Ali Darbaz

Hypermil Projem "Ayten"

Recommended Posts

Ali Darbaz

Hypermile Projem, Ekonomi Mücadelesi

 
 “2014 yılının soğuk bir kış akşamı, T131 Halk otobüsü içine tıkış tıkış istiflenerek yolculuğumu yapıyordum. Öksürenler, aksıranlar, leş gibi kokanlar. Haftanın beş günü mesai çıkışı aynı çileyi çekmek. Üstüne günlerce hasta olmak. Kar fırtınasında gücün tükenip bir kahve haneye sığınmak. Gece vakti toplu taşıma bulamamak. Gecenin karanlığında telefonun şarjı bitip durakta kalmak. Neler geçmedeki başımızdan. Babamız bizi böyle şeylere alıştırmamıştı. Onun hep küçük bir otomobili vardı. İki kardeş, o sıcak arabanın içinde neler yaşamadık ki.  Ev derdi sebebiyle son aracımızı satıp, ortada kalınca anladım 3 sene arabasızlığın nasıl bir çile olduğunu.”
 
Üç sene sonunda insan her şeye alışıyordu, bir şekilde psikolojim alışmıştı. Peki ya bedenim. O üç sene boyunca bol bol hastalık geçirmiştim. Hayat kış aylarında çekilmez olmuştu. Üstüne bir yıl ara ile iki defada ameliyat olmak iyice yıpratmıştı bedeni. Hadi neyse bir şekilde alışırsın, sosyal hayatı sıfırlarsın yâda araba kiralarsın.  Bir süre araba kiralamak en iyi çözüm oldu yeni kurduğum aile için. Ama öyle bir gün gelecekti ve artık canına tak edecekti. O tak ediş 2016 Mayıs ayının ilk haftasına denk gelecekti. 
Bundan öncesi durumlar hep bir planlama ile geçiyordu. Yaklaşık 2 senedir planladığım ama bir türlü fitilin ateşlenmediği “Hypermile Projem” vardı.  Bir sürü araçlar inceledim. Çeşitli markaları test ettim, kiraladım ve projelendirdim. Elimde olan birikmiş yeterli olmuyor.  Hep öteleniyor du bu düşüncem. Uzun uzun yaptığım onlarca exel tablosundan fiyat performans olarak iki otomobil öne çıkıyordu. Bu modeller i10 ve Polo. Aradığım fiyat aralığında garantisi devam eden bir Polo 1,2 tdi, km yüksek ve hasar çeteresi kabarık modeller 35000 tl fiyatla satılıyordu.   
Maliyet muhasebem çok hassas dengeler üzerine kuruludur. Öncelikli amacım ailemin yaşam kalitesini artırmaktır. Gerekirse, kendi kişisel zevklerimden ödün vermek gerekebilir. Hypermile ilk önce araba seçimiyle başlar.  Piyasası ölü ucuz manuel benzinli arabalar öncelikli hedefimdi. Hyundai i10 1.0 benzinli manual ile bu şekilde tanıştık. Ben arabayı çok sevdim, defalarca showroomlarda inceledim. Eşimi alıp gösterdim. Tipini boyutunu beğendi. Eşimden de okey alınca, manual 1,0 benzinli model için çalışmalara başladım. Mayısda yaşadığımız tatsız bir olaydan sonra ise karşıma çıkan 1,0 lpg modelini koşa koşa aldım.
2014 model Hyundai i10 1.0 Bi-fuel Manual modelini 2016 Mayısın ortasında 2 yaşında iken satın aldım. Böylece Hypermile projemiz hayata geçmiş oluyor.  Hedefimiz, toplu taşımadan daha ucuza ve ihtiyaçlarımızı gidermek, kendime bir hobi dalı yaratmak. 2010 yılından beri severek yaptığım hypermile artık tam manasıyla bir yaşam stili olacaktı. 

 
i10-gallery-side-view-silver-parked-road-city-original.jpg


Hypermile Aracımız Hyundai i10
 
 
*Bundan sonra yazacaklarım, aracın beni açımdan kıymetli olan veriler ışığından ilerleyecektir. Aşırı teknik detay işlenecektir.
Arabanın ön koltuklarına çok rahat sığıyordum, hacimsel olarak beklentim fazlasıyla karşılanmıştı. Bagaja için özellikle aradığım bebek arabasını aldım. Alırken bebek arabasını denedim, istediğim gibi olmuştu. 
i10_innen_sitzfarben_beige.jpg
Eşim ve kızım için arkada fazlaca yerim vardı. Hatta ön yolcu koltuğu gerekirse bagaj muamelesi yapacak hacimsel alanım vardı. Her halükarda, üç kişilik bir ailenin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak hacim fazlasıyla var. Bir benzetme yapsak tatilimiz sırasında uçak ile yolculuk yapmıştık. O yolculuk sırasındaki bagaj hakkımız, bebek arabamız toplamda 50 kiloyu geçmemişti. İki yetişkin, bir bebek, bir sırt çantası, bebek çantası, eşimin ve benim tekerlekli bavulu. Ekonomi sınıfı bir uçak yolculuğunu kendine yeterli gören her aile bir Hyundai i10 hacimsel genişliği fazlaca yetecektir. Hacim kaygılarım bu denli basit denklemlerle anlatabildiğime inanıyorum.

 
i10-design-luggage-space-01-original.jpg
Aracın aerodinamik katsayısı 0,31 cd.  Rüzgâr direnci ve son derece kısa olan burun yapısı rüzgâra çarpan ön yüz alanının küçük kalmasını sağlıyor.  Sabit hızda ilerlediğinizde küçük motorunuz havayı yarma konusunda strese girmiyor. Rampa inişlerinde, yerçekimini en ideal şekilde kullanmak mümkün. %5-%6 eğimli inişlerde saate 85 km hız ile süzülebilirsiniz. Bunu yaparken aracınız 5nci viteste tutabilirsiniz. Hız kaybı yaşamazsınız. 
Motorunuz çok küçük, sürtünen parça sayısı çok az. Silindir başına 4 subablı, 3 silindirli, üsten çift eksantrikli ve değişken zamanlamaya sahip.  3500 devirde 90 Newton torkumuzu, lastiklere iletebilmek için ise 5 ileri manuel şanzımanımız var.

Verimliliği artırmak için Manual Şanzıman

Drivetrain-architecture-and-main-components-1024x638.jpg
Aracın motorundan çıkan gücü yere iletirken belli oranda bir güc kaybımız olur. Motordan çıkan güç, volan, vites, şaft, aks yani yürüyen dediğimiz aktarma organlarında kaybolur. Bunun en aza indirmek için önce arka şaft ve diferansiyele sahip arkadan itişli araçları gözden çıkarmamız gerekir. 
Vehicle-powertrain-kinematic-view.jpg

Hypermile arabası arkadan çekişli olması verimliliği azaltacaktır. Önden çekişli aracın direk şanzımanın diferansiyel, oradan akslara gücü aktaracak, lastiklerimize minimum kayıpla çekiş sağlayacaktır. 
Torque-converter-main-components.jpg
Otomatik şanzımanda bulunan Tork konverter, %30 %35 törpülemektedir.  Düz dişli veya helisel dişli yapıya sahip klasik şanzımanlarda kayıp  %0,2 ile %3 arasında değişirken güneş dişli yapılarda bu oran %2 ie %10 arasında değişmektedir. Tork konverterli şanzımanlara takılan Kilitli debriyaj (clutch damper) kayı oranını %9 azalmaktadır. 
Torque-converter-lock-up-clutch-300x268.jpg

Bu tip parçalar hareketli parça sayısını artırmakta, konforda rahatlık, bakımda pahalılık yaratmaktadır. Her halükarda Motorda alınan torkun %25’i kayıp olacaktır. Manual şanzımanlı hafif volan ve hafif debriyaj balatalı manual şanzımanın verimliliği %95 üstüne çıkabilmektedir.  Manual şanzımanlarda yağ pompası bulunmaz ve soğutmaya ihtiyacı yoktur. İçerdeki dişlilerin yağı sıçratması ile yağlama yaptığı için, kayıplar çok düşüktür. İ10 şanzımanı gibi ufak bir şanzımandaki kayıp %4 ile %5’i geçmez.
Getrag-5MTT170-5-speed-manual-transmission-components.jpg
 
Tork konvreterin yarattığı kaybı saymaz isek, Dünya ve güneş dişlileri ile çalışan standart bir otomatik şanzımandaki kayıp %13’dür. Aynı şekilde debriyajın kavrama esnasındaki kaybı saymazsak klasik manuel şanzımandaki kayıp %4 olarak ölçülmüştür.
2011GMpowertrainManTrans007.jpg
Hyundai i10 bu noktada, verimlilik bakımından oldukça iyi durumdadır. Şanzıman direk motora bağlıdır. Şanzıman çıkışı ise transaxle diferansiyel bağlıdır.  Motorun gücü en kestirmeden ön tekerlere verilmektedir. Buradaki kayıp son derece az olacaktır. 
570bd6ab82bee1142b005a3343_hb20_2012_motor10_kappa_14_15-e1530374808191.jpeg

3 Silindirli Motorumuz

Hypermile projemizde, yakıtımızı daha verimli kullanmak esas olduğundan bu hedefe ulaşmaktaki en önemli maddelerden biride motorumuzdur. Yapılan araştırmalarda en verimli motorlar genel olarak 3 silindirli motorlar olarak karşımıza çıkar.  Kullandığımız 1,0 kappa motoru geçmişte 1,1 litre olup 4 silindirli bir yapıdaydı.
MVbOJN.png
6aEoP7.png
Koreli mühendisler, motoru geliştirip 3 silindirli modeli çıkardıklarında bazı güzel veriler ortaya çıkmıştı. Motorun ağırlığı %10 azalmış, yakıt verimliliği %3 ile %5 oranında artmış, üretim maliyeti  %9 aşağı çekilmiştir. Optimize edilmiş silindir kolları oldukça hafiftir. Subap yayları 11 mm’de optimize edilerek düşük devir bandında %1 oranın yakıt ekonomisi sağlanmıştır. Her biri 163 gram ağırlığa sahip pistonlar ise %0,5 oranında verimliliği artırmıştır. Motorun değişken subab zamanlaması %3 yakıt ekonomisi sağlamıştır. Motorun Alternatör yönetim sistemi koşullara bakarak devreye girerek %1,5 yakıt ekonomisine katkı sağlamaktadır.
Lpg tüketimi esnasında %5 daha fazla güç üretip, daha az karbon dioksit salmaktadır.  Motor sadece 74 kilo ağırlığındadır. 
 
i10_technik_energie_rueckgewinnung.jpg
Peki, 3 silindir ile 4 silindir arasındaki avantaj ve dezavantajlar nelerdir. En önemli etkisi yakıt ekonomisi. Aynı kapasiteye sahip 3 ve 4 silindirli motorlardan, en verimli olanı 3 silindirli motor olacaktır. 3 silindirli motorda 1 silindir eksik olması, onu daha az sürtünme kaybı yaşatacaktır. Metalin metale sürtündüğü kısımlar daha az olacağından, motorun bu sürtünmenin üstesinden gelmesi daha kolay olacaktır.
L5Q-back-full.jpgLM9-front-full.jpg

Hareketli parçaların azlığı mekanik bir avantajdır.  Motor ağırlığı azalacağından, otomobilin genel ağırlığını düşürmektedir.  4 silindirli i10 1036 kilo iken 3 silindirli i10 1008 kilodur.  Peki, 3 silindirlinin kötü yanları yok mu? 4 silindirli motorlar her 90 derece krank dönüşünde bir güç üretirken, 3 silindirli motorda bu durumda her 120 derece krank dönüşünde güç üretimi anlamına gelmektedir. 4 zamanlı bir motorda 3 silindir olması aracın ateşleme sırası arası boşluklarda kaba bir ses çıkarmasına sebep olur. Motor bu aradaki 40 derecelik boşluğu volanın dönme momentumu ile aşacağı için daha fazla devir ihtiyacı vardır.
i10-perform-1.0-lpgi-engine-original.jpg

 Düşük devirlerde nispeten daha çelimsiz karakter sergilemelerinin sebebi de budur. Ayten ile yaptığım pek çok denemede 1500 devir altı 2 nci vitesten sonra kullanmak mümkün değildir. 3ncü viteste vuruntu yapmaya başlar.  
falken-sincera-sn832-ecorun.jpg
Lastiklerimizin Etkisi
Lastiklerim 175 65 R14 ölçüsüne sahip. Fabrikasyon lastikleri Continental  Ecocontach 5. Almanların meşhur ekonomi lastiği, fakat son testlerde su koyuverince, Almanların meşhur Adac tarafından test edilen Falken Snecra Ecorun sn832 lastiklerine geçtim. Aracın lastik hava basınçları çok önemli.  Yakıt ekonomisi öncelikli lastikler ile yakıt verimliliği öncelikli lastikler arasında 1 ile 2 litre arasında bir yakıt tüketim farkı olmakta. Ekonomi lastiği kullansanız bile fabrika ayarlarında hava basılmaz ise tüketim ciddi artabiliyor. Örneğin 0,5 bar eksik hava basmak 1 – 1,5 litre arasında tüketimi artırmakta. Hypermiler sürücü lastik basınçlarını düzenli olarak kontrol eder. Bu işin bir diğer hilesi ise lastik basınçlarını normalden yüksek basarak tüketimi 1 – 0,5 litre arasında düşürmek mümkün. Bu tip değişikliklere sebep olan lastiklerin yuvarlanma direncidir. Normal lastiklerin yuvarlanma direnci katsayısı 0,02 olarak kabul edilir. Hyundai i10 gibi küçük ebatlı ve ekonomi odaklı lastikler kullanır. Lastiğe uygun hız sembollüde seçilirse, hafif bir otomobilde yuvarlanma direnci katsayısı 0,009 kadar düşmektedir.
 
MVbO19.png

 
Lastiklerin yuvarlanma direnci katsayısı, hızınız artıkça artar. Ekonomi odaklı lastiklerimde 80 – 120 km/h hızları arasında 0,009 ile 0,011 arasında değişmektedir.  
 
MVbOR9.png
 
Aynı ebatta olup, farklı hız sembollerine sahip lastiklerde bu direnç katsayısı farklılık gösterecektir.  Saate 80 km hızı temel alırsak, 91T sembollü lastik 0,009 katsayıya sahip iken, 91V tipi lastik 0,010 katsayısı, 91W tipi lastik 0,011 katsayısına sahiptir. Saate 80km/h hızı tutmak için seçtiğimiz bu üç lastik arasında 91T 9 beygir, 91V 9,5 beygir, 91W 10 beygir güç çalacaktır. Aracınıza doğru lastik seçimi önemlidir. 
 
DYrn5y.png
 
grDmbQ.png
 
LlX9Rz.png

Hypermil projesi, Ateşleme, LPG ve Soğutma (Yağ Yakma Mevzusu)

 
 

Elektronik Ateşleme, Bekleme Zamanı

ignitiontiming.png
 
1,0 Kappa motorumuz, yakıt ekonomisine katkı sağlamak adına iki önemli avantajını doğru şekilde kullanmak gerekir. Bunlardan ilki elektronik ateşleme sistemi. Elektronik ateşleme sistemi, yakıtı en verimli yakmanıza yardımcı olmaktadır. Hyundai i10 aracımda, gaza bastığımda motorda ateşleme zamanı değişmektedir. Motor yüke bindiğinde, ateşlemenin açısı değişmektedir. Ateşleme sistemi işleyelim. Motor sıkıştırma zamanında, üst ölü bölgeye ulaştığında, krank mili pozisyon sensörü, ECU mesaj gönderir. Üst ölü bölge sıkıştırmanın zamanın sonudur. Bu noktaya gelmeden birkaç derece önce, 15000 voltluk gerilim ateşleme bobininden bujiye gönderilir ve patlama gerçekleştirilir.
 
Elektronik ateşlemeye sahip, üzerinde değişken subap zamanlaması olan bir otomobil kullanıyor iseniz işler biraz daha karışık hal alacaktır. Aracınız LPG yakıyor ise, bu iş biraz daha işleri karıştıracaktır. Lpg yakıtın yanma sıcaklığı yüksektir. Zaten lpg yakıtını tek problemde budur.  Her şeyden önce biraz kimya bilgisi. Benzin dediğimiz yakıt 232 derecede tutuşur ve alev sıcaklığı 940 dereceye ulaşır. Ülkemizde satılan Benzin 95 oktanı geçememektedir. Lpg olarak bildiğimiz, Sıvılaştırılmış Petrol Gazı 470 derecede tutuşmakta, içindeki Propan miktarına göre alev sıcaklığı 1980 dereceye ulaşmaktadır. 
Temperature-contours-with-the-addition-of-alumina-nanoparticles-suspensions-of-various.png
 
Alev sıcaklıları bakımından LPG fazlasıyla yüksek sıcaklığa sahiptir. Benzin -65 derecede parlama noktasına istinaden, LPG parlama noktası -104 derecedir. Lpg yanma odasına Gaz halinde püskürtüldüğünde Benzine istinaden ateşlenmesi için daha fazla voltaja ihtiyacı vardır.
 
Hyundai i10 1,0 Kappa motoru her ateşlemede 1980 derecelik alev sıcaklığına katlanmak zorundadır. Alevin sürekliliğinin milisaniyelerle ölçüldüğünden, ortalama bir sürüş esnasında katalizör sıcaklığını 850 derecedir. Bu sıcaklık, uzun süreli rampa tırmanışlarında 1000 dereceyi aşmaktadır. Alüminyum erime sıcaklığı 670 derecedir. Motor üreticileri blokları yaparken saf alüminyum kullanmaz. Alüminyum alaşım üretiminde, demir, manganez, silikon, magnezyum kullanılmıştır. Bu maddeler, erime sıcaklığını yukarı taşımıştır. Alüminyum çok iyi bir sıcaklık ileticidir, demir bir bloğa göre sıcaklığı üç kat hızlı iletir. Koreli Mühendisler bu motorun yağlama sistemine çok güvenirler. Motor yağı, sürtünen yüzeyleri kayganlaştırmakla beraber bloku soğutmak içinden kullanılır. Bu sebeple motorun 3 litre motor yağı kapasitesi vardır. Motor yağımızda soğutmak için 4,7 litrelik soğutma sıvısı motorun kanallarında dolaşmaktadır. Soğutma sıvısı olarak tamamı yeşil renkli organik antifriz kullanılmaktadır. Her silindir etrafını saran su gömlekleri içinde çalışır. 
 
 
b555b2a54634a0e6d3a738d59071.jpeg
 

Hypermiler Motorun Sıcaklık kontrol sistemini iyi bilmeli.

 
Hyundai i10 1.0 LPG, yaktığı yakıt konusunda beni ilk zamanlar çok tedirgin etmişti. Aracın bir hararet göstergesi yoktu. Motorun hararetini takip edememek tedirgin edici. Daha önce yüksek hararetten conta yakan Skoda aracımız olmuştu. Üstelik Araç benzinle çalışırken başımıza gelmişti. Obd 2 elm327 cihazı alıp, telefonuma yüklediğim Dash Command programı ile yaklaşık bir sene aracın hararet durumunu inceledikten sonra bu korkudan kurtulabildim.
 
 
Hyundai 1.0 litre Kappa B3LA kodlu motoru kullanıyor. Bu motor rölantide iken hızlı bir şekilde ısınmaktadır. Araba önden rüzgâr almaz ise yazın güneş ışığında çok çabuk ısınıp fan açar. Arabanın bu özelliği Kış aylarında iyi bir durum iken, yaz aylarında sık sık fan açmasına sebep olur. Aracın en sevdiğim özelliği, saate 80 km hız ile seyir edildiğinde asla fan açmaz. Motor kendini ısıtma sürecini bitirdiğinde 85 derecede termostat açar. D100 veya Şile otoyolu gibi güzergâhlarda eğimin %5i geçmediği yol koşullarında fan açmadan, ön panjura vuran soğuk rüzgârın etkisi ile motorumuz kendini soğutabilmekte. Sadece su pompası motordan güç çalmaktadır. Çok uzun bir rampa inişte ayağınızı gazdan çekerseniz, motor harareti hızla düşer. 85 derece sıcaklığa indiğinde termostat kapanır, motorun içindeki su radyatöre uğramadan su pompanızdan geçerek gömleklerde sıcak kalmaya devam eder. Motorun Lpg ile çalışması sebebiyle yakıt kesilmez. Saate 0,8 litre lpg yanmaya devam eder. Motorun 85 derece altına düşmesine kesinlikle izin vermez. Motor yaptığım gözlemlerde asla 85 derece sıcaklığın altına inmedi.
 
Motor kendini soğutmuyor, peki LPG aleviyle nasıl başa çıkabiliyor. Bu noktada sensörler devreye giriyor. Motorun iki önlemi var.  Sıcaklık bir şekilde 91 dereceye ulaştığında termostat sonuna kadar açılıp sıcaklığı 87 dereceye düşürüyor. Normal seyir halinde, saate hızınız 80 ve üstü durumlarda sık sık bu pasif soğutma ile sıcaklık dengede kalıyor. Biz bu soğutmayı yaparken enerji harcamıyoruz. Bu seyir momentumunun bir etkisi. Fakat düşük hızda motor yüke bindirecek bir aksiyona girdiğinizde 98 dereceye kadar sıcaklık tırmanıyor. Bu durum birkaç dakika böyle devam ediyor. Motor yağıda çok ısındığından artık fan devreye giriyor. Fan devreye girmesi Hypermil açısından iyi bir durum değil. Ek elektrik tüketimi ek motor yükü olarak yansıyor. Yakıt tüketimini kısa süreliği nede olsa 0,5 litre artırıyor. Fan duruma göre en fazla 20 saniye çalışıyor. Arabanın en çok fan açtığı durumlar şehir içi dur-kalk trafikler. Hyundai i10 kullanan bir Hypermiler en büyük düşmanı Dur-Kalk trafiklerdir.
 

Yıkıcı Dur-Kalk Trafik Döngüsü

İstanbul’da en büyük derdimiz Trafik sorunudur. Hypermiler olupda Lpg’li i10 kullanıyorsanız, en kötüsü ise yukarda bahsettiğim tüm süreci biliyorsanız, canınız epey sıkılmaktadır. Motorumuz önce yağ tarafından sonra soğutma sıvısı ile soğutulur. Ayrıca motor kaputunun altınında belli bir sürat ile serinletilmesi gerekir. Katalitik konverter, motorun egzoz manifolduna doğrudan yapışıktır. Üzerinde ısı kalkanı vardır. Motor hava emme borusu, katalitik konverterden uzakta sol çamurluk yakınındadır. Normal bir seyirde kaput altı 30-40 derece civarındadır. Bu sıcaklıkta hava motor tarafından emilerek yakılır. Bu sisteme Warm Air intake denir. Sıcak hava emme sistemi olarak telaffuz edebiliriz. Motor ısındıkça, kaput altında sıcak ortam oluşur. Emme manifolduda bu sıcak havayı emer. Sıcak hava Oksijen bakımından fakirdir. Bu sistemin ana amacı, motora giren oksijen miktarını azaltarak, yakıt ekonomisi sağlamaktır. Daha az oksijen geldiği için, daha az yakıt püskürtülür.
 
 
Hyundai i10 tatlı tatlı bu şekilde seyrettiğinizde hiçbir sorun olmaz. Ama uzun süreli bir sıkışık trafiğe girdiğinizde yavaş yavaş istenmeyen durumlar oluşmaya başlar. Dur kalk trafikte, radyatör yellenmez. Sıcaklık 98 derecede bir süre çalıştıktan sonra, motor yağımızda artık ısındığından artık fanın devreye girmesi gerekir. Fan devreye girdiğinde soğutma suyu 87 dereceyi hızlıca düşürülür. Fakat motor yağı sıcaklığını bu kadar çabuk düşüremez. Bu nedenle, ısısını soğutma suyuna alüminyum motor bloğunun 3 katı iletkenliği sayesinde soğutma suyuna iletir. Kısa zamanda soğutma sıvısı sürekli radyatöre yüklenir, fan açtırır. Fan artık tüm radyatörün sıcak havasını kaput altına basar. Önden Fan, arkada 650 derecedeki katalitik konverter, kaput altındaki havayı iyice ısıtır. Kritik 75 derecelik sıcak hava noktası geçildiğinde, emme manifoldu sıcak havayı yanması için motora basar. Bu süreç yaklaşık 10 dakikada gerçekleşir. Oksijen bakımından son derece fakir olan 75 derecedeki hava, yakıt bakımından zengin kalınca Lean-Burn yani fakir yanmaya sebeb olur. Ecu Oksijen sensöründen bu bilgiyi aldığında, yakıtı iyice kısar. Motor artık ancak kendini soğutmaya yetecek kadar güç üretek duruma düşer. Klima açarsanız, yürütmek bir hayli zahmetli olmaya başlayacaktır.  Dur kalk trafik süresi uzadıkça, haşlanan ve yeterince soğutulamayan motor yağı buharlaşır.  Krank havalandırma borusu üzerinden tekrar emme manifolduna verilip, yağ buharı yakılır. İ10 motoru yağ yakmaya başlar. Benim kişisel ölçümlerimde 15000 kmde bu yağ yakma ortalaması İstanbul için 500 gramdır. 
  • Beğen 18
  • Teşekkür 2

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Servet Aydın

 

 

 

 

 

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Evren Erakçora

4 lastiğe 40psi hava basıp 60,70 km hızla tüketimi merak ediyorum.

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
(düzenlendi)
10 dakika önce, Evren Erakçora yazdı:

4 lastiğe 40psi hava basıp 60,70 km hızla tüketimi merak ediyorum.

 

Hocam, lastik basınç sensörü yanıyor. Esp sıkıntı yapar :)  Yazmaya devam :) 

tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
(düzenlendi)
IMG_20190309_134218.jpg

Gösterge Panelimiz. Maalesef Hararet yok ışık var. 

IMG_20190309_134522.jpg

Avrupa standartarında yerleşime sahip kaput altımız

IMG_20190309_134314.jpg

Warm Intake System yani Sıcak Hava Emme sistemi

IMG_20190309_134856.jpg

Aerodinamik Profilimiz 0,31 CD

IMG_20190309_134409.jpg

Karter havalandırma borusu. Buharlaşan motor yağını emme manifolduna gönderiyor 

IMG_20190309_134502.jpg

%1,5 yakıt ekonomisi sağlıyan Akıllı Alternatör

IMG_20190309_134539.jpg

Elektronik Gaz Kelebek sistemi

IMG_20190309_134843.jpg

34 psi Hava Basılmış Lastikler  (fabrika 32 psi bas diyor)

IMG_20190309_134331.jpg

B3LA Motor Emme Manifoldu (3 Benzin 3 Lpg Enjektörü)

 
IMG_20190309_134340.jpg

Su pompasi, Alternatör ve Klimayı tahrik eden kayış sistemi.

tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi
  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz

Alman Üsülü Hypermil 

 

verbrauchskennfeld_d.jpg__350x287_q85_crop_subsampling-2_upscale.jpg
Alman üsülü Hypermil yani ECO-Fahrt, Motorun Özgül yakıt tüketimini esas alarak yüksek vitesde yüksek motor yükü temasıyla yapılan bir çeşit  seyir şeklini içinde barıdırır. Eco-fahrt’a rampa çıkarken sizi vites küçültmek yerine gaza %75 daha fazla basmanızı anlatırlar. “Brake Specific Fuel Consumption” özgül yakıt tüketimi anlamına gelir.  Motoru labratuar ortamında dynoda yük altında ölçülmüş tüketim verileridir. 1 kw güç için, gram/saatlik yakıt tüketimi ile hesaplanır. Eski nesil bir motorda bu değerler en ekonomik durumda 2 barlık basınçta 2000 devir 375 gram / saat olarak ölçülmüştür. Kappa gibi motorlarda ise değer, en ekonomik koşulda 260 – 270 gram / saat ölçülmüş.
 
 
32930988.jpg
 
1997 yılında üretilen mpi teknolojisine sahip Skoda Felicia 1.3 motoru üzerinden gidelim. Bu makine 4 silindirli, üsten 2 subablı, Bosch çok nokta enjeksiyon sistemine sahip. 5000 devirde 67 beygir, 3250 devirde 100 newton tork üretiyordu. Bu motorun en ideal özgül yakıt tüketimi 3000 devirde %90 motor yükünde 270 olarak ölçülmüştür.  Bu araç 900 kilo ağırlığa sahip kasayı 6,7 litre yakıt tüketimi ile taşımakta.  2011 teknolojisi taşıyan Hyundai i10 Kappa 1.0 motoru ise, 6200 devirde 69 beygir güc üretirken 3500 devirde 90 newton tork üretmektedir. Yine aynı şekilde Kappa 1.0 motorun Özgül tüketim değeri kw başına 270 gram saat olarak çıkmaktadır. Hacim olarak %30 daha büyük, bir silindiri fazla olmasına rağmen aradaki teknoloji farkı verileri dengeliyor. Ekonomik motorlarda 10 yıllık gelişme çarpıcı.
 
Hyundai i10, birde lpg olduğu için bahse konu yüksek vites yüksek yükte ilerleme işi biraz sıkıntılıydı. Zaten Lpg gibi harlı yanan bir yakıtı tüketiyoruz. Üstüne düşük devirde yüksek yükte motoru yürütüyoruz. Bunu yaparken motorun soğutulması konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. 2500 devirde saate 80 km hızla tırmanırken pek çok deneme yaptım, tek bir sıkıntı daha yaşanmadı.
 
r5D2Aa.png
 
bergfahrt_d.jpg__350x250_q85_crop_subsampling-2_upscale.jpggangwahl_geschwindigkeit_d.jpg__350x281_q85_crop_subsampling-2_upscale.jpg
 
Özgül yakıt tüketiminde ekonomi tutturmak zor ve çok küçük bir alanı kapsıyor. 2000 - 3000 devir arasında motorun %75 %80 arası bir yükte tutulması gerek. Motorun bu yük ve devirde ürettiği güç yüksek ve her zaman ihtiyaç duyulan bir şey değil. Bu devir bandında üç silindirli motorun yükte kalması, özelikle indüksiyon bobinleri için zorlayıcı bir faktör olmuştu. Yüzde %80 yükle ile %7 eğimli bir rampayı 5 dakika tırmanmak ateşleme sistemine büyük streste bırakıyordu. Sıcak güneşin altında kavrulan kumun üzerinde çıplak ayak ile ağır adım yürümeye benzer. Yüksek miktarda yanma odasına dolan LPG gazı, indüksiyon bobinlerini zorladığından kısa süre aralıklar iki bobini bozduk. Son bobinimi 2000 devirde 60 km hızla dik bir rampayı tırmanırken kaybettim. Tüketim 100 km'de 4 litreye düşmüş olsa da, kazanılan verim kaybedilen parçaya değmemiştir. 
  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Servet Aydın

Lpg bobine hasar vermez, ekonomi için düşük kw ile sürüş gerekir. İdeali 11-15 kw civarıdır. 

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
(düzenlendi)
22 dakika önce, Servet Aydın yazdı:

Lpg bobine hasar vermez, ekonomi için düşük kw ile sürüş gerekir. İdeali 11-15 kw civarıdır. 

 

Servet abi, bu konuda Otomotiv firmalarında AR-Ge yapan FEV Turkey şirketinde Kalibrasyon Mühendisi ile doğrudan iletişime  geçip sebebini öğrendim. 

"Lpg'li araçlarda bazen elektrik tesisatıyla bilinçsiz oynamalar meydana geliyor. Bobin sinyalinden voltaj değeri okunurken vs. Bazı araçlarda da ayarsız lpg sonucunda silindir kapağında artan sıcaklıktan da muzdarip olabilir. Ayrıca, aracın ateşleme haritasında, bobinin yüklenme zamanı olan "dwell" zamanı vardır. Gaza bastıkça, bu dwell zamanı bazı araçlarda artar. Gaza yüklendikçe, bobinin görevi daha zor olur yani. Buna benzer problemler, kendini hemen belli eder"

 

Aynı Şeyi Hyundai servisindeki servis şefimde bahsetmişti 

 

Bu da ingilizce bir kaynak. 

"Required ignition voltage increases with gas, places significantly more stress on the ignition coils therefore increasing the risk of their failure. Also the temperatures at the plug are higher which means the ‘standard’ plug heat range may not be suitable."

tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Servet Aydın

Bağlantı veya kalibrasyon başka, lpg nedeniyle bobin yanması bambaşka. Yukarıda yazdıklarına göre bobin yanmasına bakacak olursak; Senin aracın demekki fabrikasyon hatalı kalibre edilmiş veya fabrikasyon yanlış montajlı ki bobin yakıyor mühendislerin yorumuna göre. 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
42 dakika önce, Servet Aydın yazdı:

Bağlantı veya kalibrasyon başka, lpg nedeniyle bobin yanması bambaşka. Yukarıda yazdıklarına göre bobin yanmasına bakacak olursak; Senin aracın demekki fabrikasyon hatalı kalibre edilmiş veya fabrikasyon yanlış montajlı ki bobin yakıyor mühendislerin yorumuna göre. 

 

Onun yorumunu yapamıyorum, Ama grupdaki lpg i10 arasında tek bobin yakan benim. Onuda yukte kullanmaktan dolayı olduğunu düşünüyorum. Son günlerde epey sınırlarını zorlamıştım. 

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
(düzenlendi)

Hypermil Projem Tırmanma Kapasitemiz

 

1.0 Kappa motorumun tırmanma kapasitesi. 

Otoban ve kara yollarında intikal ederken, hızı sabit tutma grafiği. Motor %70 motor yükünü aşmadan teorik olarak hızını sabit tutabildiği eğim yüzdesi. 4ncü vitesde devir 4000'ni aştığı için 110 ve 120 km süratleri yazmadım. 
r5DOb1.png

5nci vitesde eğim yüzdesine göre hızı sabit tutma 

ADb1lr.png

4ncü vitesde eğim yüzdesine göre hızı sabit tutma 

DYADV6.png

Motorun devir güç tork vites ve hız bilgileri

 
P1VD4N.png

El kitabında kullanılması tavsiye edilen 2000-4000 devir bandı

tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Servet Aydın
9 saat önce, Ali Darbaz yazdı:

 

Onun yorumunu yapamıyorum, Ama grupdaki lpg i10 arasında tek bobin yakan benim. Onuda yukte kullanmaktan dolayı olduğunu düşünüyorum. Son günlerde epey sınırlarını zorlamıştım. 

Gönlünü ferah tut. Ondan dolayı yanmaz 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
2 dakika önce, Servet Aydın yazdı:

Gönlünü ferah tut. Ondan dolayı yanmaz 

 

Bu 3 sene boyunca sağda solda, farklı farklı başlıklarda yazığ çizdiğim tüm bilgileri, verileri. tekrar tekrar internetteki dökümanlardan teyit ederek bir araya getirmeye  başladım. Önce Blog olarak yazıyorum. Sonra buraya kopy paste ediyorum. Daha yazacakğim çok şey var. Ayrıca yazı yazmak benim zihnimi canlandırıyor. Kafa çalıştırıyor. Psikolojiyi rahatlatıyor. Yazı yazarken aldığım keyif diyecek yok. Daha ana Hypermil konularına giremedim bile. Arabanın kapasiteleri anlatmak daha bitmedi. 

 

Bu arada bilmeyenler için blogum : http://uberjager.blogspot.com/

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Haşmet Güngör

Neyse Ali, Uçak da  bunları yapmıyordu, benzini boldu. Yoksa yolda kargalar bizi geçerdi.😂

  • Beğen 2
  • Mutlu 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
13 dakika önce, Haşmet Güngör yazdı:

Neyse Ali, Uçak da  bunları yapmıyordu, benzini boldu. Yoksa yolda kargalar bizi geçerdi.😂

 

Haşmet abi 35000 feete airbus a319 saate 2 ton tuketiyordu. Ekonomik olsun diye 0.75 mach ile ucardim. 

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Okay Kaygusuz

selam dün ben evden bi 15-20 km uzaklıktaki bir avmye giderken biHypermil yapayım dedim araç 100/4,2 yakıt yaktı ortalama dedim ki sonra buHypermil cok güzel bişeymiş :)

 

  • Beğen 2

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Erhan Doruk

Bitirme tezi gibi konu olmuş. Elinize sağlık.

  • Beğen 2

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Erdem Bozkurt

Küçük araba arıyordum sizin derinlemesine güzel konunuzla karşılaştım,bodrum gibi sıcak yerde şehir içi dur kalk klima açık durumda bu motor acemi bir sürücüde neler yapabilir? çok km' derdimiz olsa veya olmasada lpg'siz performans daha iyi olur sanırım,ekonomi yapmasak benzinde şehir içi en kötü ihtimal klima açık ne kadar tüketim olur? yazınızı zevkle okudum elinize sağlık...

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
21 dakika önce, Erdem Bozkurt yazdı:

Küçük araba arıyordum sizin derinlemesine güzel konunuzla karşılaştım,bodrum gibi sıcak yerde şehir içi dur kalk klima açık durumda bu motor acemi bir sürücüde neler yapabilir? çok km' derdimiz olsa veya olmasada lpg'siz performans daha iyi olur sanırım,ekonomi yapmasak benzinde şehir içi en kötü ihtimal klima açık ne kadar tüketim olur? yazınızı zevkle okudum elinize sağlık...

 

Araci manual ve benzinli alirsan en sert trafik şartlarinda bile 8 litre tuketim yapmiyor. Bir sure sonra durkalk trafik devam etse dahi yakit ortalamasi dusmeye basliyor. 7,5 litre civarinda sabit kaliyor. Lpg alirsan uzun trafikte benzine gecmen sikintiyi bertaraf edecektir. Kalkişta vuruntu yapmaz. 

İ10 cok kolay bir otomobil. Acemi birinin sıkıntı cekcegini sanmiyorum. Ecu zaten sizin hatalarinizi tolere ediyor. Yokuştada hill holder var. Esp ve ebd sistemleri hayat kurtarir.. 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Erdem Bozkurt
22 dakika önce, Ali Darbaz yazdı:

 

Araci manual ve benzinli alirsan en sert trafik şartlarinda bile 8 litre tuketim yapmiyor. Bir sure sonra durkalk trafik devam etse dahi yakit ortalamasi dusmeye basliyor. 7,5 litre civarinda sabit kaliyor. Lpg alirsan uzun trafikte benzine gecmen sikintiyi bertaraf edecektir. Kalkişta vuruntu yapmaz. 

İ10 cok kolay bir otomobil. Acemi birinin sıkıntı cekcegini sanmiyorum. Ecu zaten sizin hatalarinizi tolere ediyor. Yokuştada hill holder var. Esp ve ebd sistemleri hayat kurtarir.. 

Otomatik tavsiye edermisin? bakımı,tamirat vs  benzine göre daha azmı tüketim olur?

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
6 dakika önce, Erdem Bozkurt yazdı:

Otomatik tavsiye edermisin? bakımı,tamirat vs  benzine göre daha azmı tüketim olur?

Otomatik olanlar cok yuksek yakit tuketimi oluyor. Acik trafikte 7.5 litre altina dusuremedim. 13 litreleri gordum. Otobanda clutch damper kitlerse 6.5 litreye duşmek mumkun. Lakin clutch cok hassas, ufak rampalarda kendini birakip tork konverterine yönlendirebiliyor. Bakimlar manual ile ayni. 

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Mais Jannataliyev
20 saat önce, Ali Darbaz yazdı:

Verimliliği artırmak için Manual Şanzıman

Buraya kadar okudum. Devamı yarın inşallah😃

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Harun Kocaçalışkan

Hava girişini kaputun ön kısmından alsanız bir şeyler düzelir mi?

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Mehmet Yıldız 1

Güzel dolu bir konu olmuş elinize sağlık. Benim merak ettiğim bir nokta var. Konforu v.s. şeyleri bir kenara bırakıp az yaksın diye lastiği normalden fazla şişirdiğimizde lastiğin yıpranma maliyeti ile yakın sarfıyatı arasında nasıl bir bağ oluşuyor. Elde edilen yakıt ekonomisi lastiğin yıpranmasından yüksek mi ?

  • Beğen 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki
Ali Darbaz
(düzenlendi)
Bir saat önce, Mehmet YILDZ yazdı:

Güzel dolu bir konu olmuş elinize sağlık. Benim merak ettiğim bir nokta var. Konforu v.s. şeyleri bir kenara bırakıp az yaksın diye lastiği normalden fazla şişirdiğimizde lastiğin yıpranma maliyeti ile yakın sarfıyatı arasında nasıl bir bağ oluşuyor. Elde edilen yakıt ekonomisi lastiğin yıpranmasından yüksek mi ?

 

Merhaba, bir önceki lastiğim 75000 km de keyfi değiştirdim. Yani 2 psi fazla basarak lastik ömrünüz kısalmıyor. Konfor konusu tartışılır. 2 psi ile neredeyse hiç fark yok. Ekonomi lastikleri çokta konfor vaad eden lastikler değildir. Aracın üzerindeki lastik 40 bin km devirmiş durumda, dişlerin derinliklerinde azalma yok. Araba çelimsiz ve patinaj yapacak ataleti yok. Lastikleri aşınmadan değil, yıllar geçtikce kauçukun bozulmasından dolayı değiştiriyorum. 

1 saat önce, Harun Kocaçalışkan yazdı:

Hava girişini kaputun ön kısmından alsanız bir şeyler düzelir mi?

 

Aracın doğası gereği "Warm air intake" çalışıyor. Emme ağzının yerini değiştirirsek, dur kalk trafikte tüketim artacaktır.  https://www.wikiwand.com/en/Warm_air_intake" İstanbul Trafiğinin kötülüğü süreci bozuyor. Ama bu ayda yılda bir iki defa yaşanan stres . Çözümü  basit , lpg kapatıp kısa süre benzin yakılcak. 

 

Bu durum mühtemelen her araçda yaşan bir durum. Fakat kimsenin durumu analiz ettiğini sanmıyorum. İstanbul köprü trafiğine girdiğimde, (senede 1 defa belki) sağımdaki solumdaki arabaları fan açtıklarını işitirim. 

Hypermil olduğumda aracımı iyi tanımak adına sık sık obd ile veri akışını takip ederim. Süreci kritize ederek yukardaki raporumu yazdım. Kim bilir başka otomobillerde neler neler yaşanıyor.  Mesela Wolkswagenlerinde DSG şanzımanları ısınıyor .

tarihinde Ali Darbaz tarafından düzenlendi
  • Teşekkür 1

Mesajı paylaş


Mesajın linki