Araç alım-satımı yapılırken hâlâ aynı senaryoyla insan dolandırmaya çalışıyorlar. Telefonda aramızda geçen konuşma:
- İyi günler, ben X şehrinde askeri personelim, senin arabanın aynısından bende de vardı. Bizim burada bir abi var, hem galericilik hem müteahhitlik yapıyor.
Benim arabayı verip takasla ondan daire alacaktım ama ben arabamı sattım, ayıp olur diye kendisine de sattığımı söyleyemedim.
Sen bana yardımcı olsan, ben seni kuzenim olarak tanıtsam, araç kuzenimin üzerineydi deyip galericiyi sana yollasam.
O arabaya baksın, ekspere soksun beğenirse ben sana buradan parayı yollayayım, sen de arabayı galericiye devret.
+ Sen neden gelmiyorsun?
- Ben buradan izin alamıyorum.
+ Kardeşim ev alacaksan benim arabaya vereceğin parayı direkt adama versene neden boşa zahmete giriyorsunuz.
- Böyle takaslı olunca benim daha çok işime geliyor.
+ Senin de kendine göre hesabın vardır, ben bilmem. Arabayı kim alacak?
- Galerici.
+ Parayı o göndersin o zaman.
- Parayı ben göndereceğim.
+ Sen gel, devrini sen al o zaman.
- Ben gelemem, sen paranı aldıktan sonra kime sattığın ne fark eder.
+ Kardeşim senin niyetin farklı ben sana araba falan satmam.
Hukuki yönünü tam olarak bilmiyorum ama tahminimce bunu kabul etsem daha sonra parayı gönderen kişi "ben parayı gönderdim, arabayı bana satmadı" diye dava açıp parasını benden geri alacak. Arabayı alan galerici de "ben noterde satış sözleşmesiyle arabayı satın aldım vs.." deyip aradan sıyrılacak. Ben de araba nerde? para nerde? diyerek ortada kalacağım.