliren kadın popülasyonu buna en iyi örnek.

Ali Darbaz yazdı:

Kırklı yaşlara adım atmak, insanın hayatında her zaman sessiz bir dönüm noktasıdır. Gençliğin o bitmez tükenmez enerjisinin yerini, daha oturaklı ama bir o kadar da "bakım isteyen" bir dönemin aldığı yıllar... Benim için bu dönüm noktası, 42. yaş günümde doktorun ağzından dökülen o cümlelerle tam bir uyanışa dönüştü: Şeker hastalığı başlangıcı ve karaciğer yağlanması.

Doğum günümde bir kutlama beklerken, bedenimin bana kestiği bu faturayla yüzleşmek sarsıcıydı. Yılların getirdiği hareketsizlik, belki biraz ihmal ve değişen metabolizmam, artık bana "dur ve bir şeyleri değiştir" diyordu. Karamsarlığa kapılmak en kolayıydı ama ben başka bir yolu, harekete geçmeyi seçtim.

Her şeyin bir anda değişmeyeceğini biliyordum. En dipten, en temelden başlamam gerekiyordu: Yürüyüşler. İlk başlarda zor gelse de, adım attıkça açıldığımı hissettim. Ancak sadece yürümek bir süre sonra monotonlaşmaya başlamıştı; bana hem hareket ettirecek hem de içimdeki o çocuğu yeniden canlandıracak bir şeye ihtiyacım vardı.

İşte tam bu noktada hayatıma scooter girdi. O emektar Oxelo Town 7XL ile attığım turlar, bana sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda müthiş bir özgürlük hissi verdi. Rüzgarı yüzümde hissederken, İstanbul'un sahil yollarında süzülmek o "hastalık" psikolojisinden sıyrılmamı sağladı. Hareket etmek artık bir zorunluluk değil, günün en keyifli anı haline gelmişti.

Scooter ile kazandığım kondisyon ve hareket alışkanlığı, beni asıl dönüm noktama, yani bisiklete hazırladı. Kendimi hazır hissettiğimde bir seviye daha atlama vakti gelmişti. Kron FD 2100 katlanır bisikletimle tanışmam, sağlık yolculuğumun en güçlü adımlarından biri oldu. Sadece pedal çevirmiyordum; bedeni dinlemeyi, nabzı takip etmeyi öğrenmiştim. Özellikle "Zone 2" (Bölge 2) düşük tempo nabız aralığında yaptığım o uzun sürüşler, hem karaciğerimdeki yağları yakmak hem de insülin direncimi kırmak için tam olarak ihtiyacım olan reçeteydi.

Bugün geriye dönüp baktığımda, o 42. yaş gününün aslında bir son değil, muazzam bir başlangıç olduğunu görüyorum. Şeker hastalığı ve karaciğer yağlanması, beni korkutan canavarlar olmaktan çıkıp, beni kendime getiren rehberlere dönüştü. Önce yürüyüşle atılan adımlar, scooter ile hızlanan rüzgar ve en sonunda iki tekerlek üzerinde bulduğum denge...

Kırkından sonra hayat bitmiyor; aksine, ona nasıl bakarsanız ve onun için ne kadar pedal çevirirseniz, size o kadar güzel yollar açıyor. Eğer siz de benzer bir teşhisle karşılaştıysanız, pes etmeyin. Sadece ilk adımı atın, belki bir yürüyüşle, belki bir scooter ile... Göreceksiniz ki, bedeniniz sizin ona uzattığınız bu zeytin dalını asla geri çevirmeyecek.

 

 

Sekiz aylık bu sürecin sonunda tartıya çıktığımda giden 9 kiloyu görmek güzeldi ama asıl derin nefesi tahlil sonuçlarını elime alınca aldım. Şekerden ve karaciğer yağlanmasından eser kalmamıştı. Bedenim, ona verdiğim bu küçük emeğe fazlasıyla karşılık vermişti. Fakat bu iyileşme sürecinin bana miras bıraktığı tuhaf ve bir o kadar da güzel bir alışkanlık oldu: Kendi gücümle bir yerlere gitmenin verdiği o tatlı "kafein etkisi". Artık yürümeden, hareket etmeden duramaz hale gelmiştim.

Zamanla yürüyüşler ve kısa mesafeler yetmemeye başladı; bari mesafe uzasın dedim. Scooter ile yollara düşüp toplamda 100 kilometreyi devirdim. Tek seferde en fazla 16 kilometre yapabilmiştim. Benim için fena sayılmazdı ama insan bir kere o hareket etme zevkini alınca, bu kadarı kesmemeye başlıyor.

Daha uzağa, daha rahat nasıl giderim diye düşünürken kendimi bisikletin selesinde buldum. Başlangıçta her şey deneme yanılmaydı. İlk gün hevesle 6 kilometre, ikinci gün biraz daha zorlayıp 10 kilometre sürdüm. Fakat işin sadece pedal çevirmek olmadığını anlamam uzun sürmedi. Oturup epeyce okuma yapmaya başladım; "Bu işin doğrusu nedir, en verimli sürüş teknikleri nelerdir, bedeni yormadan nasıl mesafe katedilir?" diye araştırdım.

Öğrendiklerimi yolda uygulamaya başladığımda, bisikletle tanışmamın henüz 6. gününde kendimi 52 kilometre pedallamış halde buldum. Açıkçası, bedenin doğru teknikle yönlendirildiğinde bu kadar kısa sürede neler yapabildiğine en çok ben şaşırdım.

İşte bu yüzden, bu başlık altında devasa başarı hikayeleri anlatmak yerine, kendi halimde bir günlük tutmaya karar verdim. Her turumda yollarda neler yaşadığımı, o okuduğum makalelerden neler öğrenip uyguladığımı, hatalarımı ve doğrularımı buradan paylaşacağım. Belki benim gibi kırkından sonra sağlığıyla yüzleşip "Nereden başlasam?" diyen birilerine ufak da olsa bir faydası dokunur.

 

 

 


Bi kask kamerası ya da 360 falan almalısın telefonla olmuyor.

  • Teşekkür 1
Yorum bağlantısı
Ali Darbaz
Ümit Türk yazdı:

Çok hızlı cevaptı .


spor yapınca o işin süreside epey artıyor ama. 

Selçuk Keleş yazdı:


Fizikselden çok zihin sağlığına daha yararlı, abartılmadığı sürece tabii. Toplumda gittikçe daha çok yayılan kediye köpeğe saran ve gittikçe deliren kadın popülasyonu buna en iyi örnek.

 


Bi kask kamerası ya da 360 falan almalısın telefonla olmuyor.


Kamera varda ben başkalarını yutubede videolarını izledim. Saate 15 - 30 km hızla giden birinin hiç seyirlik tadı yok. Motor vloggerları gibi olmuyo. 

Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş
Ali Darbaz yazdı:

spor yapınca o işin süreside epey artıyor ama. 


Kamera varda ben başkalarını yutubede videolarını izledim. Saate 15 - 30 km hızla giden birinin hiç seyirlik tadı yok. Motor vloggerları gibi olmuyo. 

 

Öyle düşünme , onların tamamına yakını boş gevezelik ve gereksiz uzun ben izlemiyorum. Sen aksiyon çekmeyeceksin ki. Çekmek istediğin bir etap olur, o esnada hem konuşup göstermek istediğin yer olur vs. 

Yorum bağlantısı
İlkay Başaran
Selçuk Keleş yazdı:

 

Öyle düşünme , onların tamamına yakını boş gevezelik ve gereksiz uzun ben izlemiyorum. Sen aksiyon çekmeyeceksin ki. Çekmek istediğin bir etap olur, o esnada hem konuşup göstermek istediğin yer olur vs. 

Abi kask kamerası önerisi yapar mısın bana?

Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş
İlkay Başaran yazdı:

Abi kask kamerası önerisi yapar mısın bana?

Yapamam çünkü araştırmadım hakim değilim :) Ama markalılardan şaşmamak lazım, illa en son model olması 25K çekmesi falan da önemli değil. Pil ve kart tasarrufu yapmak için HD çekim bile fazlasıyla yeterli oluyor çünkü.  Ben DJI tarafındayım ordan alırdım muhtemelen, osmo nano kullanıyorum biliyorsun.

Yorum bağlantısı
İlkay Başaran
Selçuk Keleş yazdı:

Yapamam çünkü araştırmadım hakim değilim :) Ama markalılardan şaşmamak lazım, illa en son model olması 25K çekmesi falan da önemli değil. Pil ve kart tasarrufu yapmak için HD çekim bile fazlasıyla yeterli oluyor çünkü.  Ben DJI tarafındayım ordan alırdım muhtemelen, osmo nano kullanıyorum biliyorsun.

sjcan diye birşey var fena da değil diyorlar. Benim de hiç anladığım konular değil malesef de 25 30 40 k lar veremem bir kameraya vermem de. Zaten düşüpduruyorum :D

https://www.hepsiburada.com/sjcam-sj11-active-dual-screen-20mp-5ghz-wifi-4k-uhd-su-gecirmez-kasa-154-1300mah-aksiyon-kamerasi-siyah-p-HBCV00004J5BJW?magaza=Tek Sepeti

 

Yorum bağlantısı
Talha Bilgi

Tebrik ederim Ali bey, sağlık yaşam çabanızın devamını dilerim. Bende 40 üstüne yeni geçmiş biri olarak spora ehemmiyet vermeye başladım şimdilik yürüyüş ve evde leslie yapmaya başladım ama benim siyatik, iki dizde de menisküs olunca başka neler yaparım yada bu spor dalları bana faydamı zararmı onu da bilmiyorum :unknw:

Yorum bağlantısı
Selçuk Keleş
İlkay Başaran yazdı:

sjcan diye birşey var fena da değil diyorlar. Benim de hiç anladığım konular değil malesef de 25 30 40 k lar veremem bir kameraya vermem de. Zaten düşüpduruyorum :D

https://www.hepsiburada.com/sjcam-sj11-active-dual-screen-20mp-5ghz-wifi-4k-uhd-su-gecirmez-kasa-154-1300mah-aksiyon-kamerasi-siyah-p-HBCV00004J5BJW?magaza=Tek Sepeti


I ıh. Onlardan alıp da uzun süre kullanabileni görmedim ya bozuluyo ya dağılıyo. DJI Action 4 combo paketi olabilir, incelemelerine bak bence. 

Yorum bağlantısı
Ayhan Asil
İlkay Başaran yazdı:

Karşıya geçersen hava kararmadan geri dön de surların dibine gömmesinler. :D

 

:biggrin:

Yorum bağlantısı
Servet Aydın

Selçuk, İlkay. Sjcam'ın biri 8-9 senelik aktif, diğer sjcam 4k modrli de 2 yıldır aktif. Montaj alanı mekanik ömre direk etki ediyor

  • Beğen 2
Yorum bağlantısı
Mehmet Ozyurek

Bende aksiyon kamerası vardı bir yerlerde. hiç kullanılmadı. 

Yorum bağlantısı
Cem Dilmen
Mehmet Ozyurek yazdı:

Spor yapanların ömrü kısalıyormuş. 
 

Foruma yeni girebildim kusura bakmayın. 

Birkaç kelam edeyim müsaadenizle. Şöyle ki :

İnsan oğlu düzenli harekete etmek üzerine dizayn edilmiş varlık buna inanın. Günümüzde görülen çoğu hastalık ( Kanserler dahil , Koroner hastalıklar ve kas iskelet sistemi hastalıkları gibi ) bu mekanizmadaki aksaklıklar sonucunda gelişiyor. Maalesef çağımız insanı, medenileşme ve sanayi adımlarından sonra bir çoğu masa başı yada vücuda faydası olmayan, vücudu yormaktan başka bir işe yaramayan hareketlere mahkum edilmiş durumda. Elbette bu durumun da bir bedeli var ve biz de bunu ödüyoruz. 

Güncel diyet programları, takviye gıdalar metabolizma hızlandırıcılar vs hep bu açığı kapatmak üzerine ancak hem yetersiz hem de gereksiz olduğunu düşündüğüm sistemler. Bunlara neden gereksiz dediğimi başka bir başlıkta anlatırım. 

Spor yani düzenli ritmik hareketler sağlıklı vücut için olmazsa olmazların başında geliyor. Günlük 1 saat düzenli egzersiz yapan bir bireyin inanın yediği içtiğinin önemi yok. Dedelerimizi nenelerimizi hatırlayın. Sırf yağ yerlerdi ekmek arasında 100 yaşını devirdi bir çoğu. 

Peki ne spor yapalım.

Denilenler doğru bilinçsiz yada vücudun sınırlarını zorlayan her spor, vücuda uzun vadede zarar verecektir. Kas yapmak adına kilolarca ağırlığın altına girmek ömrü gerçekten kısaltan bir durum. H:altercilere ve yakın zamanda vefat eden ağır sporculara bakabilirsiniz ömürleri konusunda. Ağırlık çalışmak güzel bir vücut için şart olsa da fazla ağılık hem kalp hem de kas eklem sağlığı için uygun değil. Bu demek değil ki ağırlık kaldırmayalım. Kaldıralım ama vücut limitlerinde uygun ağırlığı uygun şekilde kaldıralım. Steroid, hormon vs onlara hiç girmiyorum hepsi zehir başka bir şey değil. Şahsım adına spor salonlarının da çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Spor yapacak insan her yerde bunu yapabilir. Hatta evde yapılan sporun genel sağlık için çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Tabi ki hedefin ne olduğu önemli. 

Bununla birlikte yaşa uygun spor seçimi çok önemli.

Mesela bazen konuşuyorum; 20-30 yaş grubunda bir hasta diyor ki hocam 1 saat yürüyorum ben düzenli. Elbette faydalı ama o yaşta koşman lazım, şınav çekmen lazım, mekik yapman lazım kardeşim. 50 60 dan sonra zaten istesen de bunları yapamayacaksın.

Kendi vücut ağırlığı ile yapılan bir spor çeşidinde insanın kendine zarar vermesi çok çok zordur. O yüzden buna dikkat etmek lazım. Önemli olan ritmik düzenli ve belli bir nabız seviyesinin yakalandığı ve süreklilik arz eden yani günlük yada haftada belli günlerde egzersizleri yapmak 

Peki hocam spor yapınca sadece genel vücut sağlığı mı etkilenir. 

Hayır her sistem sağlık çalışmaya başlar. Bunlardan biri de Servet abi ve Mehmet abinin de değindiği gibi Cinsel sağlıktır. 

Düzenli egzersiz hem kandaki oksijenizasyonu dengeler ve iyileştirir hem de damar çeperindeki nitrik oksit yolağını uyarır. Vücudun damar yumağı organımızın da bundan nasiplenmemesi mümkün olmadığına göre o durumda cinsel fonksiyonlarda düzelme kaçınılmazdır. Ayrıca egzersiz sonrasında kilo verme olacağı için bu da ciddi fayda sağlayacaktır. Tabiki  spor yapınca salgılanması artan hormonal sistem seratonin dopamin aktiviteleri de bu sistem üzerinde olumlu etkiye sahiptir. 

Şunu da belirtmek lazım çok ağır spor aktiviteleri ise tam tersi etki yaparak hem libidoyu azaltır hem de ereksiyon kalitesini bozar. Bu durum genç yaşlarda pek hissedilmese de belli bir yaşın üzerinde ağır spor ile ereksiyon kalitesi ciddi düşebilir. 

Özetle : Yaşa ve vücuda uygun düzenli spor yapmak sindirim boşaltım ve üreme sistemi dahil tüm vücut sağlığı için oldukça hayati öneme sahip bir durumdur. Spor yapın yaptırın. 

Sağlıklı günler diliyorum. 

  • Beğen 9
  • Teşekkür 3
Yorum bağlantısı
Sani Gerşon

Cem hocam, 

Dik dururken (kendimiz), aşağı bakınca görebiliyorsak, sorun yok diyebilir miyiz?

 

Kalori yakmak şart. HAreket şart. Bunu da en keyifli biçimde yapmak için, evlenmeyin :D 

 

 

  • Mutlu 4
Yorum bağlantısı
Cem Dilmen
Sani Gerşon yazdı:

Cem hocam, 

Dik dururken (kendimiz), aşağı bakınca görebiliyorsak, sorun yok diyebilir miyiz?

 

Kalori yakmak şart. HAreket şart. Bunu da en keyifli biçimde yapmak için, evlenmeyin :D 

 

 

Evet Sanicim. Tabiiki bahsettiğin durum önemli kriterlerden birisi. Kilolu olmak hem cinsel hayat hem de kardiyovasküler sistem başta olmak üzere tüm sistemler için önemli bir bir risk faktörü ama tek faktör değil. Bunu atlamamak lazım. 

Evlilik konusu şöyle kişinin kiminle evlendiği  çok önemli :)  Son yıllarda çift terapisi sexüel terapi vs işleri de yapıyorum. Öyle çiftler tanıdım ki :) Tabi genellikle ana faktör kadın. Allah herkese hareket seven kadınlar nasip etsin diyerek bağlayalım :) 

  • Beğen 2
  • Mutlu 1
Yorum bağlantısı
Ali Darbaz
Cem Dilmen yazdı:

Evet Sanicim. Tabiiki bahsettiğin durum önemli kriterlerden birisi. Kilolu olmak hem cinsel hayat hem de kardiyovasküler sistem başta olmak üzere tüm sistemler için önemli bir bir risk faktörü ama tek faktör değil. Bunu atlamamak lazım. 

Evlilik konusu şöyle kişinin kiminle evlendiği  çok önemli :)  Son yıllarda çift terapisi sexüel terapi vs işleri de yapıyorum. Öyle çiftler tanıdım ki :) Tabi genellikle ana faktör kadın. Allah herkese hareket seven kadınlar nasip etsin diyerek bağlayalım :) 


 

Cem hocam 80 kadan ile 140 nabız ortalamayla sahilde 70 km bisiklet sürmek için yorumun nedir. Fazla mı abartılı sıkıntı yaratır mı 

Yorum bağlantısı
Ali Darbaz

Haftasonu 70 km sürüşümün bana maliyeti 1000 tl olmuş. Su yemek kahfe.

Yorum bağlantısı
  • Konuyu Görüntüleyenler   1 kullanıcı

    • Hüseyin Sönmez
×
×
  • Yeni Oluştur...