Skor Tablosu
Popüler İçerik
18-05-2026 'den beri en çok beğeni alan içerik
-
Foruma yeni girebildim kusura bakmayın. Birkaç kelam edeyim müsaadenizle. Şöyle ki : İnsan oğlu düzenli harekete etmek üzerine dizayn edilmiş varlık buna inanın. Günümüzde görülen çoğu hastalık ( Kanserler dahil , Koroner hastalıklar ve kas iskelet sistemi hastalıkları gibi ) bu mekanizmadaki aksaklıklar sonucunda gelişiyor. Maalesef çağımız insanı, medenileşme ve sanayi adımlarından sonra bir çoğu masa başı yada vücuda faydası olmayan, vücudu yormaktan başka bir işe yaramayan hareketlere mahkum edilmiş durumda. Elbette bu durumun da bir bedeli var ve biz de bunu ödüyoruz. Güncel diyet programları, takviye gıdalar metabolizma hızlandırıcılar vs hep bu açığı kapatmak üzerine ancak hem yetersiz hem de gereksiz olduğunu düşündüğüm sistemler. Bunlara neden gereksiz dediğimi başka bir başlıkta anlatırım. Spor yani düzenli ritmik hareketler sağlıklı vücut için olmazsa olmazların başında geliyor. Günlük 1 saat düzenli egzersiz yapan bir bireyin inanın yediği içtiğinin önemi yok. Dedelerimizi nenelerimizi hatırlayın. Sırf yağ yerlerdi ekmek arasında 100 yaşını devirdi bir çoğu. Peki ne spor yapalım. Denilenler doğru bilinçsiz yada vücudun sınırlarını zorlayan her spor, vücuda uzun vadede zarar verecektir. Kas yapmak adına kilolarca ağırlığın altına girmek ömrü gerçekten kısaltan bir durum. H:altercilere ve yakın zamanda vefat eden ağır sporculara bakabilirsiniz ömürleri konusunda. Ağırlık çalışmak güzel bir vücut için şart olsa da fazla ağılık hem kalp hem de kas eklem sağlığı için uygun değil. Bu demek değil ki ağırlık kaldırmayalım. Kaldıralım ama vücut limitlerinde uygun ağırlığı uygun şekilde kaldıralım. Steroid, hormon vs onlara hiç girmiyorum hepsi zehir başka bir şey değil. Şahsım adına spor salonlarının da çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Spor yapacak insan her yerde bunu yapabilir. Hatta evde yapılan sporun genel sağlık için çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Tabi ki hedefin ne olduğu önemli. Bununla birlikte yaşa uygun spor seçimi çok önemli. Mesela bazen konuşuyorum; 20-30 yaş grubunda bir hasta diyor ki hocam 1 saat yürüyorum ben düzenli. Elbette faydalı ama o yaşta koşman lazım, şınav çekmen lazım, mekik yapman lazım kardeşim. 50 60 dan sonra zaten istesen de bunları yapamayacaksın. Kendi vücut ağırlığı ile yapılan bir spor çeşidinde insanın kendine zarar vermesi çok çok zordur. O yüzden buna dikkat etmek lazım. Önemli olan ritmik düzenli ve belli bir nabız seviyesinin yakalandığı ve süreklilik arz eden yani günlük yada haftada belli günlerde egzersizleri yapmak Peki hocam spor yapınca sadece genel vücut sağlığı mı etkilenir. Hayır her sistem sağlık çalışmaya başlar. Bunlardan biri de Servet abi ve Mehmet abinin de değindiği gibi Cinsel sağlıktır. Düzenli egzersiz hem kandaki oksijenizasyonu dengeler ve iyileştirir hem de damar çeperindeki nitrik oksit yolağını uyarır. Vücudun damar yumağı organımızın da bundan nasiplenmemesi mümkün olmadığına göre o durumda cinsel fonksiyonlarda düzelme kaçınılmazdır. Ayrıca egzersiz sonrasında kilo verme olacağı için bu da ciddi fayda sağlayacaktır. Tabiki spor yapınca salgılanması artan hormonal sistem seratonin dopamin aktiviteleri de bu sistem üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Şunu da belirtmek lazım çok ağır spor aktiviteleri ise tam tersi etki yaparak hem libidoyu azaltır hem de ereksiyon kalitesini bozar. Bu durum genç yaşlarda pek hissedilmese de belli bir yaşın üzerinde ağır spor ile ereksiyon kalitesi ciddi düşebilir. Özetle : Yaşa ve vücuda uygun düzenli spor yapmak sindirim boşaltım ve üreme sistemi dahil tüm vücut sağlığı için oldukça hayati öneme sahip bir durumdur. Spor yapın yaptırın. Sağlıklı günler diliyorum.17 Puan
-
Enistem ehliyeti yeni aldı. Arabadan pek anlamaz. 400 bin civarı çok beklentiye girmeyeceğimiz 2000 modelden eski olmayan mümkün olan en yeni modelli, uzun yola gelen, konfor çok olmasa da yormasın diyebileceğimiz az yakan kaçmasa da olur şeklinde bir araç arıyorduk. Ara tara armudun sapı üzümün çöpü derken bizi üzmeyecek masraf ihtimali en az olan basit sade bir araba ararken bulduk bu arabayı. Açıkçası önemli olan motor kasa vs kondisyonu, mümkünse en az el değiştirmiş geçmişi belli olan bir araç olması kafi idi. 2005 model Seat Cordoba 1.4 75 HP LPG li. İlk sahibinden sonra aracı galeri harici 2. sahibiyiz. 169 bin km. Muayene kayıtları doğruluyor. Hasar kaydı yok. Sağ arka çamurluk boyalı, bundan dolayı bagajda da ayar işlemi olmuş, kaput ucuna sprey boya atmışlar mikron çok az, sağ ön çamurluğa da ayar işlemi yapılmış. On arka tampon temiz boyanmış. Kliması ABS 2 hava yastığı var. 2 sustalı 1 normal eski tip anahtar mevcut. Multimedya var ama android mi wince mi bilmiyorum. Lastikler yeni. LPG tankı yeni sayılır. Camlar kollu İlk sahibinden sonra aracı galeriden aldık. Plakadan ararken 1 ay önce arabanın letgo ve arabam.cok ilanlarını da gördüm. Ekspertize arabayı yönlendirdim 21 yaşında ki araba mantığında bakmaya çalıştım ve onlara da sordum genel değerlendirme istedim. Motor suyu tertemiz, yağ terlemeleri kaçakları mevcut, kondisyon çok iyi iç kozmetik düzgün koltuklar falan iyi durumda kapı döşemeleri sarkmış, ön sağ far tamirli, kapılarda gamzeler var ama dolu göçüğü yok sağ ön kapı kilitlenmiyor arka stopların dış camları yok muayeneye de 2 ay var vs. Kasa durumu güzel güneş yanığı yok yürür ön arka duzen yürüyen hersey çok iyi. Bakimlari aksatılmazsa bir bu kadar daha gider dedi. Arıza ışığı yanmıyor. Acil ihtiyaçları ise radyatorde kaçaklar varmış kontrollü sürüş tavsiyesi verildi, arka kampanalar bakım istiyor, birde rot başı sağlam ama muayene durumuna göre değiştirin dendi. Kasa olarak hala güncelliğini koruyor diye düşünüyorum. Haneye hayırlı olsun. Hayırla binmek nasip olsun. Emmiye destekleri için teşekkürler. Kısa süreli bir kalp krizi yaşadık sonra tatlıya bağladık12 Puan
-
Merhabalar herkese , Hyundai serüvenimiz devam ediyor 3 milenyum 1 admire 1 Era sonrası yeni Korelimiz 2012 model Accent blue 1.6 dizel 128 HP otomatik (tork konvektörlü) 190 binde evveliyatini bildiğimiz araç. Era dizel otomatik sonrası blue nun otomatiği çok daha güncel geldi en büyük fark bu diyebilirim. Gecikme kararsizlik yok gibi birşey. Aldığımız andan itibaren şanzıman yağı filtresi motor yağ filtre balatalar ön düzen ve sonrasında detay temizlik. Tek eksik sağdan soldan kablo vs çekmeden araçtan güzel ses almak orjinal üniteyle. Bu konuda öneriniz ne olur teşekkür ederim.7 Puan
-
Giriş, gelişme yapmadan direk sonuç paylaşayım. Bu arada aracım satılıktır ilgilenen varsa ulaşabilir.6 Puan
-
6 Puan
-
Evet Sanicim. Tabiiki bahsettiğin durum önemli kriterlerden birisi. Kilolu olmak hem cinsel hayat hem de kardiyovasküler sistem başta olmak üzere tüm sistemler için önemli bir bir risk faktörü ama tek faktör değil. Bunu atlamamak lazım. Evlilik konusu şöyle kişinin kiminle evlendiği çok önemli Son yıllarda çift terapisi sexüel terapi vs işleri de yapıyorum. Öyle çiftler tanıdım ki Tabi genellikle ana faktör kadın. Allah herkese hareket seven kadınlar nasip etsin diyerek bağlayalım5 Puan
-
Cem hocam, Dik dururken (kendimiz), aşağı bakınca görebiliyorsak, sorun yok diyebilir miyiz? Kalori yakmak şart. HAreket şart. Bunu da en keyifli biçimde yapmak için, evlenmeyin5 Puan
-
4 Puan
-
4 Puan
-
Mazda'yı verdik Captur'u aldık. 1.3 Tce bu mu oluyor şimdi? İç dizayn olarak Mazda'dan sonra tatmin etmedi.4 Puan
-
4 Puan
-
Tutanak vesaire yok, sözlü beyan üzere. Kaza anında kazanın yaşandığına delil olarak birkaç fotoğraf çekilir, sonra taraflar sürücü belgelerinin fotoğraflarını çekerler bu kadar sonra herkes evine. Eve geldim sigortamı aradım, sigortama karşı tarafın plakasını, ad soyadını ve adresini verdim. Ardından kazanın hangi yolda saat kaçta ne şekilde yaşandığını anlattım tamam. Elimde görüntüler var dedim, karşı taraf itiraz ederse mobese ile beraber başvururuz şu an gerek yok biz önce masrafınızı karşılayacağız sonra da masrafı karşı tarafın sigortası ile bilare aramızda çözeceğiz minvalinde bir şey dediler. Bana düşen yarın gelecek çekiciye arabayı vermek sonrasında verdikleri adrese gidip bir aracım tamir edilene kadar binebileceğim bir kiralık araba seçmek son olarak aracım tamirden geldikten sonra kontrol etmek. Ömür boyu tamir garantisi altında eğer sonradan tamir ediliş şeklini beğenmezsem başka bir tamircide daha kapsamlı tamir hakkım varmış atıyorum boya tutmadı paneller arası fark var o yüzden tüm aracı komple boyatmak gibi vs. Soul Crystal Red Mazda Kırmızı çok farklı bir renk bakalım nasıl yapacaklar. Sigorta bu tarz işlemler sonrası müşteriyi arıyormuş, sadece müşterinin iyi boyamışlar ya da iyi göçük düzeltmişler tarzı geri bildirim aldığı yerlerle iş tutuyormuş o yüzden biz bulsak daha iyi siz tamirci seçme işini boş verin dediler tamam dedim. Cepten çıkacak para sıfır dolar. Kiralık arabayı seçeceğim yere giderken kullanacağım taksinin parası da ödeniyor.4 Puan
-
4 Puan
-
4 Puan
-
Kırklı yaşlara adım atmak, insanın hayatında her zaman sessiz bir dönüm noktasıdır. Gençliğin o bitmez tükenmez enerjisinin yerini, daha oturaklı ama bir o kadar da "bakım isteyen" bir dönemin aldığı yıllar... Benim için bu dönüm noktası, 42. yaş günümde doktorun ağzından dökülen o cümlelerle tam bir uyanışa dönüştü: Şeker hastalığı başlangıcı ve karaciğer yağlanması. Doğum günümde bir kutlama beklerken, bedenimin bana kestiği bu faturayla yüzleşmek sarsıcıydı. Yılların getirdiği hareketsizlik, belki biraz ihmal ve değişen metabolizmam, artık bana "dur ve bir şeyleri değiştir" diyordu. Karamsarlığa kapılmak en kolayıydı ama ben başka bir yolu, harekete geçmeyi seçtim. Her şeyin bir anda değişmeyeceğini biliyordum. En dipten, en temelden başlamam gerekiyordu: Yürüyüşler. İlk başlarda zor gelse de, adım attıkça açıldığımı hissettim. Ancak sadece yürümek bir süre sonra monotonlaşmaya başlamıştı; bana hem hareket ettirecek hem de içimdeki o çocuğu yeniden canlandıracak bir şeye ihtiyacım vardı. İşte tam bu noktada hayatıma scooter girdi. O emektar Oxelo Town 7XL ile attığım turlar, bana sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda müthiş bir özgürlük hissi verdi. Rüzgarı yüzümde hissederken, İstanbul'un sahil yollarında süzülmek o "hastalık" psikolojisinden sıyrılmamı sağladı. Hareket etmek artık bir zorunluluk değil, günün en keyifli anı haline gelmişti. Scooter ile kazandığım kondisyon ve hareket alışkanlığı, beni asıl dönüm noktama, yani bisiklete hazırladı. Kendimi hazır hissettiğimde bir seviye daha atlama vakti gelmişti. Kron FD 2100 katlanır bisikletimle tanışmam, sağlık yolculuğumun en güçlü adımlarından biri oldu. Sadece pedal çevirmiyordum; bedeni dinlemeyi, nabzı takip etmeyi öğrenmiştim. Özellikle "Zone 2" (Bölge 2) düşük tempo nabız aralığında yaptığım o uzun sürüşler, hem karaciğerimdeki yağları yakmak hem de insülin direncimi kırmak için tam olarak ihtiyacım olan reçeteydi. Bugün geriye dönüp baktığımda, o 42. yaş gününün aslında bir son değil, muazzam bir başlangıç olduğunu görüyorum. Şeker hastalığı ve karaciğer yağlanması, beni korkutan canavarlar olmaktan çıkıp, beni kendime getiren rehberlere dönüştü. Önce yürüyüşle atılan adımlar, scooter ile hızlanan rüzgar ve en sonunda iki tekerlek üzerinde bulduğum denge... Kırkından sonra hayat bitmiyor; aksine, ona nasıl bakarsanız ve onun için ne kadar pedal çevirirseniz, size o kadar güzel yollar açıyor. Eğer siz de benzer bir teşhisle karşılaştıysanız, pes etmeyin. Sadece ilk adımı atın, belki bir yürüyüşle, belki bir scooter ile... Göreceksiniz ki, bedeniniz sizin ona uzattığınız bu zeytin dalını asla geri çevirmeyecek. Sekiz aylık bu sürecin sonunda tartıya çıktığımda giden 9 kiloyu görmek güzeldi ama asıl derin nefesi tahlil sonuçlarını elime alınca aldım. Şekerden ve karaciğer yağlanmasından eser kalmamıştı. Bedenim, ona verdiğim bu küçük emeğe fazlasıyla karşılık vermişti. Fakat bu iyileşme sürecinin bana miras bıraktığı tuhaf ve bir o kadar da güzel bir alışkanlık oldu: Kendi gücümle bir yerlere gitmenin verdiği o tatlı "kafein etkisi". Artık yürümeden, hareket etmeden duramaz hale gelmiştim. Zamanla yürüyüşler ve kısa mesafeler yetmemeye başladı; bari mesafe uzasın dedim. Scooter ile yollara düşüp toplamda 100 kilometreyi devirdim. Tek seferde en fazla 16 kilometre yapabilmiştim. Benim için fena sayılmazdı ama insan bir kere o hareket etme zevkini alınca, bu kadarı kesmemeye başlıyor. Daha uzağa, daha rahat nasıl giderim diye düşünürken kendimi bisikletin selesinde buldum. Başlangıçta her şey deneme yanılmaydı. İlk gün hevesle 6 kilometre, ikinci gün biraz daha zorlayıp 10 kilometre sürdüm. Fakat işin sadece pedal çevirmek olmadığını anlamam uzun sürmedi. Oturup epeyce okuma yapmaya başladım; "Bu işin doğrusu nedir, en verimli sürüş teknikleri nelerdir, bedeni yormadan nasıl mesafe katedilir?" diye araştırdım. Öğrendiklerimi yolda uygulamaya başladığımda, bisikletle tanışmamın henüz 6. gününde kendimi 52 kilometre pedallamış halde buldum. Açıkçası, bedenin doğru teknikle yönlendirildiğinde bu kadar kısa sürede neler yapabildiğine en çok ben şaşırdım. İşte bu yüzden, bu başlık altında devasa başarı hikayeleri anlatmak yerine, kendi halimde bir günlük tutmaya karar verdim. Her turumda yollarda neler yaşadığımı, o okuduğum makalelerden neler öğrenip uyguladığımı, hatalarımı ve doğrularımı buradan paylaşacağım. Belki benim gibi kırkından sonra sağlığıyla yüzleşip "Nereden başlasam?" diyen birilerine ufak da olsa bir faydası dokunur.3 Puan
-
Hintli veya Tao'cu felsefe belki Yüzmeyi bilen, seven, hijyen takıntısı olmayan, ve tabi imkanı olan bence düzenli olarak, birkaç değişik stilde yüzsün. Denilene göre vücudun tüm kasları çalışıyormuş ve kas gelişimi de öyle bulk falan değil.3 Puan
-
3 Puan
-
3 Puan
-
3 Puan
-
Başta yöneticilerimiz olmak üzere epey bi ahlak sıkıntısı yaşıyoruz sanki.. kendimi resmen bir distopyada yaşıyor hissediyorum. Kurallar herkese var ama nedense uyanlar cezalandırılıyor.. Bu terste bir işlik var ama hayırlısı3 Puan
-
3 Puan
-
Abi vücudu dinlemek çok önemli. Kasları güçlü tutmak eklem sağlığı açısından vazgeçilmez çünkü kas zayıflarsa yük ekleme biniyor ama tabi bunun da bir yolu yordamı var. Bilinçli çalışıp dinlenmeye zaman ayırmak, düzenli uyumak lazım. Kaslar uyurken veya tv seyrederken gelişir. Sürekli aşırı kullanımla bırak gelişmeyi kas kaybı olur. İş sadece dinlenme ile de olmaz. Mesela üst vücutta sadece itme hareketi çalışan adam ön omuz ve göğüsü geliştirir ama bu sefer ön bölgeye göre zayıf kalan sırt kasları yükü karşılayamaz ve yine olan ekleme olur. Sonrası duruş bozukluğu, inanılmaz sırt ağrıları ve fıtıklar. Bu tip adamları görünce 100 metreden anlarsın zaten gümüşsırt goril gibi gezerler. Omuzlar öne çekilmiş çünkü göğüs kasları sırta göre fazla gelişmiştir. En ufak yanlış hareketinde de sakatlanır. Karşılıklı kas grubunu diri ve güçlü tutmaktır asıl mesele. Sağlıklı olan da budur. Gelişimde asıl mesele de kasa yük bindirip hasar verebilmektir. Kas mikro yırtıklar oluşacak kadar yüke sokulmalı ki dinlenme ve bakım onarım sırasında vücut ya bu adama daha fazla kuvvet lazım mevcut kas yetmiyor deyip daha güçlü olacak şekilde o kası ele almasıdır. O yüzden gelişim ağrısı vazgeçilmezdir. Bunu tendon ağrısıyla karıştırmamak lazım zira ağrıyan tendonsa eğer 2 3 gün sonra yeniden yüklenirsek bizi en az 3 ay geri atar ki bu istenen son şey. Çok konuştum, bu işin asıl olayı testesteronun düşmesine izin vermemek. Bunun için de büyük kas grupları çok önemli. Popo ve quadriceps gibi. Bunlar yorulur ve iyi çalışırsa testesteron üretimi artar bu da otm olarak kas demek. Memeler 70 beden ve üzeri olmaya başladıysa östrojen testesteronu geçiyor demektir kabaca. Balta sallayın yerde kaya yuvarlayın böyle kısa anlık patlamalar acaip uyarıyor vücudu.3 Puan
-
Aracın konusu arada kaynamıştı şöyle açayım. Bugün ilk defa fırsat oldu da yıkayabildim. Seçeneklerimi paylaştığım önceki konuda Tansu abinin tavsiyesi üzerine aklıma düştü kısa bir araştırma sonrası da iyice kafama yattı. Zaten 2-3 gün içinde de almış bulundum. 2.0L atmosferik motorunun 186 ve 150 beygirlik varyasyonlarından 150 beygir olanı. 2.0 T ve 2.5 T 4X4 versiyonlarına nispeten daha mülayim ve daha makul yürütme maliyeti sınırları içerisinde yer alıyor. 6 ileti tek kavrama önceki S-Tronic’e göre doğal olarak daha yavaş kalan ancak yumuşak geçişleri olan bir şanzımana sahip. Şahsi olarak çok çok hoşuma gitti. Pıtır pıtır kasiste alttan yana yalıtımı süper ama rüzgar yalıtımını test etmedim uzun yola çıkmadım henüz. İlk defa Apple Car Play nasip oldu büyük nimetmiş. Keza Head-Up sayesinde ceza yeme riskim sıfıra iniyor dalıp gitme durumları olmuyor. Ses sistemi Bose değil ama bu konuda çok seçici değilim, Elektro müzik dinleyen birisi olarak enstrümanları net ayırt edebiliyorum bu bana yetiyor da artıyor. Yakıt tüketimi şehiriçi 8.8 litre olarak gösteriyor. Uzun yola daha çıkmadım. Daha ne söyleyebilirim bilmiyorum. Herkese kazasız belasız sürüşler. ? - Adaptif Farlar. - i-Stop - Havalandırmalı Ön Frenler - Lastik Basınç Sensörü - Head-Up Display - Kör Nokta Uyarı Sistemi - Radar Cruise Control - Acil Otomatik Frenleme - Tabela Okuma - Geri Görüş Kamerası - Geri Park sensörü - Apple Car Play - Android Auto - Süpürgeden Püskürtmeli Silecekler - Dahili Navigasyon - Telefondan Çalıştırma - Kilitleme - Alarm Modu - 16 inç Alaşım Jantlar - Çift Egzoz Çıkışı - Soul Cry Crystal Lansman Özel Rengi - Otomatik Katlanır Aynalar2 Puan
-
2 Puan
-
Hayirli olsun Ben kullandim bir müddet,debriyajı benim diyen şoförü bile zorluyor,bazen ara gaz vermeden kalkmıyordu bendeki cordoba, Kötülemek icin degil bilgi olsun diye yazdım. Keyifle binin2 Puan
-
2 Puan
-
2 Puan
-
Selçuk, İlkay. Sjcam'ın biri 8-9 senelik aktif, diğer sjcam 4k modrli de 2 yıldır aktif. Montaj alanı mekanik ömre direk etki ediyor2 Puan
-
ızgaraya sıkıştırmalı Te-dos markaymış sanırım telefoncudan almıştım, hem milim oynamıyor hemde mıkantısı çok iyi en sevdiğim tutucu bu oldu onlarca kullandığımın arasından2 Puan
-
Asansör etiket işine benzedi bu. Sektör kazansın.. ve fakat tamponu sökmek gerekiyor led matrix far yedeği 18 bin lira napıcez?2 Puan
-
2 Puan
-
Fizikselden çok zihin sağlığına daha yararlı, abartılmadığı sürece tabii. Toplumda gittikçe daha çok yayılan kediye köpeğe saran ve gittikçe deliren kadın popülasyonu buna en iyi örnek. Bi kask kamerası ya da 360 falan almalısın telefonla olmuyor.2 Puan
-
Ya abi.. dkdkdkdkjj Yeterince uzun sürmüyordur diyecem olmayacak😂 Bu konuyu iyi ki sağlık için konuşuyoruz yoksa emmi kapatırdı2 Puan
-
sex yapmak çok az kalori harcatıyor. Onuda denedim. Maalesef yeterince hızlı kilo veremiyorsun.2 Puan
-
2 Puan
-
50 km mi? Hiç yorulmadan o kmleri gittiğine göre bacakların bisikleti duymuyor bile çok yavaş gidiyorsun. Yüke girmiyor bacaklar. Böyle 50 km yapacağına 1-2 km maks hızda bacakları laktik asit şokuna soksan daha faydalı olur. Ben bisiklette 5 km yol yapınca ilk 100 metre zor yürüyorum. O derece zorlarım ama 40 yaşından sonra başlamadım 20 yaşından beri biniyorum. Yaşım 46.2 Puan
-
32. km’de kahve zamanı geldi. Kafein şeker zincirlerinin parçalanmasında yardımcı olur bu yüzden bisikletçiler kahve aldım Caddebostan’dayım şimdi kadıköy’e doğru devam. Unutmadan İstanbullu olmak bir ayrıcalıktır.2 Puan
-
30 km oldu.. kahvaltı yapmadığım için tez yoruldum. Bende Vedat müllerin tartıştığı lahmacuncuya geldim..,2 Puan
-
O değil de çekici toggun yanında cücük gibi kalmış2 Puan
-
2 Puan
-
heyecanlı sporlardır onlar... paraşütsüz serbest dalış filan olsun, balta ile köpek balığı avı olsun, birde yağlı güreş...2 Puan
-
2 Puan
-
20 yıl önce askere giderken iyi olur orada spor yaparım dedim, şoför oldum günde 300 adım 300km yol yaptım. Bir iki arkadaş spor yapalım dedik, o arada askerlik bitti. Bugün yarın diye diye 20 yıl geçti. Hafif göbeklenince bari mekik falan çekeyim dedim Ama daha başlamadım2 Puan
-
2 Puan
-
Bu kadar uzun yazıyı sabırla okuyan varsa tebrik ederim2 Puan
-
Şu anda bizimki de büyüdü koleksiyon yapıyor. Kutusu açılmamış onlarca hotwheels, matchbox falan var. Hatta oyuncakçıdan oyuncakların toptan geldiği kutulardan almış geçen gün içine diziyordu. 😁 Oyuncakçıların sevkiyat planlarını falan öğrenip takip ediyorlar, gidip yeni çıkanları hemen alıyorlar. Ama küçük kardeşi açıyor anında. "Ben golegşiyon yapmıyoyum." diyor. 😁 Benim en sevdiklerimden.2 Puan
-
2 Puan
-
1 Puan
-
1 Puan
-
Bu ürünü yaklaşık 3-4 aydır kullanıyorum . Mediamark tan almıştım. Memnunum. Tek sorun trim sesi yapıyor.1 Puan
This leaderboard is set to İstanbul/GMT+03:00
